Aylık arşivler: Ağustos 2014

Çağatay Ulusoy & Serenay Sarıkaya sette iki yabancı gibi!

cu+ss

Çağatay Ulusoy ile Serenay Sarıkaya aşkı tamamen bitti. Geçtiğimiz Temmuz başlarında ayrılan çift, set gününe kadar bir araya gelmemişler, ayrı ayrı tatil yapmışlardı. Serenay Sarıkaya’nın tatil dönüşü ünlü iş adamı Yaman Taciroğlu ile bir arada resimlerinin çekip servis edilmesiyle her şey ortaya çıktı. Sarıkaya, Çağatay Ulusoy’dan ümidini kesmiş olmalı ki, kendisine yeni sevgili bulmuştur.

BvUIxf1IQAEnxJP mira-yaman  YAMAN MIRA

Ağustos ayı ortasında Medcezir’in tanıtım çekimleri için bir araya gelen başrol oyuncuları geçmişi sünger çekip sadece işlerini yapmışlardır. Zaten profesyonelliğin gereği de budur. Sızan haberlere göre, birlikte oldukları set dışında bir araya gelmedikleri, hatta iş dışında konuşmadıkları söyleniyor. Çağatay Ulusoy’un kendisinin de söylediği gibi yaşından daha olgun bir kişilik yapısına sahiptir. Çağatay Ulusoy yakışıklı olduğu kadar, ziyadesiyle iyi bir insan, alçak gönüllüdür. Oldukça mütevazi, hoşgörüye sahip, sıfır kapris bir kişilik yapısı vardır. Bu özelliklerinden dolayı Serenay’a da kapris yapmaz, küskünlük yapmaz. Neyse odur.

Ben bundan önceki yazılarımda bu birliktelik yürümez ise dizinin zarar görebilir endişemi hep belirtmiştim. Ay Yapım’ın patronu Kerem Çatay da bu endişelerinden dolayı hep bu ilişkiden endişesini belirtmiş ve birlikte görünmemeleri için hep uyarmıştı.

4 Temmuz 2014 tarihli yazımda; Çağatay Ulusoy, Serenay Sarıkaya’da ne buldu? ( http://balcilar-blog.com/?p=2593 ) her şeyi dilimin döndüğü kadar anlatmış, yazmıştım. Aşk başka, iş başkadır. Çağatay, Serenay’da aşktan ziyade, sevgi ve moral desteği görmüştü.

BwXiWv0CQAAVE3A cu

Sevenleri şimdi onlardan Medcezir’de oyunculuklarını konuşturmalarını bekliyor. Yaman – Mira aşkını dizide yaşamalarını ve yaşatmalarını istiyor ve üstün performanslarını bekliyorlar. Geçen sezonda Serenay Sarıkaya Medcezir’de çok güzel bir iş çıkartmış, çocuksu ve şımarık hareketleriyle, izleyenlerin sevgisini kazanmıştı. Medcezir’deki bu üstün performansının semeresini görmüş, 41.Altın kelebek ödüllerinden “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü ona getirmiştir.

10322675_serenay altın kelebek

Çağatay Ulusoy’da dilerim Güney Kore’de “Seoul Uluslararası Drama Ödülleri’nden “En İyi Erkek Oyuncu” kategorisinde ödül alarak Ülkemizi ve sevenlerini gururlandıracaktır. Bir de Medcezir “En İyi Dizi” ödülünü alırsa; bu onur tüm ekibin başarısı olacaktır.

Ekran Alıntısı.PNGcumd.10

Çağatay Ulusoy, Serenay Sarıkaya dizideki Yaman – Mira gibi bir dargın bir barışık olabilir. Medcezir adı üstünde deniz dalgaları gibi gel gitler olacaktır.

Bvo08nzCUAAscaG yaman-mira-eylül-mert

Sevenleri onların özel hayatlarına değil, Medcezir’deki oyunculuklarına bakacaktır. Keyif budur. Bu sezon Yaman-Mira aşkı, Mert-Eylül aşkı bir başka olacaktır.

5 Eylül Cuma akşamı 20,30 Star ekranlarında herkese keyifli seyirler diliyorum.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller İnternetten ve  Medcezir Twitter sayfasından alınmıştır.

 

Medcezir / Çağatay Ulusoy & Ece Yörenç Güney Kore yolcusu!

medcezir

Star Tv.nin iddialı dizisi ‘Medcezir’, uluslararası dizi endüstrisinin büyük ilgi gösterdiği Seul Drama Ödülleri’nde iki dalda finale kaldı.

Milliyet.com.tr magazin servisinin haberine göre, 50 ülkeden 209 başvurunun yapıldığı organizasyonun ön elemelerinde 24 drama ve 28 kişi finalist olmaya hak kazınırken ‘Medcezir’ ise ‘En İyi Dizi’ ve ‘En iyi Erkek oyuncu’ kategorilerinde favoriler arasında gösteriliyor. Güney Kore’nin başkenti Seul’de 4 Eylül’de grçekleştirileceködül törenine Medcezir’in senaryo yazarı Ece Yörenç ve başrol oyuncularından Çağatay Ulusoy da katılacaktır. Ulusoy’un ‘En İyi Erkek Oyuncu’ kategorisindeki rakipleri arasında Benedict Cumberbatch ve Falco dizisinin başrol oyuncusu Sagamore Stevenin gibi isimler yer alıyormuş.

Geçtiğimiz Nisan ayında Ay Yapım bu yarışmaya 3 dizisi ile katılmıştır. Kara Para Aşk ve Kurt Seyir ve Şura finale kalamamıştır.

Medcezir dizinsinden 10-15 dakikalık kısa alıntı sahnelerle gösterilmiştir. 1.Bölümden Kenan’ın araba çalma ve heyecanlı kaşış sahnesi, 15.Bölümde Mira’nın İsyan şarkısını söylemesi ve sonrasında Yaman’ı git buradan sen Tozludere’ye aitsin diyerek ayrılık sahnesi ve 19.Bölümde Hale’nin Mira’yı kaçırması ve Yaman’ın araba ile heyecanlı takibi gibi sahneleri gösterilmiştir.

BqFGyoDIgAA7WyO ece-cu

4 Eylül tarihinde yapılacak ödül törenine dileriz Medcezir’in ödülünü Ece Yörenç alacak, En iyi Erkek Oyuncu dalında da Çağatay Ulusoy ödülle dönecektir.

Medcezir yeni sezona 39.bölümü ile önümüzdeki 5 Eylül Cuma akşamı Star ekranlarına dönüyor.

-medcezir-kore-yolcusu-4724869

Süper dizinin yeni sezon tanıtım Fragmanı sosyal medyada oldukça ses getirdi ve izlenme rekorları kırdı. Kibariye’nin “Sil Baştan” şarkısı da diziye başka bir anlam kattı. Medcezir, biraz arabeske mi kayıyor? Sorusunu akla getirdi.

Medcezir dizisi ve başrol oyuncusu Çağatay Ulusoy, 5 Eylül akşamı yeni bir ünvan ve de sevinçle yeni sezonuna başlaması ümidiyle…

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Mail : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever
Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller İnternetten alınmıştır

 

 

 

Latife Hanım’ın Mustafa Kemal Atatürk aşkı?

