Etiket arşivi: Germencik

DAĞYENİ HALKININ MADENCİLERİ TOPRAKLARIMIZDAN GERİ GÖNDERME ÖYKÜSÜ:

 

Sayın Okuyucularım,

Dağyeni köyümüzde maden olayını en başından bu yana izleyen ve bu topraklarda yaşayan biri olarak ilk ağızdan anlatacağım.

 1949 yılında bu topraklarda doğup-büyüyen Dağyeni ilkokulunu bitirip, sonrası Germencik Ortaokulu, Nazilli Lisesi ve Ege Üniversitesi İTBF’ni bitiren biri olarak, İzmir’de 41 yıl yaşadıktan sonra 11 yıldır köyümde emekli hayatını sürdürüyorum. Köyüme ve köylüsüne hizmet veren biri olarak tarafsız bir gözle kronolojik olarak gün gün sizlere olayları anlatıp, köylüme burada paylaştığım bilgilendirme bültenlerini yayınlayacağım.

Dağyeni Köyünün Tarihçesi

Dağyeni ile ilgili blog yazımda köyümüzün tarihinden bahsedeceğimi bildirmiştim. Araştırmaların neticesinde, 1958’li yıllarda beni okutan, Rahmetli ilkokul öğretmenim Zeki Serbest’in titiz bir çalışması olan, 1964 yılında, daktilo ile yazdığı köy inceleme yazısından alıntıyla anlatmak istiyorum. Kendisine o zaman, öğretmen Mehmet Binici ve öğretmen Hüseyin Erişen yardımcı olmuşlardır.  Değerli öğretmenime, burada anarken “Allah rahmet eylesin. Ruhu şad olsun”. Diyorum.

Köy daha önce bugünkü köyün batısında, takriben 1,5 km. mesafede, Kocapınar denilen yerde kurulmuştur. Şimdi bu eski köy yerine, çam yanı denilmektedir. Çam yanı Köyü, Bağ Nahiyesi adı verilen bir kasabaya bağlanmıştır. Bu nahiyenin Selçuk olduğu sanılmaktadır.

Çam yanı Köyü, Koca pınar kaynak suyunun pek yakınında kurulmuş olduğundan, köylüler yalnız bu kaynaktan istifade etmişler. Kaynağın köye çok yakın olması, kaynak suyunun köy istikametinden gelmiş olması, zamanla köyün pisliğinin ve hatta mezarlıktan sızıntı halinde akan suların, kaynak suyuna karışmış olmasından, köyde salgın hastalık baş göstermiş, çok sayıda insan ölmüştür. Buna büyük ölet denmiştir. İnanışlarına göre köye uğursuzluk geldiğini, köyden uzaklaşıp başka bir yere gidip, yerleşmeğe düşünmüşler ve bugünkü köyün bulunduğu yere yerleşmişler. Bu yerleşmenin kati olarak tarihi belli olmamakla beraber 1650 yıllarında olduğu tahmin edilmektedir. Çam yanı Köyünden ilk önce gelenler, İncerler ailesi ile Sarılar ailesidir. Bu ilk gelenler “Buraya daha yeni köy yapalım” demişler. Yeni kurulan köyün adı daha yeni köy olarak kabul edilmiş, zamanla daha yeni kelimesi, (Osmanlıcada, Dağcedid) bu günlere Dağyeni olarak gelmiştir.

Dağyeni Köyünün bulunduğu yerler, Tire’de oturan tapu katibi Hacı Unceroğlunun imiş. Hacı Ünceroğlundan habersiz yerleşen insanlar, varlıklarını belli etmemek için, ormanlar arsında gizli yaşamışlar ve hatta mevcudiyetlerini belli etmemek için köpek ve tavuk besleyememişlerdir. Daha sonra toprak evler yaparak barınmışlardır.

Hacı Unceroğlunun ölümünden sonra  arazilerin bir kısmı köylüler tarafından satın alınmış, bir kısım araziler de gene Tire’de oturan Hacı Beytuloğlu’na   intikal etmiş, Hacı Beytuloğlu ile köylüler arasında arazi mücadelesi olmuş, Beytuloğlu’nun ölümü üzerine araziler oğulları arasında pay edilmiş, bunlarda arazilerini köylülere satmak zorunda kalmışlardır. İşte bu sırada geçimleri hayvancılık olan göçebe akını baş göstermiştir. Bu göçebelerin en önemlileri, Tire üzerinden gelen Arnavut göçebeleri ile Bursa’dan gelen, Hacı Mehmetler göçebeleridir. Yeni gelen göçebeler yerli halkla kaynaşmışlar ve zamanla Hacı Mehmetler soyu köyün hakim unsurları haline gelmişler, bu gün dahi köyün en zengin ve sözü geçen yeni köyün eşrafları, Hacı Mehmetler soyundan gelen fertlerdir.

Şimdiki yerine, 1650 Yılında kurulan Dağyeni Köyü, Cevizli dağ sıradağlarının devamı olan (Yedi yaran ve Kartal tepesinin takriben 4 k67y//8m. güneyindedir. Köyün bulunduğu yer taşlık ve engebelidir.  Köy doğuda Dampınar, güney doğuda Çamköy, ku76zeyde Tire İlçesinin Büyük Kale bucağı, batıda Selatin ile komşudur. Daha önce İzmir iline bağlı idi. 1934 yılında Aydın iline bağlanmıştır.

ARALIK 2021 – OCAK 2022

Abdurrahman Balcılar bir gönderi paylaştı.

 Abdurrahman Balcılar

5 Aralık 2021  ·

Ünlü Seyyah Evliya Çelebi, Aydın topraklarını anlatırken dağlarından yağ, ovalarından bal akar demiştir. Zeytin yağı ve Kuru incir toprakları Aydın-Germencik’ten bütün okuyucu ve dostlarıma günaydınlar. Gününüz yağ-bal gibi tatlı geçsin. Her şey gönlünüzce olsun.

 

Köy Topraklarımızda Maden arayıcılarının ayak sesleri gelmeye başladı.

Abdurrahman Balcılar

9 Aralık 2021  ·

Herkese Açık ile paylaşılıyor

KÖYÜMÜZ TOPRAKLARINDA SİYANÜRLE ALTIN ARANMASINA ASLA İSTEMİYORUZ:

Köyümüzün Söğüt alanı mevkinde siyanürle altın aranacakmış. Siyanür sağlığımıza, yetiştirdiğimiz incir ve her türlü meyve sebzeye zarardır. Siyanür, toprağa ve suya kolayca karışır ve doğadan hemen kaybolmaz. Toprağa ve suya karıştığı için de, meyve, sebze ve içme suyundan dolayı insan bünyesine de kısa sürede tesir eder. Ölüme varana dek, birçok hastalığa da yol açmaktadır. Unutmayın köyümüzün içme ve kullanma suları o bölgeden geliyor.

İZİN VERMEYELİM, KARŞI OLDUĞUMUZ İÇİN İMZA TOPLAYALIM.

BU TOPRAKLAR 400 YILDIR BİZİM ATA TOPRAKLARIMIZDIR.

Siyanürle altın aranan bir bölgenin hali görülüyor.

 

16  Aralık 2021

Germencik Kaymakamlığına 265 ıslak imzalı itiraz dilekçesi yazıldı.

 

Abdurrahman Balcılar

Yukarıdaki dilekçe köy halkımızdan 265 yakın kişi tarafından ıslak imza ile imzalamış ve Muhtar İbrahim Korkmaz tarafından Germencik Kaymakamlığına verilmek istenmiştir. Ama her nedense kaymakamlık bu dilekçeyi almak istememişler. çed raporları yok, bize de resmi müracaatları yok demişler, gerek yok diye almamışlardır.

 

KÖYÜMÜZ TOPRAKLARINDA SİYANÜRLE ALTIN ARANMASINA ASLA İSTEMİYORUZ:

Köyümüzün Söğüt alanı mevkinde siyanürle altın aranacakmış. Siyanür sağlığımıza, yetiştirdiğimiz incir ve her türlü meyve sebzeye zarardır. Siyanür, toprağa ve suya kolayca karışır ve doğadan hemen kaybolmaz. Toprağa ve suya karıştığı için de, meyve, sebze ve içme suyundan dolayı insan bünyesine de kısa sürede tesir eder. Ölüme varana dek, birçok hastalığa da yol açmaktadır. Unutmayın köyümüzün içme ve kullanma suları o bölgeden geliyor.

İZİN VERMEYELİM, KARŞI OLDUĞUMUZ İÇİN İMZA TOPLAYALIM.

BU TOPRAKLAR 400 YILDIR BİZİM ATA TOPRAKLARIMIZDIR.

Siyanürle altın aranan bir bölgenin hali görülüyor.

16  Aralık 2021 

Germencik Kaymakamlığına 265 imzalı itiraz dilekçesi yazıldı. 

Abdurrahman Balcılar Dağyeni Köyü GERMENCİK / AYDIN

 

İlgili Makamlara; Germencik, 16/12/2021

AYDIN VALİLİĞİ,

GERMENCİK KAYMAKAMLIĞI,

(MTA) MADEN TETİK ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ,

AYDIN

Germencik İlçesinin Dağyeni Mahallesi (eski Dağyeni Köyü) sınırları içince yıllardır (nerdeyse 400 yıldır) yaşamakta olduğumuz topraklarımızı ekip-biçmekte, İncir – Zeytin yetiştiriciliği yapmakta geçimizi sağlamaktayız.

Ürünlerimizi doğal ortamda yetiştirmek için çalışıyoruz. Ancak, bu yaşadığımız toprakların verimliğini düşürecek, insan sağlığını bozacak birtakım işlemlerin yapılmasını tüm köy halkı olarak karşıyız ve Anayasal hak olarak izin vermiyoruz.

Son günlerde gündeme gelen topraklarımızda, dünyada son derece ilkel usul olan Siyanürle altın arama faaliyetlerine izin verilmesini istemiyoruz. Aynı şekilde yer altı termal su ve doğal gazların (İnsan sağlığına ve tabiata zarar veren) çıkartılmasını istemiyoruz.

Bu topraklar bizim, ürünlerimizi yetiştirmek, insanca ve sağlıklı yaşamak için istiyoruz.

Aşağıda imzaları olan tüm köy halkının istemi dışında izin verilmesini istemiyoruz.

Dağyeni Mahallesi (Dağyeni Köy) Halkı

 

 Abdurrahman Balcılar

Yukarıdaki dilekçe köy halkımızdan 265 yakın kişi tarafından ıslak imza ile imzalamış ve Muhtar İbrahim Korkmaz tarafından Germencik Kaymakamlığına verilmek istenmiştir. Ama her nedense kaymakamlık bu dilekçeyi almak istememişler. çed raporları yok, bize de resmi müracaatları yok demişler, gerek yok diye almamışlardır.

