Kurt Seyit ve Şura / Seyit’in bir bekleyeni var!

12.03.2014 tarihinde TV Programları kategorisine eklenmiş, 2.419 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Kategori
TV Programları

Star Tv.in aşk ve savaş filmi “Kurt Seyit ve Şura” dün akşam 2.Bölümüyle ekranlarımıza geldi. Ay Yapım‘ın bir sinema filmi tadındaki bu bölümde, reytinglerde biraz yukarı doğru yükseliş var. AB’de çok az farkla 2.sırada, Total’de de 6.sırada yer almış.

Geçen bölümde, Seyit, Şura’nın neden kırıldığını anlayamaz. Kontesi uğurlayan Seyit, Şura’yı zehrini kusanın o olduğunu anlar. Kontes Seyit’in yanağına bir öpücük kondurur, Şura bu anı yukarıdan görür. Seyit, Şura’yı bir mektup yazar, her şeyi ve aşkını, onu ne kadar çok sevdiğini anlatır. Mektubu Şura’ya vermesi için Petro’ya verir. Petro, babası ile konuşmalarını hatırlatır. Tam cepheye giderken Şura’yı üzmemesini söyler. Mektubu Petro’ya vermez, bu mektubun daha zamanı değil deyip, cebine atar.

  1. Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Kurt Seyit, bahçede oturur, içer, elinde tabancası ile boş şişelere nişan atar. Bu sırada çocukluğundaki tabanca atışlarını ve babasının söylediklerini hatırlar. “Asker olmak için sadece at binmek yetmez, disiplinli olacaksın, kararlı olacaksın, savaşmak için yürekli olacaksın. Sen bir Eminof’sun Seyit, babandan bile ileri olacaksın, toprağına, kanına, ailene, nasihatlarıma sadık kalacaksın. Bunlara ihanet eden vatanına da ihanet etmiş sayılır. Sana bir nasihat daha, Hayatta, hiçbir şeye sevinmek için de acele etmeyeceksin, üzülmek için de. Anlaşıldı mı?”

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Sabah Petro, Şura ile konuşur. Kontesin anlattıklarını inanmamasını, gerçekleri bütün açıklığı ile anlatır. Şura’nın annesi-babası kızlarını Petro’ya uygun görmektedir. Petro, Şura’ya ilgisiz değildir, o da içten içe onu sevmektedir.

O gece Seyit karlar içinde yatar, sabah arkadaşı Teğmen Celil bulur, kaldır. İçeri alır, yatırırlar, cebinden Şura’ya yazdığı mektup düşer, nişanlısı Tatya alıp kutunun içine atar.

Şura, Seyit’i düşünmeden edemez, hayallerinde hep onu görmektedir. Aynı hayali Seyit de görür, onu karlar içinden alıp, atına kucağına alır.

Baba Seyiditof’un küçük oğlu Osman, Rus gençlerle kavga eder, burnuna yumruk yer. Babasına bizi bu topraklardan kovacaklarmış, her şeyinizi alacağız dediklerini söyler.  Seyitof oğluna, atalarımız yüzyıllardır bu topraklarda yaşadı, bu topraklarda doğdunuz ve yaşayacaksınız, Türk asıllı olmakla iftihar ediyoruz, ama Rus vatandaşıyız, der.

Burada Kırım Türklerinin yaşantısı, örf adetleri, bebek doğum sonrası kuran okunması, loğusa şerbeti ikramı gibi geleneklerin gözler önüne serilmesi izleyici açısından önemli. Bu tür yerlerde kız beğenilmesi, Güzide adlı kızın, Seyit’in annesi Zahide Hanım tarafından oğluna uygun görülmesi gibi.

Seyit’in arkadaşı Teğmen Celil, kız arkadaşı Tatyana’ya evlenme teklif eder, alile yadigarı yüzüğü takar, Tatya, evet demez cephe dönüşü cevap vereceğini söyler.

