Aylık arşivler: Mayıs 2021

Çukurova’nın Yılmaz’ı Zonguldak’ta Davut Oldu!

“Bir zamanlar Çukurova” dizinde ‘Yılmaz’ karakterine can verip, sırf bu dizide oynamak için ayrılan Uğur Güneş, şimdi de Zonguldak’ta bir maden işçisi Davut olarak karşımıza geliyor.

Gold Film Faruk Teber’in çekeceği bu dizi ünlü romancımız Yaşar Kemal’in “İnce Memed” romanından Zülküf Yücel senaryoya uyguluyor. 1939-40 yıllarda Zonguldak maden ocaklarında geçiyor hikaye.

Dizinin başlıca rollerinde; Murat Daltaban (Malik), Necip Memili (Ali Gelik), Hazar Motan (Fındık Hatçe), Serdem Paçal (Fikriye), Eylül Su Sapan (Behice), Kaan Taşaner (Yavuz), Mine Teber (Fatma), Arif Diren (Teğmen Sezai), Ali Erkazan (Tahir), Onur Kaya (Eyüp), Doğaç Yıldız (Cemal) ve Ezgi Çelik (Asude) gibi isimler-karakterler yer alıyor.

Başrollerini Uğur Güneş (Davut) ve Esra Bilgiç‘in (Gülfem) paylaşacağı Kanunsuz Topraklar dizisinin çekimleri Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürleri Kurumuna bağlı TTK Eğitim Ocağında çekilmeye başlandığı haberi geldi.

Dizi için hem İstanbul’un Beykoz ve Kemer Burgaz gibi yerlerinde hem de Zonguldak’ta platolar hazırlandı. Maden patronları ve maden işçilerinin de hikayesini anlatan dizi, ana karakterleri Davut ve Gülfem karakterleri yer alıyor. Bu ikili arasında aşk da olacağı söyleniyor. Uğur Güneş ile Esra Bilgiç dizide, Çukurova dizisindeki Züleyha & Yılmaz karakter uyumu yakalanacak mı merakla bekleniyor. Bu dizide de, Zengin kız, fakir oğlan hikayesi var. Madeni işleten Melik Beyin güzel kızı ile maden işçisi Davut’un imkansız aşkı anlatılıyor.

DİZİ SETİNE İLK RESMİ ZİYARET

Önceki gün Zonguldak valisi Mustafa Tutulmaz, Emniyet Müdürü Metin Turanlı ve İl Jandarma Komutanı Gönen Süslü, Kanunsuz Topraklar dizi setini ziyaret etmiş, başarılar dilemişler.

Dizi 2021 – 2022 sezonu için Eylül ayında Fox Tv ekranlarında sezon dizisi olarak geliyor. Bakalım Bir Zamanlar Çukurova’nın Yılmaz’ı, Madende Davut olarak sevilecek mi?

Tüm dizi oyuncu ve ekibine başarılar diliyorum.

Abdurrahman Balcılar

 

Çağatay Ulusoy’un Oscar’lık Performansı!

Çağatay Ulusoy Yeşilçam dizisinde harikalar yaratıyor.  Geçen hafta dizinin 7.bölümü ekranlara geldi. 6 bölümdür kendi halinde, iyi niyetli çalışkan yapımcı Semih Ateş’i tanıdık, başına gelenleri kah gülerek, kah üzülerek izledik. Semih, Yeşilçam da Rum Kosta Amcasının yanında yetişmiş, sinemacılık kanına işlemiş, ama şansı yaver gitmemiş, aldatılmış bir genç yapımcı.

Son çektiği filmin sansürden geçmemesi ile yıkılır. Şirketini kapatmaya karar verir. Yıllardır birlikte çalıştığı Vehbi, Reha Beye çalıştığını söyler. Kayın biraderi Hakan dayamaz ablası Mine ile ilgili her şeyi anlatır. Boşandığı karısı Mine’nin Reha ile yaşadığı söyler. Semih duyduklarında yıkılır, büroyu kırar döker,

hışımla çıkar doğruca Reha’nın eğlendiği gazinoya gider.

Reha Esmer, Yeşilçam’ın seçkin kişileri arasındadır. Ayhan Işık, Erhan Birsel, Öztürk Serengil, Atıf Yılmaz ve diğer yapımcılar.  Keyifle kadeh kaldıran Reha Beye yaklaşır. Reha Bey; Hayrola Semih, gel otur der.

Semih; Bundan sonra senin sofrana oturmam Reha Bey. Lokmanı yemem, suyunu içmem. Uzattığın elini sıkmam. Sadece sana konuşmuyorum herkes duysun diye konuşuyorum. Borç verecekmişsin, iyilik yapacakmışsın, Adana’ya gönderip, iş ayarlayacakmışsın. Niye cevap versene?  Ne oldu? Cevap versene.. Yeşilçam’ın duayeni.. Hepimizin abisi, hamisi.. Ben de adama derdimi açıyorum, yardım istiyorum. Meğer boşa yardım etmiyormuş.

