Aylık arşivler: Ağustos 2013

Dağyeni Köyünde Ramazan Bayramı kutlamaları,

09 Ağustos ’13

Kategori
Gelenekler
Dağyeni Köyünde Ramazan Bayramı kutlamaları

AydınGermencikDağyeni KöyündeRamazan Bayramı kutlamaları yılların getirdiği bir gelenek ve göreneklerimizdendir. Her ne kadar, çocukluğumdaki o eski bayramlar olmasa da, bayram bayramdır. Şimdiki çocuklar belki de yıllar önceki bizim algılamalarımızla aynı zevki tadıyorlar da biz bilmiyoruz.

Kısaca eski ve bu günkü bayramlardan bahsetmek istiyorum. Yıllardır süregelen bayram hazırları özde pek değişmemiştir köyümüzde. Bayramdan bir hafta önce evlerde bayram temizlikleri başlar. Evlerde badana yapılır. Her taraf silinir, süpürülür. Arife günü yufkalar açılır. Bazıları bir tepsi baklava yapar, kimileri hazır aldıkları tel kadayıfları fırında kızartıp, şurubunu döker, kadayıf hazırlar bayram tatlısı olarak. Bayramda ikram etmek için, sütlü tatlılar (sütlaç) yapmak da adettendir. Açılan yufkalardan bir kısmı, içerisine pirinç pilavı koyulur, bohçalanır ikindi sonrası ev ev dağıtılır.

Bayram sabahı köy camii tıklım tıklım dolar. Beş yaşından 90 yaşa kadar köyün erkekleri Bayram namazı kılmak için toplanır. Bayram namazları, Cuma namazlarından sonra en çok cemaatin toplandığı anlardır. Namaz çıkışı köy meydanında bütün köylü birbirleriyle bayramlaşırlar. Daha sonra önce aile içi büyüklerden başlayarak, yakın akrabalar ve komşularla bayramlaşmalar 3 gün boyunca sürer.

Çocuklar için ayrı bir anlamı vardır bayramların. İkişer, üçer kişilik gruplar oluşturan çocuklar, ev ev dolaşıp el öperler. Amaç daha çok bayram parası kim toplayacaktır. Verilen para en az bir liradır. Sonrada koşarlar, bakkala ve dondurmacıya. Benim çocukluğumda genellikle şeker toplardık. Ancak zengin evleri para dağıtılırdı. Para dağıtılan evler dolup dolup taşardı. Bir başka coşku yaşardık o zaman.

Köyün yaşlı kişileri evlerinden pek ayrılmazlar. Onların evlerine gidilir, el öpülür, hayır duaları alınır. Eli öpülen kişi, “El öpenlerin çok olsun, çok yaşa, çok bayramlar gör” demesi adettendir.

Köyün genç kızları geniş sokaklarda, yakar top, çelik çomak gibi değişik oyunlar oynarlar çığlık çığlığa. Köyün gençleri sokak başlarında toplanır, kızların oyununu seyreder, kendilerine kız beğenirler. Bu gelenek çok eskidir. Şimdilerde de bu hala devam ettirilmektedir.

Bir başkaydı eski bayramlar desek de, Köyümüzde şimdilerde ki de aynı bayramlar. Değişen nesiller, bayramlar hep aynı. Aile büyüklerinin, yaşlıların hatırlandığı ziyaretin vesilesidir bayramlar.

Bayramınızı kutlar, sağlıklı nice bayramlar geçirmenizi dilerim.

 

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Medcezir’de Yaman (Çağatay Ulusoy) köşkün sakin hayatlarına bir bomba gibi düştü, ama ne bomba?

07 Ağustos ’13

Kategori
TV Programları

 

Medcezir'de Yaman (Çağatay Ulusoy) köşkün sakin hayatlarına bir bomba gibi düştü, ama ne bomba?

Ay yapımın iddialı dizisi Medcezir‘ in ilk tanıtım gösterimi Star TV. de yapıldı. Ama ne gösteri,Çağatay UlusoyYaman karakteriyle geldiği ailenin tüm fertlerinin sakin hayatlarına bir bomba gibi düştü.

