Etiket arşivi: Germencik

Meteorolojinin Yanılgısı Aydın’lı İncirci’lere Kırbaç Etkisi Yaptı!

Aydın İncirliova ve Germencik, bilhassa dağ köyleri en kaliteli kuru incir üreticisidir. Şu günler tam sezon ortası. Kuru incirler yağmur yağmaması, ıslanmaması lazımdır. Islanan incirin kalitesi bozulur. Bu nedenle çiftçinin gözü havada, kulağı meteoroloji’dedir.

Geçen hafta Meteoroloji haftalık hava tahminlerinde 28 Ağustos Salı günün Germencik ve havalesinde şiddetli sağanak yağış verdi. Bu tahmin Kuru İncir Üreticisine kırbaç etkisi yaptı. Hani ata binince bir kırbaç şaklatırsın, at dörtnala koşar ya… Aynen öyle. Herkes arı gibi gece-gündüz çalışarak yere dökülen kuru incirleri topladı. Hatta ağaç başında olgunlaşan Kuru İncirler de toplandı.

Dün beklenen o yağmur yağmadı. Çıkan poyraz yağmur bulutlarını dağıttı. Çiftçi derin bir nefes aldı, oh dedi. Bu gün de meteoroloji sağanak yağmur gösteriyor ama, poyraz var, yağmur yağacak gibi gözükmüyor. Genellikle bizim meteoroloji hava tahminlerinde yanılmaz ama, dün yanıldı. Çiftçi için iyi oldu, bir haftada toplayacağı inciri 2 günde topladı.


Aydın bilhassa Germencik dağlarında (Dağyeni, Selatin, Çamköy, Dampınar ve Habipler) yetiştirilen kuru incirler, oldukça kalitelidir.

Yere dökülen ve ağaçta düşürülen incirler sergilerde kurutulur.

Kuruyan incirler sergiden alınır, seçilir, kalitesine göre ayrılır. Birinci, Natrol, Çatlak ve Hurda olarak ayrılır.

Bu yıl kaliteli incir, toptan tüccar tarafından 15 – 20 Lira arasında alınıyor. Yemeklik kaliteli incir 30 – 35 TL civarında.

 

 

Aydın Lokumu diye tabir edilir kuru incirler. Kışın insana enerji veren çok güzel bir besindir. Hele ceviz ya da susam dövmesi ile yerseniz tadına doyum olmaz.

Netice itibariyle kuruyan incirler ıslanmadan toplanması lazım. Bu nedenle çiftçi incir mevsiminde yağmur istemez.

15-20 Gün yağmur yağmaz ise çifti tüm ürünü toplamış olacak.

Bol bereketli, Aydın yöresinde yağmursuz günler dilerim.

Saygılar ve sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter : abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: blog.milliyet.com.tr/cansever

Şahsi Blog: Abdurrahman Balcılar Blog Sayfası

 

*Şahsi Blog sayfamda ve Milliyet Blog’da yayınlanan blog yazıları büyük bir çalışmanın ürünü olup, izinsiz ya da kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Aksi halde kanuni işlem yapılır.

 

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı ‘Topuklu Efe’ lakaplı Özlem Çerçioğlu Dağyeni’de!

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı ‘Topuklu Efe’ lakaplı Özlem Çerçioğlu dün köyümüzü ziyaret etti. Büyük sevgi ile karşılandı, bilhassa köy kadınlarımız onu bağrına bastı.

12. ve 13. dönem Aydın milletvekili olarak TBMM’de CHP milletvekili olarak yer almış bir siyasetçimiz olan Özlem Çerçioğlu, 2009 Türkiye yerel seçimlerinde Aydın ili belediye başkanı seçilmiş, Aydın’ın ilk kadın belediye başkanıdır. Çerçioğlu, 2013 yerel seçimlerinde Aydın’ın ilk büyükşehir belediye başkanı olarak seçilmiştir.

Aydın Germencik Dağyeni Mahallesi olarak bilinen eski “Dağyeni Köyü” halkı başkanlarına yaptığı hizmetten dolayı, tüm köy halkı ile birlikte teşekkür yemeği verdiler. İlk defa köye gelen Çerçioğlu’na muhtar Hüseyin Efe kısa bir hoş geldin konuşması ile su altyapı çalışması için teşekkür etti ve altyapı kanalizasyon sorunun çözülmesini istedi.