Latife Hanım Balmumu haykeli

Latife Hanım, Atatürk’ün ilk ve son eşidir. Atatürk Uşaki-Zade’lerden Muammer Bey’in kızı Latife Hanım’la 29 Ocak 1923 de İzmir’de evlenmiştir. Atatürk 41, Latife Hanım 24 yaşındaydı. Ne var ki bu evlilik uzun sürmemiştir. Bu konuda çok şeyler yazılıp söylenmiştir. Derler ki; ayrılırken birbirlerine söz vermişler, bu evlilikle ilgili hiçbir şey konuşmayacaklar. O günden beri onlar birbirleri hakkında tek siz söylemişlerdir. Latife Hanım 12 Temmuz 1975 yılında 76 yaşında ölmüştür.

Yaratıcılığın kaynağı olan Mustafa Kemal’in sofrası bir akademi gibiydi. Çeşitli alanlarda ülkenin yetkili kişilerinin çağrılı olduğu bu sofrada, her çeşit konu, devlet sorunları geç vakitlere kadar tartışılıp sonuca bağlanırdı. Latife Hanım, Mustafa Kemal’e ayak uydurmakta güçlük çekiyordu. Pek çok zaman isyankar davranışlarıyla bunu gösteriyordu. Bu yüzden evlilik uzun sürmemiş, 5 Ağustos 1925’te ayrılmışlardır. Mustafa Kemal’le Latife Hanım bu evliliklerinde iki yıl altı ay kadar birlikte yaşamışlardır. Ne Mustafa Kemal Paşa nede Latife Hanım bir daha hiç evlenmemişlerdir.

10xzo83 latife

Atatürk, bu kısa evliliğini şöyle değerlendirmiştir. “Eşini mutlu edebilecek herkes evlenmelidir. Çoluk-çocuk sahibi olmalıdır. Bana bakmayın bu mesele de örnek İsmet Paşa’dır. Benim hayatım başka türlü düzenlenmiştir. Buna rağmen tecrübesini yaptım. Sonradan anladım ki, bu i,ş benim başaracağım bir iş değildir.”

Burada sırası gelmişken bu muhteşem kadın Latife Hanım’ın yaşanmış bir hikayesini aktarmak itiyorum.

Bu sabah fox Tv.de İsmail Küçükkaya ile eski genel kurmay başkanlarımızdan İlker Başbuğ Atatürk ile ilgili anılar, canlı haber programında, İlker Bey bir nebze bahsetti. Ben Latife Hanım ile ilgili anının tamamını buradan aynen aktarıyorum.

Latife Hanım -siirt mebusu mahmut

Latife Hanım Atatürk’le iki buçuk yıl evli kalan muhterem kadın. İstanbul Ayazpaşa’da baba evinde oturmaktadır. Genç bir gazeteci hanım, Latife Hanım’la gazetesi adına röportaj ya da Atatürk’le geçen yaşamını yazı dizisi yapmak düşüncesiyle ziyarete gelir. Genç muhabiri Latife Hanım sevgiyle mutlulukla karşılar. “Beni mutlu ettin. İyi ki geldin” der. Ve “Demek hatıralarımı satın almak istiyorlar.” Genç gazeteci Hanım “Evet efendim. Şartlarınız ne olursa, kabul ediyorlar.” Latife Hanım; “Demek ki ne şartla olursa olsun.”

Gazeteci hanım; “Evet efendim. Patronlarım öyle dediler.” Uzun bir sessizlikten sonra Latife Hanım hüzünlü biraz da küçümser bir tavırla, “İnsanlar hala, her şeyin parayla satın alınabileceğini mi sanıyorlar demek ki.” Diye. Esefle içini çekerek genç gazeteci hanıma; “ Çok gençsiniz, ne diye birisinin ama ben artık genç değilim ve onlar gibi çok patron gördüm. Ben bir gerçeği sana söylemek istiyorum. Senin bilmeni istiyorum. Osmanlı Hanedanı’nın hüküm sürdüğü yıllar boyunca hiçbir hükümdar karısı, ne sebeple olursa olsun… Ölümle veya talakla (boşanma ile) kocasından ayrı düştüğü zaman, hiçbir kimseye evliliği veya evlendiği kimse hakkında hiçbir şey söylemedi. Yazmadı, konuşmadı. Böyle bir şey vaki değildir. Demek ki bu bizim töremiz de var. Şimdi ben, bu halkı ve güzel töreyi bozup bana verecekleri üç beş kuruş için… O’na ait hatıralarımı satacak mıyım? Nasıl bir düşünce bu? Satabilir miyim?”

Genç gazeteci mahcup, üzgün, suçlu gibi konuştu; “Özür dilerim efendim.” Latife Hanım’ın cevabı kısaydı; “Dileme. Senin hiçbir suçun yok. Beni mutlu ettin. Teşekkür ederim. İyi ki geldin.” Diyor. Genç muhabir; “Rica ederim efendim. Asıl ben size teşekkür ederim. Yarın Ankara’ya gidiyorum. Bana bir emriniz olabilir mi Ankara’da efendim?” Diyor.

Bu soru Latife Hanım’ı uzun uzun düşündürüyor. Herhangi bir cevap vermeden genç kızın gözlerine, gözlerinden daha öte sıcak yüreğine bakıyor. Ve; “Ankara’ya öyle mi? Kim bilir ne kadar değişti koca Ankara. O şehri öyle merak ediyorum ki.” Diyor. “Evet demek bana bir istediğin var mı diyorsun. Pekala, işte sana bir sır. Daha doğrusu bir emanet. Yıllardan beri gerçekleştirmek istediğim bir şey vardı, cesaret edip kimseye söyleyemedim.”

Genç gazeteci hanım: “Emredin efendim. Ben size hizmet etmekte hazırım.”

İkisi de çok heyecanlıydı. Latife Hanım gülümsemeye çalışıyordu. “Estafurullah sadece bir rica. Ankara’da… Bir çiçekçiden, bir kırmızı gül al lütfen. Ama bir tek. Onu Anıtkabir’e götür ve Mustafa Kemal’in mübarek kabrinde yer bırak… Ayakucuna. Kimden geldiğini o anlar, ama sen yine de; “Bunu Latife gönderdi” diye söyle!… Bu iyiliği bana yapabilir misin?”
“Nasıl yapamam? Elbette efendim. Emredersiniz.”

“Hayır, gerçekten rica ediyorum. Lütfen!…”

Genç muhabir hanım bu kırmızı gülü bir tek kımızı gülü Anıtkabir’e götürür. Atatürk’ün ayakucuna bırakır. Bir tek kırmızı gülü… Sonra ertesi gün Anıtkabir’e gittiğinde kırmızı gülün, bir tek kırmızı gülün, tüm çeleklerden alınıp bahçeye bırakıldığını gördüğünde Ata’nın ayakucunda tüm canlılığı ile durduğunu gördüğünde,

Genç muhabir:
“Teşekkür ederim Atam, çok teşekkür ederim… Onu kabul ettin demek ki.”

ataturk LATİFE

Latife Hanım ile ilgili bu anıyı okuduğumda o kadar çok duygulandım ki, gözlerim doldu. Sizlerin de duygulandığınızı tahmin ederim.
İşte bu mübarek kadın, Atatürk’ün biricik eşi olmuştur. Atatürk de, Latife Hanım da bu boşanmadan sonra bir daha evlenmediler.
30 Ağustos Zafer Bayramı tüm milletimize kutlu olsun. Ayrıca Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve de sevgili eşi Latife Hanım’ın ruhu şad olsun.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Mail : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever
Blog: balcilar-blog.com

Not: Yukarıdaki anılar, son okuduğum kitaplardan “Mucizenin Adı: Mustafa Kemal” kitabından alınmıştır. Yazarı, beni İlkokul 5.sınıfta okutan Sayın öğretmenim Nazmi Güler’dir. Buradan kendilerine saygı ve hürmetlerimi sunarım.