İşte bu güne kadar belirlenen dizinin kadrosu:

Çağatay Ulusoy (Yaman),

Serenay Sarıkaya (Mira),

Can Gürzap (Asım Şekip Kaya),

Barış Falay (Selim),

Hazar Ergüçlü (Eylül),

Taner Ölmez (Mert),

Mine Tugay (Ender),

Murat Aygen (Faruk),

Metin Akdülger (Orkun),

Şebnem Dönmez (Sude).

Mert , “Hayatımın ne gün değiştiğini çok iyi hatırlıyorum, ne gün büyümeyi başladığımı.” Diyerek anlatıyor, Yaman’ ın hayatlarını girişini.  Mert zengin ailenin pırıl, pırıl ergenliğe yeni girmiş oğlu. Rugan ayakkabılar, kolalı gömleği ve marka gösterişli saati kolunda. Yaman ile can dost olacaklar. Mert’in Yaman’dan öğreneceği, Yaman’ın da Mert’ den öğreneceği çok şeyler olacak.

Mira (Serenay Sarıkaya) zenginlik içinde yaşayan rahat bir kız. Mira Yaman’ı görür görmez aşık oldum denilir ya, öyle oldu.  O da Yaman’ ın gelişini şu sözlerle ifade ediyor. “O günden sonra terk ettiğim şeyler sadece benim değildi. Ailem, servetim, mutluluğum.” Diyerek geleceğini özetliyor ve ekliyor. “O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı.” Diyerek gelecekteki güzel günlerini haber veriyor.

Yaman ile Mira’nın birbirlerine ilk gördüklerindeki tatlı tebessümleri, gelecekteki güzel günlerin habercisi sanki.

Yaman’ ın (Çağatay Ulusoy) hangi kesimden geldiğini boyasız, deforme olmuş ayak kaplarına bakarak görebiliyoruz. Fakir ama, mağrur bakışlı, oldukça yakışıklı bir genç deli kanlı. Öncü bahçeden köşkü inceliyor tanımaya çalışıyor.

Mira ile Yaman arasındaki yaşanacak gel-gitli  aşk izleyiciyi ekrana mıhlayacak gibi gözüküyor. Yaman ile Mira’nın bu birlikteliği her ikisini de mutlu kılıyor.

Köşkün babası, Selim Bey de (Barış Falay)  bakışlarından anlaşılıyor, zengin cin gibi bir adam olduğu. O da Yaman’ın gelişini “O gün sakin hayatımıza bir bomba düştü.” Diyerek özetliyor.

Eylül (Hazar Erğüçlü) Yaman’ı görüp etkilenenlerden biri. Yaman’ ı bakışları öyle geldi bana. O da kabullendi ve gelişini itirafı da “Ama ne bomba” oldu.

Yaman’ ın geldiği aile çok zengin. Güzel bir bahçe içerisinde, palmiyeler arasında yüzme havuzlu dubleks bir villa.

Dizinin müziklerini yapan Toygar Işıklı, tanıtımda bize güzel bir piyano resitali sundu ama, ben daha çarpıcı melodiler bekliyorum kendisinden.

Star TV. nin bu bomba gibi dizisi iş yapar diyorum. Haftanın hangi gecesi oynayacağı şimdilik bilmiyoruz.  O gece hayat duracak, herkes ekran başına odaklanacak gibi duruyor.

Başarılar Çağatay Ulusoy, dizi adın gibi Yaman bir oyuncu olduğunu göster.

Başarılar Serenay Sarıkaya, Mira adın gibi (İspanyolca bak demek) herkese kendini baktıracağından eminim.

Ay Yapım dizinin yönetmeni Ali Bilgin, Senaristleri Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu, tüm ekibe ve oyuncu kadrosuna başarılar diliyorum.

Mutlu olun, hoşça kalın sevgili okurlarım.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blok: milliyet.com.tr/cansever

Çağatay Ulusoy’a haksızlık yapılıyor!

