Aylık arşivler: Mart 2013

Kuzey Güney’de Güney’in Karekter Erozyonu;

29 Mart ’13

Kategori
TV Programları

 

Kuzey Güney'de Güney'in Karekter Erozyonu;

Kıvanç Tatlıtuğ-Öykü Karel-Buğra Gülsoy


Kuzey Güney bütün heyecanıyla fırtına gibi devam ediyor. Hem de sürprizlerle dolu olarak. 67.Bölümünü izledik. Kuzey (Kıvanç Tatlıtuğ) Cemre (Öykü Karayel) ile yaptığı kısa hapishane görüşmesinde bütün içtenliği ile duygularını ifade eder. Geçmiş hapishane deneyimlerinin ışığında, Cemre’ ye neler yapmaması gerektiği hakkında bilgiler verir. İçindeki Aşk ateşini Cemre’ in ellerine sıkarak bütün sıcaklığı ile akıtır. Ama “Seni seviyorum” sözcüğünü yüzüne söyleyemez. Görüşme sonunda sesli olarak dudaklarından kendiliğinden dökülür. Bu Kuzey’in erkeklik gururundandır.

Cemre saf temiz duygularla sever Kuzey’ i. Öyle ki para ile aşkın olmayacığını kanıtlar seyirciye. Barış’tan boşanıp, Kuzey ile evleneceği günlerin hayallerini kurarak yaşar.

Görüşme sonunda, Cemre’nin falına bakan mahkum falcı kadın, sanki bize dizinin finalini, fala bakarak söylemiş olur. Cemre falını dinlerken kendini, başında papatya tacı, gelinlik içinde, Kuzey ile elle hayal eder. Ayrıca falcı kadın iki mavi gözlü oğlu olacağını müjdeler. Hep birlikte Haziran ayı dizi finalinde göreceğiz, fal tutacak mı.

Güney’deki (Buğra Gülsoy) 180 derecelik dönüş niye. Barış’ı tanıyoruz, kalıbının adamı değil. Daha önceki, “Kuzey Güney kardeşlerin karakteri, iki yön kadar zıt mı?” adlı blog yazımda karakter tahlillerinde yazmıştım. Güney, munis, akıllı, dürüst bir tip olarak tanıtıldı bizlere. Şimdi hırsları uğruna kötü adam olarak hareket ediyor. Karısını, yatırım uzmanı Melda ile aldatıyor. İntikam uğruna, Cemre hakkında gördüklerini saklıyor, söylemiyor. Delilleri ortadan kaldırmak amacıyla, İçki bardaklarını yıkarken kamera kayıtlarının farkında değil mi? Köşeye ne zaman sıkışacak göreceğiz. Kayın validesi Ebru hanım her şeyin farkında. Karısına aldığı tek taşlı yüzük evliliğini kurtarabilecek mi?

Cemre’ i hapisten kim kurtaracak. Kuzey’in eski karısı, Simay mı? Tekrar ortaya çıkan, Ferhat’ın kızı mı? Elinde Barış hakkında güçlü belgeler var. Yoksa O belgeleri gören Güney mi ? Dizi iyice karıştı. Heyecan fırtınası kasırgaya dönüşüyor gibi…

Biraz da, Cefakar, biraz fazlaca meraklı anne, Handan hanımdan bahsedelim. Yeni saç modeli ona yakıştı. Cemre’ye oğullarını birbirine düşman etti diye çok kızıyor. Pek belli etmese de, Cemre’nin hapse girmesini seviniyor bile. Ben onun hareketlerine bolca gülüyorum.

Zerrin Tekindor, Kuaför Gülten Hanıma bayılıyorum. Çok güzel oynuyor. Bence performansı on numara. Kendisini buradan kutluyorum.

Ay Yapım’a, böyle güzel bir diziyi imza attığı için, tebrik ediyorum. Yapımda, emeği geçenlere helal olsun diyorum. Aldığınız parayı hak ediyorsunuz.

Haziran’da final yapacak bu dizimizi 2,5 ay daha heyecanla takip edeceğiz.

Tüm gece ve gündüzlerinizin, keyifli geçmesi dileğiyle.

Sevgiler, Saygılar.