Görseller İnternetten alınmıştır.

 

Güllerin Savaşı / Gülru’nun başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmez!

Kanal D.in tutkulu dizisi “Güllerin Savaşı” önceki akşam ekranlarımızdaydı. Oldukça sevildi ki, reytinglerde her iki kategoride, hem AB’de, hem de totalde gecenin birincisi olmuş.

Geçen bölüm Mert’in içerde olduğunu öğrenen Gülru, Ömer Bey ile Mert’i gözetim altından çıkartmıştı. Mert de Gülru’yu Ömer Bey ile görünce çılgına dönmüştü. O sinirle parmağındaki yüzüğü atıp, fırlatmıştı. Herkese yazıklar olsun diyerek sitemde bulunmuştu.
Gülru’nun ablası Mesude Mert’e, gazetedeki tekzip yazısını göstererek yanlış anladığını izah etmeye çalıştı.

Ömer Bey Gülru’yu eve bırakmış, Gülru’nun olanlardan ağladığını görünce sarılmıştı. Gülfem onları görmüş, Ömer’e küçük arkadaşının dertleri bitmiyor galiba diyerek laf çarptırmıştı. Ömer açık arttırmaya gitmemişsin deyince, Gülfem müzayedeye birlikle gitmeyi teklif eder. Ömer giyinmek için izin ister.

Mert Gülru’yu görmek için köşke gelince, Halide içeri girmesini engeller. Bu durumu gören Gülfem, sorun yok içeri girebileceğini söyler. Mert’in yanına gelen Gülfem Hanıma kimseye rahatsızlık vermek istedim deyip tam giderken, dur der. Ne iş yaparsın sen?
Cihan onları penceresinden gözler. Gülfem Hanım sonrası kardeşinin yanına gider. Cihan; “Ne istiyor senden o çocuk” diye sorar. Gülfem attığı adımların iyi bir gelişme olduğunu söyler, Müzayede için bana şans dile der ve çıkar.

Gülfem Halide’ye Gülru’yu haber ver o da bizimle geliyor, der. Asistanı da elbiselerini alır. Gülfem Hanım, Ömer Beyi Gülru’dan uzak tutmak için olsa gerek, Mert ile ayrılmasını istemez ve Mert’i özel şoförü olarak işe alır.

Gülfem Hanımın arabasını özel şoförü Mert getirir. O sırada Ömer Bey de kendi arabası ile gelir. Gülfem ben Ömer Bey ile gidiyorum, siz benim arabam ile gelin ve bizden önce orda olun talimatı verir. Gülru bu yeni duruma çok şaşırır.

Gülfem Hanım, yolda giderken Ömer beye Mert’i işe almasını nedenini anlatır. Ömer Bey Cihan nasıl karşılar bu durumu deyince, Gülfem Cihan’ı Gülru takıntısından kurtaracağını söyler.


Mert ile Gülru yolda arabada tartışırlar. Mert sırf sana yakın olmak için bu işi kabul ettiğini söyler. Gülfem Hanımın asistanı da kavgaya karışır. Mert bak yüzüğünü bile çıkartmamışsın deyince Gülru yüzüğü çıkartır, Mert’in avucuna koyar.
Ömer’in annesi Cahide Hanım, Gülfem’i gelini olarak Ömer’e uygun bulmaktadır. Müzayedeye giderken yolda büyük oğlu Şevket ile bu durumu konuşurlar. Ameliyatı var ama, belki de o da gelir. Şevket’in hep hor gördüğü karısı da konuşmalara karışınca, Şevket çok sinirlenir.

Ekran Alıntısı.PNG 7.2
Cahide Hanım solana gelince Gülfem Hanımın kulağına bu kızı niye yanında taşıdığını sorar. Gülfem küçük kızı fazla büyütüyorsun, der.

Gülru Gülfem Hanımın sodasını istediği gibi hazırlar. Mert’i neden işe aldığını sorar. Gülfem kısa net, öyle uygun gördüm diye cevap verir.


Yonca’nın giydiği elbise el çantası ile birlikte açık arttırmaya sokar. Daha sonra özel bir giysisini 75 bin liraya Ömer Bey satın alır. Gülfem Ömer Beyi öperek teşekkür eder.

Ekran Alıntısı.PNG7.3

Bu öpücüğün etkilerini evde konuşurlar. Basın bu öpücüğü haber yapmış, Gülfem yalan bir haber gerçek bir haberle silindi gitti.
Ertesi gün Yonca çıkan resmi, Gülru’nun Ömer beyle olan birlikte resimleri ile karşılaştırır. Siz Ömer Bey ile çok daha yakışmıştınız deyince Gülru çok sinirlenir. Gülru Yonca’nın kolyesini görünce çok şaşırır. Nasıl kabul edersin iade etmelisin.

Taner’in babaannesi Taner’e o kolyeyi iade edeceksin diye baskı yapar. O sırda kolye ile gelen Yonca’ya Taner o kolye bütün gün boynunda kalacak, der.

Gülru’nun ablası Mesude Mert’in Gülfem Hanımın özel şoförü olduğunu duyunca o da çok şaşırır.

Ekran Alıntısı.PNG7.4

Gülfem Hanım Ömer Bey ile konuşurken Gülru gelir. Mert ile atölyeye gitmelerini, özel şoförüme bir kaç takım iş elbisesi sipariş etmelerini söyler. Ömer Bey ters ters bakınca, güler. Kendimi çöpçatan gibi hissediyorum. İkisi de işlerini yapacak diye de açıklama getirir. Ömer Gülru okuduğu okulla ilgili bir iş yapmasını ister. O zaman o mutlu olacaktır. Gülfem Hanım hizmetçim olması için kafasına silah dayamadım ben. Ömer Bey bu lafa bozulur, benim işlerim var deyip, kahvesini içmeden gider.

Ekran Alıntısı.PNG7.6

Gülru babasına Mert’in Gülfem Hanımın özel şoförü olduğunu söyler. Mert Salih Beyin elini öper. Salih Bey parmağının boş olduğunu görünce yüzüğünü sorar. Gülru’ya senin yüzük de onunki ile beraber gitti der. Salih Bey çok üzülür, benim kızımın namusuna güvenmiyor, yüzüğü çıkartıyor.

Cihan yukarıdan Gülru ile Mert’in gittiğini görünce ilacını içmemekte direnir. Ablası Gülfem ikna ederek ilacı içirmek isterken bardağı ablasının başına vurur.

Ekran Alıntısı.PNG7.7
Cihan sonra da ne yaptın diyerek krize girer. Gülfem doktor çağrılmasını istemez.

Mert atölyeye giderken Gülru’yu zorla ön koltuğa yanına oturtur. Yolda tartışırlar, inip yol kenarında konuşurlar. Mert kendisini savunur. Mert kendini Ömer Bey ile mukayese eder. O geceki fotoğraf meselesini konuşurlar. Mert ben seni yakıştırdım o adamla. Mert, yardım et bana diye Gülru’ya sarılır.