Başkan Özlem Çerçioğlu da,  mahallenin sorunları ile tek tek ilgilendiklerini belirterek, “Davetiniz ve güzel karşılamanız için çok teşekkür ederim. Asıl kadınlara teşekkür ediyorum. Mahallenizin eksiği çoktu. Hemen seçimden sonra sorunlarınızı tek tek çözmeye başladık. Muhtarımızın isteklerini yerine getirmeye devam edeceğiz. Çeşmeden su akmadığı zamanlar vardı, burada asıl sorunu kadınlarımız çekti. Yıllardır bu sorunu yaşadınız. Fakat biz anında çözdük.

Büyükşehir Belediyesi olarak bütün sorunları tek tek çözüyoruz, çözmeye devam edecek, siz istiyecek biz yapacağız” Dedi.

İki büyük kazan keşkek hazırlanmıştı. Diğer yemekle birlikte halka ikram edildi. Çerçioğlu yemeğini kadınların arasında yemeyi tercih etti. Yemek sonrası belediye imamı tarafından dua edildi.

Belediye bayan Mehteran takımı gösteri yaptı. Yemek sonrası davul zurna eşliğinde zeybekler oynandı.

Muhtar Hüseyin Efe Aydın Zeybeğini Başkan ile birlikte oynadı.

Çerçioğlu, yaşlı genç tüm mahalle halkı ile ilgilendi. Tek tek fotoğraf çekilme isteklerini geri çevirmedi.

Ben de, hoşgeldin dedikten sonra, Milliyet Blog yazarı olduğumu belirtip, 3 yıl önce yazdığım Celal Bayar’ın 1919 yılında köyümüzde kalış öyküsü Blog yazılarım kopyasını bir dosya ile takdim ettim. (1), (2), (3). Bu bakımsız durumdaki evin restorasyon çalışmasının yapılıp, halkın ziyaretine açılmasını talep ettim. Söz vermedi ama, ilgileneceği sözünü aldım. Dosyayı, yardımcısına ilgilenmek üzere verdi.

Sayın Topuklu Efemiz, bu coşkulu ziyaretin ardından köyümüzden keyifle ayrıldı.

 

Saygılar ve sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: blog.milliyet.com.tr/cansever

Blog: Abdurrahman Balcılar Blog Sayfası

(1) :Kültür Mirasımızı korumalıyız / Dağyeni Köyü’nde Celal Bayar evi,

(2):Celal Bayar’ın kaleminden Haziran 1919’da Dağyeni Köyünde kalış öyküsü,

(3):Celal Bayar’ın Dağyeni Köyündeki Paşa Çeşmesi.

Not: Yemek öncesi ve sonrası görselleri Milliyet Galeri sayfasından izleyebilirsiniz.

 

 

Aydın Lokumu, kuru İncir!

Aydın, Germencik kuru incirleri ülkemizde isim yapmış sofralık yiyeceklerindendir.  Öyle ki Aydın Lokumu lakabıyla anılır. Besin değeri oldukça yüksek olan incir, ayrıca her derde devadır.

100_4642

B ve C vitaminleri ile kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum ve fosfor minerallerini içermektedir. Yüksek oranda lif bulunmaktadır. Sindirim sistemi faaliyetlerinin düzenli çalışmasını sağlar. Vücudu kuvvetlendirir ve soğuk algınlığına karşı korur. Antioksidan maddelerini içerir, bu nedenle vücuttan zararlı maddelerin atılmasını kolaylaştırır. Önemli besin değeri sayesinde hücre yenileme özelliği bulunmaktadır. Fakat incirin meyveler arasında en yüksek şeker oranına sahip olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle aşırı tüketim kilo artışına sebep olabilir.

Bir adet (10 gram) kuru incir 28 kaloriye denk gelmektedir.

Kuru incirin besin değerleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.

100 gr.        1 Adet

Karbonhidrat (g)………….  58,17          5,8

Protein (g)………………….     5,86          0,6

Yağ (g)………………………      2,26           0,2

Kolestrol (mg) ……………..    0                0

Sodyum (mg) ……………..      9.00         0,9

Potasyum (mg)………..   1082.00     108,2

Kalsiyum …………………. 244,00     24,0

Vitamin A  ………………..   32,00         3,2

Vitamin C …………………      9,89         1

Demir ……………………….     2,71          0,3

Görüldüğü gibi besin değeri oldukça iyi olan kuru incir iyi bir vitamin deposudur.

100_4638

100_4640

Aydın bölge sinde, bilhassa Germencik ova ve dağ köylerinde çiftçinin önemli gelir kaynaklarındandır. Çatlak kuru incirlerin ayrı bir alıcısı vardır.

