Sevmiştim seni,

18 Kasım ’13

Kategori
Şiir
Sevmiştim seni

Önce saçlarını okşardım,

Sonra tenini, koklardım.

Her yerini öpücüğe boğardım.

Özledim seni, hasretine dayanamadım

Sevmiştim seni Nuray’ım.

*

Sen candın, canandın

Benim tutkulu sevdamdın.

Gözlerine bakmaya doyamadım.

Özledim seni, yokluğuna alışamadım

Sevmiştim seni Nuray’ım.

*

Sen aşktın, aşkımdın

Kara sevdamdın

Kaybettim seni ebediyen

Özledim seni, her yerde aradım

Ağladım, gözyaşlarımda boğuldum.

Sevmiştim seni Nuray’ım.

*

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

 

Fatih Harbiye / Kadir Doğulu rüzgarıyla iyi gidiyor!

18 Kasım ’13

Kategori
TV Programları
Fatih Harbiye / Kadir Doğulu rüzgarıyla iyi gidiyor!

FOX TV.in  aşk ve drama dizisi Fatih Harbiye geçtiğimiz akşam 11.bölümüyle geldi ekranlarımıza. Dizi çok tuttu ve sevildi. Bu kadar sevilmesinde şüphesiz Peyami Safa’nın bilhassa Fatih semti aile ve mahalle kültürünü aktarmadaki başarısıdır.

Bunun yanında dizinin başrol oyuncusu Kadir Doğulu çok sevilmesi ve de beğenilmesi, yakışıklı oyuncunun asil duruşu, fit giyimi ile dikkatleri çekiyor. Geçtiğimiz günlerde Twitter’da, “Cumartesi FOX’tayız” hashtag’ı ile çok kısa sürede TT olan röportajda Kadir Doğulu hayranları tam 5.553 soru sorularak rekor kırmışlar. En çok sorulan soru dizide Neriman ile aralarında ne gibi gelişmelerin yaşanacağı olmuş. Kadir Doğulu’ un en nefret ettiği şeyin yalan ve küfür, en sevdiği yemeğin tantuni ve en sevdiği aktörün Sean Penn olduğu gibi cevaplar alınmış.

Bu beğeni reytinglere de yansıyor. AB’de bir önceki hafta olduğu gibi, Yetenek Sizsiniz yarışma programı ve özetinin ardından 3.cü sırada yer aldı. Yani Cumartesi dizilerinde ilk sırada sayılır. Total’de de 5. Olmuş.

Şimdi gelelim 11.ci bölümde geçen olaylara.

Önceki bölümde bir masa etrafında oturan Macit, Şinasi ve Neriman kısa bir sessizlikten sonra, Neriman sorar “Şinasi senin ne işin var burada?”. Macit “İzinsiz masama oturulmasından pek hoşlanmam, ikincisi bunu alışsan iyi olur, Neriman ile beni bir arada görmeyi, üçüncüsü bi daha karşıma çıkarsan bu kadar kibar davranmam.”  Şinasi dayanamaz Macit’in üstüne yürür, itişmeler falan. Neriman git buradan, rezil ettin beni” der.  Macit Şinasi’ye “Bu hikayede sana artık yer yok” der. Şinasi çeker gider.

Macit, şu an ikimiz de gerginiz başka zaman konuşalım. Neriman başka zaman, başka yer ve buluşma yok der, ve bu lafın üstüne Macit gider.

Şirkette Pelin, Onur ile Macit’i kıskandırma işi pek işe yaramamıştır. Onur bu oyunu Pınar istediğini söyler, Macit’ten özür diler. Pelin’in üstüne gitmemesini söyler.  Macit oyun oynayan, o oyunun sonuçlarını katlanır diye cevap verir. Kerim Bey, şirket hisseleri için mutlaka Pelin-Macit evliliğinin olmasını istemektedir.

Aslı’nın annesi Zehra Hanım içini Gülfer Hanıma döker, uzunca dertleşirler. Zehra Hanımın büyük kızı Nezahat’ın yaşadıkları, evde kalmış kızların yaşadığı bunalımlara iyi bir örnektir. Diğer taraftan Aslı kaynana baskısının dik alasını yaşamaktadır.

Neriman Fahriye Macit ile konuşmayı anlatır. O bana aşık olduğunu sanıyor. Fahriye de Sen de ona aşık olmadığını sanıyorsun der.

Mahallenin bıçkın delikanlısı Cihan, Şahika’ya hayrandır. Onun külhanbeyi hareketleri ve konuşmaları izleyici güldürmektedir.  Şinasi’nin ablası Nezahat onun için saç baş yaptırsa da iğlisini çekemez.

Şinasi o günden sonra hayata küser, okuluna gitmez, ortalıktan kaybolur. Cihan onu bulur eve getirir. Şinasi Neriman’a konuşmak için gider. Çıkıp konuşurlar. Şinasi içindekileri, düşündüklerini apaçık Neriman’a anlatır. Neriman sessizce dinler. Tam giderken, “Ben Macit ile birlikte değilim” der.

Macit işlerine yoğunlaşır. Bir akşam Onur, Pelin ve Duygu yemektedirler. Pelin Macit’e Neriman’ı sorar. Macit “Pelin o konu kapandı” der ve çeker gider.

Faiz Bey, Şahika’nın işyeri kartını ister.  Annesi Gülter, kartı Aracaoğlu Tekstilde çalıştığını görünce şok olur. Faiz Beye göstermezler. Neriman Macit’i arar telefonu Macit açmaz. Bu arada Özlem’in babası Nihat Bey, Şinasi’yi aramaya gelir. Şahika Nihat Beyi görünce kaçar. Göreceğiz bu işin içinde neler var. Nihat Bey Şahika’nın eski belalısı her halde.

Nihat Bey, Özlemin eğitim için Viyana’ya gittiğini söyler. Bestesine 15 bin teklif eder. Cihan Menajeriyim der ve 20 bine satar. Üç beste daha geliyor der. Bu işe çok sevinirler.