Hastanede Şura’nın ablası nişanlısı ile konuşmalarını duyar. Babasının çok hasta olduğunu öğrenen Şura, Babam ölmeyecek diye koşarak dışarı atar kendini. İstemeyerek kendisini isyancıların arasında bulur.  Yere düşer, atıyla gelen Seyit, alır yerden kucağında eve götürür. Seyit, orada ne aradığını sorar. Şura; yalanlardan kaçtığını söyler. Seyit; benim için tek gerçek sensin, o gece dudaklarımız ile verdiğimiz her söz, gerçektir. O sırada, ablası ve nişanlısı Kostantin gelir, onlarla vedalaşır. Şura’ya eğer bir daha görüşemezsek, o gecenin anısına, saygıyla kalbimde hapsettiğimi bilmenizi isterim, hoşça kal der ve döner gider.

Akşam yemekte, Şura’nın Üsteğmen Seyitof’un tarafından kurtarılması konuşulur. Petro bundan sonra ben sizleri koruyacağım. Şura, başım ağrıyor diyerek sofradan kalkar, odaya çıkar. Ablası ile dertleşirler. Sevgililerimizle vedalaşmayı alışmalıyız, der.

Seyit, arkadaşları akşam yemeği yer. Eğlenir, dans ederler. Tatyana , Seyit’in odasından o mektubu alır. Dönüşte o mektubu bende bir emanetin var der ve Şura’ya verir. Şura, dayanamaz hemen mektubu okur, çok etkilenir, duygu seline kapılır. Tatya’ya teşekkür eder. Tatya, Seyit sana deliler gibi aşık, bu mektubun cevabını kendin vermelisi, yarın cepheye gidiyorlar, der.

Petro, onurunu kurtardığı için Seyit’e teşekkür eder. Aralarında uzun uzun konuşup, kadehlerini tokuştururlar. Petro sağlıkla gidip, şerefle dönmesini diler. Petro, Şura’ya mektubu vermeni engellediğim için bana kızgınsın dese de, Seyit benim için de iyi oldu, der. Seyit, o gece mektubu arar, bulamaz.

Gece, Seyit ve arkadaşı celil bir konserdedir. Şura da orya gelir, Seyit ayakta karşılar. Oturup birlikte konseri dinlerler. Şura, elini Seyit’in elinden bırakmaz. Yukarı odaya çıkarlar, Şura sana söz hakkı tanımadığım için kırılma. O gece inanılmaz bir gece geçirirler, seyit çok güzel aşk sözcükleri fısıldar. Şura, kendini Üsteğmen Seyit’in kollarına bırakır, her şeyi ile onun olur.

Seyit, keşke seni yanımda götürebilseydim. Şura, en güvenli yerde, ailemin yanında seni bekliyor olacağım. Der. Ne zaman gelirsin. Hiç bilmiyorum. Artık Seyit’in bir bekleyeni vardır. Bir askerin savaşta hayatta kalması için en büyük moral kaynağı, sılada bir bekleyenin olmasıdır.

Onları gören Petro, barıştığınıza sevindim, keşke yarın gidecek olmasaydın. Artık geri dönmek için bir sebebin var diyerek o da aynı şeyi vurgular. Seyit de artık var, der. Şura’nın saçlarından parıltılı madalya gibi saç tokasını çıkartır, göğsüne takar. Şura, gözyaşlarını tutamaz.

Diğer tarafta, Teğmen Celil sevgilisi ile vedalaşır, Tatya dönüşü beklemeden cevabımı şimdi vereceğim.  Evet, seninle evlenirim. Petro, sevgililere içi buruk bir şekilde seyreder. Tren kalkar, bütün sevgilileri ayırır.

Tarnopol, Galiçya Cephesi, yıl 1916 savaş bütün hızıyla devam eder, 7 ay geçer.  Şura, Kidslovodsk’da geçen boş zamanlarında devamlı mektup yazar, Seyit’in sürekli yer değiştirmeleri nedeniyle eline mektuplar geç geçmektedir. Petrograd şehrinde isyancılar her gün bir isyan çıkartır. Tatya da aynı durumdadır. Şura, keşke şehirdeki isyanları bastıracak askerlerin arasında sen de olsaydın diye düşünür.

Petro, Seyit ile ilgili bir haber alırsa, anında ileteceğini Şura’ya söyler.