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde 42 çeşit ürün yetiştirildiğini anlattığı Aydın, verimli toprakları ve ürün çeşitliliği dolayısıyla “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar” diye anılmaktadır. Bu sözü 1919 yılında Aydın’ı işgal ettiğinde Yunan komutan, kralı Venizelos’a  bir telgraf çeker; “Kralım öyle bir yer işgal ettim ki, dağlarından yağ, ovalarından bal akıyor” demiştir. Aydın Germencik Dağyeni Köy arazilerinin tamamı incir ve zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. Zeytin yağ, İncir bal anlamına gelir.

Önce dalında taze olarak yetişen taze incirler, dalında önce sarkar, buruk olur, sonra toplanır, sergilerde kurutulur.

100_4627   100_4624

100_4626   100_4631

100_4615   100_4636

Sergilerden alınan kuru incirler tek tek elde seçilir. Bu ön seçimde Sağlam olanlar iyi mal, Çatlak incirler ve hurda olanlar ayrılır. Alınan iyi incirler, boylama makinalarında elekten geçirilir. Bir kilo gelen 35-45 adetler, 50-60 adetler ve 61 adet üstü Natrol dediğimiz daha küçük adetler ayrılır.

Deniz seviyesinden tahmini 700-800 metre yüksekliklerde dağ yamaçlarındaki İncir ağaçlarından yetişen bu incirler, havası ve de doğası itibariyle ince kabuklu ve sarı renklidir. Kuru incirler hiç bir kimyevi maddeye tabi tutulmadan saklanır.

Yemeklik (sofralık) kuru incirler, ilk seçimde alınır. Bu incirler 35-45 adedi bir kilo gelen incirlerdir. Bandırma dediğimiz kaynar sıcak tuzlu suya sokulur ve gün boyu temiz ızkaralarda tekrar kurutmaya bırakılır. Kış yemeklik incirler küplere konularak saklanır. İçine isteğe göre dağ kekiği, defne yaprağı ya da kuru fesleğen dalı konur. Mis gibi  kokan bu incirler yemesi çok keyiflidir. İç ceviz ile yenebildiği gibi, çocukluğumun kış gecelerinin vazgeçilmezi susam dövmesine banarak yemek çok lezzetlidir.

Kendimiz için özel yemeklik olarak ürettiğimiz bu incirlerden İzmir, İstanbul ve Ankara’daki dostlarıma gönderiyorum.

Bu yıl kendi üretimimiz olan bu incirlerden isteyenlere ücreti karşılığı göndereceğim.

Afiyet olsun.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller tarafımdan çekilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

Köyümüzdeki 50 yıl önceki Bayram eğlenceleri!

04 Temmuz ’14

Kategori
Gelenekler
Köyümüzdeki 50 yıl önceki Bayram eğlenceleri!

Aydın-GermencikDağyeni Köyünde bundan 50 yıl önce, geride kalan Bayram eğlencelerinden bahsetmek istiyorum.

Yıl 1964, Bayramlarımızın tek eğlencesiydi Arap oyunu. Bir nevi Orta Oyunu tarzında bir eğlence diyebiliriz. Ben o zamanlar 14-15 yaşlarında Ortaokul öğrencisiydim. Bayramlarda köye gelir, bu oyunun oynanmasını çok da isterdim.

Bir televizyon kanalı CNN Türk‘ den Özge Ender aramış, Yeşil Doğa Programı Yapımcısı Güven İslamoğlu‘nun Gelenekler-Görenekler çerçevesinde eski Bayramlar ve Bayram eğlenceleri hakkında köyümüzde bir program yapmak istediklerini bildirmiş. Köy Muhtarı Hüseyin Efe de benden yardım istedi.

Mazide kalan bu Arap oyununu günümüzde canlandırabilir miyiz diye düşündüm. Köyün 90 yaşındaki ihtiyarları ile konuşup, bir araştırma yaptım. Kendi bilgilerim ve topladığım bilgiler ışığında anlatmak istiyorum.

Arap oyununun geçmişi hakkında sağlıklı bir bilgi almamakla beraber, çok eskiye dayandığını tahmin ediyorum. Konuştuğum yaşlıların çocukluklarında da oynandığını ifade ettiler. Yani, 1930-1964 yılları arasında oynanmış, mutlaka eski Osmanlı döneminde de oynandığını zannederim. Şimdi bu oyunu anlatmak istiyorum.

