Aylık arşivler: Temmuz 2014

Hazal Kaya / Ay Yapım’ın yeni dizisinde Mehmet Günsür ile eşleşti!

Hazal Kaya, Ay Yapım ile anlaştı ve yeni dizisinde erkek Partneri Mehmet Günsür oldu.

Hazal Kaya “Adını Feriha Koydum” dizisinden sonra oynadığı iki dizide hayal kırıklığına uğramıştı. Son Yaz Balkanlar dizisi 5. bölümde şanssız bir şekilde yayından kaldırılmıştı. A.Ş.K. dizisi de 13 bölümde gerekli reytingleri alamadığı için yayıncı kuruluş tarafından erken final yaptırılmıştı. 2014 başından bu yana herhangi bir dizide oynamamış, Onur Ünlü’ nün “İtirazım Var” adlı bir sinema filminde oynamıştır.

Geçtiğimiz aylarda çeşitli dedikodular çıktı. Şu dizi, bu dizi derken Ay Yapım ile el sıkıştı. Sıra hangi dizide kimle oynayacağıydı. Şu günlerde o da netleşti. Daha önce Burak Özçivit ile oynayacağı söylense de, Mehmet Günsür’de karar kılındı.

 

Yolunu kaybeden bir aşkın hikayesi ile yola çıkılmış, birbirlerine aşık iki sevgiliyi dizide canlandıracaklar. Dizinin senaristleri de, “Adını Feriha Koydum” dizisinden tanıdığımız iki güçlü senarist, Melis Civelek ve Sırma Yanık. Yönetmen koltuğunda Andaç Haznederoğlu var. Deneyimli Senaristlerin çok güzel bir aşk hikayesini kaleme alacaklarını adım gibi biliyorum. Zira Adını Feriha Koydum dizisinin bu kadar tutulmasında payları büyük olmuştur.

Güzel oyuncumuz Hazal Kaya’nın oyunculuğunu hepimiz biliyoruz. Genco, Aşk-ı Memnu, Adını Feriha Koydum dizileriyle ülkemizde ve dünyada adını duyurmuştur. Geçtiğimiz günlerde Dünya Starları (İCHAPS) arasına ismini yazdırmıştır. Hazal Kaya’nın mükemmelliği dünyada da tescillenmiş, üçüncü sırada yerini almıştır.

Partneri yakışıklı oyuncu Mehmet Günsür, 1975 İstanbul doğumlu. 1997’de Hamam filmi ile kendisini tanıttı. Değişik sinema filmlerinde oynadıktan sonra, “O Şimdi Asker” ve 2011 yılında oynadığı “Aşk Tesadüfleri Sever” filmindeki performansı ile göz doldurdu. 1989 yılında, Geçmiş Bahar Mimozaları dizisi ile başlamış, sırası ile Cahide, Sır Dosyası, Don Matteo, Pilli bebek, Kasırga İnsanları, Beyaz Gelincik, Bıçak Sırtı ve Muhteşem Yüzyıl gibi dizilerde oynamıştır.

Mehmet Günsür’un Hazal Kaya ile iyi bir ikili oluşturup, çok güzel bir iş çıkartacaklarını tahmin ediyorum.

Hazal kaya Ay Yapım’ın dizi projesinde çalışacağına göre, önümüzdeki 2015 yazında Ay Yapım’ın Çağatay Ulusoy’un oynayacağı sinema filminde de Partneri olabilir. Her iki oyuncunun AFK’ da ki uyumlarını milyonlar biliyor, böyle bir sinema filmi projesini ortak sevenleri istiyorlar. Haydi, inşallah diyelim.

Güzeller güzeli Hazal Kaya’ya ve Mehmet Günsür’a yeni dizilerinde başarılar dilerim. Bu defa Hazal Kaya şeytanın bacağını kıracak, uzun soluklu bir dizi olacak diyorum.

Bugünkü (5 Agustos 2014) çıkan bir habere göre Mehmet Günsur, bir süre tamamen ailesiyle yaşadığı İtalya’da çalışma kararı almış. İtalyan belgesel yönetmeni Caterina Mongio ile evli ve 3 çocuk babası olan Mehmet Günsür, “Muhteşem Yüzyıl”da iki yıl boyunca Şehzade Mustafa karakterini hayat vermişti. Daha sonra da Çağan Irmak’ın “Unutursam Fısılda” filminde Farah Zeynep Abdullah ile kamera karşısına geçmişti. Bu sürede reklam filmi de çeken Günsür artık Türkiye’den gelen dizi tekliflerini kabul etmiyormuş. Sabebi de İtalya’da yaşayan ailesiymiş. (Kaynak haber, dizifim.com.)

Bu durumda Hazal Kaya ile sözkonusu dizide oynama durumu ortadan kalkıyor. İkinci alternatif Burak Özçivit ile Hazal Kaya oynacaklar demektir. Burak Özçivit daha önce Ay Yapım ile çalışma konusunda anlaşmıştı.

Burak Özçivit ile Hazal Kaya’a yeni dizilerinde hayırlı olsun diyelim.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller İnternetten, kaynak haber dizifilm.com’dan alınmıştır.

 

Not: Burada yazılan tüm yazıların elektronik imza ve zaman damgası güvencesi altında yasal hakları korunmaktadır. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, İnternet vs.) kaynak gösterilmeksizin izin alınmadan kullanılmaz.

 

Güzel Köylü’nün yakışıklısı Berk Cankat’ın dünü, bugünü ve yarını!

untitled

Star Tv.in romantik komedi dizisi “Güzel Köylü” nün yakışıklı köy delikanlısı “Cemal” karakterini canlandıran Berk Cankat’ı tanıtmak istiyorum sizlere.
Berk Cankat, Ankara 9 Mayıs 1984 doğumlu, şimdilerde tam 30 yaşında, 1,85 boyunda oldukça yakışıklı bir dizi oyuncularımızdan biri. Babası mimardır. Bilkent Üniversitesi Güzel sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nden mezun oldu. Akademi 35 Buçuk Sanat Evi’nde oyunculuk eğitimi aldı.

Oyunculuk olarak ortaokul yıllarında tiyatro yaparak amatör olarak çalışmıştır. Üniversite yıllarında oyunculukla hiç ilgilenmemiştir.

Fox Tv.nin “Sana Bir Sır Vereceğim” adlı fantastik dizisinde canlandırdığı “Savaş” karakteri ile büyük bir başarı elde eden yakışıklı oyuncu dizide bakışları ile kişilerin aklına girmekte ve onlara isteği şeyleri yaptırabilme özelliğine sahiptir. Dizide Tilki’nin kötü kardeşi rolünü üstlenmiştir. 2013 yılında bu diziyi 5.bölümünden girmiştir.

Baş rollerini Çağatay Ulusoy ile Serenay Sarıkaya’nın oynadığı, Medcezir dizisine 24. Bölümde Selim Serez’in teyze oğlu “Cem” karakteri, konuk oyuncu olarak katılmıştır. Dizide Yaman, sevgilisi Mira’yı Cem’den kıskanmış, aralarında kıskançlık krizine sebep olmuştur. 25. Bölüm sonunda diziden ayrılmıştır. Yakışıklı oyuncunun sempatik ve cana yakın tavırları ile kısa sürede binlerce hayran kitlesi oluşmuştur.

Ekran Alıntısı.PNGmd.25 cem

Geçtiğimiz Haziran ayı sonunda Star Tv.de başlayan Gold Film’in komedi ve aşk tadında olan yeni yazlık dizisi “Güzel Köylü” de “Cemal” karakterini canlandırmaya başlamış, Gizem Karaca ile başrol oyuncusu olarak yer almıştır. Güzel Köylü’de milyonlar tarafından tanınan Berk Cankat, sempatikliği, çok tatlı güzel yüzü, doğal tavırları, Muğla yöresinin şivesini çok güzel konuşması ile çok sevilmiştir.

Berk Cankat oyunculuğa Sana Bir Sır vereceğim dizisinden teklif gelince kabul etmiş ve ilk oyunculuğa adım atmıştır. Oyunculukta örnek aldığınız var mı? Sorusuna, o kadar çok beğendiğim insan var ki saymak çok zor. Medcezir’de Ayşenil abla (Aşyenil Şamlıoğlu) ile oynamıştık. O çok özeldi benim için. Çok mutlu olmuştum onunla oynadığıma. Keza bu arada aynı şekilde şimdi Devler liginde oynarken sahnede pişiyorum.

Bu yaz tatil yapmayı planlarken Güzel Köylü’de rol olan oyuncu, bu iş olmasaydı İspanya’ya gitmeyi düşünüyormuş. Daha önce de yurt dışına hiç çıkmamış. Ama Muğla yöresinin de bir tatil yeri olduğunu söyleyen Berk, burası bir tatil gibi zaten demektedir.
Berk Cankat’ın aşk hayatı nedir derseniz, kendisi “Şu anda kalbim boş” demektedir. Sosyal Medyadaki ilgi, özel hayatınızda sıkıntı yaratıyor mu? Sorusuna; “Hayatımda özel birisi olmadığı için öyle bir derdim yok. Kalbim boş. İleride olursa da mesleğimi anlayışla karşılayacaktır. Öyle biriyle anlaşabilirim.” Demektedir.
Müzik dinlemeyi seven Berk, eğlenceli ortamlarda bulunmayı severim ama eğlenceyi başlatan kişi ben değilimdir. Hiperaktif göründüğümü söylerler ama hiç hiperaktif bir insan olmadım. Genel olarak herkesle iyi anlaşırım ama insanları ilk başta tartarım, zamanla samimi ilişkiler kurarım.
Berk Cankat yarını ile ilgili şöyle konuşmaktadır. İleride olmak istediğiniz bir yer var mı? Sorusuna; “Hani denir ya ‘biz planlar yaparken başımıza gelendir yaşam’, çok doğru bir söz. Hayatın nereye sürükleyeceğini bilemem. Şu an burada olacağımı hiç düşünmezdim. Tabii herkeste olduğu gibi gölümüzde bir güzel bir sinema filmi var”. Demektedir.
Geleceğe dair hedeflerini şöyle ifade etmektedir. Bugüne kadar hedef koymadım. Bu projeye de öyle. Elbette istediğim hayal ettiğim şeyler var ama ne kadar kafamda kurarsam rüzgâr nereye götürürse öyle yol alıyoruz. Hakkını vererek içinde bulunduğumuz işi yaparım, gerisi gelir.