17 Aralık 2021 Cuma 

Abdurrahman Balcılar

17 Aralık 2021  ·

Herkese Açık ile paylaşılıyor

 

Oturduğumuz çevreyi, incir ve zeytin ağaçlarımızı koruyalım. Bu topraklar, bizden sonra gelecek nesillere kalacak. Havamızı, suyumuzu ve doğayı korumak hepimizin görevi… Unutmayalım.

Bütün dostlara Hayırlı Cumalar, sağlıklı günler diliyorum.

 

Hasan Yaman 

Sevgili Abdurahman abim ne gerekiyorsa yapalim madenlerin tehlikeli oldugu kadar ruzgar enerjileride tehlikeli onlarin yaydigi manyetik enerjinin millet farkinda degil.

 

31 Aralık 2021 

İlk maden arabalarının ve sondaj makinesinin gelişi ve yolda görülmesi.

 

 

Köy halkımızdan Kömürcü Muammer Salık’ın 31 Aralık çektiği video ile köylülerimize seslenişi. 

“Evet arkadaşlar… An itibariyle Dağyeni Köyüne Siyanürle Altın Aramacılar gelmişlerdir. Evet bakın, buyrun kamyonlar burda.. Evet.. Evet 3 tane yere siyanürle altın aramaya başlamıştır. 

Şimdi buradan söylüyorum. Dağyeni köyü halkı ne uyuyorsunuz siz. Uyumaya devam edin, bu köyün muhtarları, azaları nerdesiniz siz.. Kardeşim. Nerdesiniz? Kanser olduktan sonra mı müdahale edeceksiniz? Bakın ben buradayım. Bakın arkadaşlar 3 tane… Birisi inin üstüne vuruluyor. Birisi yukarı viraja, biriside Özer Aydın’ın yerine vuruluyor.  Diğerlerini düzelttirelim. Arkadaşlar.” 

Bende aynı günün akşamı Muammer Salık’ın bu video konuşması  ile olayı öğrendim. 

 

31 Aralık 2021  

Yılın son günü, Köy Muhtarımız İbrahim Korkmaz, (yukarıdaki bilğilendirme dilekçesi) işleme alınmayan dilekçeyi verdiğini öğrendim. 

Abdurrahman Balcılar

31 Aaralık 2021 22:24  ·

Herkese Açık ile paylaşılıyor

Abdurrahman Balcılar

Yukarıdaki dilekçe köy halkımızdan 265’e yakın kişi tarafından ıslak imza ile imzalamış ve Muhtar İbrahim Korkmaz tarafından Germencik Kaymakamlığına verilmiştir.

Böylece köy halkının maden arayıcılarına karşı ilk resmi tepkisi dilekçe ile kayda alınmış oldu. 

 

1 OCAK 2022 CUMARTESİ 

Abdurrahman Balcılar

1 Ocak, 22:03  ·

Herkese Açık ile paylaşılıyor 

 

SİYANÜRLE ALTIN ARAMAYA HAYIR.

15 Gün önce yazdığım yazıda olayın ne boyuta gelebileceğini anlatmıştım. Okumayanlar için tekrar koyuyorum.

KÖYÜMÜZ TOPRAKLARINDA SİYANÜRLE ALTIN ARANMASINA ASLA İSTEMİYORUZ:

Köyümüzün Söğüt alanı mevkiinde siyanürle altın aranacakmış. Siyanür sağlığımıza, yetiştirdiğimiz incir ve her türlü meyve sebzeye zarardır. Siyanür, toprağa ve suya kolayca karışır ve doğadan hemen kaybolmaz. Toprağa ve suya karıştığı için de, meyve, sebze ve içme suyundan dolayı insan bünyesine de kısa sürede tesir eder. Ölüme varana dek, birçok hastalığa da yol açmaktadır. Unutmayın köyümüzün içme ve kullanma suları o bölgeden geliyor.

İZİN VERMEYELİM, KARŞI OLDUĞUMUZ İÇİN İMZA TOPLAYALIM.

BU TOPRAKLAR 400 YILDIR BİZİM ATA TOPRAKLARIMIZDIR.

Siyanürle altın aranan bir bölgenin hali görülüyor.

 

2 OCAK 2022 PAZAR 

Madencilerin siyanür ile maden arayacakları  dedi-kodusundan sonra köy halkına bilgilendirme yazısını gönderdim., 

Abdurrahman Balcılar

2 Ocak, 15:05  ·

Herkese Açık ile paylaşılıyor

 

Siyanür bildiğiniz gibi öldürücü bir zahirdir. Altının topraktan ayrıştırılması için kullanılır. Aşağıda resimde görüldüğü gibi büyük tanklarda yapılır. Sızıntısı tüm yeraltı sularını etkiler.

Siyanür Kullanımı ve Tehlikeleri

Siyanür, çevreye yayıldığında, tüm canlı yaşamı için ölümcül tehlike oluşturan son derece tehlikeli bir kimyasaldır. Örneğin siyanür dökülmeleri, içme suyu kaynaklarının kirlenmesine, çok sayıda balık türünün yaşamını kaybetmesine ve tarım alanlarının zarar görmesine neden olur.

Bütün yasalar ve kurallar olmasına karşın, siyanür kullanımıyla ilgili riskler yine de mevcuttur ve kaza ihtimali vardır. Ülkelerin hepsi siyanürü ya da tehlikeli maddeleri aynı oranda denetlemez. Yakın tarihte yaşanan facialar çok sayıda insan ve diğer canlı türlerinin hayatına mal olmuştur.

Meksika, 2014: Yoğun yağışlar sonrası, 500.000 galon siyanür

Siyanür çözeltisi, Proyecto Magistral madenindeki istinat havuzundan dışarıya taştı.

Kırgızistan, Kumtor Altın Madeni, 1998: 2 ton sodyum siyanür taşıyan bir kamyon Barskoon nehrine düştü, böylece 2.000’den fazla insan tıbbi yardıma muhtaç kaldı.

Romanya, Aural Gold, 2000: Bir atık barajı patladı, Tisza ve Tuna Nehirlerine 3,5 milyon metreküp siyanürlü atık döküldü, Macaristan ve Yugoslavya’ya doğru yaklaşık 400 kilometre boyunca bulunan su kaynakları zehirlendi ve binlerce balık öldü.

Birleşik Devletler, Zortman-Landusky Madeni; Montana, 1982: 52.000 galon siyanür çözeltisi, Zortman kasabasına içme suyu sağlayan su taşırları (akifer) zehirledi. Kaza, bir maden çalışanının evdeki musluk suyunda siyanür kokusu olduğunu fark etmesiyle ortaya çıktı.

DAĞYENİ TOPRAKLARINDA SİYANÜRLE ALTIN ARAMAYA HAYIR DİYORUZ. İZİN VERMİYORUZ.

 

4 OCAK 2022 CUMARTESİ

Abdurrahman BalcılarDağyeni Köyü GERMENCİK / AYDIN

 

Sayın Dağyeni Halkı;

Söğüt alını mevkinde tespit ettikleri 3 alanın birinde sondaj çalışmalarına başlamışlar. Biz de köy halkı olarak anayasal haklarımızı kullanacak, çok kısa zamanda mahkemeye gidecek, çalışmaların durdurulması için dava açacağız.

Komşu köy muhtarlarının desteği ve Ayçep Aydın Çevre ve kültür varlıklarının katılımı ile 2-3 gün içinde bütün halkımızın katılımı ile bilgilendirme toplantısı yapacağız.

Bu topraklar tarım arazisi, incir ve zeytin yetiştirmek için var. Maden çıkarmak için değil… 400 yıllık ata topraklarımızı talan ettirmeyeceğiz. Direneceğiz. Tüm resmi gayri resmi makamları zorlayarak haklı davamızın savunucusu olacağız. Yoksa 3-5 yıl sonra bu güzelim topraklarımız elimizden gidecektir. Ekmeğimizi gurbette mi arayacağız. Birlik olalım topraklarımızı bırakmayalım. Biz gitmek istemiyoruz. Onlar buradan gidecek

 

7 Ocak Cuma 

Abdurrahman Balcılar

7 Ocak, 21:15  ·

Herkese Açık ile paylaşılıyor

 

SAYIN DAĞYENİ KÖYLÜLERİMİZ;

Pazar günü yapmak istediğiniz Madencilere karşı tepki gösterisi yasalarımıza uygundur. Anayasanın 56.maddesi aynen şöyle der.

Madde 56 – Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

Yapılacak gösteri yasaldır. İzin de gerektirmiyor.

Anayasamızın 34.Maddesi 3.fıkrası: Herkes, önceden izin almaksızın, bu kanun hükümlerine göre silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Tüm köy halkımıza duyurulur.

Dağyeni Muhtarımız İbrahim Korkmaz, sayın Kaymakamımıza bu konuda bilgilendirecektir.

Herkes gönlünü ferah tutsun.

22Adem Aydin, Irfan Hasan Bircan ve 20 diğer kişi

 

8 Ocak Cumartesi 

Muammer Salık video 

Abdurrahman Balcılar

8 Ocak, 11:32  ·

 

GÜNAYDIN DAĞYENİ KÖYÜ HALKIMIZ

Yarın anayasal hakkımızı kullanacağız.

Köy topraklarımızı talan eden, ağaçlarımızı kesen madencilere karşı tepkimizi göstereceğiz.

Tüm köy halkımızdan ricam taşkınlık yapmayalım, kışkırtmalara bakmayalım. Köy halkından olmayan provokatörleri kulak asmayalım. Onların dediklerini yapmayalım. Kırıp dökmeyelim, kimsenin canı, malı zarar görmesin.

Jandarma ve polisimiz bizim haklarımızı korumakla yükümlüdür. Onlarla gereksiz laf dalaşına girmeyelim. Zira bizler haklı davamızda haklıyız. Haksız duruma düşmeyelim.

Yarın tüm Türkiye basını ve televizyonları sizi izleyecek, sesimizi duyurma gayreti içinde olacaklardır.

Sizler sesinizi çıkartmasınız da pankartlardaki yazanlar, bizim ne istediğimizi açıkça söylüyor.

KÖY HALKI OLARAK BİZLER, ANAYASAMIZIN BİZE SÖYLEDİĞİ 56.MADDENİN HÜKÜMLERİNE GÖRE ÇEVRE SAĞLIĞIMIZI KORUMAK VE ÇEVRENİN SİYANÜR ATIKLARI İLE KİRLENMESİNİ İSTEMİYORUZ.

BU TOPRAKLAR YÜZYILLARDIR TARIM ARAZİSİDİR, ÖYLE KALACAKTIR. MADEN ARIYANLAR TARIM ARAZİSİ OLMAYAN KIRAÇ TORTAKLARA GİTSİNLER.

ALLAHIN İZNİYLE YETKİLİLERE SESİMİZİ DUYURACAĞIZ. ONLAR DA BİLİYORKİ DAVAMIZDA HAKLIYIZ.