Abdurrahman Balcılar

 

Anadolu Kartalları Filminin Bana anımsattıkları;

26 Mart ’13

Kategori
Sinema
Anadolu Kartalları Filminin Bana anımsattıkları;

Anadolu Kartalları 2011 yılında, Hava Kuvvetlerimizin kuruluşunun 100. yılı şerefine çekilmiş ve gösterime girmiş bir sinema filmi. 29 Ekim 2011 yılında vizyona girdi. O zaman sinemada seyretmiştim. Geçtiğimiz aylarda 2 defa TV kanallarında gösterildi. Vaktim olmadığı için tekrar seyredememiştim. Dün internetten tekrar izledim. İnanın çok duygulandım. Hava Kuvvetlerimizle, Pilotlarımızla gurur duydum.

Bir Fida Film ve Bluelf Movie ortak yapımı. Yönetmen Ömer Vargı. Filmde Hava Harp okulundan mezun olan bir grup Harbiyelinin Pilot olma mücadelesi. Başrollerde Engin Altan Düzyatan, Çağatay Ulusoy, Özge Özpirinççi, Şevket Çoruh ve Hande Subaşı oynamışlar. Ben kendimce filmi çok başarılı buldum. Oyuncuların performansı da çok iyiydi. Engin Altan Düzyatan bilhassa ikinci yarıda çok başarılı. Çağatay Ulusoy’un ilk sinema filmi. Oyunculugu baştan sona süper. Harbiye’de mezuniyet andını okuması, beni çok duygulandırdı. Hele  Üsteğmen Ahmet Onur olarak, arızalanan  solo Türk’ den atlamaması, “Bir bekleyenim var komutanım” sözü çok anlamlıydı. Uluslararası Anadolu Kartalı tatbikatındaki savaş oyunu uçuşları görülmeye değer. Türk Yıldızlarının gösterileri de  harika.

Filmin müziklerini 50 kişilik orkestra eşliğinde Ozan doğulu yapmış. Kenan Doğulu’ un Güle Güle isimli parçası ilk defa bu filmde çalındı. Duygu seline kapılmadım dersem yalan olur.

Film vizyona çıktıktan sonra 2011 yılı içine 1 milyon 200 bin kişi tarafından izlenmiş, 10.200.000 TL. hasılat sağlamıştır.

Ben hala daha izlemeyenlere, seyretmesini tavsiye ediyorum. Hava Kuvvetlerimizle  gurur duyacaklarından eminim. İçinde uçma arzusu olan Türk gençleri de, seyrettikten sonra, eminin pilot olmak isteyeceklerdir.

Anadolu Kartalları filminin bana anımsattıkları, anısını kısaca aktarayım. Yıl 1968. Liseden yeni mezun olmuştum. İdealim pilot olmaktı. 1968 yazında İstanbul Yeşilyurt’ta, Hava Harp okulu giriş sınavlarına katıldım. Yazılı imtihanı kazandım. Beden eğitimi sınavında boydan kaybettim. İşte bu film o günlerimi hatırlattı.

Her şeyiniz gönlünüzce olsun.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

 

Ege’nin yöresel sarmaşık kavurması

26 Mart ’13

Kategori
Yöresel Yemekler

 

Ege'nin yöresel sarmaşık kavurması

Aydın çukurunda doğal yetişen sarmaşık.


Sarmaşık diğer adıyla acı ot, Ege Bölgesine has doğal bir bitkidir. Patatesi andıran yumru kökten çıkar. Ömrü kısadır. Şubat sonu havaların ısınmasıyla başlar, Nisan başları biter. Ömrü 45 gün civarındadır. Daha sonra odunsu gövdesi kartlaşır, çalılara tırmanır, tohuma kaçar.Yemeklik kısmı, üst başak gibi olan yerden 25 cm. taze kısmıdır.

Ülkemiz insanın büyük çoğunluğu tanımaz bu şifalı bitkiyi. Tansiyona iyi gelir. Kolesterolü ve  üreyi düşürür. İştahı açar, hazmı kolaylaştırır, vücuttaki ödemi atar.

Bu aylarda sabahları çıktığım doğa yürüyüşlerim sırsında, her sabah bolca toplarım. Neredeyse gün aşırı soframızın vazgeçilmez yemeğidir, sarmaşık Kavurması. İçine 2 adet köy yumurtası kırdın mı? yeme de yanında yat. Kendiniz toplayamıyorsanız, Semt pazarlarında demetler halinde bulmanız mümkündür bu aylarda.