İnsan sevgisi çok keyif verici diyen Berk Cankat, oyunculuk dışında değişen pek şey olmadı, hayatım aynı. Sadece insanları görünce tanıyor. Gençlik dizisinde oynamak çok fazla genç hayran kazandırıyor. Beni buraya getiren de onlar, haklarını ödeyemem, demektedir.
Özel olarak ilgilendiği hobileri arsında, grafik tasarımı mezunu olması nedeniyle, çizim yaptığını, ayrıca illüstrasyonla uğraştığını belirten oyuncu, vaktim olursa sergi açacağım. Daha önce bir tane açmıştım. Çalışırken çok zamanımız olmuyor ama vaktimiz olursa geziyoruz.

Berk Cankat’ın yeni dizisi “Güzel Köylü” nün şu günlerde 5.bölümü Star Tv. de gösterildi. Çok da tutuldu ki, reytinglerde oynayan her bölümü birinci olmaktadır.
Berk Cankat’ı 2014 yılının en iyi çıkış yapan dizi oyuncu olarak gördüğümü belirtmek isterim.
Kendisini bu dizide olduğu gibi, sonraki çalışmalarında da başarılar diliyorum. Her şeyi gönlünce olsun.
Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar
Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Face : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever
Blog: balcilar-blog.com
Not: Görseller internetten ve tarafımdan diziden kopyalanmıştır
Kaynak: Vikipedi, Oyuncular sitesi.com, HT magazin röportajı, Net Gazete.com röportajı.

Not: Burada yazılan tüm yazıların elektronik imza ve zaman damgası güvencesi altında yasal hakları korunmaktadır. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, İnternet vs.) kaynak gösterilmeksizin izin alınmadan kullanılmaz.

 

 

Güllerin Savaşı / Cihan köşkü yaktı, Mert Gülru’ya evlenme teklif etti!

190720141511364178165_2

Kanal D.in yeni dizisi “Güllerin Savaşı” 3.bölümü ile ekranlarımızdaydı. Geçen yazımda belirttiğim gibi dizi tuttu ki, reytinglerde her iki kategoride gecenin birincisi oldu.

Gülru’ya geçen bölüm sonunda, Gülfem Hanım köşkte ailesi ile kalması için iş teklif etmişti. Gülru, atölyede çalışacağını zannediyordu. Halbuki Gülfem Hanım onu özel hizmetlisi olmasını istemesi, onda şok etkisi yaratır. Hal bu ki Gülru mesleğini yapacağını zannediyordu. Bu hayal kırıklığı ile eve döner. Banyoya kapanır, ağlar. Kardeşleri onu banyodan zor çıkartır. Kardeşleri ve babasına işi kabul ettiğini söyler, kendisini ispat edene kadar işini yapacaktır.

Mert, Gülru’nun ablası alışverişten dönerken karşılaşır. Gülru’un Gülfem hanım ile çalışacağını, bu nedenle taşınmaktan vazgeçtiklerini söyler.

Gülfem Hanımın halası Ayla Hanım gelir. Halasını akşama küçük bir parti vereceklerini söyler. Halası, babasının henüz haftası dolarken nasıl bir meydan okuma diyerek Gülfem’i eleştirir.

Parti Ömer’in ailesinin komşu olarak taşınma şerefine verilir. Şevket karısı Mebrure’nin gelmesini istemez. Anne Cahide Hanım bu parti ailemiz için veriliyor o da gelecek. Şevket’in karısı evin hizmetlisi iken, Şekvet ile evlenmiştir. Şevket de bu nedenle onu hor görmektedir.

Ekran Alıntısı.PNG GS3.1

Köşkte parti bütün hızıyla başlamıştır. Herkes eğlenirken Cihan pencereden bakar, kendi kendisine babamın ölümünü kutlayamayacaksın diye söylenir. Diğer tarafta müştemilatta, Gülru’nun ailesi 7. gün helvasını yerler. Damat köşke de gönderelim diyerek adeta dalga geçer. O sırada Halide gelip, parti için yardım ister.

Cihan, oyunu bozma, partiyi engellemek için bir şeyler yapacaktır.

Doktor Ömer de partiye katılır. Gülru, pot kırar bütün kadınlar peşinizde deyiverir.

Ekran Alıntısı.PNGGS3.2

Gülfem Hanım bir hoş geldiniz konuşması yapar. Cihan, yukarıda benzin bidonunu yerlere boşaltır. Kibriti çakar, yangın başlar. Gülru görünce şok olur. Yangın bütün köşkü sarmıştır.

Ekran Alıntısı.PNGGS3.3 - Kopya

Cihan alevlerin ortasındadır. Gülru ona koşar, tutar alevlerin arasından çıkartır, ama aşağıya indiremez, kendisi de dumandan bayılır. Herkes panik halindedir. Mebrure alevlerin arasında kalmasına rağmen kocası Şevket oradan uzaklaşır. Ömer, Gülru’yu kucaklar çıkartır. Cihan’ı da Salih omuzlar indirir. Gülfem Hanım perişandır. Gülru ciddi bir duman zehirlenmesi sonunda yoğum bakıma alınır.

Ekran Alıntısı.PNGGS3.4 - Kopya

Cihan da zehirlenmiştir. Ablası başında konuşmaya çalışır. Cihan, babımın ölümünü kutladın, ben de senin partini yaktım. Dr. Ömer onları kapıdan dinler.

Ekran Alıntısı.PNGGS3.5 - Kopya

Gülfem Hanım, gözyaşlarını tutamaz. Cihan, Gülru da oradaydı diye panikler, ortalığı birbirine katar. Sakinleştirici iğne vururlar. Gülru da kendine gelir, gözlerine açar. Dr. Ömer yangın söndü, herkes iyi diyerek onu da sakinleştirir.  Gülru, kendisini kurtardığı için Ömer’e teşekkür eder.

Mebrure de hastanede panik içindedir. Yangında çok korkmuştur, onu da sakinleştirmek gene Dr. Ömer’e düşer.

Mert, hastane bahçesinde bekler. Gülru’yu merak etmektedir. Dr. Ömer Gülru’nun iyi olduğunu Mert’e söyler. Mert, Ömer’e hesap sorar, kimsin sen orada burada karşıma çıkıyorsun.

Ekran Alıntısı.PNGGS3.6 - Kopya

Gülru ailesi tarafından hastaneden çıkartılır. Sende nazar var kurşun döktürelim diye espri yaparlar.

Cahide Hanım taşındıkları evde eşyaların yerleştirilmesini nezaret eder. Ömer, ağabeyi şevket ile konuşmak ister.  Şevket konuşacak bir şey yok

diye geçiştirir. Mebrure ne anlattıysa beni suçlayacaksın. Ömer, yangının ortasında onu gördüğün halde, kurtarmadın, onu ölüme nasıl terk ettin.

Ekran Alıntısı.PNGgs3.7

Ağabey Şevket gözlerini açarak, ölmesini istedim. Bir sarhoşluk gecesi yüzünden, hayatımın baharında evlenmek zorunda kaldım. 5 ay sonra hamile olduğunu öğrendiğimde, babam zorla evlendirdi. Ömer bir şey söyleyemez.

Mert elinde bir demet papatya ile köşkün duvarın dan atlar girer. Kızlar aralarındaki konuşurlar. Ömer Beyin karizması ile Mert’in odunluğunu karşılaştırırlar. Mert duyduklarından bozum olur, döner gider. Gülru, tıkırtı hisseder, telefon eder ama ulaşamaz. Pencereyi açınca yerde papatyaları görüler. Gülru, Mert’i görmem lazım diyerek evden çıkar. Deniz kıyısında bulur, konuşmaları duyduğunu, anladıklarını söyler. Gülru duydukların Yonca ile Çiçek’in saçmalamaları dese de Mert’i ikna edemez.

Gülfem Hanım basında çıkan yangın ile ilgili haberleri çok üzülmüştür. Bu haberi yazanlara tazminat davası açacağını söyler. O sırada gelen Dr. Ömer’in yangını Cihan’ın çıkardığını bilmesi Gülfem’i üzmektedir. Ömer Gülfem’e Cihan’ın öfkesi ile yüzleşmesini ister. Gülfem Hanım Ömer’e babam sana sadece hastaneyi emanet etti, Cihan’ı değil.

Ekran Alıntısı.PNGGS3.8

Şevket karısı Mebrure’ye bu gece sen yatakta ben yerde yatayım, der. O sırada oğlu Taner gelir. Annemi nasıl yerde yatırırsın diye çıkışır. Olaya babaanne de karışır, kavga başlar. Taner babasına ağır konuşur. Annen dün de hizmetçiydi, bu gün de hizmetçi deyince Taner babasının çenesine sert bir yumruk atar. Baba oğul kavgası başlar.

Gülru ısrarla Mert’i arar ulaşamaz. Ablası siz Mert ile sadece çocukluk arkadaşısınız, sen seviyor musun Mert’i diye sorar. Halide, Gülru’yu Cihan’ın çağırdığını haber verir. Güru Cihan’a gider, Cihan sana bir şey olsaydı ölürdüm ben. Gülru, köşkü yakmaya çalıştığını söyler, nedenini sorar.