İnci Hanım Neriman’ın çalışmaları çok beğenir. Ve burs vereceği kişi olarak Neriman’ı seçer. Onu atölyesine çağırır. Neriman, Şahika’nın en şık elbiselerinden birini giyer, süslenir ve evden çıkar. Yolda Şinasi’yi rastlar. Her ikisi güzel haberlerini birbirlerine verirler. Neriman’a atölyeye Şinasi götürmeyi teklif eder ve beraber taksiye binerler.

Macit öğle yemeği için annesi İnci Hanımın atölyesine gelir. İnci Hanım burs vereceği Neriman’ı beklemektedir. Annesi Neriman’ı sorar, Macit Neriman’la görüşmüyoruz cevabını verir.  Neriman atölyeye çıkar. Şinasi kapıda beklemede kalır. Neriman’ın çalışma dosyası Şinasi’de kalır. Arkasından koşar. Neriman “Kimse yok mu” deyince, Macit oradan “Ben varım” diye cevap verir, göz göze gelirler.  Neriman, “Avucundan yüreğime bıraktığın sıcaklığın hatırına çek git” diye mırıldanır. Bölüm burada sona erer.

Bu güzel dizinin çok sevilmesinde, Kadir Doğulu rüzgarın etkisi mutlaka vardır amma, genelinde, diğer oyuncuların, konu anlatımı ve sunumun izleyici beğenisinde etkisi büyük olmuştur diyebilirim.

Yapımcısı Koliba Film, Yönetmen Sadullah Celen ve de tüm ekibin ellerine sağlık diyorum.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Medcezir 9.Bölüm / Yaman & Mira masum ama ateşli öpüşme ile aşk başladı!

16 Kasım ’13

Kategori
TV Programları
Medcezir 9.Bölüm / Yaman & Mira masum ama ateşli öpüşme ile aşk başladı!

Yaman & Mira Lunaparkta. Meccezir Twitter sayfasından alıntı.


Star TV.in bağımlılık yaratan dizisi Medcezir’ in 9.bölümü, Çağatay Ulusoy ve Serenay Sarıkaya ile izleyicisini mest etti. Hele Lunapark’ta dönme dolapta Yaman, yükseklik korkusundan kaskatı olmuştu. Mira’nın ateşli öpücüklerini, Yaman mahcup öpücüklerle cevap verdi. Bu Mira’nın daha önceki bölümlerde rüyasında gördüğü öpüşmelerini saymazsak ilkti. Bu öpüşme sahnesi Sosyal medyayı resmen karıştırdı.

Evet, geçen haftaki yazımda belirtiştim. Medcezir hakikaten herkeste bağımlılık yaratmış durumda. Çevremdeki gençlerden seyretmeyen yok gibi. Bu hafta reytinglere bakıyorum gene AB’de açık ara birinci. Total’de de Karagül’ün ardından az farkla ikinci olmuş. Önceki haftalarda, 8 bölümde AB’de 6 birincilik, 2 ikincilik. Total’de ise 2 birincilik, 6 ikincilik almıştı. Artık Cuma gecelerinin tartışılmaz fenomen dizisi oldu Medcezir.

Orkun geçen haftaki olaydan bir hafta sonra, Sude Hanıma spor salonunda yakalar. Mira’nın kendisinden kaçtığı ve konuşamadığı için şikayet der. Sude Hanım da “Sen zoru başardın, her hatanı daha büyük bir hatayla unutturdun, artık kızımı üzmeni izin vermeyeceğim” der. Orkun mosmor çıkar gider.

Geçen hafta, Orkun’un seks CD rezaletini gören Mira, Orkun defterini kapatır. Artık kuşlar gibi özgürdür ve Yaman’ın üstüne doğru gider onu çözmeye çalışır. O lafı sahil gezmesinde ağzından alır. Yaman, “Ben sevmekten önce terk edilmeyi öğrendim”  der.

Orkun, Faruk Beyin bürosunu gider, Miranın babası Faruk Bey, “Bu ilişki yürümez” nasihat alır, yüzüstü ayrılır.

Giray, sebep olduğu olay yüzünden tamirhaneden ustası tekme tokat işten atar. Yaman’a telefon ederek, mahkemede lehine şahitliğini ister, Yaman kabul etmez. Çok sinirlenir. Sinirli haller yakışıyor Yaman’a.

Av. Selim, Yaman meselesi yüzünden kayınpederi, Asım Şekip Kaya’a karşı kendisine getirilen arazi davasını kabul eder. Bu davanın gazetelere düşmesi karısı Ender Serez ile aralarında gerginlik yaratır. İlk defa evde sesleri yükselir ve kavga ederler. Mert bu duruma ilk defa oluyor diye şaşırır.

Ender Hanım, babası Asım Şekip ile bu arazi işi için Ankara’ya toplantıya gider. Bu toplantıda, Faruk Beyin de olması ve bunu öğrenen Selim Beyi çok kızdırır. O gece ayrı kalırlar. Karısını çok seven Selim ilk defa Faruk’tan çok kıskanır.

Yaman artık evin ikinci oğludur. Telefon konuşmasında “Oğullarım ile bu akşam yemeğe gideceğim” demesi Yaman’ı çok duygulandır, gözleri yaşarır. O akşam Yaman, Mert ve Selim Bey ocak başına yemeğe giderler. Yiyip, içip kafa dağıtırlar. Mert arabesk türküler söyleyip sarhoş olur. Ayıltmak için de, baş aşağı havuza sokmaları çok gülünçtü.

Herkes yattıktan sonra, Mira ile Yaman sahile yürüyüşe çıkarlar. Bir mekandaki düğünde horon tepenleri görün Mira, Yaman’ı zorla düğüne sokar. Horon teperler. İkisinin yüzlerindeki mutluluk görülmeğe değerdi. Çalan “Ankara’nın Bağları” türküsü eşliğinde oynarlar. Her ikisi de çok tatlı ve şekerdi. Arkasından “Ah bu ben” şarkısı eşliğinde sarmaş dolaş dans ederler.

Mert’in (Taner Ölmez) güzel esprileri ve hareketleri herkesi kırıp geçiriyor. Yaman’ın kahvaltıda yumurtalı ekmeğini çok beğenmesi ve Yaman’a “Ayyy annem” diye sarılması harikaydı.