8 Ocak Cumartesi günü Ortaklar Karakol Komutanı cep telefonumdan beni aradı. Bu organizasyonu benim yaptığımı, Facebook’tan takip ettiğini söyledi. Ben bir köy vatandaşı olarak, halkımı bilgilendirdiğimi, sakinleştirdiğimi söyledim. Kaymakamlıktan izin alınıp alınmadığını sordu. Muhtarımız İbrahim Korkmaz’ın kaymakamımızı bilgilendireceğini söyledim.

Avukatlara danıştım, aşağıda belirttiğim gibi bunun Anayasal  hakkımız olduğunu . 56 Madde ve İzin almaksızın 34/3 maddeye göre anayasal hakkımız olduğunu ben de öğrendim.

 

Köy halkımızdan Muammer Salık da tüm köy halkına seslendi.  

Evet arkadaşlar, biliyorsunuz köyümüzde siyanürle altın arama çalışmaları başladı. Burdan tüm köyün büyüklerine küçüklerine sesleniyorum. Şu an birlik, bereberlik olma zamanı, bu köy bizim arkadaşlar. Yarın herkes, çoluk çocuk genç ihtiyar demeden hepimiz elimizde pankartlarla bu madencilere eylem yapacağız.  Bakın benim yerim uzak, yakın davası yok.birlik beraberlik olma zamanı. Bu köy bizim, yarından sonra bu yapılacak zeytinleri bile bulamayacaksınız. Bu siyanürün ne kadar kötü olduğunu anlamış değilsiniz. Herkese yarın siyanüre hayır demeye davet ediyorum Arkadaşlar, korkunun ecele faydası yok. Beni sokmayan yılan bin yaşasın demeyelim. Bu yılan bir gün gelip bizi sokacak. Burdan komşu köy muhtarlarına, beni tanıyan tanımayan herkeze, başta bizim Germencik Belediye Başkanımız olmak üzere, Aydın büyükşehir belediye başkanız Fuat Öndeş’e, tüm belediye başkanlarına, sivil toplum örgütlerine, siyasi parti gözetmeksizin  tüm milletvekillerini yarın Dağyeni köyüne davet ediyorum. Çok büyük bir bela başımızda mücadele edeceğiz. Yarından sonra bütün çocuklarımız kanser olacak. Anayasal hakkımızı kullanacağız.bu topraklar 400 yıllık ata topraklarımız bizim. Bu Dağyeni köyünün taşı da bizim, ormanı da bizim. Mücadele etmezsek yarından sonra burada ne incir ne zeytin kalacak. Herkese yarın bekliyorum. Korkunun ecele faydası yok, yarın birlik beraberlik olma günü…

 

 9 Ocak Pazar 2021 

Abdurrahman Balcılar

9 Ocak, 11:24  ·

 

BU GÜN BÜYÜK GÜN … MADENE HAYIR MİTİNGİ BAŞLIYOR. KÖYÜNÜ SEVEN TÜM KÖY HALKINI CUMHURİYET MEYDANINA BEKLİYORUZ. 

KADIN – ERKEK – GENÇ – İHTİYAR HERKES CUMHURİYET MEYDANINA…. 

 

Abdurrahman Balcılar

9 Ocak, 11:28  ·

Herkese Açık ile paylaşılıyor

TEK SES – TEK YÜREK MADENE HAYIR.

BU TOPRAKLAR TARIM İÇİNDİR. MADEN BULMAK İÇİN DEĞİL.

 

Abdurrahman Balcılar

9 Ocak, 10:43  ·

Herkese Açık ile paylaşılıyor

BASINA VE KAMUOYUNA

2007 yılında çıkan Jeotermal ve Maden Yasası ile birlikte yapılan ek düzenlemeleri ile Aydın coğrafyasının güzelim alanları ve yaşam alanları parsel parsel satan zihniyet şimdi yeni alanlar yaratarak talanın devam edilmesini sağlamaktadır. Binlerce yıldan beri atalarımızdan bize miras bırakılan zeytin, incir gibi ürünlerimiz ve birinci sınıf tarım topraklarımız hızlı şekilde ya maden şirketlerine ya da jeotermal şirketlerinin yağmasına açılmakta ve tarım yapılamaz hale gelen ata topraklarını terk ederek şehirlerde kölelik/işsizlik sarmalına hapis edilmektedir. Madran Dağı’nın yağmasını tamamlayanlar şimdi de yeni yer arayışlarını sürdürmekte ve Kartal Dağı’nı yeni yağma alanı olarak hazırlamaktadır. MTA ekipleri Germencik ilçemizin Dağyeni köyünün yaylasında önceki günlerde köylülerden oluru olmadan maden sondajlarına başlamışlardır.

Bu sondajlar yeraltı sularını ve çevredeki tarımsal ürün yetiştiriciliğini etkileyecek nitelikler taşımaktadır. Maden arama sondajının yapılan mevkii, yerleşim yerlerine ve mutlak tarım arazisi yapılan (zeytin ve incir tarlaları) arazilerin hemen yanı başındadır. Bunun yanı sıra yine sondaj yapılan mevki bu bölgede yer alan köylerin tek içme suyu kaynağının ortasında yer almaktadır. Nitekim bu içme suları geçmişte Efes antik kentine kadar su sağlayan kaynaktır ve arkeolojik bir niteliği de bulunmaktadır. Hâl böyleyken Buradan yetkilere soruyoruz

Dünyanın en kaliteli incirinin ve zeytinin hasadı yapılan bu coğrafyayı madencilik sondajlarıyla heba etmeye hakkınız var mıdır (?)

Anadolu’da düşmana karşı direnmiş, tüm varlığıyla geçmişten kalan yadigârı korumaya çalışan bu toprağın insanına değer vermeksizin ata toprağını değersizleştirecek faaliyetlere izin vermeye hakkınız var mıdır (?)

Bu bölgenin tek içme suyu kaynağını riskli bir faaliyetle kirletmeye hakkınız var mıdır (?)

Ülkede günden güne gıda fiyatları artmaktadır. Bunun en temel sebebi gıda üretimin düşmesi ve üretim girdilerinin artmasıdır. Bu koşullara rağmen üretim yapmaya devam eden halkın elindeki en verimli tarım arazilerini heba edecek projeleri devreye sokmaya gerek var mıdır (?)

O yetmezmiş gibi sağlıksız kurulan madenler bile denetlenmezken ve halk sağlığı korunmazken, yenilerinin açılması sağlımızı ve geleceğimizin nasıl teminat oluşturacaktır. Bu vebali taşıyacak mısınız (?)

Biz Aydınlılar, Dağyeni köylüler, Germencikliler olarak burada yapılacak bir maden arama faaliyetini istemediğimizi tekrardan belirtiyoruz. Bu coğrafya bizim yaşamı idame ettirebileceğimiz tek yerdir. Bu yer dünyanın en kaliteli incirinin ve zeytinin hasadı yapılan, ülkemizin gözbebeği bir değeridir. Bu bölge, madencilik faaliyetlerine kurban edilemeyecek kadar değerlidir. Bu değerin yok edilmemesi için direneceğiz, geleceğimizi kirlettirmeyeceğiz.

KARTAL DAĞI’NDAN MTA ELİNİ ÇEK!

DAĞIMIZDAN YAĞ, OVAMIZDAN BAL AKSIN

ZEHİR DEĞİL!

Abdurrahman Balcılar

9 Ocak, 14:22  ·

Herkese Açık ile paylaşılıyor

DAĞYENİ’DE HALKIN MADENE VE MADENCİYE TEPKİSİ.

Bu gün Cumhuriyet Meydanında Kadın-Erkek 500 kişinin üstünde toplanıldı. Havanın da yağmurlu olması nedeniyle tam sesimizi duyuramadık. Aydın Milletvekillerinden sadece CHP milletvekili Süleyman Bülbül aramızdaydı. Köy meydanında yaptığı kısa konuşma ile köylüye destek verdi. Bu tepkinin Anayasanın 54.maddesi gereği olduğunu belirtti. Siyasi bir yönü olmadığını Köy topraklarımızda yetişen incir ve zeytinin zarar görmemesini çabamız bunun için olduğunu belirtti. Tek üzüntüm köy halkının haklı davasını güçlü basınımızla duyuramamamız. Bastırdığımız pankartlar herkes gördü.

Bu tepki yürüyüşümüzü kadınlarımız daha çok sahip çıktı. Emir Nine,  Sevgi Yenge, Nevin Yenge… Daha yüzlercesi Maden sahasına yürüyüşe geçti.

 

10 Ocak Pazartesi 

Dünkü Dağyeni halkının kadın – erkek – çoluk çocuk yürüyüşü özgür basında ve yöresel ve de Ulusal televizyonlarda ses getirdi. Pazartesi sabahı 09,50’de Fox Tv’de İsmail Küçükkaya  programında tüm Türkiye ye duyurdu.

 Halk Tv. İrfan Değirmencioğlu,  Pazar günkü  yürüyüş ve Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül’ün sahada yaptığı konuşmaları verdi. Aydın milletvekili, avukat Süleyman Bülbül olarak,Yörük çucuğu  olarak, Adelet komisyonu üyesi olarak Mecliste takipçisi olacağını bildirdi. Köyümüzün haklı mücadelemizin destekçisi odlunu söyledi. 

 

 

Bazı Tv kanallarımız, jandarmanın kadınlarımızın iteklemesini değil, kadınların polisin üniformalarını yırttıklarını söyledi ve gösterdi. 

Abdurrahman Balcılar

10 Ocak, 12:14  ·

Herkese Açık ile paylaşılıyor

 

DAĞYENİ HALKIMIZ

Tarlada, Zeytin bahçesinde olanlar, tüm köy halkımızı köy meydanında toplanmaya davet ediyoruz.

Zeytinler nasıl olsa toplanır, ama bu madenciler toraklarımızı zehirlemeye devam ederlerse, ileriki yıllarda bu zeytinleri ve incirleri bulamayacağız.

ANAYASAL HAKKIMIZ KULLANALIM.

YILMAK YOK, TA Kİ BU MADEN ÇALIŞANLARI KÖY TORAKLARIMZI TERK EDENE KADAR MÜCADELEYE DEVEM.

 

Abdurrahman BalcılarDağyeni Köyü GERMENCİK / AYDIN

Yönetici

SAYIN DAĞYENİ KÖY HALKIMIZ;

BUGÜN YİNE BÜYÜK GÜN BİZLER ANAYASAMIZIN 56.MADESİNE GÖRE ANAYASAL HAKKIMZI KULLANIYORUZ. HİÇ KİMSE KORKMASIN YILMASIN.

ÖGLEDEN SONRA AYDIN MİLLETVEKİLLERİ, GERMENCİK BELEDİYE BAŞKANIMIZ FUAT ÖNDEŞ BİZİMLE YÜRÜYECEK. HEP BİRLİKTE TÜM KÖY HALKI MADEN ÇALIŞMA SAHASINA YÜRÜNECEK.

BİZLER İNCİRİMİZİ, ZEYTİNİMİZİ, TOPRAKLARIMIZI ZEHİRDEN KORUMAK İSTİYORUZ.