Arap oyunu 7 kişi ile oynanan bir oyundur. Çalgıcı ekibini de koyarsak 10 kişilik bir oyun. Bir Efe, oyuncuların başıdır. Kıyafeti başında fes, cepken ve ayağında çizme. Elinde uzunca bir hançer ya da büyük bir sopa bulunur. İki adet Arap, dize kadar eski siyah bir palto giyerler. Sırtına bir yastık konur, belinden eski enli palaska dediğimiz kemer bağlanır. Sırtına konan yastık Arap’ı kambur havası verir. Efe elindeki sopayı sırtına, bu yastığa vurur ki, acımasın. Başlarına keçi ya da koyun postundan Kululeta yapılır, sağdan soldan ip ile boğaz altına bağlanır. Gözüken el ve yüz siyah tencere karası ile boyanır. Sadece gözlerini görebilirsiniz. Genellikle bu rolü yapanlar zor tanınır. Elinde de neredeyse boyu kadar bir sopa bulunur.

Bu iki Arap’ın iki de gelini olur. Bu gelinlere kadın kıyafeti giydirilir. Topuğa kadar siyah etek, başlarına siyah başörtüsü takarlar, boyun altına bağlanır. Genelde makyaj yapmazlar.

Yaşlı bir dede ve karısı turp otçu nene vardır. Dede elinde bastonu ile topaldır. Karısı olan nene de yaşlı ve kamburu çıkmıştır.

Saz ekibi olarak, bir kabak kemane, bir dümbelek (darbuka) ve bazen de bir saz ilave edilerek üç kişilik bir müzik ekibi oluşturulur.

Arap oyunları genellikle bayramın, 1-2-3 günü akşamı oynanırdı. Akşam iftardan sonra giyinen Araplar, kapı kapı dolaşarak, para toplar, hem de o akşam oyunun olacağını haber vermiş olurlardı.

Köyde o yıllarda elektrik olmadığı için lüks lambası dediğimiz gazlı aydınlatma lambaları kullanılırdı. Sadece oyunun oynanacağı meydan aydınlatılırdı. Köy meydanında oynanan bu oyunların en meraklı seyircileri de köyün kadınları olurdu.

Oyun gelinlerin oynaması ile başlar, yöresel halkoyun havaları çalınırdı. Araplar beğendiği gelinlerden birinin kolundan tutar, yan sokak içine kaçırır. Efe başı sağa sorar, sola sorar, bulur getirir. Kaçıran Arap’ın sırtına üç-beş sopa atardı. Aralarında karşılıklı doğaçlama konuşmalar geçer, bu komik konuşmalar seyirciyi güldürürdü.

O arada Turp otçu dede-nine çıkar gelir, Arap’lar ve gelinlere sataşırlardı.

Bu oyun genellikle yarım saatten fazla sürer, belki de bir saat bilemiyorum. Araplar bazen seyirci arasına dalar, bilhassa kadın izleyenlerin çığlıkları ortalığı inletirdi.

İşte bizim mazide kalan, unutulmaya yüz tutan Arap Oyunları kısaca böyle cereyan ederdi. Artık 1970 yıllarda köye elektrik gelmesi ve televizyonun çıkmasıyla oynanmaz olmuştur.

Şayet söz konusu televizyon kanalı gelirse ekip kurulup, mazide kalmış bu geleneksel Arap Oyunu köy meydanında canlandırılmaya çalışılacaktır.

Hepimizin bunun gibi çocukluğunda kalan, yaşadığı yörede unutamadığı anıları ve o yörenin gelenekler-görenekleri vardır.

Sizlerinde hayatınızda hep unutmadığınız anılarınızın olması dileklerimle.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Arap oyunundan bir fotoğraf bulamadığım için, aynı tarz olan orta oyun görseli internetten konmuştur. Şayet canlandırma yapabilirsek fotoğraflarını paylaşacağım.

 

2014 Yılının ilk tertip askerleri dualarla uğurlandı.

04 Şubat ’14

Kategori
Gelenekler
2014 Yılının ilk tertip askerleri dualarla uğurlandı.

Köyümüzde bu sabah, 2014 yılının ilk tertip 5 gencimiz daha dualarla askere uğurlandı. Aydın,GermencikDağyeni Köyü‘nde asker uğurlama bir gelenek haline geldi. Başta askere gidecek gençlerin kadın-erkek yakınları olmak üzere bütün köylü, köy meydanından aşağı doğru yürüyerek, köy çıkışında toplanırlar. Köy imamı uğurlama duası yapar, daha sonra askere gidecek gençler sıralanır, tek tek tüm köylü ellerini öptürerek uğurlar olsun derler.