Bilmeyenleriniz için Sarmaşık Kavurmasının tarifini vereyim, tatmak isteyenlere. İlk defa yiyenlere acı gelir. Bu yüzden acı ot da denir.

İki demet taze sarmaşık tahta üzerinde ince, ince makarna gibi kıyılır. Bıçakla kesildiğinde acı olur derler ama, bizim buralarda hep kıyılır. Fazla acı olmamasını istiyorsanız elle birer cm. kopartarak hazırlayın. Teflon tava içerisine bir fincan zeytinyağı koyarak, bir iri baş soğanı kıyarak yağda öldürün. İsterseniz pırasa koyabilirsiniz. Sarmaşıkları ilave edin. Kısık ateşte yeterince kavurun. En son üstüne 2 yumurta kırarak, tahta kaşıkla karıştırın. Tuzunu en son ilave edin ki fazla acı olmasın. Çok fazla pişmemesine dikkat edin, yanık olmasın. Üstüne kırmızı toz biber yada karabiber ilave edebilirsiniz. Sade veya sarımsaklı yoğurtla yada taze arpacık soğanla yenebilir. Afiyet olsun.

Tarifi bizden, hiç tatmayanlar için alıp, denemesi yemesi sizden.

Ağzınızın tadı eksik olmasın.

Sevgiler, Saygılar.

Abdurrahman Balcılar

 

 

Ege geleneği, dogal sabun yapımı;

25 Mart ’13

Kategori
Kültürler

 

Ege geleneği, dogal sabun yapımı;

 

Ege zeytinyağı üreticisidir. Zeytinyağı yemeklik olarak kullanılır ve tüketilir. Yağın posası ya da artık yağlar (kızartma yağları) sabun yapımında kullanılır.

Ben sizlere Aydın’da, Dağyeni köyümdeki, atalarımızdan kalma gelenek olan sabun yapımından bahsetmek istiyorum.

Çocukluğumdan çok iyi hatırlarım. 1950’i yıllarda, Şimdiki gibi Zeytin Yağı fabrikaları yoktu. Herkes kendi yağını kendi çıkartırdı. Yurgu dediğimiz taş zeytin kırma değirmeni vardı. Zeytin tane olarak dökülür, iri yuvarlak silindir taş, bir eksen etrafında insan gücüyle döndürülerek kırılır. Parçalar pamuk kese içine doldurulur. Ağaçtan yapılmış yağ çiğneme tekneleri vardı. Kadınlar çıplak ayakla keseri sıcak su dökerek çiğner, yağ kazanlarda toplanırdı. Dinlendirilen yağ üstten alınır, yemeklik olarak küplerde saklanırdı. Altta kalan yağın posası asitli, sulu yağdan sabun yapılırdı.

Bu gelenek hala devam edilmekte, dogal sabun yapılmaktadır. Bu sabah köyde, evin önüne kazan kurulmuş sabun yapıyorlardı. Yengeme anlat bakayım dedim tarifini. Anlattı, burada aktarıyorum.

Biriktirilen artık yağlar ve posalı yağlar, bir kaynatma kazanına konur. Odun ateşinde, aynı miktarda su konarak, kısık ateşte kaynatılır. İçine azar azar kostik ilave edilerek, belli bir kıvama gelinceye kadar bu işlem devam eder.  Takriben 10 kg. Yağ, 10 kg su, 2 kg. Kadar kostik koyulur. Kostik dezenfektan maddedir. Kimyasal adı (NaOH) sodyum hidroksittir. Kaynatma işlemi takriben iki saat sürer. Yıllardır edindikleri tecrübeleriyle, sabun kıvamına yakaladıkları anda, düz kaplara boşaltılır. Bir gece sabaha kadar açık havada bekletilir. Donup, sertleşen sabunlar, istenilen büyüklüklerde kesilir. Kalıplar halinde bir örtü üstünde birkaç gün bekletilerek sertleşip, kuruması beklenir. Artık bir yıllık kullanacakları sabunlar hazırdır.

Eskiden çamaşırlar elle bu sabunlarla yıkanırdı. Bugünkü gibi çamaşır makineleri yoktu. Bir de odun ateşinin külü, suyla karıştırılır, küllü su dediğimiz dezenfektan suyla kir çıkartılırdı.