Ekran Alıntısı.PNGgs3.9

Ömer Bey, taksi direksiyonunda uyuyan yeğeni Taner’in yanına gelir, aniden kornasına basar, Taner irkilerek uyanır. Amca sen sormadan ben söyleyeyim, babama vurduğum için pişman değilim, eve girmiyorsam onun suratına bir yumruk daha vurmamak için, der. Ömer önce babandan özür dileyeceksin, sonra babaannenden dilersin. Ömer otelden valizlerini toplar, anne evine dönmüştür.

Mert’in babası Şevket’de yangın için geçmiş olsun der. Senin kız yanmaya alışkın, benim işsiz oğlana da yanık deyince, Salih çok bozulur.

Gülru’nun babası kızı Mesude ile konuşur. Mert’ten uzak durmasını, babası çok pis konuştuğunu söyler. Mert ile Gülru ağız dalaşına girer, kavga ederler.

Cihan’ın halası Ayla Hanım, Cihan’ı yanında çiftliğe götürmek ister. Cihan kabul etmez. Cahide Hanım, Ömer’in eve taşındığı müjdesini Gülfem Hanıma verir.

Gülfem Hanıma yan evden, Cahide Hanım akşam yemeğine davet eder. Gülfem Hanım, Gülru’nun yardımıyla hazırlanır, yemeğe gelir. Cihan’ın ilaçlarını düzenli vermesi için tembih eder.  Gülfem Hanım, o sana çok değer veriyor. Gülru, arkadaşım o benim der.

Gülru’yu kardeşi Çiçek Mert’in yanına götürür. Cihan bu manzarayı yukarıdan görür. Cihan ifade edemese de Gülru’yu gizli bir aşk duymaktadır. Cihan, barışma, gelmesin üzmesin seni, der. Cihan bir daha buraya gelmesin diye tembih eder.

Gülfem Hanım Ömer Beyin yanına hastaneye gelir. Cihan ile Gülru konusunu açar. Cihanın Gülru’ya karşı özel duyguları var. Aralarında bu meseleyi biraz da tartışarak konuşurlar. Ömer, Gülru ile olan ilişkisinden korkma, onun yalnızlığından kork. Ömer, sen kendi körlüğünden kork Gülfem. Çok sinirlenen Gülfem çıkar gider.

Ekran Alıntısı.PNGgs3.10

Mert ile sokakta karşılaşan Mesude konuşurlar. Mert’in babasının söylediklerini anlatır. Mert eve koşar, Gülru’nun babası Salih’den özür dilemesini söyler. Mert’in babası oğluna sağlı sollu tokat ile karşılık verir. Mert ısrar eder, özür dilemesini ister.

Gülfem kafayı dağıtmak için bir bara gider, içer, dans eder. Barda bir arkadaşı ile karşılaşır. Gülfem’i eve getirir. Bir kahve içmek ister. O sırada gelen Ömer, onu o eski arkadaşının elinden kurtarır. Ömer yatak odasına kadar çıkarır. Gülfem çok uykum var der, Ömer’i korkaklıkla suçlar, bütün ona karşı kinini kusar. İlk günden beri kızgın olduğunu, beni çaresiz bıraktığından beri kızgınım. Ömer’in göğsünü yumruklar. Ömer dayanamaz Gülfem’i öper. O geceyi birlikte geçirirler.

Ekran Alıntısı.PNGGS311

Sabah Ömer kalkar, giyinir gider. Gülfem gözünü açar ama, bir şey söylemez.

Mert bir çılgınlık yapar. Bir arabanın üstüne hoparlör koyar, mikrofondan Gülru…  diyerek bağırır. Babamın eşeklikleri için özür dilerim. Bir çuval dolusu çiçeği Gülru’nun başından aşağı döker.

Ekran Alıntısı.PNGGS3.12

Bu çılgın hareketi Gülfem Hanım da yukarıdan görür. Sonra da, benimle evlenir misin? Diye evlenme teklifini yapar. Gülru şaşkınlıktan ne söyleyeceğini bilemez. Karmaşık duygular içinde Mert’e bakar ve 3.bölüm burada sona erer.

Ekran Alıntısı.PNGGS3.13

Mert’e Gülru’nun cevabı ne olacak, bu evlenme teklifini duyacak olan Cihan nasıl bir tepki verecek, haftaya hep beraber göreceğiz.

İyi seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller İnternetten, dizifilm.com’dan ve tarafımdan diziden alınmıştır.

 

 

 

 

Medcezir / Çağatay & Serenay aşkı diziyi etkileyecek mi? Yeni sezonda muhtemel senaryolar!

24 Temmuz ’14

Kategori
TV Programları
Medcezir / Çağatay & Serenay aşkı diziyi etkileyecek mi? Yeni sezonda muhtemel senaryolar!

Star Tv.in fenomen dizisi Medcezir Eylül başlarında ikinci sezonuna başlayacak. Şu sıralarda akla gelen soru, bittiği söylenen Çağatay Ulusoy ile Serenay Sarıkaya aşkı diziyi olumsuz etkileyecek mi? Dizide Mira-Yaman aşkı gel-gitler olsa da çok güzel devam ediyor. Bilindiği gibi geçen sezon bu dizi aşklarını özel hayatlarını taşımışlardı. Her ne kadar her iki ağız da bu aşkı basın karşısında itiraf etmese de, görüntüler iki sevgili olduklarını teyit eder cinstendi. Çok güzel giden bu aşk, Yunan adalarına yapılan kaçamak tatilden sonra aralarına kara kedi girdi. Serenay Sarıkaya’nın Altın Kelebek Ödül törenine Çağatay gelmedi. Bu da gerginliğin başlangıcı oldu sanırım.

Şu sıralar bir arada gözükmeyen sevgililerden Serenay Sarıkaya Bodrum’a gitti. Çağatay önce Ayvalık’ta 2-3 gün kaldıktan sonra şu sıralarda İstanbul gecelerinde yalnız gözüküyor.

Bu aralarında esen soğuk rüzgârlar diziye yansır mı? Ay Yapım patronu Kerem Çatay birlikte görünmemeleri için kendilerini sık sık uyarmıştı. Dizinin zarar görmesini istemiyordu. Geçen sezonda araları çok iyi olmasından, dizideki performansları süperdi. Her sahne tek seferde provasız çekiliyordu. Kerem Çatay da kendilerine bu başarıdan dolayı teşekkür bile etmişti.

Şimdi magazin basının ifadesine göre Çağatay Ulusoy, Serenay’ın ismini bile duymak istemediğini yazarken, bu ikili kamera karşısına nasıl bir uyum yaşayacak. Yaman Mira’ya nasıl davranacak, elini nasıl tutacak, o aşkla bakan gözlerde aynı heyecan olacak mı? Aralarında ne de olsa bir soğukluk olacaktır. Dileyelim diziye kötü yansıması olmasın. Profesyonel oyunculukta iş ve aşk karıştırılmaması lazım diyorum. Geçen yıl Medcezir daha başlamadan ilk tanıtım filmi çekildiği sıralarda yazmıştım. “Çağatay Ulusoy, aşk zamanı değil, iş zamanı” adlı blog yazımda dizi için doğabilecek tehlikelerde bir bir anlatmıştım. (Çağatay Ulusoy, aşk zamanı değil, iş zamanı / TV Programları / Milliyet Blog   )

Sosyal Medyada bu aşkın reklam aşkı olduğunu iddia edenler de oldu. Bence reklam aşkı olsa Çağatay Ulusoy özel yat tutup da Yunan adalarına Serenay Sarıkaya ile tatile gitmez. Hele hele kamaralara Serenay’ın çok sevdiği papatya çiçekleri ile süsletmezdi.

Ben her ikisinin de profesyonelliklerini öne çıkartarak işlerini yapmalarını, aşktaki küskünlüklerini işe yansıtmamalarını diliyorum. Yoksa bindikleri dalı kesmiş olurlar, çok güzel giden diziye de yazık olur.

Medcezir’in 39.bölüm çekimlerine Ağustos ayının ikinci yarısında başlanacak. Muhtemelen de bu bölüm 12 Eylül Cuma akşamı ekranlarımızda olacak.

Bildiğiniz gibi dizinin “Ender Serez” karakteri, Mine Tugay diziden ayrıldı. 38.bölüm sonunda meydana gelen trafik kazasında öldürülecekmiş. Orijinal senaryo gereği deseler de ben inanmadım. The O.C. de Mert’in annesi öldürülmüyor.

Bu nedenle Ender Serez karakteri yaşatılmalı. Mert annesiz, Selim Serez eşsiz olmaz. Diziye yeni karakter olarak, Kurt Seyit ve Şura dizisinden ayrılan Aslı Orcan girdi. Geçen sezon final bölümünde 2-3 dakikalık, röportaj yapan gazeteci olarak izledik.

 

Bu bayan pek ala Ender Serez karakterini canlandırmaya devam edebilir. Bu ilk defa olmayacak, geçtiğimiz yıllarda Adını Feriha Koydum dizisinde Emir’in babasını oynayan karakter 25. bölümde değişmişti. Tip olarak da taban tabana zıt tipler olsa da seyirci kabullendi. Aslı Orcan, daha önce oynayan Mine Tugay’a da andırıyor. O kaza sonunda yüzündeki yaralar nedeniyle Ender Serez estetik ameliyatı geçirmiş olarak karşımıza çıkar. Zira Ender Serez karakteri başrol oyuncularından sonra önemli bir karakter bu dizide.

Sayın Senaristimiz Ece Yörenç bu durumu uygun görmezse ne olacak? Selim Serez koca köşkte bekâr olarak mı yaşayacak. Bu da pek hoş değil. O gazeteci ile tanışacak, beğenecek ve evlenecekler. Mert’e cici anne olarak köşke getirecektir. Bu da akla gelen başka bir senaryo.

