İTO Vakfı Doğu Karadeniz seyahati : Trabzon

27.04.2017 tarihinde Anılar kategorisine eklenmiş, 709 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

cats İTO

Güzel ülkemin bir çok il ve ilçesini dolaşmış, seyahatlerim olmuştu. Karadeniz sahillerini doğu-batı kıyı şeridi, tarihi ve doğal güzelliklerini görmek istemişimdir. Geçtiğimiz hafta sonu Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri yöreye İTO Vakfı İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütevelli heyetinde olmam dolayısı ile, arkadaşlar bir dostluk gezisi düzenlediler. Trabzon ve civarı tarihi ve doğal mekanları dolaşacak, daha sonrada Gürcistan Batum geçilecekti.

Bu güzel seyahatin önce ilk ayağını, Trabzon ve yöresini gezip gördüklerimi anlatacağım. İkinci Blog yazımda Gürcistan Batum’u anlatmaya çalışacağım.

Seyahatimiz Adnan Menderes Hava alanında grupla buluşarak başladı. 10,40 uçağı ile rahat bir yolculukla Trabzon’a indik.

Trabzon dik yamaçlar üzerine kurulu bir şehrimiz. Düz yerler ancak denize dolgu yapılarak elde edilmiş. Son yapılan Şenol Güneş Kompleksi ve futbol sahası bu dolgudan elde edilen geniş arazi üzerine yapılmıştır.

Trabzon batı kesiminde yer alan Akçabat’a geldik. Akçabat’a gelinir de meşhur köftesi yenmez mi? Öğle yemeğimizi deniz kıyısında güzel bir mekan olan Meşhur Cemil Usta Akçaabat Köftecisi’nde yedik.

IMG-20170421-WA0004

Ardından Sera Gölü manzaralı bir kafede çay ve kahvelerimizi içtik. Burası küçük bir vadide, önünün kapanması ile oluşan küçük bir gölet.

IMG-20170421-WA0012

Trabzon’un Soğuksu semtinin yüksekçe bir tepesinde Atatürk Köşk’ü mevcut. Bir sonraki rotamız o güzel yeşillikler arasındaki Atatürk Köşkü’ne çevrildi.

DSCN0682

Görkemli bir giriş kapısından rengarenk lalelerle kaplı bahçeye giriyoruz. Bahçede Türkçe – İngilizce köşkün tarihi ve neden Atatürk Köşkü olduğu hakkında bilgi… Ben yazmaktansa sizin okumanızı isteyerek panoyu koyuyorum

IMG-20170421-WA0064

Bu 4 katlı binada Atatürk sadece 3 gün kalmıştır. Yattığı yatak, oturma odası, banyosu ve de kahvesini içtiği fincan teşhir edilmektedir.

IMG-20170421-WA0062

Her yerini inceleyerek dolaştık. Çıkışta dostum (çok eski yıllarda birlikte çalıştığımız) Mehmet Korkmaz ile bu renkli bahçede bir de resim çekildik.

IMG-20170421-WA0022

Civar dükkanlarda Trabzon işi telkâri denilen ince zeki yansıtan gümüş eşyalar satılıyor. Bazı arkadaşlar da alışveriş yaptılar. İşini bilen atölye sahibi gümüş işleriyle ilgili kısa bir bilgi verdi. Atatürk Kökü bahçesinde tüm grup arkadaşları ile birlikte bir resimde…

IMG-20170421-WA0077

Buradan sonra akşam kalacak olduğumuz Grand Zorlu Hotel’e transferlerimizi yaptırıp, valizleri bıraktıktan sonra, akşam yemeği için Söğütlü mahallesindeki Galanima Restoran’a gittik.

IMG-20170421-WA0091

Keyifli bir akşam yemeğinden sonra geç vakit otele döndük.

Ertesi sabah kahvaltısını otelde aldıktan sonra, Karadeniz sahil yolundan Sürmene’ye doğru yola koyulduk. Sürmene’nin bıçakları ve bıçakçıları meşhurmuş. Artık o eski bıçak ustalarından çok az sayılı usta kaldığı ifade edildi ve işletme sahibi bizlere bıçak ve imali hakkında kısa bir bilgi verdi.

IMG-20170422-WA0000

Küçük atölyede bıçak imal tezgahlarını gördük. Çeliğe su verilerek 1000 derece üretilen bıçaklar, kamalar ilgimizi çekti. Bolca bıçak satın alındı.

IMG-20170422-WA0008

Dönüşte uçakta sorun olmaması için akıllılık edip, kargoya verilmesini istedik. Daha sonra yolumuzun üzerindeki İkiçay çay fabrikasına uğradık. Demli buruk çaylarımızı burada müesseseden yudumladık.

IMG-20170422-WA0041

Bu güzel ikramdan sonra yakınlarımıza hediyelik yöresel çay paketlerinden satın alınmaz mı?