Zahmetli bir iş olan, bu geleneklerimizi şimdiki yeni nesil ne kadar devam ettirir bilemem. Dogal olarak yapılan saf sabunlar katıksız olup, içine parfüm bile ilave edilmemektedir. Kendi doğal, zeytinyağı, sabun kokusudur. Kullananlar bilir.

Sevgiyle kalın.

Abdurrahman Balcılar

 

Mutluluğu para ile satın alamazsın;

20 Mart ’13

Kategori
Ruh Sağlığı
Mutluluğu para ile satın alamazsın;

Mutluluk nedir ki, mutluluk huzurdur. Mutluluk insanın içindeki coşkudur. Mutluluk insanın kendi kabına sığamamasıdır. Mutluluk keyiftir. Mutluluk aşktır. Birini seversin, için içine sığmaz. Çünkü mutlusundur. Mutluluk pozitif bir duygudur. Yaptığımız bir işin sonunda onu başarmak, bizim ödülümüzdür mutluluk. Mutluluğu satın alamazsın. Pazarda, markette satılmaz. O bir meta değildir. Cebinde paran olsa da onu sahip  olamazsın. İçimizdeki duygudur o. Kıpır, kıpır, bizi heyecanlandıran kalp atışlarımızı hızlandıran bir duygu selidir mutluluk.

Mutluluğu insan kendisi çağırır, kendisi seçer. Küçük jestler, arkadaşına sevdiğine söylediği küçücük sözcükler, kendini mutlu ettiği gibi, karşısındakine de ziyadesiyle mutlu kılar. Negatif söz ve davranışlar mutsuzluğu getirir. Bu nedenle hepimiz pozitif olmak zorundayız. Düşünsenize sabah kalktığınızda güler bir yüzle annenize, babanıza, karınıza veya kocanıza tatlı bir günaydın, sizin ve onların güne iyi başlamanın habercisidir. Sabahleyin okulda, işte, her arkadaşlarınıza gülücükler dağıtmanız size maliyeti sıfırdır. Ama getirisi çok büyüktür.

Mutluluk paylaşmaktır. Mutluluk dokunmaktır. Mutluluk sevdiğinizin elini tutmaktır. Doğum günü olana “mutlu yıllar” deriz. Yeni evlene çifte “Mutlu olun” denilir. Bayramlarda “mutlu bayramlar” dileriz birbirimize. Bal tadındaki bu tatlı sözcüğü söyleriz hep, iyi günlerde, mutlu günlerde.

Sabahleyin yüzünü yıkarken aynaya bak, kendine gülümse. Evde, sokakta, işyerinde karşılaştığın insanlara gülümse, ama bunu yaparken kalben isteyerek yap.

Eşine ya da sevgiline seni seviyorum demek, güzel bir söz söylemek, bir tatlı bakış kondurmak, bir demek çiçek vermektir mutluluk…

Bir yerde okumuştum. Çok hoşuma gitti. “Arının kuyruğuna zehir, ağzına bal verilmiştir; neye talipsen onu alırsın. İşte  mutluluğun anahtarı bence.

Bu gün benim doğum günüm. Mutluyum. İçimden geldiği gibi paylaşmak istedim mutluluğu.

Allah mutluluğunuzu daim etsin. Hep mutlu olun, mutlu kalın.

Sevgiler, saygılar.

Abdurrahman Balcılar

 

Kıvanç Tatlıtuğ’un içindeki oyunculuk hayvanı.

18 Mart ’13

Kategori
TV Programları
Kıvanç Tatlıtuğ'un içindeki oyunculuk hayvanı

Geçtiğimiz Cuma akşamı Beyaz Show’da Yılmaz Erdoğan, son çektiği sinema filmi  Kelebeğin Rüyası ekibi vardı.  Yılmaz Erdoğan,Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat,  Belçim Bilgin, Ahmet Mümtaz Taylan  ve diğer konuklarla keyifli bir program oldu. Konusunda uzman olan Beyaz esprileriyle gene kırdı geçirdi.

Beyaz’ın Kıvanç Tatlıtuğ’ a, içindeki “oyunculuk hayvanı” benzetmesini çok güldüm. Burada Kıvanç Tatlıtuğ’ un nereden nereye geldiği, başarısını anlatmak istiyorum.