Senaristimiz Ece Yörenç’e daha önceki yazılarımda gene mutlaka Melek Gençoğlu ile çalışmalı demiştim. İlk bölümlerin yazılımını beraber yapmışlardı. Sayın Yapımcı diziye güçlü bir senaryo ile devam etmek istiyorsa, bu birlikte çalışma olmalı. Bir elin nesi, iki elin sesi var. Şayet Cuma reyting liderliğini ellerinde tutmak istiyorlarsa…

Dizi karakterleri benim rolüm az dememeli. Senaryo ne gerektiriyorsa o yapılmalı. Birde burada değinmek istiyorum. Başrol oyuncuları ve ana karakterlerin, karakterleri ile fazlaca oynanmamalı. İzleyici o karakteri nasıl sevdi ve de kabul ettiyse öyle devam etmeli. Çağatay Ulusoy’un ilk dizisi “Adını Feriha Koydum” da olduğu için söylüyorum. Bu dizinin başarısında bir ana unsur da başrol oyuncularının duruşu. Emir karakteri, son derece düzgün, dik ve karizmatik duruşu ile sevildi. Medcezir de de Yaman karakteri şimdilik pırlanta gibi. Orijinalinde Ryan son derece çapkın ve zampara biri imiş. Mira bizde hastalıklı bir tip, orijinalinde Marissa da alkolik bir karakteri canlandırıyor. Şunu demek istiyorum, orijinali ne olursa olsun bizim örf ve adetlere uygun bir hayat tarzı yaşatılması seyirci tarafından benimsenecektir.

Medcezir’de bu ikinci sezon sonunda final olacağı söylenir. Bu finalde de Mira malün hastalığından ölecekmiş, yani acı final. Bence çok erken çıkartılmış bir söylenti. Bu ikinci sezon dizi çok iyi giderse niye final yapsın ki. Üçüncü sezon da devam edebilir. İzleyici her zaman mutlu son ister, senaristlerimiz bunu unutmasın.

Dizinin başarısı güçlü senaryo ile olacaktır. Ana karakterler üzerinde yazılımın çalışılması daha uygun olacağı kanısındayım. Alakasız alt kadro karakterlerinin olayları seyirciyi pek ilgilendirmemektedir. Olayların mutlaka başrol oyuncuları ile akalı olmalıdır. Bu iş sayın senaristlerin işi olsa da, dikkatlerini çekmek istedim.

Medcezir yeni sezonda çok başarılı olacaktır. Dilerim, Çağatay ile Serenay’ın gerçek hayattaki yaşadıkları olumsuzluklar diziyi etkilemez. Bu noktada yapımcıya çok iş düşmektedir. Kerem Çatay da bu durumun bilincindedir.

Star Tv.de, yeni sezonda Medcezir’de izleyenlerin beklentisi çok fazla, umarım bu beklenti boşa çıkmaz.

Bu sabahki Hürriyet’in haberine göre, Serenay Sarıkaya Bodrum’da çıktığı tatilde konuşmuş. Kendisine sorulan soruya ayaküstü verdiği cevapta; “Bu programı annemle önceden yapmıştık, altında başka sebep aramayın. Çağatay’la ayrı ayrı tatile çıkmamız da gayet doğal. Zaten ‘medcezir’in çekimleri önümüzdeki hafta başlıyor, sette olacağız.” Demiştir. Dilerim her şey söylediği gibidir, bu kırgınlık nedeniyle dizi zarar görmesin. Ayrıca “Medcezir’in yeni bölümlerinin Bayram sonu Ağustos başında çekileceğini öğrenmiş olduk.

Yeni sezonda tüm Medcezir kadrosuna (kamera önü ve arkası) izleyici adına başarılar diliyorum.

 

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller İnternetten alınmıştır

Milliyet Blog’da 500. bloga ulaştım.

Kategori
Blog
Milliyet Blog’da 500. bloga ulaştım.

Milliyet Blog’da ilk Blog yazım 14 Ocak 2013 tarihinde yayınlandı. O günden bu yana tam 1,5 yıl geçti ve ben 500 Blog yazısına ulaştım. Yazarlıkta deneyimim olmasa da bu bana keyif veriyor. Asıl mesleğim, iktisat, işletmecilik. Sadece Lisenin edebiyat bölümünde okudum. Ukalalık yapmak istemem ama yazarlıkta, epeyce de deneyim kazandım diyebilirim.

Bu 1,5 yılda yazdığım yazıların bir muhasebesini yapmak istedim.

Görüldüğü gibi her kategoride yazıyorum.40 kategoride yazmışım. Yazılarımı takip edenler bilir. İlk sırada Tv. Programları ve magazin yazıları yer almış. Sonra sırasıyla, Gelenekler, Sinema, Doğal Hayat ve diğerleri geliyor.

Okuma oranlarımın iyi olduğunu görüyorum. Bu süre zarfında 1.858.000 kişi yazılarımı okumuş. Bu da demek ki, yazı başına 3.723 okuma oranı düşüyor. Gördüğünüz gibi haftalık en çok okunanlarda iyi bir yerdeyim.

 

En Çok Görüntülenen Bloglarım Toplam:

1.Firuze / Finalsiz yayınına son verildi! ………………………………………………..               67.435

2.Bir Aşk Hikayesi / Final acı sonla oldu. ……………………………………………..                61.509

3.Çağatay Ulusoy, yeni bir aşk hikayesi ile ekranlara dönüyor ………………………       49.155

4.Beni Böyle Sev / Nezih’in (Mert Turak) acı sonu! ………………………………………..     34.663

5.Kadir Doğulu, dünü, bugünü ve yarını ……………………………………………………..     32.623

6.Adını Kalbime Yazdım / Ömer Ağa öldü, Leyla’nın yeni aşkı Halil Ağa mı olacak?   28.397

7.Çağatay Ulusoy’un Yeni dizisinin adı? ……………………………………………………….   25.474

8. A.Ş.K: final yaptı ve bitti! / Peki neden? …………………………………………………        24.934

9. Çağatay Ulusoy – Serenay yeni diz adı “Medcezir” oldu. ……………………………..      23.961

10.Adını Kalbime Yazdım, Show Tv.de 2 haftadır yok, Final bölümü çekiliyormuş!  23.460

Diğer 489 Blog yazısı okuma toplamı……………………………………………………    1.486.389

___________

Genel Toplam:                                                                                                 1.858.000

Ayrıca kendi çektiğim yada İnternetten alıp yayınladığım  19 galeri görüntüleri de 148.914 kez görüntülenmiş.

Galeri Görüntülenmeleri en çok tıklanan ilk üç şöyle:

1.Çağatay Ulusoy ve Ben McKenzie (Ryan) saç modelleri ……………………..   70..243

2.Feriha’ın ölümünün 1.ci Yıldönümü Görselleri, ……………………………….    22.632

3.El emeği, göz nuru İğne Oyaları ………………………………………………….      19.442

Diğer görseller………………………………………………………………………..        36.597

________

Genel Toplam:                                  148.914

 

 

İnsanoğlu ne iş yaparsa yapsın, şapkasını önüne koyup yaptığı işin muhasebesini yapmak zorundadır. Ben de bunu yapmak istedim. Yeni Blog yazarı arkadaşlara tavsiyem, en keyif aldığınız konuda yazın. Bir aşçı yemek yaparken o yemeği özenerek yaparsa, o yemek çok lezzetli olur. O yemeği yiyen de tat alır. Ben buna inanırım. Bu nedenle yazılarımı özenerek yazarım. Söylediğim gibi bu da bana keyif verir.

Milliyet Blog şemsiyesi altında olmaktan da mutluyum. Milliyet Blog yazarlarına bir teşekkür mesajı atmasa da, ben Milliyet Blogun biz amatör yazarlara bu olanağı sağladığı için teşekkürü bir borç bilirim. Ayrıca yazılarımı ilgi gösteren, okuyan, tüm okuyucularımın hepsine de minnettarım.

Allah sağlık verdikçe, parmaklarımız tuşlara dokunma gücünü kaybedene kadar yazmaya devam.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/Cansever

Blog: balcilar-blog.com

Güllerin Savaşı / Gülru hırsızlıkla suçlanıyor!

 

Kanal D.in aşk ve drama dizisi Güllerin Savaşı 2.bölümü, gene çarpıcı sahnelerle ekranlarımıza geldi. Reytinglerde AB’de 2.sırada, Total’de 5.sırada yer almıştır.

Gülru o gece balo dönüşü kolyeyi Gülfem Hanımın odasına koymak için girmişti. Ömer Bey ile Gülfem Hanımın aniden gelmesi ile odada bir paravanın akasına siner. Onlar öpüşürken yere ayakkabı düşürmesiyle Ömer Bey ile göz göze gelir. Ömer Gülfem’i balkona çıkartıp, başıyla Gülru’nun hemen gitmesini sağlar. Gülru, Gülfem Hanımın gecesini de maf etmiştir.

O gece o şokla uyur. Sabah kardeşleri gene kötü bir şekilde uyandırırlar. Mert de evin bahçesine izinsiz girer, Gülru ile konuşmak, akşamki kötü durumunu af ettirmek ister. Beni sen yontacaksın, Allah benim belamı versin der. Gülru, sen adam madam değilsin, sen baya oğlan çocuğusun diyerek paylar.

Gülrü, Cihan’ın odasına gider, kolyeyi onun vermesini ister. Cihan ağır ilaçlarının etkisi ile uykudadır. Kolyeyi önce bırakır, sonra suç ona kalır diye vazgeçer. Tekrar kendisi Gülfem Hanımın odasına bırakmaya karar verir. Bu defa tam kolyeyi kutulara koyarken Halide Hanıma yakalanır.

Ekran Alıntısı.PNGgs2.2

Halide Hanım Gülru’nun kolundan tutuğu gibi bahçeye Gülfem Hanımın yanına götürür. Elinden tutar, göster, der. Odada yakaladım çalıyordu. O sırada babası Salih ve ablası da gelir. Gülru susar, Cihan almış diyemez onu korur. Bu defa kendisi hırsız damgası yer. Babası Salih oracıkta kalp krizi geçirir. Doktor Ömer Bey ilk müdahaleyi yapar.