Sonraki durağımız Çaykara ilçesinin doğal turistik alanı Uzungöl oldu. Trabzon’dan 99 km.uzaklıkta olan Uzungöl, çevresi sık ormanlarla kaplı ve doğal güzelliği ile iç ve dış turistleri çekmektedir.  Adını kıyısında bulunduğu gölden almıştır. Bu gölün oluşumu ilginçtir. Yamaçlardan düşen kayaların, Haldizen deresinin önünü kapatması ile oluşmuştur. Havanın açık olmaması ve de sis nedeniyle gölü tam seyredemedik. Dolayısiyle fotoğraf çekemedik. ben de internetten aldım ve koydum.

indir uzungöl

Uzungöl’de İnan Kardeşler’de öğle yemeğimizi yedik. Yine keyifli sohbetler yapıldı. Ama yemekte hiç kimse fotoğraf çekmemiş olmalı ki, paylaşılmamış, o nedenle yemekten foto koyamadım. Ben de salondaki ağaç işlemeli, koltukların resmini koydum.

IMG-20170422-WA0013

Salonun duvarlarında yerli-yabancı atasözleri çerçeveletip asmışlar. Rahmetli sinema oyuncusu ve yapımcı olan Yılmaz Güney’in sözünü çok beğendim.

IMG-20170422-WA0016

Buradan sonra rehberimiz Salih Buyuklı bir sürpriz yaparak, yolumuz üzerinden bir sapma yaparak bizleri Kaçkar dağlarındaki Ayder Yaylası’na götürdü.

IMG-20170422-WA0051

Kaçkar Dağları Milli Park olarak kabul edilmiştir. Fırtına deresi boyunca yolumuz Çamlıhemşin’e doğru devam etti. Fırtına Vadisi de denilen Fırtına Deresi, eriyen kar suları ile debisi çok yüksek. Bu dere üzerinde yerli ve yabancı turistlerin rafting yaptığını öğrendik. 23 km.lik uzunluğu olan bu dere yatağının zemini çok taşlık olması nedeniyle, suyun debisi artmakta ve bu da  3-4-5 tehlike derecesini oluşturmaktaymış.

rafting fırtına deresi

Rafting istasyonlarının birinde durduk. Çaylarımızı yudumlayarak, Fırtına deresinden akan azgın suları seyrettik.

IMG-20170422-WA0043

Diyarbakır’lı bir grup, hem çalıyor, hemde oynuyor ve horon tepiyorlar.

IMG-20170422-WA0034

Yol boyunca bu dere üzerinde karşıdan karşıya geçmek için taş ve ağaçtan yapılmış ilkel asma köprüleri görebilirsiniz. Halk bu köprülere Darağacı adını vermişler. Geceleri köprülerin yerini belirlemek için fener asarlarmış.

IMG-20170422-WA0035

Bu yörede ayı gibi yabani bolca varmış, ayı da balı çok sevdiğinden arı kovanları yüksek ağaçlara koyarlarmış. Bu tür arı kovanlarını da ağaçlarda görmek mümkün.

DSCN0722

Şansımıza Ayder’e seyir yerine ulaştığımızda pırıl pırıl bir hava vardı. “Gelintülü” adı verilen şelaleyi tamamen eriyen kar suları oluşturuyor. Bolca resim çekme olanağımız oldu. Yarım saat sonra ortalık sis kapladı ve her şey görünmez oldu.

IMG-20170422-WA0036

 

Bir başka heyecan kaynağı da, telde kayarak seyahat etmek. Bu heyecanı tadan arkadaşlarımız oldu. Aşağı yukarı 30-40 metre gidiyor ve tekrar geri kayarak dönülüyordu.

IMG-20170422-WA0037

Ayder’den geri Fırtına deresi boyunca dönüşe geçtik. Yol üstünde Çamlıhemşin ilçesi var. Nüfusu 1450 ama, yarısı amir, memur ve polismiş. Gerçek Çamlıhemşin’li herhalde 500-600 kişi olmalı. Bu kadar küçük nüfuslu bir yer nasıl ilçe olur derseniz, siyasilerden bazıları o ilçeden olunca olurmuş. Lafı uzatmayalım, tekrar sahil yolundan Ardeşen, Fındıklı, Arhavi, Hop’dan sonra Sarp sınır kapısına ulaştık.

Buradan Gürcistan’a geçecektik. Sarp sınır kapısı bilhassa Türklerin yoğun ilgisi nedeniyle gündüzleri oldukça kalabalık oluyormuş. Bizim grup yarım saatlik bir beklemeden sonra kimlik kontrolünden önce Türk Polisi, sonra 200-300 metre sonra Gürcistan Polisi tarafından kontrol edilerek Gürcistan sınırını da geçtik.

Çok keyifli bir geziydi. Emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkürler.

Batum’da geçen gece ve pazar günümüzü, 2.Blog yazımda anlatacağım. Ayrıca burada yer veremediğim onlarca çekilmiş resmi görsellerde paylaşacağım.

 

Saygılar ve sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: blog.milliyet.com.tr/cansever

Blog: Abdurrahman Balcılar Blog Sayfası

Not: Bu keyifli gezi için tüm emeği geçenlere, bu güzel fotoğrafları çeken, paylaşan arkadaşlara, İtaltur’a, Rehberimiz Salih Buyuklı’ya, İzmir Ekonomi Üniversitesi Genel Sekreteri Levent Gökçeer’e ve İTO görevli arkadaşlara tüm ekip adına çok teşekkürler.

 

 

 

 

 

 

İlgili Terimler :
Yazar Hakkında
Abdurrahman Balcılar

Yazar : Abdurrahman Balcılar

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
  • Kategoriler

  • Son Yazılar

  • Son Yorumlar

  • Arşivler

  • Meta