GELEN TÜM BASIN MENSUPLARI, TELEVİZYON KANAL YETKİLİERİ BİZİM MİSAFİRİMİZDİR.

YILMAK YOK MÜCADELEYE DEVAM.

 

11 Ocak Salı 

Abdurrahman Balcılar

12 Ocak, 12:43  ·

 

DAĞYENİ HALKINA DUYURU

Pazar gününden bu yana 3 gündür devam eden haklı Anayasal mücadelemiz ses getirmeye başladı. Aydın Milletvekillerimiz Süleyman Bülbül geldi, tüm köy halkı ile sahaya yürüdü. Metin Yavuz geldi, köy kahvesi önünde bir grup kadın ve erkekle konuştu, bilgi aldı. Ve duyarlı komşu çevreci dernek yetkileri destek verdi. Germencik Belediye Başkanımız Fuat Öndeş gençlerimizin nöbet sahasında gece gündüz barınmaları için çadır verdi. Köylüm adına hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim.

Bugün aldığımız habere göre İzmir MTA yetkilisi bize 2 gün izin verin tüm sondaj borularını söküp sahayı terk edeceklerini söylemiş.

Bu iş şimdilik durdu. Ama tekrar 3-5 gün ay, yıl sonra devam ederlerse, halkımız bilinçlendi. Mücadelemiz daha sert olacaktır.

Biz tüm köy halkı tekrar tekrar yazıyor-çiziyorum, İncirimiz, Zeytin ağaçlarımız, içme ve kullanma su kaynaklarımız kenarında, kıyısında arama çalışma istemiyoruz,

HAVAMIZA, SUYUMUZA, DOĞAMIZA, ÇAM AĞAÇLARIMIZA, İNCİRİMİZ VE ZEYTİNİMİZE DOKUNMASINLAR O KADAR.

Köy Halkı adına

Abdurrahman Balcılar

 

Abdurrahman Balcılar

12 Ocak, 13:48  ·

 

SAYIN DAĞYENİ’LİLER,

Maden arayıcılarının buradan gitmesi konusunda hiç kimse siyasi rant elde etmeye kalkmasın.

Bu başarı tamamen Dağyeni kadınlarımızın başarısıdır. Analarımıza, kızlarımıza ve bacılarımıza aittir. Onların sesi hepinizden gür çıktı, tüm Türkiye’ye seslerini duyurdular.

Lütfen sakin olalım, sükuneti koruyalım.

Abdurrahman Balcılar

12 Ocak, 13:21  ·

 

Sayın Dağyeni Halkımız,

Bugün 4.Anayasal mücadele günümüz. Maden arama sahasında çalışma durdu ve makineleri söküp gidecekler.

Önceden planladığı için Aydın milletvekillerimizden BÜLENT TEZCAN bugün saat: 14,30 – 15 arasında, Germencik Belediye başkanımız Fuat Öndeş ile Cumhuriyet Meydanında olacaklardır.

Tüm köy halkına duyurulur.

 

Abdurrahman Balcılar

12 Ocak, 12:43  ·

 

DAĞYENİ HALKINA DUYURU

Pazar gününden bu yana 3 gündür devam eden haklı Anayasal mücadelemiz ses getirmeye başladı. Aydın Milletvekillerimiz Süleyman Bülbül geldi, tüm köy halkı ile sahaya yürüdü. Metin Yavuz geldi, köy kahvesi önünde bir grup kadın ve erkekle konuştu, bilgi aldı. Ve duyarlı komşu çevreci dernek yetkileri destek verdi. Germencik Belediye Başkanımız Fuat Öndeş gençlerimizin nöbet sahasında gece gündüz barınmaları için çadır verdi. Köylüm adına hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim.

Bugün aldığımız habere göre İzmir MTA yetkilisi bize 2 gün izin verin tüm sondaj borularını söküp sahayı terk edeceklerini söylemiş.

Bu iş şimdilik durdu. Ama tekrar 3-5 gün, ay, yıl sonra devam ederlerse, halkımız bilinçlendi. Mücadelemiz daha sert olacaktır.

Biz tüm köy halkı tekrar tekrar yazıyor-çiziyorum, İncirimiz, Zeytin ağaçlarımız, içme ve kullanma su kaynaklarımız kenarında, kıyısında arama çalışma istemiyoruz,

HAVAMIZA, SUYUMUZA, DOĞAMIZA, ÇAM AĞAÇLARIMIZA, İNCİRİMİZ VE ZEYTİNİMİZE DOKUNMASINLAR O KADAR.

Köy Halkı adına

Abdurrahman Balcılar

0:01 / 2:59

AvSüleyman Bülbül

11 Ocak, 16:15  ·

En kaliteli incirin ve zeytinin diyarı Aydın’ın Dağyeni Köyü’nde siyanürlü altın madeni aranması iddialarına karşı yurttaşın haklı mücadelesinin yanındayız

 

Abdurrahman Balcılar

11 Ocak, 18:03  ·

Saygıdeğer Dağyeni Halkı;

Madene ve madencilere hayır Anayasal direnişimiz köycek devam ediyor.

Köy meydanına çadırlarımız kuruldu. Aydın Milletvekillerimizden Bülent Tezcan yarın saat:14 – 14,30 arası cumhuriyet meydanında haklı davamızın destekçi olarak sizlere hitap edecektir. İşlerini ayarlarsa Süleyman Bülbül de tekrar gelecekmiş.

Özlem Çerçioğlu yarın (?) olmasa da, köy kadınlarımızın fedakar çırpınışlarına destek için mutlaka gelecektir. Haklı davamıza destek verecektir.

 

Abdurrahman Balcılar

11 Ocak, 17:36  ·

 

Şimdi (17.15) bir haber aldım. Dağyeni giriş çıkışları kapatılmış yazıyordu. Arkadaşlar, Muhtarımız İbrahim Korkmaz tam bu sırada Ortaklar’a köyden gitmişti. Kendisi ile görüştüm. ‘Yalan haber yok böyle bir şey’ dedi. Balon haberleri kulak vermeyelim. Yetkili ağızdan bilgi alamadan inanmayalım.

Abdurrahman Balcılar

11 Ocak, 14:59  ·

Sayın Dağyeni Kardeşlerim,

Hiçbir siyasi ve maddi menfaat beklemeden köy adına konuşan arkadaşlara teşekkür ederim. Lütfen bilir bilmez, her kafadan bir ses çıkmasın. Muammer Salık gibi konuya hakim kişilere söz verelim. Ben kendi adıma teşekkür ederim. Onlar derdimizi ne istediğimizi, neyi istemediğimizi ifade edeceklerdir. Ben yazılarımla sizlere anlatıyorum. Takip edin.

İşin özeti şu:

Biz köy hudutları içerisinde yeraltı madenle, enerjiyle işimiz yok. Bizler yer üstünde gözümüzün gördüğü, İncir ve zeytin ağaçlarımızı korumak ve mahsulünü almak istiyoruz. Yıllardır bu böyle oldu ve olacak. Sağlıklı yaşamak, gelecek nesillere bırakmak istiyoruz. Başka yolu yok. Tez elden herkimse maden arama araba ve sondaj makinalarını söküp köy topraklarını terk etsinler. Kimsenin de canı yanmasın. Doğamızı, su kaynaklarımıza zarar vermesinler.

 

12 Ocak Çarşamba 

Abdurrahman Balcılar

12 Ocak, 13:48  ·

 

SAYIN DAĞYENİ’LİLER,

Maden arayıcılarının buradan gitmesi konusunda hiç kimse siyasi rant elde etmeye kalkmasın.

Bu başarı tamamen Dağyeni kadınlarımızın başarısıdır. Analarımıza, kızlarımıza ve bacılarımıza aittir. Onların sesi hepinizden gür çıktı, tüm Türkiye’ye seslerini duyurdular.

Lütfen sakin olalım, sükuneti koruyalım.

 

13 Ocak Perşembe 

Akp Aydın milletvekili Metin Yavuz’u yönlendirmesi ile MTA İzmir’den 4 maden mühendisi İzmir’den geldiler. Amaçları köy arazilerinde ne yapmak, ne aramak istediklerini halkımıza anlatmaktı. 

Tüm Köy halkı kadınlarımız ile Düğün salonunda toplandı. Tahmini 400 kişi yakın kişi vardı. 

Önce MTA İzmir Bölge müdürü söze başladı. Görüşmenin karlı görüşme şeklinde yapılmasını istedi. Çözüm alınmasını istedi, dünkü gibi bir ortam inşallah olmaz temennisinde bulundu. Soru cevap şeklişnde yapılmasını öncelikle arkadaşlarının yaptıkları çalışmalar ile ilgili kısaca bilgi vermelerini istedi. 

İzleyiciler arasından Germencik Çevre Derneğinden Halil Çetinkaya söz istedi ve konuşmaya başladı. Dün olmadığını belirtti. Burda altın arama ekibinin olmadığını belitti. Burda yer altı kaynaklarının tespiti. Şimdi bunları yapanlarda Devletti. Devlet de şu an ülkeyi yönetenler. Bu ülkeyi yönetenler 20 yıl önce Germencik’de jeotermel enerji altında, aynı şekilde sizin yaptığınız gibi, Aydın’ın Germencik dağlarını, ovalarını ölçtü-biçti. Bunu belirlediler, gittiler Ankara da yönetenler, bazı şirketlere parsel parsel bu Germencik, Aydın Topraklarını sattılar. İz Germencik halkı olarak şu anda Jeotermel şirketleri ile havamızı, suyumuzu, toprağımızı korumak için mücadele ediyoruz. Biz bu filmi daha önce gördük. 

Değerli kardeşlerim; Siz devletin memurusunuz, size sözümüz yok, saygımız sonsuz, bizim sizden ricamız, lütfen bu coğrafya yüzyıllardır bu insanları besliyor. Bu halk bu topraklardan doyuyor. Yer üstündeki zenginlikleri görün, yer altındaki zenginlikleri birileri peşkeş çekmek için biz burada araştırma falan istemiyoruz. (Alkışlar, çığlıklar sözler kayboldu.) Bizim istediğimiz şu; Devletten, devlet yetkililerinden, yönetenlerden istediğimiz şu… Önce bizim evladımız olan şu güvenlik güçlerini bizim karşımızdan çekin. Bizi evlatlarımızla karşı karşıya getirmeyin. … sözünü kesemedi.. Bu sondaj aletlerinizi toparlayın  gidin. Ben gidiyorum dedi ve dışarı doğru yürüdü. Bütün dinleyicilere de buyurun dedi. Dikkati dağılan izleyici artık orada durmadı. Havamıza – suyumuza slogları altında salonu terk ettiler. Daha sonra her kafadan bir ses çıktı. Bilgi verecek mühendisler ağızlarını bile açmadan maslarını terk etmek zorunda kaldılar.  Arabalarına binip İzmir’in yolunu tutular.  

 

Abdurrahman Balcılar

13 Ocak, 22:09  ·

Herkese Açık ile paylaşılıyor

DEĞERLİ DAĞYENİ VATANDAŞLARIMIZ;

GEÇMİŞ OLSUN!