Ekran Alıntısı.PNG7.11

Gülru bu gün söylediklerini unutacağım, lütfen sen de unut.

Taner’in babaannesi Cahide Hanım, mücevhersiye uğrar, aynısını görmek ister. Tek idi, isterseniz aynısını yaptırabilirim. Cahide Hanım bir daha benim haberim olmadan torunuma saymayacaksınız. Oğlu için hastaneye uğrayan Cahide, sekreterin boynunda kolyeyi görünce çılgına döner, derhal iade etmesini ister. Yonca asla, o torununuzun hediyesi.

Gülru Gülfem Hanımın yanına gelir. Derhal Cihan’ın yanına çıkmasını ister. Ömer Bey Cihan’ın yanındadır. Gülfem duyunca çok kızar. Çıkışta Ömer ile Gülru karşılaşır. Gülru, Ömer Beye teşekkür eder, bir gün o müzayedeki gibi sizin de çizimleriniz olur demiştin. O bana çok iyi geldi. Gülru Cihan’ın odasına gider. Cihan yüzük yok diye sorar. Gülru kafam çok karışık. Cihan sen mutlu olacaksan, o gitmesin, der.

Yonca, Taner’e kolye konusunda çıkışır. Babaannen iade etmemi istedi, ben onu asla iade etmem.
Gülfem Hanım Gülru’ya sen bizi asla rahatsız edemezsin. Ben istemezsen sen görünmezsin. Bu sözler Gülru’yu iyiden iyiye rahatsız eder. Ömer Beyin hayal et ve çiz sözleri onu iyice motive eder.

Ekran Alıntısı.PNG7.12

Gülfem Hanım havuz çıkışında Gülru’ya yüzüğünü sorar. Gülru beni görmüyorsun ama parmağımı görüyorsun. Ayrıldınız mı? Gülru, biz iki ileri bir geri gidiyoruz.

Ömer Bey kahvesini içerken annesi gelir. Birlikte kahve içmeyi ve konuşmak ister. Merak etme yeğenimle konuşurum. Cahide Hanım, ben o kadını hastaneden kovmanı istiyorum. Ömer Bey kibarca annesini ret eder.

Gülru kardeşi Yonca’ya ateş ile oynuyorsun. Dua et de sadece ellerin yansın. O sırada eve gelen Mesude’nin eltisi kız Yonca’nın odasından çekmecede gördüğü o milyon dolarlık kolyeyi çantasına atar ve odadan çıkar.

Gülfem Hanıma gelen misafir bayan, müzayede aldığı elbisenin el çantasından çıkan Yonca’nın nüfusunu getirir. Çantayı da üstünde ruj lekeleri var, içim kalktı diyerek iade eder. O sırada Gülru kahvesini getirir. Gülfem Hanım siz iki kardeş benim arkamdan neler çeviriyorsunuz, der ve çantayı yere atar. Çanta bir tarafa nüfus kağıdı bir taraf gider. Ve 7. Bölüm burada biter.

Ekran Alıntısı.PNG 7.13

Güru çok şaşırmış, ne diyeceğini bilemez. Bir laf vardır ya, Gülru’nun başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmez. Ne geldiyse başına hep kardeşleri yüzünden gelir. Şimdi de Yonca’nın kolyesi çalındı. Gülru hırsızlıkla mı suçlanacak?  İlerleyen bölümlerde pırıl, pırıl, saf  iyi yürekli bu kızın başına daha neler gelecek, ilerleyen bölümlerde hep birlikte göreceğiz.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Face : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever
Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller dizifilm.com’dan ve diziden tarafımdan kopyalanmıştır

Not: Burada yazılan tüm yazıların elektronik imza ve zaman damgası güvencesi altında yasal hakları korunmaktadır. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, İnternet vs.) kaynak gösterilmeksizin izin alınmadan kullanılmaz.

Kara Para Aşk / Atv’de yeni sezonda bomba gibi geliyor!

kara-para-ask-12-1_640

Kara Para Aşk’da Elif, geçen Haziran final bölümünde her şeyi Ömer’e itiraf etmiş, “Hayatındaki başka bir Sibel olmak istemiyorum. Ömer ben sana yalan söyledim” demişti. Roma’ya niçin gittiğini, Metin’in kendisini tehdit ettiğini; “Biz seninle Roma’dayken ben kara para akladım. Kuryelik yaptım”. Diyerek her şeyi itiraf etmişti.

Hepsi bu kadar değil, Metin burada fason mallar ürettirdi. Bu gün de kurye yola çıktı. İmzaldığım bir sürü belge var. Ben bir suçluyum. Kara para aklayan bir dolandırıcıyım. Demişti. Ömer duyduklarından sonra  hiç bir şey söyleyememiş. Kötü bir şekilde ayrılmışlardı.

Kara Para Aşk dizisi 2.Sezonunda Atv ekranlarında ses getirecek. Yeni sezon ile ilgili iki tanıtım fragmanı yayınlandı.

İlkinde romantik Ömer Elif’e şeytanın bile aklına gelmeyecek şekilde tek taş yüzüğü vererek evlenme teklif etti. Yolcu gemisinde yüzüğü çaycı çocuğa verdirtti. Elif bu benim değil dediyse de, Ömer denizde sahipsiz bir şey bulursan senindir.” Çalan parça da çok anlamlı; “Bana ellerini ver, hayat sevince güzel.”

Ekran Alıntısı.PNG14.6   Ekran Alıntısı.PNG14.7

Ekran Alıntısı.PNG14.4   Ekran Alıntısı.PNG14.5

Ekran Alıntısı.PNG14.8
Dün de bomba gibi 2. Fragman geldi. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış derler ya. Nişanlısı Sibel’i, Elif’in babasını öldüren ve de elmasları çalan ağabey komiser Hüseyin olduğu halde, Ömer’in ağabeyi Hüseyin yerine, kelepçeler Ömer’e takıldı. Şimdi ne olacak, ayıkla pirincin taşını bakalım.

Ekran Alıntısı.PNG14.3
Tuba Büyüküstün ve Engin Akyürek’in rol aldığı sezonun en iddialı yapımlarından Kara Para Aşk’ın dün akşam yayınlanan ikinci tanıtımı ekranlara bomba gibi düştü.

KARA PARA AŞK’TAN 2.BOMBA!

Yeni tanıtım yayınlandı!

Tuba Büyüküstün ve Engin Akyürek’in rol aldığı sezonun en iddialı yapımlarından Kara Para Aşk’ın dün akşam yayınlanan ikinci tanıtımı ekranlara bomba gibi düştü.

ÖMER KELEPÇELİ!

omer huseyın (1)

Erkan Can’ın canlandırdığı gaddarlığıyla sınır tanımayan Tayyar karakteri ile Hüseyin’in işbirliği yaptığı yayınlanan tanıtımla ortaya çıktı.

Geçtiğimiz sezon final bölümünde Ömer’in ağabeyi Hüseyin’in hem elmasları çalan kişi hem de katil çıkması izleyenleri şoke etmişti. Yayınlanan tanıtımla Tayyar’ın akıl almaz oyunlarıyla iki kardeşi karşı karşıya getirdiği ekrana geldi. Hüseyin’in, komiser olan Ömer’e kimliği ve silahını teslim etmesini söyledikten sonra Ömer’in elleri kelepçelenerek tutuklanması ise büyük merak uyandırdı. Merakla beklenen birçok sorunun cevabı dizinin Eylül ayında yayınlanacak yeni bölümleriyle ekrana gelecek.