Gülfem Hanım, Halide Hanımı odasına çağırır. Halide’yi ucuzlukla suçlar. Sesizce bu işlerin halledilmesini ister. Bahçemdekilerin yarın ödeme verilmeden gönderilmesi talimatı verir.

Ömer annesinin evine yemeğe davetlidir. Kardeşi Şevket, kardeşinin karısı Mebrure ve annesi Cahide Hanım ile birlikte aile yemeği yerler. O sırada Şevket’in oğlu Taner yaralı olarak gelir, Ömer ilk müdahaleyi yapar, hastaneye götürür.

Gülru’yu kardeşleri konuşturmak için baskı altına alırlar. Gülru’dan ben çalmadım lafını duymak istemektedirler. Babaları Salih eşyaları toparlanmasını ister. Artık bu köşkte duramazlardı.

Gülru babasına, ben bir şey çalmadım, ben hırsız değilim. Sorma söyleyemem baba, der. Cihan’ı ele vermez.

Mert arkadaşı ile dertleşir. Arkadaşının ısrarı ile Gülru’ya telefon açar. Ağlıyordur, Mert’e mahalleye dönüyoruz haberini verir. Bu haberi duyunca Mert’in dünyası değişir, Gülru’nun söylediği diğer şeyleri duymaz bile.

Ömer’in annesi Cahide Hanım, Gülfem Hanıma ziyarete gelir. O sırada Gülru, kendisini yanlış anladıklarını. kendisinde sadece size ait olan bir geceliğinin olduğu söyler. Ben sizden hiçbir şey çalmadım Gülfem Hanım, der.

Bütün bu konuşmaları Ömer Bey de şahit olur. Onları dinleyen kardeşi Yonca, Cihan’ın yanına çıkar. Cihan’a biz gidiyoruz, ablan bizi kovdu, sonra da Gülru’yu hırsızlıkla suçladı. Kolyesini çalmış Gülfem Hanımın.

Ekran Alıntısı.PNGgs2.4

Bütün bunları duyan Cihan sinir krizi geçirir. Bu kriz sahneleri görülmeye değer.

Doğruca ablasının yanına Gülfem diye bağırarak iner. Ben çaldım Gülfem, Gülru değil. Ablası sakin ol dese de, Cihan masayı havalandırır. O sırada gelen Gülru’ya sarılır, sen bir şey yapmadın.

Ekran Alıntısı.PNGgs2.3

Gülru, Cihan’ı sakinleştirir. Cihan ablasına, o kolye onun boynuna senden çok yakışmıştı. O bi şey yapmadı, diyerek ablasını bağırır. Hiçbir yere gitmeyecekler diye yineler. Babası Salih Bey kızına sarılarak, senin yapmadığı hiç şüphem olmamıştı zaten.

Cihan ile Gülfem odaya çıkarlar. Cihan hala sinir krizi geçiriyordur. Ortalığı dağıtır. Bağırır, çağırır. Gülfem Hanım çok korkmuştur.

Ekran Alıntısı.PNG gs1.1

Cihan, hala onu kovamazsın, o benim… O benim arkadaşım. Gülfem Hanım, Gülru’nun senin arkadaşın olduğunu bilmiyordum. Arkadaşın ve ailesi burada kalacaklar. Gülfem, Cihan’a ilaçlarını içirir, yatırır.

Evde kız kardeşler arasında kavga devam eder. Yonca seni ben hırsızlık damgasından kurtardım. O sırada gelen Halide hanım, gitmenize gerek yok, Gülfem Hanım kanlımızı istiyor, der.

Mert’in sarhoş babası Gülru’ya lafla dalaşır. O an Gülru’nun babası Salih de gelir. Fazla tatsızlık olmadan uzaklaşırlar.

Gülru Cihan’ın yanına çıkar. Cihan Gülru’nun omzuna yatar, Gülru ona hikaye okur. Gülfem Hanım ilaçlarını itçimi diye kontrole çıkar. Kapıdan görür, duyar. O sırada Halide Hanım gelir. Gülfem; “Gerçekten birbirlerine iyi geliyorlar” Der.

Gülfem Hanımın defile gösterisi vardır. Makyajcılar gelir, makyaj yaparlar. Gülfem Hanımın kahvesini Gülru götür. Aldığı parfümü Gülru’ya hediye eder. Yardımcısı grip olmuştur, hapşuruktan kaçarken defilede giyeceği elbisenin üzerine Gülfem Hanım kahvesini döker. Gülru, lekeli kısmı keserek tamirat yapar. Gülfem Hanım çok memnun olur. Gülru’yu benimle geliyorsun, yardım edersin der.

Ekran Alıntısı.PNGgs2.5

Gülru, sevinçle babasına koşar. Gülfem Hanım beni defileye götürüyor, haberini verir. Gülru Gülfem Hanım ile defileye giderken Mert arar. Gülru konuşamaz. Mert’e evde babası paralarını aldığını fark etmiştir. Oğlunun üzerine yürür. Palaskasını çıkartır, paraları ne yaptın diye sorguya çeker. Mert yerine koyacağım diye söz verir.

Gülru’nun işi bitmiş, Gülfem Hanım 100 lira bahşiş gönderir. Gülru, ben bunun için gelmedim der, parayı almak istemez. Ömer, defileye yetişemez. Akşama da ertesi günü ameliyatı olduğu için katılamayacağını söyler, Gülfem Hanım çok bozulur.

Gülru parayı geri vereceğim deyince kardeşi olmaz. Gülru Mert’e gider, Mert çok düşüncelidir. Mert’in kız kardeşi, ağabeyime takma babamla para yüzünden birbirlerine girdiler, sırtında sandalye kırdı. Gülru, parfüm için verdiği 300 lirayı hatırlar. Aldığı 100 lira bahşişi kız kardeşine verir. Mert’e söylememesini tembihler.

Ekran Alıntısı.PNGgs2.7a

Sonra Mert’in yanına gider, konuşurlar. Gülru, Mert’i her şeye rağmen seviyordur. Birbirlerine sarılırlar.

Cihan odasında tablo asmak için çivi çakarken ablası Gülfem gelir. Her seferinde çekici parmağına vurur. Gülfem, bırak başkaları yapsın deyince, babam bana çivi çakmayı öğretmişti, der.

Gazetelerdeki defile fotoğrafları üzerine parmağının kanını silmesi, ablasına karşı duyduğu kinin bir göstergesidir. Gülfem, birisini göndereyim pansuman yapsın deyince Cihan Gülru’nun gelmesini ister.

Ömer’in annesi oğluna Gülfem ile ilişkilerinin sürmesini, ona iyi davranmasını ister. Ömer, anne sen kendi işlerine bak diyerek geçiştirir.

Evde eşya toparlanma işleri hızla devam ediyordur. Kızlar bundan hiç memnun değildir. Halide Hanım gelir, Gülru’ya Gülfem Hanım seni bekliyor. Alır çizimlerini götürür. Gülfem sizden kalmanızı istediğim halde gidecekmişsiniz. Gülru babam öyle istiyor. Babanın kararını bilemem, sana bir teklifim var, senden yanımda çalışmanı istiyorum. Hemen yarın başlayabilirsin, git babanı ikna et.

Babası bunca hakaretten sonra olmaz diye diretir. Bütün kızlar babalarını ikna etmek için seferber olur. Ablası Gülru’nun bu iş fırsatını kaçırmamsını isterler. Baba Salih Bey kızı Gülru’ya, sen bu çok mu istiyorsun? Diye sorar, madem çok istiyorsun biz de kalırız.

Ekran Alıntısı.PNGgs2.8

Ömer’in annesi Cahide Hanım yeni bir eve taşınmaya karar verir. Gülfem Hanıma komşu olacaktır. Gülfem Hanım da bu karara çok memnun olur. Gülfem Hanım bir partiyle kutlarız.

Gülru hazırlanır, atölyeye Gülfem hanım ile birlikte gideceklerdir. Hemen Gülfem Hanıma gider, Gülfem Hanımı uykudan uyandırır. Babsını ikna ettiğini, burada kalacaklarını söyler. Gülfem Hanım talimatlar yağdırır, sonra da küveti hazırlamasını söyler. Gülru ben nasıl gideceğim deyince Gülfer Hanım senin atölye ile bir alakan yok. Sen bana burada yardımcı olacaksın, tabii Cihan’ı ihmal etmeden. Cihan senden bir şey istediğinde, öncelik her zaman o olacak. Sen artık benim özel hizmetlimsin. Gülru bir tuhaf olur. Gülfem hayırlı olsun, der ve noktayı koyar. 2.Bölüm de burada sona erer.

Ekran Alıntısı.PNGgs2.9

Gülru hırsızlıkla suçlanıyor ama, Cihan onu temize çıkartmıştır. Sonunda çok istediği Gülfem Hanımın yanında çalışmayı başarmıştır.

Med Yapım’ın “Güllerin Savaşı” sinema filmi tadında, seyredilmesi çok keyifli bir dizi. Şimdiden uzun soluklu bir yapım olacak gibi duruyor. “Gülru” karakterini canlandıran Damla Sönmez performansı çok iyi, oldukça da başarılı buluyorum.  Ayrıca “Gülfem” karakterini canlandıran Canan Ergüder, mağrur, asil bir hanımefendi olarak performansı çok iyi ve çok başarılı.

İyi seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller İnternetten, dizifilm.com’dan ve tarafımdan diziden alınmıştır.

 

Not: Burada yazılan tüm yazıların elektronik imza ve zaman damgası güvencesi altında yasal hakları korunmaktadır. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, İnternet vs.) kaynak gösterilmeksizin izin alınmadan kullanılmaz.

 

Güllerin Savaşı / Süper… Eylül’de sezon dizisi olarak devam edebilir!

18 Temmuz ’14

Kategori
TV Programları
Güllerin Savaşı / Süper… Eylül’de sezon dizisi olarak devam edebilir!