Üsteğmen Kurt Seyit, komutan olarak askerlerine heyecanlı bir konuşma yapar, gün zafer günüdür deyip hücum emri verir. Celil, sevdiklerimiz için dönmemiz lazım der.

Kırım’da da yerli halk arasında huzursuzluk vardır. Baba Seyidof’un çiftliklerinde yangın çıkartırlar.  Anne Zahide Hanım, oğlu Seyit için savaşın bitmesi dönmesini beklemektedir. Oğlu için gelini olacak kızı bile peylemiştir.

Cephede pusuya düşen onlarca asker şehit olmuştur. Seyit ve Celil bu tablodan çok etkilenirler, hırsla hücuma geçerler. Üsteğmen Seyit bizzat el bombaları atarak ilerler. Yaralı arkadaşı Vlademir’i kurtarmak için sedye ister, bütün çabalarına rağmen onu kurtaramaz, kollarında can verir. Savaşın acımazlığını gösteren bu sahneler, çok korkunçtur. Seyit, geç kaldım diyerek hayıflanır.

Şura’nın Petro’dan Seyit hakkında bilgi almak için yaklaşması, aralarında konuşmaları, her ikisinin annelerine yanlış izlenim verir, nişanlanmalarını konuşurlar. Diğer taraftan Petro’nun isyancılarla işbirliği yaptığı kuşkuları vardır.

Şura ile ablası Seyit hakkında konuşurlar, ablası Seyit’i suçlamaktadır. Savaşa gitmeden önce niye babamın karşısına çıkmadı diye suçlar. Şura, savaştan sonra biz evleneceğiz der. Sonunda babası izin verir, Şura sevinçten havalara uçar, bu haberi Seyit’e yazar. Saçından bir bukle keser, mektubun içine koyar.

Kontes ile Petro aralarındaki konuşmadan sonra, Şura konuşmak istemese de çatar, Seyit’i elinden alan Şura’ya bütün nefretini kusar.

Seyit ile Celil aralarında konuşurlar, sevdiklerimiz için bu savaşı mutlaka kazanmak gerektiğini düşünürler. Seyit yazılan mektupları, eğer biz geri dönemezsek yerlerine ulaştırılmasını ister, askere teslim eder.

Üsteğmen Seyit, asker ileri emrini verir, harekata başlarlar. Düşman yarım saatlik mesafededir, Seyit eğer geri dönmezsem saldırıyı başlatırsınız diye Celil’e emir verir. Üsteğmen Seyit, atılan el bombası, şarapnel parçalarının tesiriyle uçuruma düşer, at bir tarafa, kendi bir tarafa uçar. Teğmen Celil’e cep saati getirilir, cesedini görmeden öldüğünü inanmam der.

Şura’nın babası ölüm döşeğindedir. Petro, hastaneye gelir. Acı haberi geçen hafta aldık, Seyit’i kaybettik, çok üzgünüm. Acı haberi alan Şura, kendini kaybeder, olduğu yere yığılır kalır. Ve 2. Bölüm bu acı haberle sona erer.

Ekran Alıntısı seyit 2

Ben kendi adıma iki bölüm seyrettikten sonra, Kıvanç Tatlıtuğ’un hep Kuzey Güney dizi keyfini aradım. Kurt Seyit ve Şura, sinema tadında bir dizi, ama şunu söyleyeyim, bir dizi için bölümler çok uzun, dün akşamki 2.bölüm tam 2,5 saat sürdü. Bu yönü iğliyi dağıtıyor, izleyiciyi sıkıyor. Kıvanç’ın performansı tartışılmaz, Ushan Çakır (Celil) ve Birkan Sokullu (Petro) çok beğendiğimi söyleyebilirim. Farah Zeynep Abdullah gerçekten çok güzel ve de çok başarılı buluyorum

Keyifli Seyirler.

Saygılar ve sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Not: Görseller internetten ve dizifilm.com’dan alınmıştır.

 

Yazar Hakkında
Abdurrahman Balcılar

Yazar : Abdurrahman Balcılar

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
  • Kategoriler

  • Son Yazılar

  • Son Yorumlar

  • Arşivler

  • Meta

  • Views