100_4347

Bu vedalaşma esnasında duygusal anlar yaşanır. Bilhassa asker anaları ağlayarak uğurlarlar evlatlarını askere. Uğurlama, gençlerin arabalara bindirilmesiyle kornalar ve alkışlar eşliğinde sona erer.

Askere gidecek gençlerin omuzlarında kırmızı bayrak renginde simli, pullu, işlemeli ipek yazmalar vardır. Üzerlerinde ay-yıldız ve gencin adı simle işlemeli olarak yazılıdır. Bazen değişik enteresan yazılar da görülür. Mesela bir gencin arkasında sim işleme şöyle yazıyordu.

ÖLÜRSEM

VATAN İÇİN

DÖNERSEM

SENİN İÇİN

VELİ

Bu gençlerin arasında bazıları evli, bazları da nişanlı olabiliyor. Evli ve nişanlıların ayrılığı daha da zor olsa gerek.

Askere gidecek gençler, bir ay önceden bu yemenileri sırtlarına takarlar, her gün öğle ve akşam yemekleri bir köy evinde veda yemeği olarak verilir. Yemek verenler, öncelikle gençlerin akrabalarıdır. Tüm köy zaten birbirlerine iç içe akrabadır.

Gitmeden önceki son cumartesi akşamı köy düğün salonunda asker veda gecesi yapılır. Çalgılı gecede askere gidecek bütün gençler ve başta yakınları olmak üzere tüm köylü kadın-erkek bir arada doyasıya eğlenirler. Danslar edilir, zeybekler oynanır, horonlar tepilir. Bu eğlence gecenin geç saatlerine kadar devam eder.

Bugün de Asker uğurlama yapıldı. Gençler içleri buruk da olsa, vatana hizmet etmenin onuru ve gururu içinde gülerek gittiler.

Bizim köyde bir adet vardır, askerlik yapmayana kız vermezler.

Selametle gidin, hepinize şimdiden hayırlı teskereler.

Saygılar, sevgiler.

 

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Face : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Kahvaltılarımızın vazgeçilmezi zeytin.

08 Ocak ’14

Kategori
Kahvaltı

 

Kahvaltılarımızın vazgeçilmezi zeytin.

Ege illerimizden Aydın‘ın önemli tarım ürünlerinden biri, zeytin ve zeytin yağıdır. Aydın dağlık bölgelerinde doğal olarak yetişen delice dediğimiz zeytinlerinin aşılanmak suretiyle “memecik” cinsi denilen zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. Bu zeytinler yağlık zeytinlerdir. Toplanıp, sıkılan zeytinlerden enfes zeytin yağı elde edilir. Kahvaltılarda yenilen sofralık dediğimiz zeytinleri bölge halkı genelde kendi ihtiyaçları kadar yaparlar.

Ben sizleri Aydın, GermencikDağyeni Köyünde yapılagelen kahvaltılık zeytinlerin yapılışını anlatmak istiyorum.

Üç tip kahvaltılık zeytin yapılır.

1.Çekişte denilen kırma zeytin.

2.Dilme zeytin.

3.Hurma zeytin.

Çekişte Zeytin: Genellikle sezonun başı olan Ekim-Kasım ayı başlarında yapılır. Henüz zeytinlere su yürümeden sert ve diri zeytinler dalından toplanır. Havan eli ile yada temiz bir taşla kırılır. Bu işlemi parçalamadan, hafifçe vurarak, sadece zeytini çatlatma şeklinde olmalıdır. Bu zeytinler bir kavanoza konur, su ilave edilir, takriben 7 gün bekletilir. Sonra acı suyu süzülür, tekrar su ilavesiyle yeterince tuz ilave edilir. Takriben 1 kg. zeytine 1-2 yemek kaşığı tuz koymak gerekir. Ayrıca, 2-3 kesme şeker ve sert ve diri kalması için limon tuzu da koyabilirsiniz. Bir hafta sonra yemeğe hazırdır. Her sabah yiyeceğiniz kadar kavanozdan çıkartınız, yoksa bekleyen zeytin kararır. Yeşil yemenin zevki başkadır. Şayet tuzu fazla kaçırdıysanız, çıkartmış olduğunuz zeytinleri ılık suda 1-2 saat bekletin, tuzunun hafiflediğini hissedeceksiniz.