Artık şüphe götürmez, bu bölümde gördüm ki, Çağatay – Serenay uyumu olağanüstü dedim.

Bir internet Sitesinin düzenlediği yarışmaya göre (Oylama henüz bitmedi) Çağatay-Serenay “Yılın Dizi Çifti” oylamasında açık ara öndeler. Medcezir’ de “Yılın Dizisi”, “Yılın Kadın Oyuncusu” da Serenay Sarıkaya, “Yılın Erkek Oyuncu” dalında Çağatay Ulusoy açık ara öndeler. Velhasıl 4 dalda bütün ödülleri silip süpürecekler gibi.

Diziye bu hafta “Tan” karakteriyle Mira’nın piyano hocası olarak (Saim Karakale) dahil oldu. Ama gel gör ki, Mira Orkun’dan kurtuldu. Daha da tehlikeli olabilecek bir psikopat geldi. Evinde Mira’nın yapboz resimlerini yaptığını bakarsak, Mira’nın tutkulu bir aşığı gibi gözüküyor. Ayrıca, Mira ile konuşmak isteyen, rahatsız eden Orkun’a, sustalı bıçak göstermesi de oldukça tehlikeli biri olduğunu gösteriyor.

Eylül de Tan’ı çok beğendi. Arkadaşlık kurmak ister. Tan‘ın sevgilim var demesi (Tahminim, Mira’yı kastediyor) ile bu iş olmadı. Mert, Eylül konusunda Yaman’dan yardım ister. Bu işi bir kız çözer demesiyle, Tuğçe’ den yardım alır. Biraz kıskandırma işi, Eylül’ü ona yaklaştırır.

Hale, hap içer ve intihara kalkışır. Merdivenlerden düşer. Mira’nın Orkun’a söylemesiyle öğren Orkun, bir demet çiçekle gitmek zorunda kalır. Esas sevgilisinin Hale olduğunu anladı nihayet.

Bu bölümde Yaman üniversiteye başladı. Mira, Mert, Eylül ve Yaman ilk gün birlikteydiler. Mert ile sosyal faaliyetlerden birini seçerler.  Yaman kulüplerden Klasik Gitar Kulübünü seçer.  Önümüzdeki bölümlerde Yaman’ın gitar sololarını dinleyeceğiz demektir. Okul sonrası akşam bir şeyler yapmak için kararlaştırırlar. Programı Yaman yapar. Lunaparka giderler. Mira ile Yaman balon patlatma atışı yaparlar. Tan devamlı Mira’ya mesaj atar, rahatsız eder. Mira dönme dolaba binmeyi teklif eder. Yaman yüksekten korkuyorum dese de Mira’yı kıramaz binerler. Dolap bozulur, yukarıda kalırlar. Yaman’ ın yüzü bembeyaz olur. Mira’ya çok güzel sözler söyler. Yaman, “Uzaktan o kadar güzelsin ki, yakından bakınca kör olmaktan korkuyorum” der. Dayanamazlar öpüşmeye başlarlar, Bu öpüşme önce masum, sonra ateşli bir hal alır. Öyle ki, Yaman korkusunu yener, “Devam et abi “ der ve dolap dönmeye onlar öpüşmeye devam ederler. Ve bu güzel bölüm burada sona erer.

Tan Lunaparkın parmaklıkları arkasından onları seyreder. İleriki bölümlerde, başlarına bela olacak gibi duruyor.

Dizi bitiminde dikkatimi çekti. Senarist olarak sadece Ece Yörenç yazdı. Melek Gençoğlu’ un adını göremedim. Acaba Melek Gençoğlu ayrıldı mı? Bunu yakında öğreniriz. Ayrıcı Altın Kelebek yarışmasında Yılın en iyi senaryo yazarı olarak Ece Yörenç ödül aldı.

Lafın kısası, bu dizi daha önce defalarca söylediğim gibi artık herkes de bağımlılık yarattı ve yaratmaya da devam ediyor. Oyuncuları hepside kusursuz. Barış Falay ve Çağatay Ulusoy’ un oyun gücü tartışılmaz. Serenay’ın da öyle.

Artık şüphe götürmez, bu bölümde gördüm ki, Çağatay – Serenay uyumları olağanüstü dedim.

Bu diziyi anlatmakla olmaz, seyretmek lazım diyorum, başkaca bir şey söyleyemiyorum. Tek kelime ile. “Harika”.

İyi seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/Cansever

Acun Ilıcalı Tv8.i satın almış, şimdi ne olacak?

13 Kasım ’13

Kategori
Güncel
Acun Ilıcalı Tv8.i satın almış, şimdi ne olacak?

Acun Ilıcalı, Twitter’dan duyurduğu habere göre, “Tv8 konusunda Sayın Mehmet Nazif Günal ile anlaştık. Satın alma süreci başladı” diye twit attı. Sahibi Günal Tv8 kanalının tüm borç ve alacaklarını temizleyip, bütün personelin tazminatlarını ödeyerek Acun Ilıcalı’ ya teslim edecekmiş.

Şimdi ne olacak? Tv muhabirliğinden, program yapımcısı ve sunuculuğundan TV kanal patronluğuna geldi. Bravo Acun diyorum. Bu sana yakıştı. Artık Tv8 de diğer büyük ulusal kanallar arasında yerini alacak ve kulvarda ben de varım, iddialıyım diyecek.

Star TV.de program yapan Ilıcalı’ nın Star TV ile anlaşması ne zaman kadar bilmiyoruz amma, kısa zaman sonra kendi programlarını, kendi kanalı TV8 için yapacaktır. Bu Star TV. için pek iyi olmadı. Yarışma programlarının bir numaralı yapımcısı Acun’u kaybedecek. Bu Star TV.in kan kaybetmesi demek olacak. Önümüzdeki aylar TV kanalları arasında kıran kırana bir yarış başlayacak demektir. Bu bilhassa yarışma programları dalında olacak. Star TV.de artık dizileriyle iddiasını sürdürecek.