4 Ağustos ’13

Kategori
Magazin

 

Çağatay Ulusoy'a haksızlık yapılıyor!

Çağatay Ulusoy bu günlerde sette yeni dizisi  “Medcezir” çekimleriyle meşgul.  Tam bu günlerde Magazin Basınında ve Sosyal Medyada şöyle bir haber yayılıyor. (Çağatay Ulusoy kanında kokain kullandığı ortaya çıktı – Çağatay Ulusoy’dan  şok, kokain kullandığı ortaya çıktı – Çağatay Ulusoy’a hiç ama hiç yakışmadı.) Gibi başlıklar atıldı.  Olayın üzerinden neredeyse 7 ay geçti. Hangi haber anlayışıdır ki, Adli Tıp Kurumundan raporun emniyete ve savcılığa ulaştığını bulup çıkardı. Ben bu haberde kasıt arıyorum. Kimseyi suçlamıyorum amma, işin içinde iş var. Çağatay Ulusoy’u birileri çok, ama çok kıskanıyor, başarılı olmasını istemiyor, moral bozmak istiyorlar. Zira Zamanlama çok kötü.

Gelecek vaad eden yönetmenlerimizden, OrçunBenli Twitter hesabında şöyle yazdı. “Çağatay Ulusoy’un Adli tıp raporlarında kokain çıktı haberi külliyen yalandır… “Vatan istihbarat” diye asılsız haber yapmak etik değildir.”

Evet, bu haber internette, Haber Web sitelerinde çarşaf çarşaf yer aldı. Haber olsun da ne olursa olsun. Yazın gitsin. Hiç kimse düşünmüyor. Bu yıldızı yeni parlayan gencin moralini düşünen yok. Hatasını aylarca annesinin evine kapanarak çekti. Bedelini manen ödedi. Bir musibet, bin nasihate bedeldir. Zaten Çağatay dersini aldı.Basından, insanlardan kaçar oldu. Şimdilerde yeni dizisi Medcezir setinde çekim yapıyor. Performansını artırmak için morale ihtiyacı var.

İnsanın aklına şu geliyor. Doktorların “Hipokrat” yemini var. Milletvekili göreve başlarken kürsüde yemin ediyor. Her meslekte olmalı. Gazetecilik mesleğinde de böyle bir yemin yok mu?

Çağatay Ulusoy 27 Temmuz 2012 yılında verdiği bir röportajda belirtmişti. “Benimle şu anda çok uğraşanlar var, sinekten yağ çıkartıyorlar, çok saçma şeyler yazıyorlar, benim de canımı yakıyorlar, benim canımı yaktıkları yetmiyormuş gibi, çevremdeki insanlara da çok zarar veriyorlar”. Meşhur bir atasözümüz var. “Meyve veren ağaç taşlanır” Ne yapalım taşlanacaktır. Çağatay zaten başarılıydı ve başarılı olacaktır.

Ben bu tür olumsuz haberleri bir tarafa atıp, Medcezir ile ilgili güzel şeylerden bahsetmek istiyorum.

Medcezir, Warner Bros danışmanlarından kocaman bir aferin aldı. Medcezir setini ziyaret eden Warner Bros, danışmanları, yapım ekibine, oyuncu kadrosu ve mekan seçimindeki isabetlerinden dolayı tebrik etti. Özellikle Çağatay Ulusoy ve Serenay Sarıkaya’ ı çok beğendiklerini ifade ettiler. O.C. dizisinin yapımcısı Warner Bros danışmanları Medcezir’in setini “Dünya standartlarında bir set” olarak değerlendirdi. Ayrıca oyuncu seçimi ve hikaye kurgusundaki değişikleri çok beğendiklerini ifade eden yetkililer, O.C dizisi Türk versiyonu “Medcezir” en az orijinali kadar ilgi göreceğini düşündüklerini ilettiler.

Star TV. de yayımlanan tanıtım reklamı çok beğenildi ve ilgi gördü. Yazılı ve görsel basında çok güzel tepkiler aldı. Sosyal medyada konuşuldu, Twitter’ da yazıldı, çizildi.