Ay Yapım imzalı Sema Ergenekon ve Eylem Canpolat’ın senaryo yazarlığını Ahmet Katıksız’ın ise yönetmenliğini üstlendiği “Kara Para Aşk” 2.sezonuyla yeni sezona damga vuracak.
Ben kendi adıma sabırsızlıklar yeni sezonun yeni bölümü olan 14.bölümü bekliyorum, sizleri bilemem.
Saygılar, sevgiler.
Abdurrahman Balcılar
Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Mail : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever
Blog: balcilar-blog.com

Haber kaynak: Ay Yapım Basın büteni.
Not: Görseller internetten fragmandan tarafımdan alınmıştır.
Not: Burada yazılan tüm yazıların elektronik imza ve zaman damgası güvencesi altında yasal hakları korunmaktadır. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, internet vs.) kaynak gösterilmeksizin izin alınmadan kullanılmaz.

Medcezir / Tescilli Türkiye Güzellerinin dizisi oldu!

10390936_ medcezir

Medcezir Türkiye Güzellik yarışmasından derece alan kızlarımızın dizisi oluyor. Başrol oyuncusu Serenay Sarıkaya’dan sonra iki güzel daha diziye dahil oldu. Başrol bayan oyuncumuz Serenay Sarıkaya da, Miss Turkey 2010 yılında ikinci seçilmişti. Daha sonra ülkemizi Çek Cumhuriyeti’nde düzenlenen Avrupa Gençler Güzellik Yartışmasında temsil etmiştir. Yarışmada dördüncü olmuş, ayrıca Jüri Özel Ödülünü de almıştı.

serenay-sarikaya_3377496600

Geçtiğimiz günlerde bu yılın Miss Türkiye Güzeli birincisi Amine Gülse’nin diziye katıldığını yazmıştık. Ay yapımdan bir açıklama gelmedi ama, ben bu gün Amine Gülse’nin facebook sayfasından 22 Ağustos’daki paylaşımında (–Çekimlere başladık artık–Medcezir–) yazmış.

Bir zengin kızı olarak Yaman’ın etrafında dolaşacakmış. Yaman’nın kalbini çalmaya çalışacak. Bu durmda Mira haliyle Yaman’ı kıskanacak, aralarında gene kıskançlık krizi yaşanacaktır.

Mira daha önce Tozludere’den eski sevgilisi Leyla’yı çok kıskanmış. Yaman’ın başını sıkça ağrıtmıştı. Ayrıca Asım Şekip Kaya’nın üçüncü kızı ada’yı da çok kıskanmıştı.

10500241 amine gülşe

Güzel kızımız Amine Gülşe, Türkiye Güzellik Kareliçe Seçimi birincisi olarak katılan ikinci kızımız oluyor.

Şimdi de dizye katılan üçüncü bayan, Türkiye güzellik yarışması menşayli Aybüke Pusat giriyormuş. Aybüke Pusat bu yılki güzellik yarışmasında üçüncü güzel olarak seçilmişti. Vatan Gazetesi’nden Oya Doğan bugün kendi köşesinden geçti bu haberi. Aybüke’nin yarışmadan sonra oyunculuk dersi de aldığı belirtildi. Kız Allah için güzel, ama oyunculuğunu dizide göreceğiz.

BoqGdacIUAEJbPu aybüke

Medcezir’de Türkiye Güzellik yarışması menşeyli kız üç bir arada. Serenay Sarıkaya’ya lafımız yok, o zaten baş rol oyuncusu, bu yıl aldığı Altın Kelebek Yarışmasından kazandığı ödül ile oyunculuğunu kabul ettirdi.

Benim endişeyem acemi oyuncularla kalitenin düşmesi. Güzelleklerine bir lafımız yok, zaten güzel olmasalardı dereceye giremezlerdi. İnşanllah beni yanıltırlar, iyi bir performans sergilerler.

Gelelim Medcezir’in yakşıklısı ve sempatik oyuncusu Yaman’ına. Yaman’ın işi bir hayli zor. Sevgilisi Mira bu güzel kızlar yüzünden, Yaman’ı elinden kaptırmamak için çok uğraşacak. Yaman’ı göz hapsinden ayırmadığı gibi, dedikodular yüzünden bile başını çok ağrıtacak.

Bu iki güzel kızdan biri dizide Yamın’ın sevgilisi olacak. Şimdilik bu şans Aybuke Pusat’a doğmuş gibi gözüküyor. Mira ile arası bozulan Yaman etrafındaki güzel kızlardan bu yeni karakterle sevgili olacakmış. Mira gene çılgına dönecek, Yaman’nın kalbini tekrar ne şekilde  kazanacak, bu güzel kızdan nasıl vazgeçirecek dizinin ilerleyen bölümlerinde hep birlikte göreceğiz.

Ekran Alıntısı.PNG medcezir-yaman

Bu güzel kızların arasında kalacak olan Çağatay Ulusoy ne yapacak. Geçen yıl dizi aşkı Mira ile olan aşklarını set dışına taşımışlar, iki sevgili olmuşlardı. Bu aşk da bu yaz sona ermiş gözüküyor. Serenay Sarıkaya da başka biri ile göçrüntülenerek bu aşkın bittiğini gözler önüne serdi.  Bizim buralarda bir laf vardır. “Her horoz kendi çöplüğünde bulur eşini”.  Çağatay Ulusoy’un bu güzel kızlar gerçek hayatta da inşallah başını döndürmezler. Ama geçen yıl Çağatay’ın sütten ağzı yandı, yoğurdu üfleyerek yiyecektir. Öyle de olsa ben onların özel hayatlarını girmek istemiyorum. Hep söylediğim gibi aşk zamanı değil iş zamanı olmalıdır. Bizler onların dizideki oyunculuklarını ve gösterdikleri performanslarına bakacağız.

Geçenlerde twitter’da bir twit okudum, çok da hoşuma gitti. Aynen aktarıyorum. “Medcezir’de yakışıklılığı bir kenara, dizinin kadınlarını bile kıskandıracak kadar güzel olan adam, ayrıca organizmik bir ses tonuna sahip oyununcu.”  Eee.. Yapımcılarda bunun farkındalar ki, güzel adama  Türkiye güzeli kızlar yakışır.

BvqLmixCEAAxpy_ medcezir ekibi

Medcezir, Çağatay Ulusoy, Serenay Sarıkya, Barış Falay, Taner Ölmez, Hazar Ergüçlü, Şebnem Dönmez, Murat Aygen ve Can Gürzap’dan oluşan güçlü bir oyuncu kadrosu var. Deneyimsiz oyuncularla kalitenin düşmesini zaten Ay Yapım izin vermez.