Bu Görsel Medya Dünyasında Acun Ilıcalı’a hayırlı olsun der, Tv8 de başarılar dilerim.

 

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Face : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Bir Aşk Hikayesi’ de son, mutlu mu, acı mı olacak?

13 Kasım ’13

Kategori
TV Programları
Bir Aşk Hikayesi’ de son, mutlu mu, acı mı olacak?

Fox TV.in tutkulu aşk dizisi, Bir Aşk Hikayesi dün gece izleyiciyi resmen işkence çektirdi. Korkut ölüm acısını kendi dolu dolu yaşıyor, ölesiye sevdiği Ceylan’ ı da kendisi ölmeden Ceylan’ı da yaşatıyor. Dizinin reytingleri pek parlak değil. AB’de 17.ci, Total’de 21.ci. olmuş.

Konu her ne kadar dizinin sonuna gelindiğini gösteriyorsa da, sonu dizinin yapımcısı çekecek. Lafın kısası, Med Yapım bilir diyorum. Ama sakız gibi uzatıp da izleyiciyi çileden çıkarmanın anlamı yok.

Korkut ile Ceylan evlendiler, muratlarına erdiler. Ölüm korkusu Korkut’u yiyip bitiriyor. Korkut’un kim olduğunu Gönül Karanlı, Ceylan ve Memduh Bey dışında herkes biliyor. CD ortalıkta dolaşıyor. Küçük Umut bile biliyor. Gönül Hanım, Tolga’yı tedavi için yurt dışına götürüyor. Korkut’un oğlu, Emine’nin gerçek kızı olduğunu öğrenmesi yurt dışı dönüşüne kalacak. Baba Tahsin Bey işin başından beri biliyor amma, çok ketum ser veriyor sır vermiyor.

Yılmaz karısı Aslı’yı Memduh Beyden almak için her yolu deniyor, Korkut’tan yarım ister, en son da Cennet’ i tehdit ederek ondan yardım alıyor. Bu defa Aslı onu istemiyor.

Korkut Ceylan’ı kendisinden soğutmak için her yolu deniyor, sevmediğini söylese de hal ve hareketleriyle Ceylan’a gösterse de, içinde kor gibi yanan aşk ateşi rüyalarında bile onu rahat bırakmıyor. Ceylan’ın kaza geçirmesi, yaralanması ve ölmesi (Allahtan bir rüya imiş), bu kabus gibi rüya onu deliye çevir.

Hakkı Baba ölmeden önce bir zarf içinde Korkut’un verdiği itiraf CD. sini Gönül Hanıma postalar, ama Cennet’in eline geçer. Her şeyi öğrenir, kahrolur. Korkut’a o da delicesine aşıktır.

Ceylan, Korkut’un bütün tersliklerine, evden kovalamasına rağmen gitmez. Evde kalmaya devam eder, tek çare hamilelik yalanı olur. Korkut baba olacağını öğrenince adeta tanrıya isyan eder.

Alır başını deniz kenarına gider. Tanrıya isyanını dile getir. “Çocuğun ne günahı var? Nasıl bırakacağım ben onları geride. Bırak bırak artık uğraşma benimle ya, bir an önce al şu canımı ya da bir mucize göster işte, çocuğumu babalık yapayım. Bir yol göster lütfen, lütfen bir çıkış yolu göster bana…”  Önüne çıkan bir oyuncakçıdan bir oyuncak araba alır, Ceylan’ a koşar. Oyuncağı başucuna koyar, sarılır.  “Af edin beni” diyerek çocuğu ve Ceylan’dan özür diler. Sabahına güzel bir kahvaltı hazırlar karısına. Bu hamilelik haberi Emine ve Umut’a fazlasıyla memnun eder. Bu güzel haberi Kayınbabası Tahsin Bey’le buluşarak paylaşır. Dede olacağını ve ölünce torununa sahip çıkmasını söyler. Memduh Beyin hayatını kurtarmasının bedeli olarak verdiği paraları, Tahsin Beye verir ve Gönül Hanıma kalan borcunu vermesini söyler.

Korkut kendi ailesi ve Ceylan’ın ailesi ile birlikte lüks bir lokantada yemek verir. Sebebi gelecek bebeğin kutlamasıdır. Korkut, “Bu gece hepimiz için başlangıç olsun, bundan sonra Ceylan ve bebeğimizin mutluğu için yaşayacağım demesi ile Ceylan masayı terk eder. Lavaboda pişmanlığını ağlayarak dile getir. Arkasından gelen annesine, “Ben yalan söyledim. Anne ben hamile değilim” der. Ve 29.u bölümün sonu.

Seçkin Özdemir, dizide hayat verdiği Korkut Ali karakteri ile çok sevildi. Yakışıklı oyuncuyu seven binlerce hayranı ve fanı var. Ceylan (Damla Sönmez) ile iyi bir ikili oluşturup, iyi bir performans gösterdiler. Bir izleyici olarak, ben beğenerek izliyorum.

Final (Kesin bilgi) 26 Kasım salı akşamı 31. bölümde yapılacak. Artık her şeyin sonuna gelindi. Benim ve izleyicinin dileği mutlu son olması. Med Yapım önceki yıllarda “Adını Feriha Koydum” dizisinde Feriha’ yı öldürerek izleyicini çok üzmüştü. Dilerim yine üzmez, benden söylemesi.

Sevgili okurlarım, hayatınızda her işinizin mutlu sonla bitmesi dileklerimle.

 

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Face : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Not: İzinsiz yazıdan alıntılar yapılması ya da kaynak belirtilmeden aynen yayınlanması yasaktır.

 

Beni Böyle Sev / Ayşem’in hayvan sevgisi,

12 Kasım ’13

Kategori
TV Programları
Beni Böyle Sev / Ayşem'in hayvan sevgisi,

Ömer ve Ayşem davet kıyafetleri harika.


TRT 1.in Üniversite gençlik dizisi Beni Böyle Sev, 33.bölümü dün akşam ekranlarımızdaydı.  İzleyicisine yer yer bol kahkaha attıran, günün stresini yok ettiren dizi oldukça seviliyor. Reytinglerde pek iddialı değil, AB’de 13.ü, Total’de 24.ü olabilmiş.

