Ege geleneği, dogal sabun yapımı;

25.03.2013 tarihinde Kültürler kategorisine eklenmiş, 1.433 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

25 Mart ’13

Kategori
Kültürler

 

Ege geleneği, dogal sabun yapımı;

 

Ege zeytinyağı üreticisidir. Zeytinyağı yemeklik olarak kullanılır ve tüketilir. Yağın posası ya da artık yağlar (kızartma yağları) sabun yapımında kullanılır.

Ben sizlere Aydın’da, Dağyeni köyümdeki, atalarımızdan kalma gelenek olan sabun yapımından bahsetmek istiyorum.

Çocukluğumdan çok iyi hatırlarım. 1950’i yıllarda, Şimdiki gibi Zeytin Yağı fabrikaları yoktu. Herkes kendi yağını kendi çıkartırdı. Yurgu dediğimiz taş zeytin kırma değirmeni vardı. Zeytin tane olarak dökülür, iri yuvarlak silindir taş, bir eksen etrafında insan gücüyle döndürülerek kırılır. Parçalar pamuk kese içine doldurulur. Ağaçtan yapılmış yağ çiğneme tekneleri vardı. Kadınlar çıplak ayakla keseri sıcak su dökerek çiğner, yağ kazanlarda toplanırdı. Dinlendirilen yağ üstten alınır, yemeklik olarak küplerde saklanırdı. Altta kalan yağın posası asitli, sulu yağdan sabun yapılırdı.

Bu gelenek hala devam edilmekte, dogal sabun yapılmaktadır. Bu sabah köyde, evin önüne kazan kurulmuş sabun yapıyorlardı. Yengeme anlat bakayım dedim tarifini. Anlattı, burada aktarıyorum.

Biriktirilen artık yağlar ve posalı yağlar, bir kaynatma kazanına konur. Odun ateşinde, aynı miktarda su konarak, kısık ateşte kaynatılır. İçine azar azar kostik ilave edilerek, belli bir kıvama gelinceye kadar bu işlem devam eder.  Takriben 10 kg. Yağ, 10 kg su, 2 kg. Kadar kostik koyulur. Kostik dezenfektan maddedir. Kimyasal adı (NaOH) sodyum hidroksittir. Kaynatma işlemi takriben iki saat sürer. Yıllardır edindikleri tecrübeleriyle, sabun kıvamına yakaladıkları anda, düz kaplara boşaltılır. Bir gece sabaha kadar açık havada bekletilir. Donup, sertleşen sabunlar, istenilen büyüklüklerde kesilir. Kalıplar halinde bir örtü üstünde birkaç gün bekletilerek sertleşip, kuruması beklenir. Artık bir yıllık kullanacakları sabunlar hazırdır.

Eskiden çamaşırlar elle bu sabunlarla yıkanırdı. Bugünkü gibi çamaşır makineleri yoktu. Bir de odun ateşinin külü, suyla karıştırılır, küllü su dediğimiz dezenfektan suyla kir çıkartılırdı.

Zahmetli bir iş olan, bu geleneklerimizi şimdiki yeni nesil ne kadar devam ettirir bilemem. Dogal olarak yapılan saf sabunlar katıksız olup, içine parfüm bile ilave edilmemektedir. Kendi doğal, zeytinyağı, sabun kokusudur. Kullananlar bilir.

Sevgiyle kalın.

Abdurrahman Balcılar

 

Yazar Hakkında
Abdurrahman Balcılar

Yazar : Abdurrahman Balcılar

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
  • Kategoriler

  • Son Yazılar

  • Son Yorumlar

  • Arşivler

  • Meta