Muhtarımız İbrahim Korkmaz’ın verdiği bilgiye göre; Madenciler bugün bütün sondaj malzemelerini sökmüş, gitmişler, yarında kazdıkları çukurları örtecekler, temizlik yapacaklarmış.

Tam ne denir bilemiyorum ama, ben geçmiş olsun diyorum. Üstümüze kara bulut gibi çöken bir belayı atlattık. Tek tek sayamıyorum ama, başta köy kadınlarımız olmak üzere, tüm çevreci dernek yetkilerine, halkımıza, emeği geçen herkese çok çok teşekkürler.

İlk gün köylülerimiz ile yağmur altında yürüyen Aydın Milletvekilimiz Süleyman Bülbül’ün emeği çok büyüktür. Bir takım kişiler siyasi show deseler de herkes kendi gözleri ile gördü ve söylediklerini dinlerdi. Milletvekilimiz sizlerden oy istemedi tüm samimiyeti ile Anayasal haklı davamıza destek verdi.

Sayın milletvekilimiz SÜLEYMAN BÜLBÜL yarın 15,30’da tekrar köyümüze teşekkür ziyaretine gelecektir, Cumhuriyet meydanında tekrar sizlere teşekkür ve bundan sonraki yapılması gerekenleri anlatacaktır.

Tüm köy halkı davetlidir.

 

14 Ocak Cuma 

Abdurrahman Balcılar

16 Ocak, 15:47

Sayın Dağyeni Halkı;

Bir saat önce Aydın İyi Parti milletvekillerimizden Aydın Adnan Sezgin Köy kahvesinde köylülerimizden bilgi aldı ve bilgi verdi. (Sayın milletvekilimiz eski Aydın Milletvekili rahmetli İsmet Sezgin’in yeğeniymiş. İsmet Sezgin 1960 yılından sonra 5-6 dönem aralıksız Aydın AP Millet Vekilliği yapmıştır.)

Ben de söz aldım. Çok kısa olanları özetledikten sonra, Aydın CHP Millet Vekilimiz Süleyman Bülbül gibi, davamızın Ankara’dan takipçisi olmasını, soru önergesinin verilmesini istedim. Takip edeceğini, destekçimiz olacağını söyledi. Köyden uğurladık. Kendilerini şahsım ve köylüm adına teşekkür

 

 

15 Ocak Cumartesi 

Mehmet Vergili

 

15 Ocak, 06:49  ·

Günaydın

Hakllı mücadele eden Dağyeni halkım kazandı.Kurt kuş incir zeytin.Gerçek altın kazandı.

Kalbi kırık yüreği yanık canı yanmış insanlar halkım.Payına her daim zora karşı savaşmak düşenler.Halk olmak insan olmak.Böyle birşey.Acıyıda yaşarsın.Sevgiyide yaşarsın coşkuyuda.Avucumuzda yaşataçağımız her daim umudumuz olmalı.Ki oda zaten var.Bir tutam fesleğen iğde çiçeği konca gül kardeşliği.Giderir yürek beden yorgunluğunu.Sımsıcak sarar kucaklar insanı.Kardeşlik birlik olmak dayanışma zor zamanda.En büyuk kurtarıcı olur insana.Dayanışma güç verir.

Dağyeni halkının kadim toprakları için verdiği.Direngen göstermiş olduğu mücadelesini kutluyorum.Yaşasın birlik ve dayanışma.İyiki varsınız doslar Dağyeniler kardeşler kadını erkeğiyle.Dahada nedemeli toprakları için mücadele etti.Topraklarına gelecek tehlikeyi gördüler ve mücadele ettiler.Direndiler ve kazandilar MTA araç gereçlerini söküp gitti.İncir ve zeytin gerçek altın kazandı.

 

16 Ocak Pazar 

İyi Parti Aydın Milletvekilimiz Aydın Adnan Sezgin, Köyümüze bilgi almak için Saat 16 sularında geldi. Maden aramaları hakkımıza bilgi aktadı, orada bulunan köy halkından bilgi aldı. 

 

Sayın Dağyeni Halkı;

Bir saat önce Aydın İyi Parti milletvekillerimizden Aydın Adnan Sezgin Köy kahvesinde köylülerimizden bilgi aldı ve bilgi verdi. (Sayın milletvekilimiz eski Aydın Milletvekili rahmetli İsmet Sezgin’in yeğeniymiş. İsmet Sezgin 1960 yılından sonra 5-6 dönem aralıksız Aydın AP Millet Vekilliği yapmıştır.)

Ben de söz aldım. Çok kısa olanları özetledikten sonra, Aydın CHP Millet Vekilimiz Süleyman Bülbül gibi, davamızın Ankara’dan takipçisi olmasını, soru önergesinin verilmesini istedim. Takip edeceğini, destekçimiz olacağını söyledi. Köyden uğurladık. Kendilerini şahsım ve köylüm adına teşekkür ederim.

 Abdurrahman Balcılar

16 Ocak, 11:05  ·

Herkese Açık ile paylaşılıyor

 

GÜNAYDIN DAĞYENİ VATANDAŞLARIM;

Soğuk bir güne uyandık… 1 derece sıcaklık şu sıralarda 6 dereceye yükseldi.. Pırıl pırıl güneşli bir gün.. Güneş havayı ısıtıyor. Bir haftalık bir mücadeleden sonra zeytin toplamaya devam. Geçen Pazar yağmurlu bir günde, kara bulut gibi üstümüze çöken, topraklarımızı kazmaya başlayan madencileri topraklarımızdan kovmak için yollara dökülmüştük. Allaha şükür köylümüz, kadını-erkeği ve çocuğu ile Anayasal hakkımızı kullandık. Havamızı, suyumuzu, incir ve zeytinimizi yetiştirdiğimiz topraklarımızdan gönderdik. Bu cefakar köylümüz, soğuk sıcak demeden çalışmaktan yılmaz. Yeter ki huzurları olsun, mahsullerini toplayabilsinler.

Hepinize Allah kuvvet versin, zeytinleriniz bol yağlı olsun.

Bu geçen günleri bir daha yaşamamak üzere iyi çalışmalar.

Unutmayın bu köyün bağrından çıkan biri olarak her zaman yanınızda ve sesiniz olacağım. Sıcak bir teşekkürden başka hiç bir beklentisi olmayan

Abdurrahman Balcılar

 

DESTEK VEREN VEKİLLERİMİZ 

 

CHP Aydın Milletvekili : SÜLEYMAN BÜLBÜL 

İlk gün 9 Ocak öğleye doğru köye geldi. Köy halkına destek konuşması yaptı ve köy halkı ile el ele sahaya yürüdü. Sahada da konuşma yaptı. Daha sonra da tekrar köye gelerek köy halkı ve kadınlarımız ile sohbet toplantısı yaptı. Hakkı ödenmez. 

CHP Aydın Milletvekili :  BÜLENT TEZCAN 

Aydın Milletvekillerimizden Bülent Tezcan  11 Ocak Öğleden sonra gelmiş ve cumhuriyet meydanında halka hitap etmiş, haklı davamızın destekçisi olmuştur.

AKP Aydın Milletvekili : METİN YAVUZ 

Köy muhtarımız İbrahim Korkmaz ile Metin Balcılar’ın ısrarı üzerine 11 Ocak Salı günü, Söke’den akşamüzeri köye gelmiş. Beraberinde Germencik Kaymakamı ve İzmir MTA müdürü ile gelmiş. Bir grup kadın ve erkek köy halkına hitap etmiş. Çözüm yerine halkı yer altının maden haritası için çalışma yapacaklarını söylemiş. Kadınlarımız tepki sesleri arasında köyümüzü terk etmiştir. 

 

 

İYİ PARTİ Aydın Milletvekili :  AYDIN ADNAN SEZGİN 16 Ocak Pazar günü köy kahvesinde, bir grup halkımız ve kadınlarımızla birlikte olmuş, bilgilendirme toplantısı yapmıştır. Köylünün çoğu zeytin toplamadı olduğu için katılamamıştır. Daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşma ile Dağyeni e olan desteklerini pekiştirmiştir.

 

 YORUMLAR 

özer Akdemir  

16 Ocak, 22:39  ·                                                                                                                                                                                                                                                                                      

Dağyeni köylüleri neyi gösterdiler 

Dağyeni köylülerinin yaşam alanlarını koruma mücadelesi ülkenin dört bir yanındaki ekoloji mücadelelerine verilebilecek en iyi örnek şu anda. İşi hukuka, bürokratlara bırakmadan, milletvekillerine rica minnet etmeden, şirket yetkililerini iknaya çalışmadan kendi göbeklerini kendileri kestiler. 

  

GÖRSELLER : 

 

 

Aydın Ayçep Dernek Başkanı Mehmet Vergili olayın başından beri hep aramızda ve destekcisimiz oldu.

 

 

Sondaj makinalarının gitmesinden  sonra …

 

 

 

  SON  SÖZ 

Dağyeni toprakları maden sahası değil, yıllardır olduğu gibi tarım arazisidir. Köylümüz geçimini İncir ve Zeytinden elde ediyor. Onlar için toprak altındaki madenler değil, toprak üstünde elde ettikleri tarım ürünleri önemlidir. 

Bu ürünlerden elde ettikleri kazançlar ile zaten altın yapıyorlar. Toprak altındaki madenler bizleri ilgilendirmiyor. 

Toprağımızla, suyumuzla, havamızla, İncir ve Zeytinimizle  kimse uğraşmasın. Yoksa, 9 Ocakta başlattığımız Anayasal hak mücadelemiz çok daha güçlü olacaktır. 

1919 Haziran’ında Eğe de Kurtuluş savaşı öncesi, Galip Hoca (Celal Bayar) köyümüzde 15 gün kalmış ve başlatmıştır. Onun başlattığı o mücaadele ruhu 100 yıl sonra olsa da köy halkımızda halen vardır. 

Dağyeni Halkı adına 

Abdurrahman Balcılar 

 

Aydın – Germencik – Dağyeni Köyünün Haklı Mücadelesi!

Aydın Germencik Dağyeni köylümüz 7 gündür diken üstündeydi. Topraklarımızda yer altı maden arama teşebbüsleri halkımızın 4 günlük mücadelesi sayesinde önlendi. Madenciler sondaj makinalarını söküp gitmek zorunda kaldılar.

Bazı basın organlarımızın olayı saptırmaya çalışsalar da, köylümüz Anayasamızın 56. maddesine göre, haklı bir tepkisiydi. Madde aynen şöyle; -Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

Olayı siyasete dökmeden köy halkımız, yine Anayasamızın 34.maddesi 3.bendine göre; – ‘Herkes, önceden izin almaksızın, bu kanun hükümlerine göre silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.’

Bu topraklar 400 yıldır, köylümüzün çalıştığı, işlediği; Dünyanın en kaliteli kuru İncirinin yetiştiği bölgedir. Aynı zamanda sofralık ve zeytin yağının çıktığı bölge.