Benim dikkatimi çeken Ayşem’in hayvan sevgisi oldu. Evdeki artık yemekleri sokak köpeklerine vermesi doğrusu alkışlanacak cinstendi. Böylece bu dizi izleyicisine, sokaklarda yaşayan onlarca bakıma muhtaç hayvan (kedi-köpek) olduğunu hatırlattı. Güzel de mesaj verdi. Buradan BSK Yapım’ı alkışlıyorum.  Laf sırası gelmişken her dizi mutlaka izleyicisine, bazı konularda satır aralarında eğitici mesajlar vermeli diyorum.

Geçen bölüm, Ayşem’in kayınpederi Reha Beyin gelinine çöpleri karıştırıyor diye oğluna göstermesi sebebi buymuş.  Ömer, bu hareketinden dolayı Ayşem’i takdir eder, babasına güler geçer.

Seda ile Furkan asansörde mahsur kalıp birlikte bir gece geçirmeleri onlara evlilikte adım atmalarını sebep olur. Furkan, Seda’ya evlenme teklif eder. Sorun formalite de olsa, isteyecekleri Seda’nın ailesi yoktur. Bu nedenle en yakını, Ömer’in annesi Nadide ile babası Reha Beyden istemek. Sorun Seda bunu onlara nasıl söyleyecek?

Mert Turak’ ı 3-4 bölüm göremiyorduk. Dizinin komik karakteri Nezih artık diziye dönüyor. Bir sinema filmi için izin alan Mert, bu nedenle sakallarını uzatmıştı. 35.ci bölümde tekrar rol alacakmış. Reyhan onu geri döndürebilmek için, Serhat ile evlenme haberlerini yaymış, hatta davetiyelerini de bastırmışlardı. Nezih nikah haberini duyar, tam Serhat ile Reyhan’ın nikahı kıyılırken “Evlenemezsin” der ve diziye tekrar müthiş bir dönüş yapmış olur. Tabii o orman adamı sakallarını keserek gelecek bizleri güldürmeye devam edecek.

Nezih’in yokluğunda komedi yönünü, Haluk Bey ile oğlu Deniz ile kapatılmaya çalışılmış. Baba oğul kuşak çatışmasından örnekler vererek iyi de götürüyorlar. Okuldan garip öğrenci Şebnem de aralarına giriyor. Deniz (Cihan Şimşek), komedi dizilerinde oynayabileceği sinyallerini pek de güzel verdi. İzleyiciye kendisini sevdirdi.

Eda Hanım, İlyas Bey ve Nail Bey lokanta hazırlıklarını bitirdiler, sıra açılışa geldi. Eda Hanım da kabusu ağabeyi Reha Beye, lokanta açacaklarını nasıl söyleyecek?

Nadide Hanım evde oturan gelinini eşine dostuna tanıtmak, oğlunun evlendiğini bildirmek amaçlı bir davet verme yönünde Seda’nın önerisini olumlu bulur. Gelini Ayşem’i,  insan içine çıkacak diye örf-adet öğrenme ile ilgili derse ikna eder ve başlatır.

Furkan’ın annesi Safiye ile babası İlyas Bey arsında yer yer Seda’yı isteme konusunda sürtüşmeler yaşanır. Furkan bu nedenle sıkıntıdadır. Safiye, Eda hanıma laf sokmaktan geri kalmaz.

Seda aile arasındaki yemekte Furkan ile evleneceklerini ve istemeye geleceklerini söyler. Reha Bey öfkeden deliye döner. Nadide Hanım kabül eder, bu konu da Reha Beye ikna eder. Nadide Hanım, “onlar istediler biz kızı verdik mi” der.

Fahriye komik, bilmiş laflarını devam ediyor. Allah’ım bana da bir koca duası çok iyiydi. İnanın çok güldüm. Bu arada gösterilen klipte çalınan Esmeray’ ın “Unutma beni” parçası harika idi. Reyhan’ın gelinlikle yaptığı mankenlik gösteri de öyle.

Evde davet başlar, Nadide Hanım verdiği kolyeyi takmasını ister. Ayşem kolyeyi bulamaz, neyse ki Reyhan’larda düşürmüştür. Acil getirmelerini ister. Reyhan ile Fahriye evin bahçesine gelirler. Kolyeyi almak için balkondan bahçeye iner. O sıra merak edip odaya gelen Ömer ve annesi Ayşem’i odada göremezler. Ne yapacaklarını bilemezler. Burada bölüm sona erer.

Ayşem (Zeynep Çamcı) – Ömer (Alper Saldıran) iyi bir çift oluşturdular. Pek de yakışıyorlar. Ben Ayşem’ in Ömer’e taktığı “Çimen göz” lakabına bayılıyorum.  Keyifli dizimizde ileriki bölümlerde bol bol kahkaha ve yer yer duygusal anlar yaşayacağız.

İyi seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Çağatay Ulusoy & Serenay Sarıkaya ile Medcezir 8 Bölümde bağımlılık yaptı.

09 Kasım ’13

Kategori
TV Programları
Çağatay Ulusoy & Serenay Sarıkaya ile Medcezir 8 Bölümde bağımlılık yaptı.

Star Tv.nin yılın dizisi Medcezir 8.ci bölümüyle ekranlarımızdaydı. Heyecan, kavuşma, aşk, hırs, suçların örtbas edilmesi ve Yaman’dan dilenen büyük özürler, her şey doruktaydı. Henüz reytingler gelmedi amma, gecenin izleyici rekorları kırıldı diyebilirim. Tahminim, AB’de kesin birinci, Total’de de 1.ci olabilir.

Bölüm bitiminde Twitter de şöyle bir seyirci tepkilerini almak istedim. O kadar hızlı bir tweet akışı vardı ki, okumak ne mümkün. Her beş saniyede, en az 20 tweet geliyordu. Neler yazıldı neler; yarın akşam devamı gelsin, heyecandan kalbim duracaktı, ben haftaya kadar duramam, Medcezir bende bağımlık yaptı diyenler. Hepsini okuyamadım. İtiraf etmem gerekirse ben diğer izleyicilerden farksızdım, şaşkındım. Zira her şey olağanüstüydü.