Dilme Zeytin: Seçilmiş iri zeytinler bıçak ile en az üç yerinden çizilir. Ya da bazıları yemek çatalı ile delerler. Daha sonra suya konur, 3 gün ara ile suyu değiştirilir, sarı su berraklaştıktan sonra, tekrar temiz suya, tuz, limon tuzu ilavesiyle bekletilir. Aşağı yukarı çekişte zeytin ile yapışış aynıdır. Zeytin yeneceği zaman kavanozdan çıkartılmalıdır. Yoksa kararır. İsterseniz suyunu süzer, bir cam kavanozu koyarsınız. Yeşil kalması için üzerine tamamen örtecek kadar zeytin yağı ilave etmelisiniz. Üzerine bir limonu dilimleyerek koyabilirsiniz. Kapağını hava almayacak şekilde sıkıca kapatmalısınız.

Hurma Zeytin: Yapacağınız kadar seçilmiş kara zeytinleri (5-10 kg. olabilir) bir kendir çuval veya suyunu süzebilen torbaya koyarsınız. Bu torbayı geniş bir leğen içine koyar, üstüne bir ağırlık koymalısınız. 7-8 gün sonra çıkartıp, ılık suda yıkar, tekrar torbanın içine yeterince tuz ilavesiyle bastırırsınız. Bir hafta sonra tadını kontrol edersiniz. Acılığı gitti ise yemeğe hazırdır. Bu zeytinler, bir güğüm yada cam kavanoza koyar, üstüne zeytin yağı ilave ederseniz, uzun süre saklamış olursunuz.

Geçmiş yıllarda kuyularda hurma zeytin yapılırdı. Artık şu yıllarda yapılmıyor. 8-10 tonluk beton kuyu içerisine zeytinler yapraklarından temizlenip, kuyuya dökülür. En son üzerine iri kaya tuzu ile tamamen kaplayacak şekilde örtülür. Üste naylon ile ve ağırlık bastırılarak kendi halinde bırakılır. Kendi kızıl suyu ile “Hurma Zeytin” olur. 6 ay sonra tüccara tüm kuyu zeytini satılır. Artık bu uygulama günümüzde yapılmıyor. Daha önce da söylediğim gibi tane zeytinler,  yağ sıktırılıyor.

Köyümüzde incirden sonra zeytin yağı köylünün en önemli gelir kaynaklarıdır.

Sofralık (Kahvaltılık) Zeytinleri köylü sadece kendi ihtiyacı kadar yapar.

Afiyet Olsun.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Köyümüzde Muharrem ayı aşure yapımı,

23 Kasım ’13

Kategori
Gelenekler

 

Köyümüzde Muharrem ayı aşure yapımı,

Malumunuz Muharrem ayı aşure ayıdır. Aydın,GermencikDağyeni köyünde de, aşuresi yapımı geleneği sürdürülmektedir.

Köyde her aile mutlaka aşure yapar. Yapmayan yok denecek kadar azdır.

Önce malzemeleri sıralayalım, sonra yapımı anlatayım.

5 kğ. Aşurelik buğday, (Tatlı aşure için 3 kğ.buğday)

5 kğ.      Toz şeker,

0,5 kğ.    İç ceviz,

0,250 kğ. Susam

Yarım çay bardağı gül suyu

Karar dövülmüş karanfil.

15-20 litrelik küçük kazan su konur. Buğdaylar ilave edilir. Bizim buralarda odun ateşinde yapıldığından bir saat kaynatılır. Sonra tahta kepçe ile dövülür. Merhem kıvamına gelince kadar bu işlem devam eder. Yarım çay bardağından az zeytinyağı ve 2-3 çay kaşığı tuz ilave ederler. Ak aşır hazırdır. Tatlı aşure yapılmadan (şeker konmadan) önceki şekline ak aşır denir. Hazırlanan bu ak aşır konu komşu ve çağrılan akrabalarla birkaç sofra halinde yenir. Tabaklarda yapılan servise çiğ zeytinyağı ve tuz konulup, ekmek veya yufka ile sıcak olarak kaşık, kaşık yerler.

Daha sonra kalan ak aşıra, 2 kğ. Yenmiştir. 3 kğ.lık  kısma 5 kğ. toz şeker konur. Sonra, susam, badem, ceviz, dövülmüş karanfil ve gül suyu koyulur. Karıştırılarak biraz daha kaynatılır. Tadına bakılarak, gerekirse toz şeker ilave edilir. Artık tatlı aşuremiz hazırdır. Dağıtılacak tabaklara sıcak olarak dökülür. Tabaklar en az 4-5 kişilik olarak ayarlanır.  Önce etraf komşularından başlayarak, köy içindeki bütün akrabalarını dağıtılır.