 

Geçtiğimiz hafta ilk bölümü ekranlara gelen Kanal D.in yeni yazlık dizisi “Güllerin Savaşı” benden ve de izleyiciden geçer not aldı. Bir aşk ve drama dizisinin önceki akşam da ikinci bölümü ekranlara geldi. Bence bu dizi Eylül ayında yeni sezonda sezon dizisi olarak devam edebilir.

Med Yapım – Fatih Aksoy’un yapımcısı olduğu dizide, yönetmen olarak Merve Girgin’i görüyoruz. Dizin senaristleri de tanıdık, Melis Civelek ve Sırma Yanık. Bu ikili “Adını Feriha koydum” dizisinin başarısında büyük payı olan senaristlerimiz. Hazal Kaya ve Çağatay Ulusoy’un başrolü oynadığı bu dizideki Feriha’yı Gülru karakterini aynı çizgide gördüm. Gülru, hayat dolu, hayalleri, hayranlıkları ve aşkları olan birazcık ezik bir kızımız.  Gülru karakterini Damla Sönmez canlandırıyor. Bir Aşk Hikayesi dizisinden tanıdığımız Damla Sönmez bu dizide de bence çok başarılı.

AFK’dan tanıdık bir isim Barış Kılıç “Doktor Ömer” karakterini canlandırıyor. Feriha’da da kendisinden yaşça en az 15 yaş küçük Feriha, bu dizide de Gülru’ya da davranışları aynı.  Canan Ergüder (Gülfem), Yiğit Kirazcı (Mert), Sercan Badur (Cihan), Arif Pişkin (Şevket), Meltem Pamirtan (Mesude), Uğur Kurul (Taner), Atilla Şendil (Salih), Münire Apaydın (Mebrure), Serap Aksoy (Cahide), Berk Yaygın (Yener), Zeynep Köse (Yonca), Feyza Civelek (Çiçek), Pınar Afşar (Ayla), Turgay Tanülkü (Recep), Güzin Alkan (Naciye) ve Ceren Koç (Müğe) diğer rollerde yer alıyor.

İlk bölümde geçenleri kısaca özetleyelim.

Gülru babasının bahçıvan olarak çalıştığı Enver Beyin köşkünün müştemilatında yetişir. Enver Beyin ölümü ile kızı Gülfem köşke dönmesiyle her şey değişir, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Son derece  havalı mağrur olan Gülfem’e Gülru çocukluğundan beri örnek almış, onun gibi olmak istemiştir.

Köşke gelecek Gülfem Hanım için çiçek almaya gider, dönüşte Ömer Beyi köşke getiren taksi çarpar. Yere düşer, geçici baygınlık geçirir, taksiden inen Ömer Bey’de bir takım laflar söyleyerek saçmalar.

Ömer Bey, Gülfem Hanımın yıllar öncesinin aşkıdır. Babasının ölümü işle babasının Vakıf hastanesine başhekim olarak çalışmaya başlayacaktır.

Gülru, Ömer Bey ile Gülfem Hanımın konuşmaları sırasında onlara kahvelerini götürür, Ömer beyin de orada olduğunu görünce çok şaşırır.

Gülru’nun köşkte bir dostu vardır. Gülfem Hanımın sorunlu kardeşi Cihan. Gülru, Cihan’a davranışları, gösterdiği yakınlık ve sevgi kendisini bağlamıştır. Cihan’ın dert ortağıdır, velhasıl Gülrü Cihna’a iyi gelir. Sırası gelmişken Cihan karakterini canlandıran Sercan Badur’u son derece başarılı bulduğumu söylemeliyim.

Gülru Cihan’ın içini boşatması için bağırmasını ister. Sese Gülfem Hanım gelir, kardeşine artık her gün seni görmeye geleceğini söyler. Ama Cihan’ın yüzene bakmaz. Cihan “Yüzüme bakmadan beni görebiliyor musun” diyerek kibirli ablasını lafı sokar. Ta çocukluğunda kardeşi Cihan’ı yastık ile boğmak istemiştir. Daha sonra babsının mezarına gider, içini döker.

Mahalleden genç delikanlı Mert Gülru’nün sevgilisidir. Gülru Enver beyin bursu ile Üniversitenin tasarım bölümünü bitirmiştir. Mert Liseden sonara okumamış, çalışmaktadır. Bu eğitim fark iki sevgili arasında h  ep sorun olacaktır.

Gülru, mezuniyet için kendi tasarımı olan güzel bir tuvalet diktirir. Bu mezuniyet gecesine Mert ile gidecektir. Mert’in babası sarhoş, devamlı içen, oğluna hor davranan biridir. Bazen bu kötü davranış, dayak atmaya kadar varır. Bir gece oğlundan içki için para ister, yok diyen Mert’e başında vazo parçalayarak yaralar.

Köşkün kalfası Halide Hanım son derece sert, acımasız bir tip. Olaylara yaklaşımı bakış açısı çok f arklıdır.

Eve avukat gelir, Enver Beyin vasiyeti açıklanır. Cihan katılmak istemez. Enver Bey ölümünden sonra kızı, Gülfem Hanımın köşkte yaşamasını istemiştir. Ayrıca Doktor Ömer’in de hastaneye başhekim olmasını vasiyet etmiştir.

Gülru, Gülfem Hanımın odasını yerleştirirken çok kıymetli bir parfüm şişesini kırar. Gülru sonra da sevgilisi Mert’in yardımı ile 300 liraya alır yerine koyar.

 

Gülfem Hanım bu olay üzerine hizmetkarı Halide Hanıma bahçıvan Salih  ve ailesine toplu ödeme yapılıp işlerine son verilmesini ister. Bu haberi duyan Salih Beyin büyük kızı 6 aylık hamiledir, üzüntüden düşük yapar, çocuğunu kaybeder.

Mert Gülru ile mezuniyet gecesine gidebilmek için, babasının birikmiş parasını alıp, kendisine kıyafet alır.

Gülfem Hanım, kendisine kıymetli bir kolye alır, Gülru da kapıdan görür. Okul mezuniyet gecesine giderken, bu kolyeyi Cihan ablasının odasından alır, çıkışta ablasına yakalanır. Sonra da bu kolyeyi Güru’nun boynuna takar. Bu kolye başına dert olacaktır.

Mezuniyet gecesinde Mert ile aralarında tatsızlık çıkar. Mert dans etmeyince okuldan bir arkadaşı onunla dans eder. Mert Gülru ile dans eden gence bir kafa atar, ortalık karışır. Gülru, Meft’in komplekslerinden bıkmış ve yorulmuştur.

 

Balo dönüşü Gülfem Hanımın kolyesini yerine koymak için odasına girer. O sırada gelen Gülfem ile Ömer Bey de odaya çıkarlar. Odada saklanmak zorunda kalır. Tam Ömer ile gülfem öpüşürken, Gülru yere ayakkabı düşürür, Ömer Bey de kendisini görür. Gülru çok zor durumda kalır ve İlk bölüm burada sona erer.

Bence seyredilmeye değer bir yapım “Güllerin Savaşı”, Eylül ayında başlayacak yeni sezonda ekranlarda olacağı ilk bölümden kesin gibi. Reytinglerde de AB’de 2.Sırada, Total’de 3.sırada yer almış. Sonraki yazımda 2.bölümde geçenleri paylaşacağım.

İyi seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller İnternetten ve dizifilm.com’dan alınmıştır.

 

Not: Burada yazılan tüm yazıların elektronik imza ve zaman damgası güvencesi altında yasal hakları korunmaktadır. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, İnternet vs.) kaynak gösterilmeksizin izin alınmadan kullanılmaz.

Çağatay Ulusoy & Serenay Sarıkaya aşkı bitti mi?

Ekran Alıntısı.PNGmd.lp.2

Çağatay Ulusoy ile Serenay Sarıkaya aşkı dizi aşkı ile başlanış, sonra da bu aşkı özel hayatlarına taşımışlardı. Hızlı başlayan bu aşk kaçamaklarla Kasım ayından bu yana dizi aşklarının adı gibi (Medcezir) gelgitlerle devam etti. Basından devamlı kaçsalar da, birliktelikleri ara ara magazin basını tarafından görüntülendi. En son dizilerinin 13 Haziranda sezon finali yapmasından sonra, birlikte Yunan adalarına Çağaty’ın özel kiraladığı yat ile çıktılar. 

Ne olduysa bu tatilden sonra oldu. Serenay Sarıkaya Altın Kelebek Ödül törenine yalnız geldi. O geceden sonra birlikte gören olmadı. Sosyal Medyada sevgililerin ayrıldılar mı? Ayrılıyorlar mı? Kavga mı ettiler? Gibi dedi-koduları dolaşmaya başladı.

Bugün çıkan, Takvim’den Ufuk Özcan’ın haberine göre, ikilinin sürpriz bir şekilde ayrıldıkları haberi çıktı. Bu haber hemen hemen bütün Internet sitelerinde yayınlandı. İddialara göre geçtiğimiz günlerde hararetli bir şekilde tartışan sevgililer, ayrılık kararı almışlar. Çağatay Ulusoy Ayrılık sonrası İstanbul’da kalırken Serenay Sarıkaya da kafa dinlemek için Bodrum’u tercih etmiş.

Önceki gün Bodrum’a yalnız  başına gelen Serenay Sarıkaya, gün boyu spor ve yoga yaparak rahatlamaya çalışıyormuş. Bu hali görenleri de bir hayli şaşırtmış.

Şimdi akla gelen soru bu hızlı başlayan aylarca süren aşk bitti mi? Ayrılığın gerçek sebebi nedir? Serenay Çağatay’ı kimden kıskandı. Bilemiyoruz.  Çağatay Ulusoy da dün Instagram Hesabında aşağıdaki fotoğrafı paylaştı. Anşılan o da bir yerlerde denizin derin soğuk sularında bu şoku atlatmaya çalışıyor.