Köylü tamamen yerüstü zenginliklerini, doğasını, havasını, suyunu, incirini ve zeytinini korumak istedi. Yer altında her türlü maden olabilir. Su kaynaklarımızın dibine, zeytinliklerimiz hemen kıyısında sondaj çakılmasını, maden armaları yapılmasını izin vermediler.

1600’lü yıllarda büyük gezgin Evliya Çelebi Germencik ovasına geldiğinde, Seyahatnamesinde; Dağlarından yağ, ovalarından bal akar yer diye yazmıştır. Gerçekten de bizim bütün zenginliğimiz verimli dağlarımızdan çam kokulu Kuru İncirler ve içilesi zeytin yağımızdır.

BU ATA TOPRAKLARINI VE DOĞAYI KORUMAK

9 Ocak Pazar günü tüm köy halkımız kadın- erkek yağmur altında yürüdüler. Hiç bir siyasi slogan atmadan. Tek slogan havama – suyuma – zeytinime – incirime ve doğamı dokunma, Madene – Madenciye Hayır pankartları ile 3 gün binin üstünde köy halkımız yürüdü. Yapılan sondajları durdurdu. Madenciler de tüm makinalarını toplayıp gittiler.

Tüm Türkiye özgür basın ve yayın yapan televizyoncular sayesinde gerçeği öğrendiler. Bazı Aydın Milletvekillerimiz de köylüye destek verdi ve bizlerle yürüdü. Bilhassa kadınlarımızın rol yapmaksınız canhıraş çığlıkları gözlerimizi yaşarttı. Köylünün bu kararlığını gören yetkililer de çareyi madencileri göndermekte  buldular.

Bu topraklar benim ana-baba ata toprağım. 1919 yılında Eğe de İstiklal savaşımızın ilk kıvılcımı buradan çakılmış ve milli mücadele başlamıştır. 1919 yılı Haziran başında, rahmetli 3.Cumhurbaşkanımız Celal Bayar 15 gün köyümüzde (Galip Hoca) lakabı ile kalmış, buradan Germencik ve Denizli üzerinden Ankara’ya gitmiştir. O yıllarda kaldığı ev hala ayakta restorasyonu beklemektedir.

Değerli okurlarım, çoğunuz televizyonlarda seyretmişinizdir. Köyümüzdeki bu mücadele kesinlikle siyasi değil, topraklarımızı, suyumuzu, havamızı koruma mücadelesiydi. Tüm köy halkıma, destek veren çevreci derneklerimize, Aydın Milletvekillerimize, bilhassa eli öpülesi kadınlarımıza içten teşekkürler.

Allah’ın izni ile başarılı olduk! Biliyoruz ki altın kokusunu alan madenciler yılmayacak, tekrar geleceklerdir. Artık köylümüz bilinçlendi. Biz de daha dikkatli olacağız, hiç bir madenciyi topraklarımıza sokmayacağız.

Bizler topraklarımızda yaşamak, karnımızı doyurmak istiyoruz.

Saygılar Sevgiler

Abdurrahman Balcılar

Meteorolojinin Yanılgısı Aydın’lı İncirci’lere Kırbaç Etkisi Yaptı!

Aydın İncirliova ve Germencik, bilhassa dağ köyleri en kaliteli kuru incir üreticisidir. Şu günler tam sezon ortası. Kuru incirler yağmur yağmaması, ıslanmaması lazımdır. Islanan incirin kalitesi bozulur. Bu nedenle çiftçinin gözü havada, kulağı meteoroloji’dedir.

Geçen hafta Meteoroloji haftalık hava tahminlerinde 28 Ağustos Salı günün Germencik ve havalesinde şiddetli sağanak yağış verdi. Bu tahmin Kuru İncir Üreticisine kırbaç etkisi yaptı. Hani ata binince bir kırbaç şaklatırsın, at dörtnala koşar ya… Aynen öyle. Herkes arı gibi gece-gündüz çalışarak yere dökülen kuru incirleri topladı. Hatta ağaç başında olgunlaşan Kuru İncirler de toplandı.

Dün beklenen o yağmur yağmadı. Çıkan poyraz yağmur bulutlarını dağıttı. Çiftçi derin bir nefes aldı, oh dedi. Bu gün de meteoroloji sağanak yağmur gösteriyor ama, poyraz var, yağmur yağacak gibi gözükmüyor. Genellikle bizim meteoroloji hava tahminlerinde yanılmaz ama, dün yanıldı. Çiftçi için iyi oldu, bir haftada toplayacağı inciri 2 günde topladı.


Aydın bilhassa Germencik dağlarında (Dağyeni, Selatin, Çamköy, Dampınar ve Habipler) yetiştirilen kuru incirler, oldukça kalitelidir.

Yere dökülen ve ağaçta düşürülen incirler sergilerde kurutulur.

Kuruyan incirler sergiden alınır, seçilir, kalitesine göre ayrılır. Birinci, Natrol, Çatlak ve Hurda olarak ayrılır.

Bu yıl kaliteli incir, toptan tüccar tarafından 15 – 20 Lira arasında alınıyor. Yemeklik kaliteli incir 30 – 35 TL civarında.

 

 

Aydın Lokumu diye tabir edilir kuru incirler. Kışın insana enerji veren çok güzel bir besindir. Hele ceviz ya da susam dövmesi ile yerseniz tadına doyum olmaz.

Netice itibariyle kuruyan incirler ıslanmadan toplanması lazım. Bu nedenle çiftçi incir mevsiminde yağmur istemez.

15-20 Gün yağmur yağmaz ise çifti tüm ürünü toplamış olacak.

Bol bereketli, Aydın yöresinde yağmursuz günler dilerim.

Saygılar ve sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter : abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: blog.milliyet.com.tr/cansever

Şahsi Blog: Abdurrahman Balcılar Blog Sayfası

 

*Şahsi Blog sayfamda ve Milliyet Blog’da yayınlanan blog yazıları büyük bir çalışmanın ürünü olup, izinsiz ya da kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Aksi halde kanuni işlem yapılır.

 

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı ‘Topuklu Efe’ lakaplı Özlem Çerçioğlu Dağyeni’de!

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı ‘Topuklu Efe’ lakaplı Özlem Çerçioğlu dün köyümüzü ziyaret etti. Büyük sevgi ile karşılandı, bilhassa köy kadınlarımız onu bağrına bastı.

12. ve 13. dönem Aydın milletvekili olarak TBMM’de CHP milletvekili olarak yer almış bir siyasetçimiz olan Özlem Çerçioğlu, 2009 Türkiye yerel seçimlerinde Aydın ili belediye başkanı seçilmiş, Aydın’ın ilk kadın belediye başkanıdır. Çerçioğlu, 2013 yerel seçimlerinde Aydın’ın ilk büyükşehir belediye başkanı olarak seçilmiştir.

Aydın Germencik Dağyeni Mahallesi olarak bilinen eski “Dağyeni Köyü” halkı başkanlarına yaptığı hizmetten dolayı, tüm köy halkı ile birlikte teşekkür yemeği verdiler. İlk defa köye gelen Çerçioğlu’na muhtar Hüseyin Efe kısa bir hoş geldin konuşması ile su altyapı çalışması için teşekkür etti ve altyapı kanalizasyon sorunun çözülmesini istedi.

Başkan Özlem Çerçioğlu da,  mahallenin sorunları ile tek tek ilgilendiklerini belirterek, “Davetiniz ve güzel karşılamanız için çok teşekkür ederim. Asıl kadınlara teşekkür ediyorum. Mahallenizin eksiği çoktu. Hemen seçimden sonra sorunlarınızı tek tek çözmeye başladık. Muhtarımızın isteklerini yerine getirmeye devam edeceğiz. Çeşmeden su akmadığı zamanlar vardı, burada asıl sorunu kadınlarımız çekti. Yıllardır bu sorunu yaşadınız. Fakat biz anında çözdük.

Büyükşehir Belediyesi olarak bütün sorunları tek tek çözüyoruz, çözmeye devam edecek, siz istiyecek biz yapacağız” Dedi.

İki büyük kazan keşkek hazırlanmıştı. Diğer yemekle birlikte halka ikram edildi. Çerçioğlu yemeğini kadınların arasında yemeyi tercih etti. Yemek sonrası belediye imamı tarafından dua edildi.

Belediye bayan Mehteran takımı gösteri yaptı. Yemek sonrası davul zurna eşliğinde zeybekler oynandı.

Muhtar Hüseyin Efe Aydın Zeybeğini Başkan ile birlikte oynadı.

Çerçioğlu, yaşlı genç tüm mahalle halkı ile ilgilendi. Tek tek fotoğraf çekilme isteklerini geri çevirmedi.

Ben de, hoşgeldin dedikten sonra, Milliyet Blog yazarı olduğumu belirtip, 3 yıl önce yazdığım Celal Bayar’ın 1919 yılında köyümüzde kalış öyküsü Blog yazılarım kopyasını bir dosya ile takdim ettim. (1), (2), (3). Bu bakımsız durumdaki evin restorasyon çalışmasının yapılıp, halkın ziyaretine açılmasını talep ettim. Söz vermedi ama, ilgileneceği sözünü aldım. Dosyayı, yardımcısına ilgilenmek üzere verdi.

Sayın Topuklu Efemiz, bu coşkulu ziyaretin ardından köyümüzden keyifle ayrıldı.

 

Saygılar ve sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: blog.milliyet.com.tr/cansever

Blog: Abdurrahman Balcılar Blog Sayfası

(1) :Kültür Mirasımızı korumalıyız / Dağyeni Köyü’nde Celal Bayar evi,

(2):Celal Bayar’ın kaleminden Haziran 1919’da Dağyeni Köyünde kalış öyküsü,

(3):Celal Bayar’ın Dağyeni Köyündeki Paşa Çeşmesi.

Not: Yemek öncesi ve sonrası görselleri Milliyet Galeri sayfasından izleyebilirsiniz.

 

 

Aydın Lokumu, kuru İncir!

Aydın, Germencik kuru incirleri ülkemizde isim yapmış sofralık yiyeceklerindendir.  Öyle ki Aydın Lokumu lakabıyla anılır. Besin değeri oldukça yüksek olan incir, ayrıca her derde devadır.

100_4642

B ve C vitaminleri ile kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum ve fosfor minerallerini içermektedir. Yüksek oranda lif bulunmaktadır. Sindirim sistemi faaliyetlerinin düzenli çalışmasını sağlar. Vücudu kuvvetlendirir ve soğuk algınlığına karşı korur. Antioksidan maddelerini içerir, bu nedenle vücuttan zararlı maddelerin atılmasını kolaylaştırır. Önemli besin değeri sayesinde hücre yenileme özelliği bulunmaktadır. Fakat incirin meyveler arasında en yüksek şeker oranına sahip olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle aşırı tüketim kilo artışına sebep olabilir.

Bir adet (10 gram) kuru incir 28 kaloriye denk gelmektedir.

Kuru incirin besin değerleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.