Bütün gördüklerimi bire bir anlatamam. Çünkü ben de heyecandan kaçırmış olabilirim. Seyretmeyen varsa tekrarını mutlaka seyretsin. Ben buradan sadece satır başlarını verebileceğim.

  • Yaman, Mira’nın mektubundan çok etkilendi, çok da duygulandı.
  • Orkun evlenme teklifine cevap alamadı, Mira’nın yerine annesi Sude Hanım, bekle cevabı vermiş.
  • Yaman, Orkun’un hatırlı müşteri tacizi nedeniyle, garsonluk işinden ayrıldı. Sahilde balıkçılara yardım işinde çalışmaya başladı.
  • Yaman sınava, kaldığı balıkçı barınağında mum ışığında geceleri ders çalışarak hazırlandı.
  • Sınava girdi, AŞK üniversitesine en yüksek puanla burslu olarak okumaya hak kazandı.
  • Mira, Amerika’dan gelir gelmez, Yaman’a koştu, sınav sonucu sürpriz karşılaşmaları, Yaman’a sarılması görülmeye değerdi.
  • Avukat Selim, Yaman’a eve dönmesi için, kendi hayatından örnekler vererek geçmişteki mücadelesini anlattı. Yaman bu konuşmadan çok etkilendi. Ve eve döndü.
  • Sude Hanım hırsızlık suçlaması ve tokat için Yaman’dan herkesin içinde özür diledi.
  • Asım Şekip Kaya aynı toplantıda, Yaman’ın imtihanı kazandığı ve okuluna burslu okuma müjdesini verdi ve suçlamalar için özür diledi.
  • Yaman’ın onlara alkışlayarak verdiği cevaplar harikaydı.
  • Orkun’un hırsızlık sucunu babası Mithat Bey, Asım Bey ile kurguladıkları bir senaryo ile işten çıkan işçisine yüklendi.
  • Mira hislerini, bütün samimiyeti ile Yaman’a anlattı. Yaman Mira’ya ancak o naylon sevgilinden ayrılırsa, ona duygularını anlatabileceğini söyledi.
  • Eylül’lerin evinde, Mira’ya Hoş geldin partisi düzenlendi.
  • Mira’nın kardeşi Beren’nin erkek arkadaşı Giray’ı davet etti, tamirci arkadaşını özel şoförü olarak getirdi.
  • Hale, Orkun ile sevişme sahnesini CD.e çekip, hoş geldin partisinde, gösteri CD.lerine karıştırıp, herkese göstererek şok etti.
  • Mira gördüklerine inanamadı ve tokadı Orkun’un suratında patladı.
  • Yaman, mahalleden arkadaşı Giray’ı Beren’nin yanında görünce olan oldu, yumruklar patladı. Tamirci arkadaşı Giray’ı korumak için tabancayı Yaman’a doğrulttu. Yaman tabancayı elinden alırken çıkan kurşun, Orkun’u kolundan yaraladı.

Yaman nedense her bölümde belalardan kurtulmuyor, mıknatıs gibi bütün belaları üstüne çekiyor. Şimdide silahlı adam yaralama suçu. Bu defa nasıl kurtulacak herkes merakta.

Konu The O.C’den alıntı. Bize uyarlama harika. Çekimler, görüntüler ve müzik on numara. Gençlerin eğlencesindeki amatör topluluğun müziği çok güzeldi. En önemlisi dizideki karakterlere hayat veren tüm oyuncular birer usta.

  • Mert (Taner Ölmez), seni seyretmek bana keyif veriyor, sen bir harikasın. İzleyici de sana hayran, tebrikler. İleriki bölümlerde Eylül bütün kalpleri fethedeceksiniz.
  • Avukat Selim (Barış Falay), sen harika bir oyuncu, duygulu bir baba, doğruluktan yana tam bir kanun adamı, her şeyden öte sen mimiklerinle usta bir oyuncusun. Sana da hayranım.
  •  Ender Serez (Mine Tugay), sen ne şefkatli bir anne ve de kocasına seven bir kadınsın, süpersin.
  • Asude Hanım (Şebnem Dönmez), harika bir rol yapıyor, kekse biraz paragöz olmasa da kızını düşünse.
  • Faruk (Murat Aygen), kızına çok düşkün, iflas etmiş olsa da dürüst bir adam iyi bir oyuncu.
  • Asım Şekip Kaya (Can Gürzap), para kazanmak için her şey mubah, son derece kibar, nazik bir dede, yılların tecrübesi. Ne de olsa usta bir oyuncu.
  • Mira, (Serenay Sarıkaya) çok güzelsin, çok tatlısın, çok da yakıştınız Yaman ile. Yaman’a koşma sahnen harikaydı. Sen harika bir sevgili ve sanatçısın.
  • Yaman, (Çağatay Ulusoy)  artık oynamıyor, karakteri yaşıyor, ona can, ona his, ona ruh veriyorsun. Orijinal Ryan’dan çok daha yakışıklı ve açık söylüyorum daha da iyi rol yapıyor. Seyirci sana hayran, sevenlerin adına alnından öpüyorum senin. Bana göre yılın en başarılı dizi oyuncususun. Serenay ile yılın dizi çiftine adaysınız.

Ay Yapım, seyrettiğim Kuzey Güney’den sonra, süper bir yapıma daha imza attınız. “MEDCEZİR” ile herkesin bağımlısı olduğu yılın dizisini yarattınız. Tüm çalışan Ekibin yüreğine, eline sağlık diyorum. Başarılarınız ile ne kadar övünseniz azdır.

Değerli okurlarım; Sizlerin de tüm yaşamınızda övüneceğiniz bir şeyleriniz olması dileklerimle.

 

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

 

Adını Kalbime Yazdım, Güneydoğu’da geçen bir töre dizisi daha.

08 Kasım ’13

Kategori
TV Programları
Adını Kalbime Yazdım, Güneydoğu’da geçen bir töre dizisi daha.