BvUIxf1IQAEnxJP mira-yaman

Bu sezonda Mira – Yaman aşkı çok daha ateşli ve de gelgitli olacak. Daha önce söylediğim gibi, biraz arabesk bir dram olacak gibi duruyor. Tanıtım fragmanında bu burukluğu hissettik. Biraz da Ender Serez’i trafik kazasında kaybetmenin verdiği bir hüzündü onlarınki. Mert anne acısından olacak ki, sakal bırakmış.
Medcezir, yeni sezonda yılın dizisi olmaya aday. Ayrıca ben Çağatay Ulusoy’dan çok üstün bir oyunculuk performansı bekliyorum. Medcezir, dev dalgalar gibi geliyor. 5 Eylül Cuma akşamından itibaren herkesi gene Star Tv. ekranlarına kilitleyecektir.

Keyifli Seyirler.

Saygılar, sevgiler.
Abdurrahman Balcılar
Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Face : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever
Blog: balcilar-blog.com
Not: Görseller internetten, Medcezir facebook ve Twitter sayfasından kopyalanmıştır

Not: Burada yazılan tüm yazıların elektronik imza ve zaman damgası güvencesi altında yasal hakları korunmaktadır. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, İnternet vs.) kaynak gösterilmeksizin izin alınmadan kullanılmaz.

 

 

 

 

 

 

Karadayı Eylül’de 3.sezonuna başlıyor!

karadayi-son-bolum-640x360

Ay Yapım’ın  sevilen dizisi “Karadayı”, ATV ekranlanda 3. sezonana Eylül ayında kaldığı yerden 78.bölümünden devam edecek.

İki sezondur tüm Türkiye’yi ekrana kilitleyen, başrollerini Kenan İmirzalıoğlu, Bergüzar Korel ve Çetin Tekindor’un paylaştığı ekranların reyting rekortmeni dizisi “Karadayı” 3. sezonuna giriyor!

Konu ile ilgili basın bülteni yayınlandı.

KARADAYI GELİYOR!  3.SEZONDAN İLK FRAGMAN YAYINLANDI.

İki sezondur tüm Türkiye’yi ekrana kilitleyen, başrollerini Kenan İmirzalıoğlu, Bergüzar Korel ve Çetin Tekindor’un paylaştığı ekranların reyting rekortmeni dizisi “Karadayı” 3. Sezonuna giriyor!

1970’li yıllarda İstanbul’da geçen dizinin yeni sezonundan ilk fragman ise dün akşam yayınlandı. Mahir ve Feride’nin buluşma yeri olan çay bahçesinde geçen tanıtımda; ikilinin mutlu bir şekilde dans ettiği sahneler ekrana geldi. Heyecan yaratan tanıtımın sonunda ise, büyük aşkın kahramanlarını hayallerindeki geleceğin beklemediği ortaya çıktı.

Setten ilk karelerin basına yansıdığı Karadayı’da yeni karakterler ve izleyicileri şaşırtacak sürprizler ile çok yakında bomba gibi bir dönem başlayacak.

1         

  2

3

 

KARADAYI’DA KARANLIKLAR AYDINLIĞA ÇIKACAK MI?

Mahir ve Feride’nin düğün günü arabalarına konulan bombanın patlaması ekran başındaki izleyenleri derinden sarsmıştı.

Yaşanan patlamada kimlerin hayatını kaybettiği bilinmezken; sezon finalinde düğün gününden 8 ay sonra gerçekleşen ve Mahir ile Hakime Feride’yi karşı karşıya getiren mahkeme sahnesi ise akıllarda soru işaretleri bırakmıştı. Sanık konumunda olan Mahir Kara’nın kabadayı görünümü ve sevdalısı Feride’ye karşı sert tavırlarının ekrana yansıdığı sahnede, Mahir’in hangi suçu kabul ettiği merakla beklenen cevaplar arasında yer alıyor. Hakime Feride’ye “Sen yanmazsan, ben yanmazsam biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?” mısralarıyla seslenen Mahir, “Beyefendi” lakaplı Mehmet Saim’in şifrelerini çözebilecek mi? Mehmet Saim büyük aşkın arasına girmeyi başarabilecek mi? Yeni bölümü büyük bir merakla bekleyen Türkiye, bu soruların cevaplarını öğrenmek için gün sayıyor.

Ay Yapım imzalı, senaristliğini Sema Ergenekon & Eylem Canpolat’ın, yönetmenliğini ise Uluç Bayraktar ve Cem Karcı’nın üstlendiği efsane dizi “Karadayı” 3. Sezonunda da Pazartesi akşamlarının vazgeçilmezi olmaya devam edecek.

Keyifli seyirlar.

Saygılar, sevgiler.
Abdurrahman Balcılar
Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Mail : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever
Blog: balcilar-blog.com
Not: Kaynak Haber ve görseller;  Ay Yapım Basın bülteninden alınmıştır.

Medcezir / Dev dalgalar gibi geliyor, yumuşacık, biraz duygusal!

Bvk-fxUCQAA3HYu Medcezir Yeni afişi

Medcezir yeni sezona Eylül başında 39.bölüm ile dev dalgalar gibi geliyor. Yumuşacık, ama biraz duygusal! Bu akşam yeni tanıtım fragmanı yayınlandı.

Geçen Haziran’da sezon finali yapan Medcezir ekibi oyuncuları çok güzel bir tatil yaptılar ve hafta başında bir araya gelerek yeni 39.bölümün tanıtım çekimlerine başladılar. O tanıtım fragmanı da bu akşam İnternette ve Star ekranlarında görücüsüne çıktı. Beğenildi mi? Ben çok beğendim. Fonda Kibariye’nin yumaşak duygulu sesi ile…  “Sil baştan başlamak gerek bezen. Hayatı sıfırlamak, sil baştan sevmek gerek bazen. Her şeyi unutmak.” Bence bizim dizi Kibariya ile biraz arabeske kaymış gibi geldi bana. Ama neticede güzel dalgalar arasında çekimler harika. Bravo Ali Bilgin. Bu duygusal anlar, sanki bana Ender Serez’in ölümünün ardından yaşatılmış gibi geldi bana. Selim Serezin yüzünde ve gözlerinde o acıyı görebiliyor insan. Her birinin yüzünde buruk bir sevinç var. Herşeyi unutmak lazım dese de şarkı.

“Ender Serez” karakterini canlandırın Mine Tugay diziden ayrıldı. Bu bölümde muhtemelen cenaze törenini izleyeceğiz. Ece Yörenç izleyenlerine bir sürpriz yapar da bu karakteri öldürmez yeni bir oyuncumuz canlandırmaya devam eder. Kazada cam kırıkları ile yüzü kesilir, estetik ameliyat ile yeni bir oyuncumuz “Ender Serez” karakterini canlandırmaya devam eder. Serez ailesi ölümün acını hissetmez, matem tutmaz. Koca köşkte üç bekar erkek yaşamak zorunda kalmaz.

Geçen sezon başarılı bir dönem geçirdi Medcezir. Yaman – Mira dizi aşkının yanında, Çağatay Ulusoy ve Serenay Sarıkaya aşkı gerçek hayatta da damgasını vurdu. Ama Çağatay ve Serenay Haziran içindeki Yunan adalarına yaptıkları tatil ve de sonrası Amerika seyahatinden sonra bu birlikteliğin yürümeyeceğinin farkına varmışlar ki, ayrı ayrı tatillerini devam ettiler. Serenay Sarıkaya annesi ile Bodrum’da uzun bir tatil yaptı. Çağatay Ulusoy da Ayvalık’ta ve sonrası Çeşme’de yaz tatilini sürdürdü.