100 gr.        1 Adet

Karbonhidrat (g)………….  58,17          5,8

Protein (g)………………….     5,86          0,6

Yağ (g)………………………      2,26           0,2

Kolestrol (mg) ……………..    0                0

Sodyum (mg) ……………..      9.00         0,9

Potasyum (mg)………..   1082.00     108,2

Kalsiyum …………………. 244,00     24,0

Vitamin A  ………………..   32,00         3,2

Vitamin C …………………      9,89         1

Demir ……………………….     2,71          0,3

Görüldüğü gibi besin değeri oldukça iyi olan kuru incir iyi bir vitamin deposudur.

100_4638

100_4640

Aydın bölge sinde, bilhassa Germencik ova ve dağ köylerinde çiftçinin önemli gelir kaynaklarındandır. Çatlak kuru incirlerin ayrı bir alıcısı vardır.

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde 42 çeşit ürün yetiştirildiğini anlattığı Aydın, verimli toprakları ve ürün çeşitliliği dolayısıyla “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar” diye anılmaktadır. Bu sözü 1919 yılında Aydın’ı işgal ettiğinde Yunan komutan, kralı Venizelos’a  bir telgraf çeker; “Kralım öyle bir yer işgal ettim ki, dağlarından yağ, ovalarından bal akıyor” demiştir. Aydın Germencik Dağyeni Köy arazilerinin tamamı incir ve zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. Zeytin yağ, İncir bal anlamına gelir.

Önce dalında taze olarak yetişen taze incirler, dalında önce sarkar, buruk olur, sonra toplanır, sergilerde kurutulur.

100_4627   100_4624

100_4626   100_4631

100_4615   100_4636

Sergilerden alınan kuru incirler tek tek elde seçilir. Bu ön seçimde Sağlam olanlar iyi mal, Çatlak incirler ve hurda olanlar ayrılır. Alınan iyi incirler, boylama makinalarında elekten geçirilir. Bir kilo gelen 35-45 adetler, 50-60 adetler ve 61 adet üstü Natrol dediğimiz daha küçük adetler ayrılır.

Deniz seviyesinden tahmini 700-800 metre yüksekliklerde dağ yamaçlarındaki İncir ağaçlarından yetişen bu incirler, havası ve de doğası itibariyle ince kabuklu ve sarı renklidir. Kuru incirler hiç bir kimyevi maddeye tabi tutulmadan saklanır.

Yemeklik (sofralık) kuru incirler, ilk seçimde alınır. Bu incirler 35-45 adedi bir kilo gelen incirlerdir. Bandırma dediğimiz kaynar sıcak tuzlu suya sokulur ve gün boyu temiz ızkaralarda tekrar kurutmaya bırakılır. Kış yemeklik incirler küplere konularak saklanır. İçine isteğe göre dağ kekiği, defne yaprağı ya da kuru fesleğen dalı konur. Mis gibi  kokan bu incirler yemesi çok keyiflidir. İç ceviz ile yenebildiği gibi, çocukluğumun kış gecelerinin vazgeçilmezi susam dövmesine banarak yemek çok lezzetlidir.

Kendimiz için özel yemeklik olarak ürettiğimiz bu incirlerden İzmir, İstanbul ve Ankara’daki dostlarıma gönderiyorum.

Bu yıl kendi üretimimiz olan bu incirlerden isteyenlere ücreti karşılığı göndereceğim.

Afiyet olsun.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller tarafımdan çekilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

Köyümüzdeki 50 yıl önceki Bayram eğlenceleri!

04 Temmuz ’14

Kategori
Gelenekler
Köyümüzdeki 50 yıl önceki Bayram eğlenceleri!

Aydın-GermencikDağyeni Köyünde bundan 50 yıl önce, geride kalan Bayram eğlencelerinden bahsetmek istiyorum.

Yıl 1964, Bayramlarımızın tek eğlencesiydi Arap oyunu. Bir nevi Orta Oyunu tarzında bir eğlence diyebiliriz. Ben o zamanlar 14-15 yaşlarında Ortaokul öğrencisiydim. Bayramlarda köye gelir, bu oyunun oynanmasını çok da isterdim.

Bir televizyon kanalı CNN Türk‘ den Özge Ender aramış, Yeşil Doğa Programı Yapımcısı Güven İslamoğlu‘nun Gelenekler-Görenekler çerçevesinde eski Bayramlar ve Bayram eğlenceleri hakkında köyümüzde bir program yapmak istediklerini bildirmiş. Köy Muhtarı Hüseyin Efe de benden yardım istedi.

Mazide kalan bu Arap oyununu günümüzde canlandırabilir miyiz diye düşündüm. Köyün 90 yaşındaki ihtiyarları ile konuşup, bir araştırma yaptım. Kendi bilgilerim ve topladığım bilgiler ışığında anlatmak istiyorum.

Arap oyununun geçmişi hakkında sağlıklı bir bilgi almamakla beraber, çok eskiye dayandığını tahmin ediyorum. Konuştuğum yaşlıların çocukluklarında da oynandığını ifade ettiler. Yani, 1930-1964 yılları arasında oynanmış, mutlaka eski Osmanlı döneminde de oynandığını zannederim. Şimdi bu oyunu anlatmak istiyorum.

Arap oyunu 7 kişi ile oynanan bir oyundur. Çalgıcı ekibini de koyarsak 10 kişilik bir oyun. Bir Efe, oyuncuların başıdır. Kıyafeti başında fes, cepken ve ayağında çizme. Elinde uzunca bir hançer ya da büyük bir sopa bulunur. İki adet Arap, dize kadar eski siyah bir palto giyerler. Sırtına bir yastık konur, belinden eski enli palaska dediğimiz kemer bağlanır. Sırtına konan yastık Arap’ı kambur havası verir. Efe elindeki sopayı sırtına, bu yastığa vurur ki, acımasın. Başlarına keçi ya da koyun postundan Kululeta yapılır, sağdan soldan ip ile boğaz altına bağlanır. Gözüken el ve yüz siyah tencere karası ile boyanır. Sadece gözlerini görebilirsiniz. Genellikle bu rolü yapanlar zor tanınır. Elinde de neredeyse boyu kadar bir sopa bulunur.

Bu iki Arap’ın iki de gelini olur. Bu gelinlere kadın kıyafeti giydirilir. Topuğa kadar siyah etek, başlarına siyah başörtüsü takarlar, boyun altına bağlanır. Genelde makyaj yapmazlar.

Yaşlı bir dede ve karısı turp otçu nene vardır. Dede elinde bastonu ile topaldır. Karısı olan nene de yaşlı ve kamburu çıkmıştır.

Saz ekibi olarak, bir kabak kemane, bir dümbelek (darbuka) ve bazen de bir saz ilave edilerek üç kişilik bir müzik ekibi oluşturulur.

Arap oyunları genellikle bayramın, 1-2-3 günü akşamı oynanırdı. Akşam iftardan sonra giyinen Araplar, kapı kapı dolaşarak, para toplar, hem de o akşam oyunun olacağını haber vermiş olurlardı.

Köyde o yıllarda elektrik olmadığı için lüks lambası dediğimiz gazlı aydınlatma lambaları kullanılırdı. Sadece oyunun oynanacağı meydan aydınlatılırdı. Köy meydanında oynanan bu oyunların en meraklı seyircileri de köyün kadınları olurdu.

Oyun gelinlerin oynaması ile başlar, yöresel halkoyun havaları çalınırdı. Araplar beğendiği gelinlerden birinin kolundan tutar, yan sokak içine kaçırır. Efe başı sağa sorar, sola sorar, bulur getirir. Kaçıran Arap’ın sırtına üç-beş sopa atardı. Aralarında karşılıklı doğaçlama konuşmalar geçer, bu komik konuşmalar seyirciyi güldürürdü.

O arada Turp otçu dede-nine çıkar gelir, Arap’lar ve gelinlere sataşırlardı.

Bu oyun genellikle yarım saatten fazla sürer, belki de bir saat bilemiyorum. Araplar bazen seyirci arasına dalar, bilhassa kadın izleyenlerin çığlıkları ortalığı inletirdi.

İşte bizim mazide kalan, unutulmaya yüz tutan Arap Oyunları kısaca böyle cereyan ederdi. Artık 1970 yıllarda köye elektrik gelmesi ve televizyonun çıkmasıyla oynanmaz olmuştur.

Şayet söz konusu televizyon kanalı gelirse ekip kurulup, mazide kalmış bu geleneksel Arap Oyunu köy meydanında canlandırılmaya çalışılacaktır.

Hepimizin bunun gibi çocukluğunda kalan, yaşadığı yörede unutamadığı anıları ve o yörenin gelenekler-görenekleri vardır.

Sizlerinde hayatınızda hep unutmadığınız anılarınızın olması dileklerimle.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Arap oyunundan bir fotoğraf bulamadığım için, aynı tarz olan orta oyun görseli internetten konmuştur. Şayet canlandırma yapabilirsek fotoğraflarını paylaşacağım.

 

2014 Yılının ilk tertip askerleri dualarla uğurlandı.

04 Şubat ’14

Kategori
Gelenekler
2014 Yılının ilk tertip askerleri dualarla uğurlandı.

Köyümüzde bu sabah, 2014 yılının ilk tertip 5 gencimiz daha dualarla askere uğurlandı. Aydın,GermencikDağyeni Köyü‘nde asker uğurlama bir gelenek haline geldi. Başta askere gidecek gençlerin kadın-erkek yakınları olmak üzere bütün köylü, köy meydanından aşağı doğru yürüyerek, köy çıkışında toplanırlar. Köy imamı uğurlama duası yapar, daha sonra askere gidecek gençler sıralanır, tek tek tüm köylü ellerini öptürerek uğurlar olsun derler.

100_4347

Bu vedalaşma esnasında duygusal anlar yaşanır. Bilhassa asker anaları ağlayarak uğurlarlar evlatlarını askere. Uğurlama, gençlerin arabalara bindirilmesiyle kornalar ve alkışlar eşliğinde sona erer.

Askere gidecek gençlerin omuzlarında kırmızı bayrak renginde simli, pullu, işlemeli ipek yazmalar vardır. Üzerlerinde ay-yıldız ve gencin adı simle işlemeli olarak yazılıdır. Bazen değişik enteresan yazılar da görülür. Mesela bir gencin arkasında sim işleme şöyle yazıyordu.

ÖLÜRSEM

VATAN İÇİN

DÖNERSEM

SENİN İÇİN

VELİ

Bu gençlerin arasında bazıları evli, bazları da nişanlı olabiliyor. Evli ve nişanlıların ayrılığı daha da zor olsa gerek.

Askere gidecek gençler, bir ay önceden bu yemenileri sırtlarına takarlar, her gün öğle ve akşam yemekleri bir köy evinde veda yemeği olarak verilir. Yemek verenler, öncelikle gençlerin akrabalarıdır. Tüm köy zaten birbirlerine iç içe akrabadır.