Show Tv.de iki hafta önce yeni bir dizi başladı, “Adını kalbime yazdım”. Tam bir aşiretler arası, kan davasının sürdürüldüğü “töre” kurallarının işlediği bir dizi. Yaşananlar herkesin canını yakıyor ve yüreklerini dağlıyor. İki bölüm yayınlandı, yarın akşam da 3.bölümü ekranlarımızda olacak. İlk iki bölümün reytingleri pek göz doldurmuyor. Birinci bölümde AB’de 10. Total’de 11 olmuş. İkinci bölümde AB’de 17, Total’de 22.ci olmuş.

Güneydoğu dizileri 2002’den bu taraf moda oldu. Klasik kan davası, töre ve ağla kurallarının geçerli olduğu diziler. Ezogelin, Sila, Aşk bir hayal gibi dizileri sayabiliriz. Bu dizide Mardin, Midyat’ da çekilmiş, o yörelerin otantik dokusu gözler önüne seriliyor. Konu hem İstanbul’da ve Mardin’de geçiyor.

Yapımcılığını Focus FilmNilğün Sağyaşar üslenmiştir. Senaryo Şebnem Aksoy Açıkalın ve Saim Umut Açıkalın yazıyorlar. Yönetmenliğini Metin Balekoğlu yapmaktadır.

Başrollerini Serhan Yavaş (Ömer), İpek Karapınar (Doktor Leyla),Tolga Güleç (Halil), Meltem Miraloğlu (Dicle), Emel Göksu (Kureyşa ana), Erkam Aydar (Kadir), Özge Korkmaz (Zilan), Fatma Öney (Fidan), Sertan Erkaçan (Emin Ali), Aybike Turan (Selin), Kadir Turan (Celil), Pervin Ünalp (Fazıla) ve Dine Altınok (Binnaz) karakterleriyle oynuyorlar.

Konu kısaca şöyle; Mardinli köklü bir aile olan Bozbeyler’ in büyük oğlu Ömer, küçük yaşta töre cinayeti işlemesi nedeniyle Mardin’den uzaklaştırılmış, İstanbul’da okuyup büyümüştür. Kendisine inşaat sektörü üstüne bir hayat kurmuştur. İstanbul’u Doktor Leyla ile tanışmış evliliğe doğru yürümektedir. Mardin’de düşman aile Pehlivanların kızı Dicle, kan davasını ortadan kaldırmak, yeniden barışmak için Ömer ile evlendirilmek istenir. Pehlivanların geç ağası Halil, eski kanlı toprak arazileri nedeniyle intikam duyguları kabarır. Ortalık karışır, Ömer Mardin’e kısa süreliğine döner. Bu evliliğin kesinlikle karşısındadır. Annesini de dinlemez ve Halil ağa anlaşır, karşılığında kanlı toprakları verir. Ağabeyinin bu anlaşmasını Kadir şiddetle karşı çıkar. Halil ağanın karşınsa çıkar. Halil ağada Ömer’in arabasında kurşunlar ağır yaralanır. Hastaneye kaldırılır.

İstanbul’da annesi ile evde nişan sofrasında Leyla, Ömer gelmeyince kahrolur. Daha önce tayini Mardin Devlet Hastanesine tayini çıkmıştı. Ömer’in kaza haberini bilmiyor. Mardin’e gidip, göreve başlayacak, Mardin hastane koridorlarında onu büyük sürprizler beklemektedir.  Önümüzdeki bölümlerde ilginç olaylar yaşanacaktır. Doktor Leyla töre cinayetlerinin içinde bulacak kendini.

Konu güzel, tam bir töre, ağa ve kan davası kurallarının işlendiği bir dizi. Oyuncular başarılı. Ağabey Ömer, olgun, okumuş, mantıklı bir işadamı. Kardeşi Kadir, cahil kini aklının üstüne çıkmış bir tip. Anneleri Kureyşa (Emel Göksu) rolün hakkını tam veriyor. Tam bir hanım ağa, şivesi, mağrur bakışları, acıyı yaşamsı ile yürekleri dağladı. Bayıldım kendisine, tam bu rolün kadını dedim. Genç Halil ağa da, (Tolga Güleç) yakışıklı, pek görmeye alışık olmadığımız sarışın bir ağa tiplemesi, çok da başarılı. Doktor Leyla, daha önce Küçük sırlar dizisinden tanıdığımız, güzel bir kız ve de başarılı. Pehlivan oğullarının kızı Dicle (Meltem Miraoğlu) oyunculuğu güzel, ama kılıf kıyafetini beğenmedim. Salaş etekler, çalı süpürgesi gibi saçları, burnunda yakışmayan nohut gibi hızması hiç olmamış.

Kendi adıma söylüyorum, ilk iki bölümü beğendim. Gelecek bölümler bakalım bizlere neler gösterecek. Dilerim keyifli bir dizi olarak gider ve sezon boyu devam eder.

İyi seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

 

A.Ş.K. dizisi olmuyor / Yazık oluyor Hazal Kaya’a;

07 Kasım ’13

Kategori
TV Programları
A.Ş.K. dizisi olmuyor / Yazık oluyor Hazal Kaya'a.

Kanal D.de dün akşam Aşk dizisinin 6.bölümünü izledik. Konu çok güzel, ama izleyici ilgisi yok.  Aşk geçen haftaya göre tüm kişilerde dört basamak gerileyerek 12. Olurken, AB’de bir basamak yükselerek 5. Sırada yer almış. Kanal D.in 2. Part time’da oynayan Merhamet bile reytinglerde AB’de 3. olmuş.

Şöyle bir inceleme yaptım. Aşk’ın oynadığı 4. ve 5. Bölüm haftalarında, TNS’ in ölçümlerine göre hazırlanan listede haftanın en çok izlenen 10 dizisi arasında yok. Hem AB de, hem de tüm kişilerde ilk ona girememiş. Bu ne demek oluyor. Bu kadar reklamı yapılan bu dizi de ters giden ne?