BssfQ-QIAAA4ztl

Zaten bu aşkı Ay Yapım’ın patronu Kerem Çatay da onaylamıyordu? Sık sık birlikte görünmemeleri için ikaz da ediyordu. Çünkü korkusu çok tutulan dizileri “Medcezir”in zarar görmesini istemiyordu!

Şimdi ne olacak? Birlikte gidecekleri Amerika eğitim kursları, Meksika tatili de gerçekleşemeden kaldı. Çağatay Ulusoy’un genç kızlar bu gerçek birlikteliği istemiyorlar, Çağatay’a olan platonik aşklarını Serenay ile paylaşmak istemiyorlardı.

Sevenleri onları Medcezir’deki Yaman-Mira aşkı ile tanıdı. Bu dizi aşkı 12 Eylül’den itibaren bütün gel-gitleri ile devam edecektir.

İlerleyen günlerde Çağatay – Serenay aşkı ne olacak, barışacaklar mı? Bekleyip hep birlikte göreceğiz. Hep söylediğim gibi bu onların özeli, haklarında hayırlısı ne ise o olsun.

 

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller İnternetten, Çağatgay Ulusoy Twitter sayfasından alınmıştır.

 

Not: Burada yazılan tüm yazıların elektronik imza ve zaman damgası güvencesi altında yasal hakları korunmaktadır. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, İnternet vs.) kaynak gösterilmeksizin izin alınmadan kullanılmaz.

 

 

 

Gizem Karaca / Dünü, bugünü ve yarını!

2e6be0a668e11384b53e91014a73bdd0_k.jpg GİZEM

“Güzel Köylü” dizisinin güzel oyuncusu Gizem Karaca’yı kısaca tanıyalım.

Gizem Karaca 9 Temmuz 1992 İstanbul doğumlu olup, 22 yaşında varlıklı, iyi bir ailenin kızıdır. Annesi Münevver Karaca, babası Cüneyt Karaca’dır. Aslen anne tarafından Arnavut, baba tarafından Selanik’lidir. Gizem, 7 yaşındayken Amerika’ya taşınmışlar. İki sene de Kanada, toplam 13 okul değiştirmiştir. Türkiye’de başladığı ilkokula, New York’da devam etmiş, Florida’da bitirmiştir. 14 yaşındayken İstanbul’a dönmüştür. Sonra Lise öğrenimini İstanbul’da tamamlamıştır.

2010 Yılında İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandı. 2011 yılında bağlı olduğu Uğurkan Erez ajansı, onun güzellik yarışmasına girmesini istemesiyle hazırlık sınıfından sonra okulu dondurmak zorunda kalmıştır.

İlk olarak “Muhteşem Yüzyıl” dizisinin ilk 4 bölümünde figüran olarak yer alırken, güzellik yarışmasına katılmaya karar vermesiyle Miss Türkey 2011 güzellik karışmasına katılmış ve 2.olmuştur.

Ülkemizi Miss Word yarışmasında temsil etmiş, dereceye girememiştir. Sadece jüri özel ödülü olarak, En iyi Ulusal Elbise ödülünü kazanmıştır.

Gizem Karaca asıl çıkışını 2012 yılında “Eve Düşen Yıldırım” adlı dizisinde başrol oynamasıyla gerçekleştirmiştir. Bu dizide güzelliği ile dikkatleri üzerine çekmeyi başarmış ve büyük bir hayran kitlesi kazanmıştır. İlk sezonda reytingleri yüksek olan dizinin ikinci sezonda düşmesi nedeniyle dizi 22.bölümde erken final yapmıştır.

Bundan sonra aynı yapım şirketinin bir başka dizisi olan “Emir’in Yolu” adlı dizide yine, Çağatay Ulusoy ile başrol oynamıştır. Ama diziye yoğun eleştiriler gelmiş ve Gizem Karaca önceki “Adını Feriha Koydum” dizisindeki başrol oyuncusu Hazal Kaya ile kıyaslanmıştır. Bundan başka daha birçok sorunlar nedeniyle, 8 bölüm oynadığı bu dizide finalsiz yayından kaldırılmıştır.

İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele şube Müdürlüğü tarafından 25 Ocak 2013 tarihinde yapılan operasyonla ünlü isimlerinde bulunduğu 35 kişi gözaltına alınmıştır. Gizem karaca da bu kişiler arasında yer almış, 28 Ocak 2013 tarihinde ilk mahkeme tarafından serbest bırakılmıştır. Bu dava günümüzde gıyabında halen devam etmektedir.

Gizem Karaca, bir süre Amerika’ya gidip oyunculuk eğitimi aldıktan sonra, Gold Film’in yapımcılığını üstlendiği yeni dizisi “Benim Hala Umudum Var” ile 1 Temmuz 2013 tarihinde ekranlara dönüş yapmıştır. Bu dizide Gizem Karaca, Berk Oktay ve Şükrü özyıldız ile başrolü paylaşmıştır. Bu dizide kendisini gösteren Gizem Karaca oldukça da başarılı olmuştur. Bu dizi de 26 Şubat 2014 de 33.bölümde final yapmıştır.

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Bu günlerde gene Gold Yapım’ın Star Tv. ekranlarında yazlık dizi olarak gösterime giren “Güzel Köylü” de Berk Cankat ve Mehmet Ali Nuroğlu ile başrolü paylaşmaktadır. Bölüm başına bu diziden 20 bin TL. kazanıyormuş.

Çok iyi derecede İngilizce bilen Gizem Karaca’nın hobileri arasında resim yapmak, fotoğraf çekmek, ata binmek, dans etmek, kitap okumak, yürüyüş yapmak, tenis oynamak, yüzmek ve öykü yazmak varmış.

Instagram’dan hediye toplayan Gizem Karaca bedava ürünlerin cazibesine kapılmış. Kendisine gönderilen 10 çift ayakkabı ile bilekliklerle Instagram’a poz vermiştir.

Bugüne kadar oyuncukta herhangi bir ödül almayan sanatçı, şimdilik oyunculukta emin adımlara ilerliyor.

Gizem Karaca, babası bir zamanlar kızının otomobiline taktırdığı her hava koşuluna yer ve zaman bilgileri sağlayan, “Uzay tabanlı uydu navigasyon sistemi” olarak bilinen GPS sistemi ile bir süre takip ettiğini ancak, daha sonra bundan vaz geçtiğini söylemiştir.

462efd25a88567cfed1b2676ffc89f56_k.jpg GİZEM

Gizem Karaca’nın aşk hayatına bir göz atarsak, ailenin tek kızı olan Gizem, basası üzerinde titriyormuş. Arabasına o navigasyon cihazını da onun için taktırmış.

Bir ara rol arkadaşı Oktay Berk ile adı aşk dedikodularına karışmış. Bir akşam birlikte felekten bir gece çalmışlar. Gittikleri kulüpte sarmaş dolaş eğlenen ve öpüşen ikilinin aşk yaşadığı iddia edilmiştir.

Daha önce de Emir’in Yolu dizisinde oynarken Çağatay Ulusoy ile aralarında aşk dedi-koduları çıkmıştır. Etilerde bir mekanda baş başa yemek yemeleri, yemek boyunca gözlerinin birbirinden alamadığı yazılmış-çizilmişti. Dizinin bir bölümünde teknedeki öpüşme sahneleri sosyal medyada bayağı konuşulmuştur. Öyle ki yönetmen sahnenin bitiğini “stop” denmesine rağmen öpüşme rollerini devam etmişlerdi. Çağatay Ulusoy sonra aralarında öyle sanıldığı gibi bir ciddi ilişki olmadığını açıklamıştır.

802818_detay.jpg GİZ+CU

Güzel oyuncu Gizem Karaca, aşktan daha çok sevgiye inandığını söylemiş. Karaca, “Aşka inanıyorum ama daha çok arkadaşlığa ve sevgiye inanıyorum. Bir süre sonra insan doyuyor çünkü.”  Diyerek durumu açıklama getirmiştir. İlişkilerin yürümesi için iyi anlaşmanın önemine işaret eden Karaca, “İyi anlaşmıyorsan bir süre sonra bitiveriyor o ilişki zaten” demiş. Kıskanç birisi olduğunu belirten Gizem Karaca, “İlişkilerimde kıskancımdır. Eğer şüpheleniyorsam soruştururum, karıştırırım. Bir kadın olarak da kıskanılmak ister insan zaten. Kıskanmayı dozunu aşmamak kaydıyla isterim be de.” Demiştir.

Gizem Karaca yarını ile de iddialı konuşmaktadır. Oyunculuğunu geliştirmek adına geçen sezon Amerika’ya gitmişti. Benim Hala Umudum var dizisinden sonra çıtayı bir adım daha yükselterek Uluslararası yapımlarda boy göstermek için çalışmalarına hız vermiş. İlk olarak Avrupa’nın önde gelen ajanslarına CV göndermekle başlayan oyuncu, 150 yıl öncesinin aktörü Costantin Stanislavski’nin “Oyuncunun el kitabı” isimli kitabını da elinden bir an olsun bırakmıyormuş.

Gizem Karaca, “Her işte bir hayır vardır diye düşünürüm hep. Kötü bir olay yaşasam, bundan ders alıp bir daha ki adımımı daha dikkatli atmaya çalışırım. Bugüne dek hiçbir şey için pişman olmadım. Her hayattan ders almaya baktım” demektedir.

Şimdilerde çok keyifli bir şekilde “Güzel Köylü” dizisinde rolünü devam eden sanatçı, Muğla yöresini çok beğenmiş ki, evini ve ailesini dizinin çekildiği Muğla’ın eski bir balıkçı köyü olan Akyaka köyüne taşımış. Bölgede ev tutan Karaca ailesini ve çok sevdiği Golden Retriever cinsi köpeğini de yanına getirmiş. Doğada yürüyerek, spor yapan güzel sanatçının keyfine diyecek yokmuş. Güzel Köylü dizisi reyting rekorları kırması da onu fazlasıyla memnun ediyor.