Şu günlerde harıl harıl sette çekim var. Bel ki de 1. Bölüm bitti bile. Eylül başlarında Star ekranlarında bomba gibi patlayacak ses getirecek bir dizi olacaktır Medcezir.

Çağatay Ulusoy, sen kulaklarına pamuk tıka, duyma, görme, ne yaptığını yada neyi yapmadığını biliyorsun. Sevenlerin ve izleyicilerin senin başarılarını AFK’dan tanıyor ve aynı başarıyı bekliyor. Yolun açık olsun Çağatay.

Buradan tüm Ay Yapım ekibine, Yönetmen Ali bilgin’e ve başarılı Senaristlerimiz Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu’a kolaylıklar diliyorum. Arkanızda bu kadar sevenleriniz, fanlarınız olduğu müddetçe sırtınız yere gelmez. “Yürüyün”  Diyorum.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Face : ab.balcilar@hotmail.com

Not: İzinsiz yazıdan alıntılar yapılması ya da kaynak belirtilmeden aynen yayınlanması yasaktır.

 

Çağatay Ulusoy, aşk zamanı değil, iş zamanı,

02 Ağustos ’13

Kategori
TV Programları
 

Çağatay Ulusoy, aşk zamanı değil, iş zamanı

Star TV. de “Medcezir” henüz başlamadı. Ben dereyi görmeden paçaları sıvayıp, olacaklarla ilgili birtakım öngörülerimi Çağatay Ulusoysevenleriyle paylaşmak istiyorum. Çağatay’ı iyi tahlil etmiş bir yazar olarak bu cesareti kendimde görüyorum. Zira hakkında bu güne kadar 23 blok yazısı yazdım. Fanları her gün attıkları tweetlerle her şeyi paylaşmaktalar. Hoşgörünüze sığınarak görüşlerimi açıkça yazıyorum.

Bugün (2 Ağustos) ilk tanıtım çekimleri başlıyor. Şimdiden bir bardak suda fırtınalar kopmaya başladı. Sosyal Medyada ve bazı magazin sayfalarında Çağatay Ulusoy gaza getirilmeye çalışılıyor. Dilerim Çağatay gaza gelmez. SerenaySarıkaya ile “aşk yaşayacak” deniyor. Asla, aşk dizi de olmalı, sette kalmalı. Serenay ile aşk dizide olacak, gerçekte değil. Ben böyle diyorum ve bunu Çağatay’ a söylüyorum. Tabii ki bütün performansını dizide gösterecek, sanatını konuşturacak. Emir’ in Yolu’ daki gibi, Adonis kaslarını göstermek değil, oyunculuğunu bekliyor sevenleri ondan.

Aşk ile işi karıştırmamak lazım. Emir’in Yolu’ da reklam uğruna Gizem Karaca ile aşk dedikoduları çıkartıldı. Yattaki öpüşme sahneleri abartılmıştı. Yok, Yönetmen “stop” demiş de Çağatay-Gizem öpüşmeye devam etmişler. Bu sahneler magazin basınında günlerce yer aldı. Bu durumdan Çağatay oldukça rahatsız oldu, hatta zarar gördü diyebilirim.

Medcezir de de, konu aşk olacak. Serenay ile bol öpüşme ve hatta sevişme sahneleri geçecektir. Bu set resimleri magazin basınında abartılı olarak yazılacak, resimlerin altı doldurulacak. Burada rahatsız olan gene Çağatay olacak. Fanları da rahatsızlıklarını Sosyal medyada dile getireceklerdir.

Bütün bu olacakları meydan vermeyecek tek isim Çağatay’ın ta kendisidir. Her zaman söylediğim, o dik ve karalı duruşunu sergilemesi, bu işi sadece sanat için yaptığını bilmesi gerekir. Yoksa bu bataklık çamuruna bir batarsa, inanın onu kimse kurtaramaz. Hatta yok olur gider. Bu dizi onun son ve tek şansı, ya kendini gösterecek, ya gösterecek, başka şansı yok.