Gitmeden önceki son cumartesi akşamı köy düğün salonunda asker veda gecesi yapılır. Çalgılı gecede askere gidecek bütün gençler ve başta yakınları olmak üzere tüm köylü kadın-erkek bir arada doyasıya eğlenirler. Danslar edilir, zeybekler oynanır, horonlar tepilir. Bu eğlence gecenin geç saatlerine kadar devam eder.

Bugün de Asker uğurlama yapıldı. Gençler içleri buruk da olsa, vatana hizmet etmenin onuru ve gururu içinde gülerek gittiler.

Bizim köyde bir adet vardır, askerlik yapmayana kız vermezler.

Selametle gidin, hepinize şimdiden hayırlı teskereler.

Saygılar, sevgiler.

 

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Face : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Kahvaltılarımızın vazgeçilmezi zeytin.

08 Ocak ’14

Kategori
Kahvaltı

 

Kahvaltılarımızın vazgeçilmezi zeytin.

Ege illerimizden Aydın‘ın önemli tarım ürünlerinden biri, zeytin ve zeytin yağıdır. Aydın dağlık bölgelerinde doğal olarak yetişen delice dediğimiz zeytinlerinin aşılanmak suretiyle “memecik” cinsi denilen zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. Bu zeytinler yağlık zeytinlerdir. Toplanıp, sıkılan zeytinlerden enfes zeytin yağı elde edilir. Kahvaltılarda yenilen sofralık dediğimiz zeytinleri bölge halkı genelde kendi ihtiyaçları kadar yaparlar.

Ben sizleri Aydın, GermencikDağyeni Köyünde yapılagelen kahvaltılık zeytinlerin yapılışını anlatmak istiyorum.

Üç tip kahvaltılık zeytin yapılır.

1.Çekişte denilen kırma zeytin.

2.Dilme zeytin.

3.Hurma zeytin.

Çekişte Zeytin: Genellikle sezonun başı olan Ekim-Kasım ayı başlarında yapılır. Henüz zeytinlere su yürümeden sert ve diri zeytinler dalından toplanır. Havan eli ile yada temiz bir taşla kırılır. Bu işlemi parçalamadan, hafifçe vurarak, sadece zeytini çatlatma şeklinde olmalıdır. Bu zeytinler bir kavanoza konur, su ilave edilir, takriben 7 gün bekletilir. Sonra acı suyu süzülür, tekrar su ilavesiyle yeterince tuz ilave edilir. Takriben 1 kg. zeytine 1-2 yemek kaşığı tuz koymak gerekir. Ayrıca, 2-3 kesme şeker ve sert ve diri kalması için limon tuzu da koyabilirsiniz. Bir hafta sonra yemeğe hazırdır. Her sabah yiyeceğiniz kadar kavanozdan çıkartınız, yoksa bekleyen zeytin kararır. Yeşil yemenin zevki başkadır. Şayet tuzu fazla kaçırdıysanız, çıkartmış olduğunuz zeytinleri ılık suda 1-2 saat bekletin, tuzunun hafiflediğini hissedeceksiniz.

Dilme Zeytin: Seçilmiş iri zeytinler bıçak ile en az üç yerinden çizilir. Ya da bazıları yemek çatalı ile delerler. Daha sonra suya konur, 3 gün ara ile suyu değiştirilir, sarı su berraklaştıktan sonra, tekrar temiz suya, tuz, limon tuzu ilavesiyle bekletilir. Aşağı yukarı çekişte zeytin ile yapışış aynıdır. Zeytin yeneceği zaman kavanozdan çıkartılmalıdır. Yoksa kararır. İsterseniz suyunu süzer, bir cam kavanozu koyarsınız. Yeşil kalması için üzerine tamamen örtecek kadar zeytin yağı ilave etmelisiniz. Üzerine bir limonu dilimleyerek koyabilirsiniz. Kapağını hava almayacak şekilde sıkıca kapatmalısınız.

Hurma Zeytin: Yapacağınız kadar seçilmiş kara zeytinleri (5-10 kg. olabilir) bir kendir çuval veya suyunu süzebilen torbaya koyarsınız. Bu torbayı geniş bir leğen içine koyar, üstüne bir ağırlık koymalısınız. 7-8 gün sonra çıkartıp, ılık suda yıkar, tekrar torbanın içine yeterince tuz ilavesiyle bastırırsınız. Bir hafta sonra tadını kontrol edersiniz. Acılığı gitti ise yemeğe hazırdır. Bu zeytinler, bir güğüm yada cam kavanoza koyar, üstüne zeytin yağı ilave ederseniz, uzun süre saklamış olursunuz.

Geçmiş yıllarda kuyularda hurma zeytin yapılırdı. Artık şu yıllarda yapılmıyor. 8-10 tonluk beton kuyu içerisine zeytinler yapraklarından temizlenip, kuyuya dökülür. En son üzerine iri kaya tuzu ile tamamen kaplayacak şekilde örtülür. Üste naylon ile ve ağırlık bastırılarak kendi halinde bırakılır. Kendi kızıl suyu ile “Hurma Zeytin” olur. 6 ay sonra tüccara tüm kuyu zeytini satılır. Artık bu uygulama günümüzde yapılmıyor. Daha önce da söylediğim gibi tane zeytinler,  yağ sıktırılıyor.

Köyümüzde incirden sonra zeytin yağı köylünün en önemli gelir kaynaklarıdır.

Sofralık (Kahvaltılık) Zeytinleri köylü sadece kendi ihtiyacı kadar yapar.

Afiyet Olsun.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Köyümüzde Muharrem ayı aşure yapımı,

23 Kasım ’13

Kategori
Gelenekler

 

Köyümüzde Muharrem ayı aşure yapımı,

Malumunuz Muharrem ayı aşure ayıdır. Aydın,GermencikDağyeni köyünde de, aşuresi yapımı geleneği sürdürülmektedir.

Köyde her aile mutlaka aşure yapar. Yapmayan yok denecek kadar azdır.

Önce malzemeleri sıralayalım, sonra yapımı anlatayım.

5 kğ. Aşurelik buğday, (Tatlı aşure için 3 kğ.buğday)

5 kğ.      Toz şeker,

0,5 kğ.    İç ceviz,

0,250 kğ. Susam

Yarım çay bardağı gül suyu

Karar dövülmüş karanfil.

15-20 litrelik küçük kazan su konur. Buğdaylar ilave edilir. Bizim buralarda odun ateşinde yapıldığından bir saat kaynatılır. Sonra tahta kepçe ile dövülür. Merhem kıvamına gelince kadar bu işlem devam eder. Yarım çay bardağından az zeytinyağı ve 2-3 çay kaşığı tuz ilave ederler. Ak aşır hazırdır. Tatlı aşure yapılmadan (şeker konmadan) önceki şekline ak aşır denir. Hazırlanan bu ak aşır konu komşu ve çağrılan akrabalarla birkaç sofra halinde yenir. Tabaklarda yapılan servise çiğ zeytinyağı ve tuz konulup, ekmek veya yufka ile sıcak olarak kaşık, kaşık yerler.

Daha sonra kalan ak aşıra, 2 kğ. Yenmiştir. 3 kğ.lık  kısma 5 kğ. toz şeker konur. Sonra, susam, badem, ceviz, dövülmüş karanfil ve gül suyu koyulur. Karıştırılarak biraz daha kaynatılır. Tadına bakılarak, gerekirse toz şeker ilave edilir. Artık tatlı aşuremiz hazırdır. Dağıtılacak tabaklara sıcak olarak dökülür. Tabaklar en az 4-5 kişilik olarak ayarlanır.  Önce etraf komşularından başlayarak, köy içindeki bütün akrabalarını dağıtılır.

Aşurelere bazı yerlerde, kuru kayısı, kuru armut, kuru incir, çekirdeksiz kuru üzüm, haşlanmış kuru fasulye ve nohut ilave edilebilir. Tek kişilik çorba kâselerine konduğunda üzerlerine tatlı nar taneleri konabilir.

Afiyet olsun, Allah kabul etsin.

 

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Dağyeni Köyünde hala unutulmayan gelenekler,

06 Kasım ’13

Kategori
Gelenekler
Dağyeni Köyünde hala unutulmayan gelenekler,

Köyümüzün doğudan görünen mazarası.


AydınGermencikDağyeni Köyü’nde yüzyıllardır süregelen gelenek ve görenekler hala hiç eksilmeden devam ediyor.

1962 yılında 13 yaşımda ayrıldığım köyümde hala eski adetlerin devam ettiğini şahit oluyorum. Köyüme döneli 3,5 yıl oldu. Yaşadıkça izliyor ve görüyorum değişmeden devam eden gelenekleri ve de gururunu yaşıyorum. 43 Yıl İzmir’de hayatım geçti. İzmir’in merkezi Konak’ da, 28 daireli apartmanda yaşadım. Apartman toplantıları dışında görüştüğüm 3 aileyi geçmedi. Diğerleriyle sadece kuru bir merhaba. Bırakın yardımlaşmayı bir kenara.

Daha önce yazılarımda belirtmiştim. Köyümüz 350 hane civarında. Köy uçtan uca birbiri ile akraba. Kız alıp vermelerden dolayı, akraba olmayan yok gibi. En önemlisi köye neredeyse 400 yıla yakın tarihinde yeni bir aile yabancı göç gelmemiş.

Bu köken birlikteliğinden olsa gerek ki, bu gelenek ve görenekler beklentisiz devam ettiriliyor. Son yazılarımdan birinde asker uğurlama merasiminden bahsetmiştim. Askere giden ailelere diğer köy halkı, öncelikle birinci derece akrabaları olmak üzere bir softa donatır yemek saatlerinde götürüyor. Nedeni oğlu askere giden evin annesi, üzüntüden eli kolu tutmuyor, morali de bozuk olması nedeniyle yemek yapmıyormuş. Bu nedenler yemekler, diğer ailelerden geliyor. Bu neredeyse bir hafta sürüyor. Bu arada tüm diğer aile fertleri, asker evine giderek,” Allah kavuştursun” dileklerinde bulunuyorlar.

Aynı adet evinden cenaze çıkan aileler için de geçerli. Evde dede, nine veya aile fertlerinden birini kaybeden aileye, cenazenin defninden itibaren sofra, sofra yemek yapılır, getirilir. Gelen yemekler en 5-6 çeşit olup, 5 kişiyi doyuracak şekildedir. Cenazen dönenlere o evde getirilen bu yemekler verilir. Bu adet de en az 7 gün devam eder. Ayrıca bu zaman zarfında tüm köy kadınları cenaze çıkan eve “Emir Allah’tan başınız sağ olsun” temennilerinde bulunulur.

İşte böyle benim köyüm yıllardır süregelen gelenek ve göreneklerine bağlı. Bu adetler nesiller boyu devam edeceğe benzer.

Allah hiç kimseye akrabasız ve dostsuz bırakmasın. Hayat paylaştıkça güzel ve yaşamanım bir anlamı var.

 

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

mail : ab.balcilar@hotmail.com