Reha Bey; Sonradan pişman olacağın şeyler  yapma haddini hudunu bil.

Semih: Asıl sen haddini bileceksin, şerefsiz. Arkamdan iş çevirip yüzüme güle güle Mine ile mi yatıyordun len? Yaa.. Beyefendiye abi diyorum ya.. kolayına almış beni.. Yoksa bi tek ben mi bilmiyordum yediğin haltları. Yoo.. bak herkes yeni duydu, duysunlar. Duysunlar mesele Mine değil, senin onunla olman da değil. Onun için bana ettiğin oyunlar, şirketimden adam tutmuşsun lan. sana çalışacakmış. bir değil beş değil kumpasın. Gel olmuyo.. bana çalış diyo bi de. Filmi sansürden çıkarmayan da sensin, haysiyetsiz herif.

Reha yerinden fırlar. Yeter, sen ne dediğini bilmiyorsun.

Semih gözlerinden ateş çıkartarak.

Ben ne dediğimi çok iyi biliyorum.  Adana’aya gönderecektin Nah giderim Adana’ya.. Şirketimi de kapatmak istiyordun? Kapatırsam insan değilim. Tülin’i elimden alacaktın. Nah alırsın. Yüzüme güle güle beni bitirecektin, nefesin yetmez Reha Bey. Ben senin gibi karı parası yiyerek sinemacı olmadım. Bundan sonra, yaşıyorsan niye yaşadığımı önce sen. Semih Ateş’den öğreneceksin. Semih Ateş seni çok üzecek.

Bölüm burada sona erer. Çağatay Ulusoy’un bu sahne performansı tam Oscarlık Performans. Takdire şayan.

Keyifli Seyirler

Abdurrahman Balcılar

 

 

Sağlıklı Sabah Yürüyüşleri.

Sabahın erken saatlerinde yapılan yürüyüşler sağlığımız yönünden çok önemlidir. Ramazan bayram sonrası sabah yürüyüşlerine başladım. Bu yıl bahar gelmeden geçti. Bembeyaz papatyalar  havaların ısınması ile kurumaya başlamış.

Dün Steps ölçerimi belime taktım takribi 2 saat yürüdüm.

Gidiş dönüş 2902 adım atmışım, 2,76 km. yürümüş ve 70 kalori yakmışım. Keşke her gün yapabilsem ama olmuyor. Bel omurlarında geçirdiğim ameliyat nedeniyle ayak taraklarım şişiyor, bu da yürümemi engelliyor.

Ama gün aşırı bu sabah sporlarını yapmak istiyorum.

Bütün okurlarıma sağlıklı yaşam günleri diliyorum.

Abdurrahman Balcılar

Milliyet Blog’da 2000 Blog Yazısı Yazdım!

Bu Şahsi Blog sayfamdan önce Milliyet Blog’da yazmaya başladım. İlk blog yazım 14 Ocak 2013 tarihinde Milliyet blogda yayınlandı.

Milliyet Blog’da 2000 yazıya ulaştım.

İlk defa 4 Temmuz 2012 tarihinde müracaat etmiş ve ilk blog yazımı göndermiştim. 6 ay geçti ve ilk blog yazılarım 14 Ocak 2013 yılında yayınlandı. Bu tarihe kadar gönderdiğim 4 blok yazısı da aynı tarihte yayınlandı. O günden bu yana takribi 8,5 yıl geçti. Bloglarım bu zaman zarfında, 6 milyon 68 bin defa (kişi) okundu. Bu da ortalama blog başına 2965 okuma demek. Ben de yaşlandım. Milliyet Blog da son 2 senedir eski blog sitesi değil. Yazarların ve okuyucularının eski heves ve heyecanı kaçtı.

Pandemi dönemi de herkesi etkiledi, sağlıkla birlikte moraller de bozuldu. Kendimden örnek verirsem ayda 20 blog yazarken 2-3 bloga düştüm. Benim hevesimi kıran şu başlık meselesi… 30 harfi geçmeyecek dendi, inanın 30 harflik başlığı bulmak beni iyice yoruyor. Bazen anlamsız başlık oluyor.

Bir de telif hakları nedeniyle kaldırılan resimler konusu var. En başa konulan telif hakkı içermeyen resimler tekrar konmalı.

Milliyet Blog idarecilerinden yeni düzenlemeler bekliyoruz.

İnşallah sağlıklı günlerle birlikte, yenilikler de gelir.

Sağlıklı günler

Sevgi ve selamlar

Abdurrahman Balcılar