Tekrar söylüyorum, Aşk ile işi karıştırmaması lazım. Fanları onu gerçek duygularla seviyor. Dizi de oynanan aşk oyununu, gerçek hayatta da aşka dönüştürme hatasına düşerse fanları onu hiç af etmez. Kendisi daha önceki yıllarda yapılan röportajlarda “Allah belamı versin, bu çevreden biriyle ilişki yaşamam” demişti. Çağatay, sözünü tutması ve arkasında durması lazım. Fan demek, o kişiyi karşılıksız seven, hayranı olan kişilerdir. Bu nedenle tuttuğu, fanı olduğu kişinin her hareketi o kişiyi, ya çok sevindirir ya da tersi çok üzer. Fanlarının tarafıma attıkları tweetlerde bunu görüyor ve biliyorum.

“Adını Feriha Koydum” dizisinde yaşanan aşk öyle bir aşktı ki, herkes o aşkta kendisine bir yer buldu. Gözleriyle gördü, yüreği ile sevdi, hissetti, yaşadı, yaşattı. O kişilerin fanı oldular. Feriha ile Emir’inyaşanan o büyük aşk, dizide kaldı. Hazal Kaya ile dizi dışına taşmadı. Bu nedenle her ikisi de birer obje oldular. Onlar birer Fenomen oldular. Fanları oldu, Fanı olan  kişi, özverili, yürekli ve fedakâr olmalıdır. Türk Sinemasında örnekleri vardır. Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Ediz Hun, Kartal Tibet ve Tarık Akan gibi. Ediz Hun bir programında, sevenlerini üzmemek, onların sevgisini sürdürebilmeleri için, 30 yaşına kadar evlenmediğini söylemiştir. Fan sevdiği kişiyi, hiç kimseyle paylaşmak istemez.  Çağatay Fanlarından birisi Şöyle bir tweet attı. Aynen aktarıyorum. “Şöyle bi düşündüm de gelecekte Çağatay evlendiği zaman biz naparız ki, benim kesin bi gözlerim dolar”. İşte böyle sayın okurlarım. Fan olmak işte böyle bir şey olsa gerek.

Çağatay Ulusoy’ u sevenleri ve fanları bundan sonra, sansasyonel haber ve aşklarıyla değil oyunculuğu ile görmek, başarılarıyla övünmek istiyorlar. Geçtiğimiz bir yıl içinde, sevenlerin senin için çok üzüldüler. Bunu unutma lütfen. Lafım sana Çağatay Ulusoy.

Burada belirtmek isterim ki, Ay Yapım’ın sayın yapımcısı Kerem Çatay ve yönetmen Ali Bilgin’ e de iş düşüyor. Bu tür olamayan ilişkileri reklam konusu yapılmasını izin vermemeleri gerekir.

Çağatay ve Hazal Fanlarına;  Her ikisini de çok sevdiğinizi biliyorum. Eylül ayında ayrı kanallarda dizileri başlayacak. İsteyen istediğini seyreder. Lütfen ama lütfen bu ikilinin tekrar ileride bir araya gelmesini istiyorsanız, aleyhlerinde Sosyal Medyada anti propaganda yapmayalım. Unutmayın bu ikiliyi siz yarattınız, ileriki yıllarda sizler tekrar bir araya getireceksiniz. Her ikisinin de İngiltere’ de, Waldenburg International Collega seçtiği en etkili 5 Türk’ den ikisi Çağatay Ulusoy ve Hazal Kaya. Bu başarıda sizlerin etkisi azımsanmayacak kadar büyüktür.

Bugün “Medcezir” dizisi motor deyip, ilk tanıtım çekimleri başlıyor.

Medcezir’ de yolun açık olsun Çağatay Ulusoy, o güzel yüzün hep gülsün.  Tüm güzellikler başarılar daima seninle olsun.  Unutma sevenlerin hep arkanda seninle beraber.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Face : ab.balcilar@hotmail.com

Blok: milliyet.com.tr/cansever

 

Not: İzinsiz yazıdan alıntılar yapılması ya da kaynak belirtilmeden aynen yayınlanması yasaktır.