Serenay Sarıkaya, Çağatay Ulusoy ayrılığından birkaç hafta sonra kalbinin kapılarını sosyetenin önemli çifti Nedret-Ali Zafer Taciroğlu’nun oğulları Yaman Taciroğlu’na kaptırmış. Geçtiğimiz hafta pazar günü öğlen saatlerinde Taksim’de buluşan çift, keyifli anlar yaşamışlar.Yaman Taciroğlu’nun elinde çiçeklerle geldiği ilk buluşmayı cep telefonuyla görüntüleyen bir hayranı, bu fotoğrafı Serenay Sarıkayı’nın hesabını da çektiği fotoğrafa etiketleyip sosyal medya hesabı Twitter üzerinden paylaşması ile ortaya çıktı.

sereanayon yaman

Tesadüfe bakın ki, dizi aşkı Yaman gibi, bu arkadışının adı da Yaman’mış. Bu da demek oluyor ki, özel hayatlarında Çağatay Ulusoy ile Serenay Sarıkaya arkadaşlıkları sevgili olarak bitmiştir.

BvUIxf1IQAEnxJP mira-yaman

Biz şimdi dizimizdeki Yaman – Mira aşkına bakalım. Hep söylediğim gibi aşk zamanı değil iş zamanı. Biz onları Yaman -Mira aşkı ile tanıdık, öyle de seyretmeye devam edeceğiz.

İşte Medcezir’in muhteşem dörtlüsü. Dördünün ağzı sanki fiyong gibi. Ne tatlı tebessüm ediyorlar. Mira – Eylül iki can dost, can-ciger kuzu sarması, sadece yedikleri içtikleri ayrı gidiyor. Yaman – Mert iki kardeş, arkadaş, can dost. Kader onları o kadar birbirlerine bağladı ki, Mert Yaman’sız yapamıyor, onsun akvaryumda susuz kalmış balık gibi hissediyor kendisini.

Bvo08nzCUAAscaG yaman-mira-eylül-mert

Mert (Taner Ölmez) bu yaz sakal bırakmış, çok da yakışmış o kıvırcık saçlarının altına sakal. Bu sakallı hali kaç bölüm devam edecek merak ediyoruz.

BvU-_2ECYAAXPv9 mert-yaman

Çağatay Ulusoy da Çeşme tatili sırasında sakal bırakmıştı. kendisinin de söylediği gibi sakalları seyrek çıkıyor. Şimdi rol icabı kesmiş. AFK bölümlerinde çoğunlukla kirli sakallı seyretmiştik kendisini.

BudQrxtIcAA54_8 cu

Geçtiğimzi günlerde yanlış anlaşılmadan dolayı senarist Ece Yörenç ile Çağatay Ulusoy arasında kırgınlıklar olduğu söylendi, yazıldı. Yörenç’in Serenay’ı kayırdığı, Çağatay’ın twitter paylaşımlarını es geçtiği ve bu nedenle dizide rolünün yazılımın kısaltılacağı yazıldı. Yörenç bütün bunları yalanladı ve bu haberleri çok saçma bulduğunu twitter hesabından paylaştı. Çağatay Ulusoy ile aralarında bir problem olmadığını anlatmak için olsa gerek, aşağıdaki resimde Çağatay’ın yanağından makas alırken bir pozu paylaştı.

Bu8TMwZCAAA2nbM ece yörenç makası

Medcezir yeni sezona damgasını vuracak gibi duruyor. Tanıtım fragmanı biraz fazla duygusal arabesk olmuş. Tahminin yeni sezonda izleyenler ekran başına mendilleri ile oturacaklar. Biraz salya-sümük ağlatacak gibi gözüküyor Medcezir. Yaman- Mira aşkı izleyenlerine hangi mecraya sürükleycek hep birlikte göreceğiz.

Ekran Alıntısı.PNG YAMAN-MİRA 36

Ay Yapım’ın iddialı dizisi Medcezir tahminim 5 Eylül ya da en geç 12 Eylül Cuma akşamı Star ekranlarında olacak. Başta Çağatay Ulusoy, Serenay Sarıkaya ve tüm oyunculaına ve de tüm ekibe başarılar dilerim.

Keyifli Seyirler.

Saygılar, sevgiler.
Abdurrahman Balcılar
Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Mail : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever
Blog: balcilar-blog.com
Not: Görseller İnternetten ve tarafımdan diziden alınmıştır

 

 

 

 

 

Kurt Seyit ve Şura dizisi ile ilgili dedikodular!

Bu günkü Posta Gazatesi Magazin sayfasında, “Kurt Seyir Şura” dizisi ile ilgili şöyle bir yazı çıktı.

SETTE MAAŞ KRİZİ.
Kurt Seyit dizisindeki Fahriye Evcen ve Farah Zeynep Abdullah’ın arasındaki fiyat farkı ortaya çıkınca set karıştı.

Fahriye Evcen, Star TV’deki ‘Kurt Seyit ve Şura’nın kadrosuna katıldı. Kıvanç Tatlıtuğ’un eşi ‘Murka’yı oynayacak. Bölüm başına da 30 bin TL alacak.
Dizide Kıvanç Tatlıtuğ’un sevgilisi ‘Şura’yı canlandıran Farah Zeynep Abdullah, bölüm başına 20 bin TL alıyor. Farah Zeynep Abdullah fiyat farkını öğrenince sette kriz çıktı.

Kıvanç Tatlıtuğ ise bölüm başına 60 bin TL alıyor.

dd_7550

Bu haber üzerine anında Ay Yapım’dan yalanlama geldi.

Ay Yapım’ın “Kurt Seyit ve Şura İstanbul” dizisi üzerine yaptığı basın açıklamasını aşağıda bilgilerinize sunarız.

“21 Ağustos 2014 tarihinde Posta Gazetesi’nde imzasız olarak ‘kriz’ anonsuyla duyurulan “Kurt Seyit ve Şura İstanbul” dizisiyle ilgili haber tamamen hayal ürünüdür.

“Kurt Seyit ve Şura İstanbul” dizisinin seti henüz başlamamıştır. Söz konusu oyuncular henüz bir araya dahi gelmemişlerdir. Başlamamış bir sette bir krizin yaşanmış olması da mümkün değildir. Oyunculara ödendiği iddia edilen rakamların hiç biri gerçek olmadığı gibi, geçmişte yapılan bazı haberlerde yer alan indirimler, pazarlıklar söz konusu hiç değildir. Dolayısıyla bahsedilen krizin gerçek olması için tek bir dayanak dahi mevcut değildir. Hal böyle iken asılsız bir haberin farklı mecralarda da yayılması, haberde ismi geçen herkesi fazlasıyla üzmektedir.

Şirketimiz tarafından duyurusu yapılmamış, onaylanmamış ya da gazeteci imzası barındırmayan haberlere itibar etmemenizi önemle rica ederiz.”

Saygılarımızla,

Ay Yapım

12.12

Görüldüğü gibi “Kurt Seyit ve Şura” ilğili bir problem yok. Bazen magazin basınımızda çıkan heberler ortalığı karıştırbişliyor. Bu tür habarler yüzünden dizi ve o dizide oynayan oyuncularımız zarar görebiliyor.

Saygılar ve sevgiler.
Abdurrahman Balcılar
Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Mail : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever
Not: Görseller İnternetten ve tarafımdan diziden kopyalanarak alınmıştır.