İnternette bir araştırma yaptım. Gelen yorumları bir bir okudum. Övgüler var, yok değil. Daha çok da Hazal hakkında güzel şeyler paylaşılmış. Kerem karakterini canlandıran Hakan Kurtaş hakkında övgüden çok, bu rolün adamı olmadığı yazılmamış. Anladım ki, Hazal Kaya bu dizide partnerini bulamamış. Yanlış anlaşılmasın Hakan Kurtaş’ın şahsına hiçbir sözüm yok. Lafım canlandırdığı karaktere. Bakın bir izleyicinin yorumunu aynen aktarıyorum. Benim anlatmak istediğimi bire bir yazmış.

“Aşk dizisinin konusu değişik ve ilgi çekici. Maalesef severek izliyorum diyemiyorum. Çünkü her Kerem sahnesinde sinir olmaktan kendimi alamıyorum. Bu ne ifadesiz bakışlar, böyle gerçekten çok itici, hiç rol yapmıyor, çok başarısız… Bazen düşünüyorum acaba Kerem Şebnem’i sevmediği için mi böyle ifadesiz diye. Amaaa Azra ile oynadığı sahnelerde de aynı ifadesiz, garip bakışlar devam ediyor. Aşağı aşağı bakıyor, adam şaşı olacağım ben de ona bakarken. Kesinlikle çok çok başarısız. Lütfen ama lütfen Kerem’i bu diziden çıkarın. Çevremdeki bir çok kişi de bu şekilde düşünüyor. Umarım dikkate alınır. Yoksa bu güzel diziyi bırakmak zorunda kalacağım sırf Kerem yüzünden”.

Bunları bir izleyici yazmış dün izledikten sonra. Ben de bundan önceki yazımda (4.bölüm için) belirtmiştim. Hakan Kurtaş ifadeleri soğuk, bakışlar donuk ve soğuk. Nötr bir surat. Velhasıl Hakan Kurtaş aşk dizilerinin adamı değil. İyi bir karakter oyuncusu olabilir. Kendisinden ve de Hakan Kurtaş sevenlerinden özür dilerim. Şahsına lafım yok, sözüm bu dizideki oyunculuğuna.

Hep söylemişimdir, oyuncularda uyum çok önemli diye. Hazal Kaya dört dörtlük oynuyor. Ben 6 haftadır Hazal için seyrediyorum. Fanları üç milyonu bulan Hazal Kaya fanları da sırf bu diziyi onun için seyrediyorlar. Bu saatten sonra ne olur bilemem. Yukarıdaki izleyicinin söylediği gibi bir oyuncu değişikliği olamaz. Ama diziye yeni bir karakter katılır,  yeni bir yüz bulunur. Azra’ ya Partner olabilir. Bunu ancak dizinin senaristleri ve yapımcısı bilir. Bize laf düşmez.

Son söz olarak söylüyorum, Hazal Kaya bu kadar güzel bir dizide inşallah harcanmaz ve bu dizi devam eder. Çünkü başta da belirttiğim gibi dizi reytinglerde kan kaybediyor.

Her şey gönlünüzce olsun.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

 

 

 

Dağyeni Köyünde hala unutulmayan gelenekler,

06 Kasım ’13

Kategori
Gelenekler
Dağyeni Köyünde hala unutulmayan gelenekler,

Köyümüzün doğudan görünen mazarası.


AydınGermencikDağyeni Köyü’nde yüzyıllardır süregelen gelenek ve görenekler hala hiç eksilmeden devam ediyor.

1962 yılında 13 yaşımda ayrıldığım köyümde hala eski adetlerin devam ettiğini şahit oluyorum. Köyüme döneli 3,5 yıl oldu. Yaşadıkça izliyor ve görüyorum değişmeden devam eden gelenekleri ve de gururunu yaşıyorum. 43 Yıl İzmir’de hayatım geçti. İzmir’in merkezi Konak’ da, 28 daireli apartmanda yaşadım. Apartman toplantıları dışında görüştüğüm 3 aileyi geçmedi. Diğerleriyle sadece kuru bir merhaba. Bırakın yardımlaşmayı bir kenara.

Daha önce yazılarımda belirtmiştim. Köyümüz 350 hane civarında. Köy uçtan uca birbiri ile akraba. Kız alıp vermelerden dolayı, akraba olmayan yok gibi. En önemlisi köye neredeyse 400 yıla yakın tarihinde yeni bir aile yabancı göç gelmemiş.

Bu köken birlikteliğinden olsa gerek ki, bu gelenek ve görenekler beklentisiz devam ettiriliyor. Son yazılarımdan birinde asker uğurlama merasiminden bahsetmiştim. Askere giden ailelere diğer köy halkı, öncelikle birinci derece akrabaları olmak üzere bir softa donatır yemek saatlerinde götürüyor. Nedeni oğlu askere giden evin annesi, üzüntüden eli kolu tutmuyor, morali de bozuk olması nedeniyle yemek yapmıyormuş. Bu nedenler yemekler, diğer ailelerden geliyor. Bu neredeyse bir hafta sürüyor. Bu arada tüm diğer aile fertleri, asker evine giderek,” Allah kavuştursun” dileklerinde bulunuyorlar.

Aynı adet evinden cenaze çıkan aileler için de geçerli. Evde dede, nine veya aile fertlerinden birini kaybeden aileye, cenazenin defninden itibaren sofra, sofra yemek yapılır, getirilir. Gelen yemekler en 5-6 çeşit olup, 5 kişiyi doyuracak şekildedir. Cenazen dönenlere o evde getirilen bu yemekler verilir. Bu adet de en az 7 gün devam eder. Ayrıca bu zaman zarfında tüm köy kadınları cenaze çıkan eve “Emir Allah’tan başınız sağ olsun” temennilerinde bulunulur.

İşte böyle benim köyüm yıllardır süregelen gelenek ve göreneklerine bağlı. Bu adetler nesiller boyu devam edeceğe benzer.

Allah hiç kimseye akrabasız ve dostsuz bırakmasın. Hayat paylaştıkça güzel ve yaşamanım bir anlamı var.

 

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

mail : ab.balcilar@hotmail.com