Gizem Karaca’ya bundan sonraki sanat hayatında başarılar dileyelim. Mutluluklar güzel kız, o güzel yüzün hep gülsün emi…

Saygılar ve sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

 

Not: Görseller internetten, gizem karaca twitter sayfasından alınmıştır.

Haber Kaynak: Vikpedi, Televizyon Gazetesi, Ensonhaber, HT magazin.

 

 

 

Güzel Köylü / Seyirci bu romantik komediyi tuttu!

Star Tv.in romantik komedi türündeki, Gold Yapım’ın bu güzel dizisi, “Güzel Köylü” ü ben sevdim, izleyenler de sevdi. İlk iki bölümde reytinglerin birincisiydi. 3.Bölümde Fifa Dünya Kupası Arjantin-Hollanda maçı ilk sırada, arkasından her iki kategoride 2.sırada yer aldı.

Geçen bölümde başına gelen terslikler nedeniyle İstanbul’a dönmeye karar veren gül, tam köyden ayrılırken İstanbul’dan gelen eski sevgilisi Kaan ile arabası karşı karşıya gelir. Bu defa ona inat Güzelköy’de kalmaya karar verir. Bu karar en çok Cemal’i sevindirir. Zira Gül’ün arkasından boynu bükük baka kalmıştı.

Gül’ün gittiğini öğrenen Sultan ana yollara düşer, bu defa herkes onu aramaya çıkar.

Diş doktoru Kaan da köyde kalmaya, hatta yerleşmeye karar verir. Köy kahvesine gider, kendisini tanıtır, bu köye gönüllü diş hekimi olarak geldiğini söyler. Köy halkıyla tanışır.

Cemal, Gül’ü geri getiren sebebi sorar. Gül duygularım diyerek cevap verir. Bu cevap Cemal’in hoşuna gider, için için güler. Demek bize bir şans daha verdin, der. Hem Sultan Ana, hem de ben çok sevineceğiz.

Gül eve döndüğünde Sultan Ananın ilaç içtiğini, baygın yattığını görünce paniğe kapılır. Kahveye gider, Sultan Ananın bütün ilaçları içip, intihar ettiğini söyler. Eve döndüklerinde Sultan Anayı evde bulamazlar. Gül, benim yüzümden içti o ilaçları diyerek kendisini suçlar. Muhtar anons yapar, herkes Sultan Anayı aramaya çıkar.

Kamuran hastaneye giderken yolda kusar, tehlikeyi atlatır.

Gül Ablasını arar, köyde olduğunu söyler. Kaan’ın geldiğini dönmeyeceğini söyler. O sırada gelen Kaan ile kavga ederler. Gül, sana dönmeyeceğim, bu köyde yaşayacağım. Kaan da kalmaya kararlıdır. Gül bir anlaşma yapalım, ben seni tanımıyorum, sen de beni.

Cemal ile Gül de Sultan Anayı aramaya çıkarlar. Cemal Gül’ü elinden geldiği kadar teselli etmeye çalışır. O sırada Kamuran’ın eniştesi arabayı kullanmaktadır. Dönüş yolunda Sultan Ana önlerine çıkar. Araba yoldan çıkar, şarampole girer. O sırada gelen Muhtar Niyazi Sultan Anayı evine götürür.

Kazada bu defa Kamran’ın ayağı yalancıktan incinir. İş gene kır doktoru Cemal’e düşer. Zeytin yağı ile ovar. Kamran tam yerini söyleyemez. Cemal’in ayağını okşar gibi dokunuşları hoşuna gider, güler.

Muhtar Sultan Ana bulundu diye anonsunu yapar. Cemal Sultan Anayı evine getirir. Senin gidişine üzüldüğüm için içtim der. Gül Sultan Anaya dedesinin ismini sorar. Sultan Ana, o domuzun ismini ağzıma almam deyince, Cemal’in aklına kağıda yazdırmak gelir. Cemal Sultan ananın resmini görünce, yüzündeki beni birkaç sene önce aldığını söyler. Sultan Ana “Rifat” kocasının ismini yazar.

Gül de rahatlar, çok sevinir, Sultan Anaya sarılır.

Kaan, köy kenarında güzel doğa içerisine çadırını kurar. Burada kalacaktır.

Gül, ablası Nihal’e Sultan Ananın gerçekten nineleri olduğunu ve bu güzel haberi verir.

Sultan Ana da, iki torunu daha olduğunu öğrenince heyecandan bayılır. Cemal, kız Güzel Köylü oldu diye çok sevinçlidir. Gül’ün ablası Nihal, küçük kardeşleri Sude’yi de alarak Güzelköy’e gelmeye karar verir. Diğer taraftan Kamuran’ın kız kardeşi, Cemal’in kardeşi Celal’e baskı yapar, illa da Kamuran ile evlenmelerini ister.

Ekran Alıntısı.PNGgk3.1

Muhtar, Cemal ve köyün bilmiş delisi ile birlikte çay kenarında Mansur saz çalar, türkü söyler, alem yaparlar. Hep birlikte çalıp, söylerler. O sırada diş hekimi de sandalyesini kapıp, onlara katılır. Cemal söylenen şarkıdan etkilenir, “Orta boylu bir güzel vurgunum”. Kendi kendine dalar gider. Cemal, sevip de kavuşamayanlar için Munsur’dan bit türkü ister. “Cemile’min gezdiği dağlar meşeli, haydi üç gün oldu ben Cemile’mden ayrı düşeli.”

Ekran Alıntısı.PNGgk3.2

Cemal’in babası Hüsnü ince hesaplar peşindedir. Sultan Ananın torunu ile oğlu Cemal’in evlenmesini ister. Sultan Ananın malları da ona kalacaktır. Sultan Anaya gelir, mal paylaştırma işinden vazgeçmesini ister. Mallar senin torunun hakkıdır.  Biz çalışırız, idareyi torunun Gül yapsın der. Gül ben yapamam dese de Hüsnü yaparsın diye itiraz eder. Cemal var ya, her şeyi sana öğreti verir. Arkasından da yarın bir iş yemeğinde konuşuverelim.  Piknik yemeğinde ayrıntılarını konuşuruz.

Cemal’e kız kardeşi Hilal bir taraftan, erkek kardeşi Celal bir taraftan Kamuran ile evlenmesi için baskı yaparlar. Cemal olmaz bu iş diye geçiştir. Kamuran Cemal’den kabız ilacı ister. Piknik için otlu börek yapmasını istemişlerdir. Kamuran Cemal’e sen o otlu börekten yeme diye tembihler. Aldığı müsil ilacını böreklerin içine boca eder. Kamuran ablasına müsil ilacını gösterir. Abasının da pek hoşuna gider, dök bolca yesinler der.

Diş doktoru Kaan kahveye gelir, muhtara bugün köylünün bir ağız taraması, diş kontrolü yapmak istediğini söyler. Tamamen ücretsiz, dişler kontrol edecektir. Muhtar Niyazi muhtarlıktan anons geçer.

Seyir Tepesinde iş yemeğine Kamuran’ın babası Yusuf da gelir. Gelmeden kızının yaptığı börekten bilmeden yer. Sultan ana, Gül, Cemal herkes oradadır. Gül keçinin kesilmesini istemez.  Cemal yemez, kaş-göz edince Gül de yemez. Kamuran babasına sen yemeseydin, der. Kamuran benim hiç arkadaşım yok deyince Gül seninle yarın biraz konuşalım.

Ekran Alıntısı.PNGgk3.3

Sofrada ilk belirti Yusuf’dan gelir. Atlar traktöre tuvalet aramaya gider. Diş doktorunda sıra çoktur. Muhtara Cemal nerede diye soranlara, Cemal aşk yemeğinde der.

O sırada İstanbul’dan Nihal ve kardeşi Sude gelir. Taksiden kahvenin önünde inerler. Yusuf gelen kızlara siz kimsiniz diye sorar. Nihal, biz Sultan Ananın torunlarıyız. Sultan Ananın ev adresini sorarlar. Kahvenin önüne gelen Nihal ve kardeşi kalabalığı görünce şaşırırlar. Muhtar da Nihal’i görünce düşer bayılır.

Ekran Alıntısı.PNGgk3.4

Nihal cep telefonundan kardeşi Gül’ü arar. Sora neredeyse dağılmıştır, midesi ağrıyan sofrayı terk eder. Cemal’in babası Sultan Ananın üç tane torunu olduğunu öğrenince çok şaşırır. Ve 3.bölüm burada sona erer.

Ekran Alıntısı.PNGgk3.5

Romantik komedi ekran karşısında hoşça vakit geçirmek isteyenler için harika. Geçmiş yıllarda Dürüye’nin Güğümleri ve Baba Ocağı tarzı bir dizi. Ve aynı yörelerde geçiyor. Konuşulan şive biraz abartılı olsa da, bu kadar kusur kadı kızında da olur, diyelim. Benim Aydın’ın komşu ili Muğla. Ben kendi yöre halkımızın konuşmalarını gülüyorum.

Gizem Karaca’nın pek role adapte olmadığını söyleyebilirim. Oyunculukta eksikliğini güzelliği ile kapatıyor Karaca. Berk Cankat role güzel adapte olmuş. Şiveyi de iyi beceriyor, kendinden de bir şeyler ekleyince sevimli halleri ona pek yakışmış. Zerrin Sümer, “Sultan Ana” karakteri olarak harikalar yaratıyor. her şeyi ben bilirim saf halleri de pek güzel. Muhtar Niyazi, Hüsnü, Yusuf karakterlerine de diyecek bir şey yok.

Gold Film’in “Güzel Köylü” dizisi sevildi. Seyirciler bu romantik komediyi tuttu. Yaz boyunca hep birlikte Star Tv başında daha çok güleceğiz.

Allah hepinizi güldürsün, ne diyelim.

Keyifli seyirler.

Saygılar ve sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

 

Not: Görseller İnternetten ve dizifilm.com’dan ve tarafımdan diziden alınmıştır.