Aşurelere bazı yerlerde, kuru kayısı, kuru armut, kuru incir, çekirdeksiz kuru üzüm, haşlanmış kuru fasulye ve nohut ilave edilebilir. Tek kişilik çorba kâselerine konduğunda üzerlerine tatlı nar taneleri konabilir.

Afiyet olsun, Allah kabul etsin.

 

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Dağyeni Köyünde hala unutulmayan gelenekler,

06 Kasım ’13

Kategori
Gelenekler
Dağyeni Köyünde hala unutulmayan gelenekler,

Köyümüzün doğudan görünen mazarası.


AydınGermencikDağyeni Köyü’nde yüzyıllardır süregelen gelenek ve görenekler hala hiç eksilmeden devam ediyor.

1962 yılında 13 yaşımda ayrıldığım köyümde hala eski adetlerin devam ettiğini şahit oluyorum. Köyüme döneli 3,5 yıl oldu. Yaşadıkça izliyor ve görüyorum değişmeden devam eden gelenekleri ve de gururunu yaşıyorum. 43 Yıl İzmir’de hayatım geçti. İzmir’in merkezi Konak’ da, 28 daireli apartmanda yaşadım. Apartman toplantıları dışında görüştüğüm 3 aileyi geçmedi. Diğerleriyle sadece kuru bir merhaba. Bırakın yardımlaşmayı bir kenara.

Daha önce yazılarımda belirtmiştim. Köyümüz 350 hane civarında. Köy uçtan uca birbiri ile akraba. Kız alıp vermelerden dolayı, akraba olmayan yok gibi. En önemlisi köye neredeyse 400 yıla yakın tarihinde yeni bir aile yabancı göç gelmemiş.

Bu köken birlikteliğinden olsa gerek ki, bu gelenek ve görenekler beklentisiz devam ettiriliyor. Son yazılarımdan birinde asker uğurlama merasiminden bahsetmiştim. Askere giden ailelere diğer köy halkı, öncelikle birinci derece akrabaları olmak üzere bir softa donatır yemek saatlerinde götürüyor. Nedeni oğlu askere giden evin annesi, üzüntüden eli kolu tutmuyor, morali de bozuk olması nedeniyle yemek yapmıyormuş. Bu nedenler yemekler, diğer ailelerden geliyor. Bu neredeyse bir hafta sürüyor. Bu arada tüm diğer aile fertleri, asker evine giderek,” Allah kavuştursun” dileklerinde bulunuyorlar.

Aynı adet evinden cenaze çıkan aileler için de geçerli. Evde dede, nine veya aile fertlerinden birini kaybeden aileye, cenazenin defninden itibaren sofra, sofra yemek yapılır, getirilir. Gelen yemekler en 5-6 çeşit olup, 5 kişiyi doyuracak şekildedir. Cenazen dönenlere o evde getirilen bu yemekler verilir. Bu adet de en az 7 gün devam eder. Ayrıca bu zaman zarfında tüm köy kadınları cenaze çıkan eve “Emir Allah’tan başınız sağ olsun” temennilerinde bulunulur.

İşte böyle benim köyüm yıllardır süregelen gelenek ve göreneklerine bağlı. Bu adetler nesiller boyu devam edeceğe benzer.

Allah hiç kimseye akrabasız ve dostsuz bırakmasın. Hayat paylaştıkça güzel ve yaşamanım bir anlamı var.

 

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

mail : ab.balcilar@hotmail.com

Dağyeni Köyünde asker uğurlama gecesi,

03 Kasım ’13

Kategori
Gelenekler
Dağyeni Köyünde asker uğurlama gecesi

Serhat Bozbey, Onur Kaya, Sergen Kaya, Şenol Avcu ve Hasan Bircan.


Her yıl asker alma döneminde aynı tertipler aynı zamanda askere alınırlar. Askerlik şubelerinden sülüslerini alan askerler, 15 gün önceden kendilerini askerlik ruhuna hazırlarlar. Bilhassa asker ailelerinin yakınları her öğünde gençleri, veda yemeğini alırlar. Bu yemeklere tüm grup beraber gider. Yemekler geleneksel köy yemekleridir, pilav üstü tavuk kızartma, patlıcan-biber kızartma, sarma, tatlı olarak zerde ya da sütlaç verilir. Köyde aynı tertip olanlar her yıl farklılık gösterir. Eskiden 10-15 kişiler civarındaydı. Köy nüfusunun azalması ya da Üniversite eğitimine gidenler nedeniyle bu sayı azalmaktadır.