 

Güllerin Savaşı / Gülru’nun çaresizliği!

Ekran Alıntısı.PNGGS6.2

Kanal D.in aşk ve drama dizisi “Güllerin Savaşı”  heyecanlı bir bölüm ile ekranlarımızdaydı. Sevilen dizi bu hafta Beşiktaş-Arsenal maçı nedeniyle, reytinglerde her iki kategoride 2.sırada yer aldı.

Gülru ile Ömer Bey, kardeşi Yonca ile Levent’in peşine düşmüşlerdi. Ama bir bar çıkışında paparazzilerin resimlerini çekmesi ile ortalık karışacaktır.

Ömer Bey Yeğeni Levent’in gittiği oteli tahmin eder ve eliyle koymuş gibi onları yatakta yakalarlar. Yonca çok bozulur. Ömer Bey onları evlerine bırakır.

Gülfem Hanım gördüklerini inanamaz, Ömer ile Gülru’yu bir arada düşünememektedir. Evde kendisini kahreder. Ertesi gün gazetelerde boy boy resimleri görür, kendini toparlayamaz, çalışamaz.

Gülrü ile ablası Yonca sabah aralarında tartışırlar. Gülru, Gülfem Hanımın kahvaltısını götürür.  Gülfem Hanım kahvaltıyı istemez evden çıkar. Yolda internet magazin haberlerinden dün akşamki haberi görür. Atölyeye gitmekten vazgeçer, hastaneye Ömer’e gitmek ister.

Haber her tarafta duyulur. Ömer Beyi hastanede garip bir şekilde bakarlar. Gülfem Ömer Beyin odasına gider. Dün geceki baskının hesabını sorar. Haberi gösterir, Ömer Bey ne bu diyerek şaşırır. Ömer, Gülru için üzülür.

Gülru konuşmak için Mert’in çalıştığı iş yerine gider. Gülru’nun eniştesinin yeğeni kız gazeteyi çarşaf gibi açar, Mert’in görmesini sağlar. Mert görünce çok sinirlenir, kendisini utamaz. Gülru izah etmekte zorlanır. Mert fırlar çıkar, amacı Ömer’i bulup bunun hesabını soracaktır.

Ekran-Alıntısı.PNGGS6_.1

Gülfem Hanım işin aslını tam bilmese de olgunlukla karşılar. Akşama gel birlikte konuşuz.  Yonca Ömer Beye açıklama yapar. Ömer Bey, Yonca’yı Gülru’nun yanına gönderir.

Ömer’in annesi Cahide Hanım seyahatten dönmüştür. O da gazetedeki bu haberi görmüştür. Ömer ile annesi hastaneden çıkarlar. Mert hastaneyi basar, Ömer Beyi arıyordur. Ömer Beyin sekreteri olan Yonca onu sakinleştiremez. Güvenlik görevlileri hastaneden atarlar.

Mert güvenlik görevlisini pataklar.  Mert karakolda gözetim altına alınır. Sabah savcıya çıkartılacaktır.

Mert’in babası gazetede haberi görür. Sokakta Gülru, Yonca ve baba Salih Beyle karşılaşır. Ben demiştim diyerek gazeteyi Salih’in gözüne sokar. Her şeyi öğrenen baba evde, benim şerefimi iki paralık ettiniz diyerek,  kızlarını sorguya çeker. Yonca bir yalan uydurur, Gülru o gece Gülfem Hanımın cüzdanını götürdüğünü söyler.

Ömer Bey Gülfem Hanım ile konuşur. Gülru’nun babası ile konuşup yanlışlığı düzletmek ister. Gülfem gazetelerde tekzip çıkacak deyip, vazgeçirmeye çalışır.

Ömer Bey, bahçede Salih Beyle görüşüp, durumu izah etmeye çalışır. Tekzip çıkacak dese de Salih Bey düşüncelerinden vazgeçemez. Bir kere çamur sıçramıştır kızının üstüne. Ertesi gün gazetede tekzip çıkar.

Salih Bey kızı Gülru ile olanları konuşurlar. Gülru, bir gün gelecek beni fark edecek, ben o zaman onun hizmetçisi olmayacağım. Yalvarırım işime karışma baba, istediğin cezayı ver der.

Gülru Gülfem hanımın yanına gider, dilinin döndüğünce izah etmeye çalışır. Gülfem Hanım, bu haber seni rahatsız etmiş olabilir. Benim için sadece bir hiç.

Gülru’ya, hizmetli Halide zehrini kusar. Gülru lafının altında kalmaz, o da söylenir. Halide tokat vurmaya kalkınca, kolunu tutar. Dikkat edin artık 8 yaşında değilim. Bütün o olanları Gülfem Hanım kapıdan görür ve duyar.

Gülru, Cihan’a uğrar, olanları anlatır. Aralarında konuşurlar. Mert’in nasıl karşıladığını sorar. Mert için kötü o, bırak sen onu, der. Gülru, Cihan’a sarılır, dostluğuna o kadar ihtiyacım oluyor ki…

Ekran-Alıntısı.PNGGS6_.3

Gülfem Hanım, Halide’ye 8 yaşında ne olmuştu diye sorar. Halide, büyüyünce Gülfem Sipahi olmak istiyorum demişti. Bu laf Gülfem Hanımı keyiflendirir ve güldürür.

Gülru, Ömer Bey ile karşılaşır, Gülru’dan olanlar için özür diler. Ömer Bey ilk karşılaşmalarında en iyi biri olduğunu, hiç kimseye aldatmayacağını düşünmüştüm. Gülru’ya Mert’in içeri alındığı telefonu gelir.

Gülru ile Ömer Bey karakola giderler. Olaya Ömer Bey müdahale eder, görevli şikayetinden vazgeçer.

Levent annesi ile babaannesi arasındaki konuşmaları dinler. Cahide Hanım düğünde kendi inci kolyesini gelinin takmasını ister. Levent mücevherciye gider, sevgilisi Yonca için ağır bir sanat eseri kolye satın alır.

Gülru Cihan’a keşke bu dört duvar arasından çıkabilseydin demişti. Cihan bu sözleri düşünür, odasından çıkar. O sırada Gülfem Hanım görür.

Levent hediyesini Yonca’ya verir, Yonca soluğu kuyumcuda alır, değerinin en az 60 bin dolar olduğunu duyunca, heyecandan ağzı kurur.

Ekran-Alıntısı.PNGGS6_.4

Mert nezaretten çıkınca kapıda Ömer Bey ile Gülru’yu görünce çılgına döner. Ömer Beye saldırmak ister. Gülru, Mert’in karşına dikilir. Sen bana aldattın de, yüzüme söyle. Mert, yazıklar olsun sana, sana verdiğim emeklere, yıllara… Yüzüğünü çıkartır yere atar ve gider.

Ekran Alıntısı.PNGGS6.6

Gülru, gözyaşlarını tutamaz. Ve 6.Bölüm burada sona erer. Gülru çok çaresizdir. Ömer Beyde olanlara bakar kalır.

Bu bölümde, bir yanlış anlaşılmanın nelere mal olduğunu ve Gülru’nun çaresizliğini gördük. Bence güzel bir bölümdü. Burada belirtmek isterim, Damla Sönmez  çok başarılı, süper oynuyor.

 

Keyifli seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller İnternetten, dizifilm.com’dan ve diziden tarafımdan kopyalanmıştır.