AydınGermencikDağyeni Köyü’nde, bu yıl askere gidecek genç 5 kişidir. Köyden ailelerinden ayrılmadan son hafta sonu asker eğlence gecesi yaparlar. Aynen düğünlerde olduğu gibi çalgılı bir balo gecesi olur. Gelin damat yerine, sahnede askere gidecek gençler olur. Amaç eğlence ve moral gecesidir. Nişanlı olanlar, nişanlısı ile dans eder. Burada her türlü oyun çeşidi vardır. Dans, zeybek, horon, çiftetelli, mastika ve akla gelen her türlü oyunlar. Sahneye çıkan gencin omuzuna oyalı yazma, yemeni yada çember asılır. Bu toplanan yazmaları her genç kendi alır. Ayrıca oyuncuya dolar atmak adettir. Verilen bu paralar çalgıcıya gider. Eğlence gecesi geç saatlere kadar sürer gider.

Asker uğurluma günü sabahı köy çıkışındaki meydanda bütün askerler ve köylüler toplanır. Asker uğurlamamerasimine, yakınları anne, baba, kardeşleri, akrabaları ve kısacası tüm köy halkı gelir. Önce köy imamı kuran okur, arkasından uğurlama duası okunur. Daha sonra askere gidecek tüm gençler sıralanır. Tüm köy halkı tek tek elerini sıkar ve öpüşerek veda ederler. Bu esnada duygusal anlar yaşanır. Bilhassa oğlan anneleri oğullarını sarılır ve bırakmaz istemezler. Ağladıkça, gözyaşları sel olur. Vedalaşma bittikten sonra, askerler araçlarına bindirilir, kornalar çalarak köyden ayrılırlar.

Dün gece askere gidecek 5 genç veda gecelerini yaptılar. Hasan BircanSerhat BozbeySergen Kaya,Onur Kaya ve Şenol Avcu doyasıya eğlendiler, Askerlik öncesi moral depoladılar. Salı günü de uğurlama töreniyle Vatani görevlerini yapmak üzere uğurlanacaklar. Burada el öpüp vedalaşan askerlere haçlık olarak para vermek adettendir.

İşte Dağyeni Köyünde asker uğurlama gelenekleri böyledir. Ha bizde bir adet daha vardır, askerlik yapmayana kız vermezler.

Ben de gençlerimize; “Güle güle gidin, şimdiden hayırlı tezkereler. Bu Vatan siz gençlerden hizmet bekliyor.” Diyorum.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Köy Gençlerine Bayram armağanı, Suni Çim Futbol sahası.

19 Ekim ’13

Kategori
Spor Eğitimi
Köy Gençlerine Bayram armağanı, Suni Çim Futbol sahası.

Aydın, Germencik, Dağyeni Köyü gençleri mini futbol sahasına kavuştu. Köy muhtarı Ali Afacan’ın girişimleri ile plan-projeye uygun olarak, köy ilkokulu bahçesine, modern bir mini futbol sahası yaptırdı. Futbol sahası suni çim ile kaplı, etrafı tel örgülü. 20 x 40 metre ebatlarında olup, 800 m2.dir. Köy Gençlerine Muhtarlığın bir bayram armağanı oldu.  Bayram boyunca civar köy gençlerinden oluşan takımlar ile karşılıklı futbol maçları organize edildi.

Dağyeni köy takımı, civar köylerden Selatin köy takımı ile aralarında yaptıkları maçta 8-4 yendi. Önümüzdeki günlerde diğer köy takımları ile karşılıklı maçlar yapılacak.

Bu tür sosyal tesislerin yapılmasını öncülük yapan Dağyeni Köy Muhtarlığı yaptığı bu işle ne kadar öğünse azdır. Önümüzdeki günlerde ışıklandırması ve duşlar da yapılacakmış.

Köy Gençlerini, Kahve köşelerinden çıkartıp, boş zamanlarında bu tür sporlara yönlendirmek çok olumlu bir davranış. Muhtar Ali Afacan ve beraber çalıştıkları İhtiyar Heyeti üyelerine (Hüsamettin Balcılar, Nafiz Bircan, Nafiz Çalışğan, İbrahim Kaya) ayrı ayrı, Köy Gençleri ve Çocukları adına teşekkür ederim.

İki sloganla sözlerime son veriyorum.

Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur. Spor vücudun diyaliz makinasıdır.

Saygılar, Sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/Cansever