Kıvanç Tatlıtuğ, 27 Ekim 1983 Adana doğumlu. 2002 yılında Best Model of Turkey seçilmiş. Ardından Best Model of the World seçilmesiyle adını duyurmuştur. İlk oyunculuk deneyimini 2005 yılında “Gümüş” dizisiyle başladı. Sonra menekşe ile Halil ve Amerikalılar Karadeniz’de 2  filminde yer almıştır. Aşk-ı Memnu da asıl çıkışını yapmıştır. Beren Saat ile oynadığı Behlül karakteriyle sükse yaptı. 2010 yılında Ezel dizisinde oynadı. Şimdiler de Kuzey Güney dizisinde oynayan Kıvanç Tatlıtuğ oyunculuğunun ustalık dönemini yaşamaktadır.

Beyaz’ın söylediğine göre  birileri Kıvanaç’a, kendini salsana, bıraksana demiş. İçinde oyuncu hayvanı var. Kıvanç da içindeki o oyunculuk hayvanını çıkartmış.  Kuzey Güney’de rol yapmıyor bence, içinden geldiği gibi rahat oynuyor. Kendini, sıkmıyor, kasmıyor. Rolünü yaşıyor ve yaşatıyor. O rahat hali de başarıyı getiriyor.  Ahmet Mümtaz Taylan’ın dediği gibi Kıvanç Tatlıtuğ uluslar arası oyunculuk şansı olan birisi.  O fırsat dilerim karşısına çıkar. ”Gümüş” dizisinden Arap ülkelerinde fazlasıyla tanınmış ve de süksesi olmuştu. Söyleşide kendisi de, oyuculukta “olgunlaştım” ifadesini kullandı. Kelebeğin Rüyası filminde üstün oyunculuk performansını sergilemiştir.

Kıvanç Tatlıtuğ profesyonel basket oyuncusu olarak hayata atılmış, antrenmanlarda sakatlanınca mankenlik mesleğine geçmiş. Dünya Best Model seçilmesinden sonra Fransa’ da Paris’ de 1,5 yıl mankenlik yapmıştır. “Gümüş” dizisi ile dizi oyunculuna başlamıştır. Başlangıçta oyunculuk dersleri almış, çok çalışmış. Anlattığına göre, yapamazsa kendisini acımasızca eleştirmiş. Başarmak  için çalışmıştır.

Haziran ayında, final yapacak Kuzey Güney dizisinde oynayan Kıvanç Tatlıtuğ sevilen, beğenilen, başarılı bir oyuncudur. Başarılarının devamını diliyor, önümüzdeki sezon yeni projelerde görmek dileğiyle.

Ayrıca Beyaz’ın Beyaz Show başarısından söz etmeden geçemeyeceğim. Her şeyi ile dolu dolu, müzikleriyle, kısa skeçleriyle. İnsan 2 saatin nasıl geçtiğini bilemiyor.

Sevgiler, saygılar.

Abdurrahman Balcılar

 

 

Herşeyin başı sağlık,

14 Mart ’13

Kategori
Genel Sağlık
Herşeyin başı sağlık,

Bugün 14 Mart Tıp Bayramı. Tüm Tıp camiasına kutlu olsun diyorum. Ben doktor değilim ama, sağlık üzerine tecrübelerime dayanarak birkaç laf etmek istiyorum.

İnsan hayatı o kadar çok uzun değil. İnsan ömrünü uzatmak, ömrüne ömür katmak istiyorsa, anahtarı kendi elinde. Birinci kural; sağlığına dikkat edeceksin. Yediğinden, içtiğinden, giyiminden ruh sağlığına kadar herşeyden sorumlusun. Hastalanırsan tabii ki (Allah eksik etmesin) doktorlarımız var. Bugün ülkemizdeki, tıp doktorları, hastaneler, tüm sağlık personeli insan sağlığı için çalışıyor. Sağ olsun, var olsunlar.

Ben konuyu biraz genelleştirmek istiyorum. İyi bir yaşam sürmek için, herşeyin başı önce, vücut sağlığımız diyorum. İkincisi ruh (huzur) sağlığımız, sonra üçüncüsü para gelmeli. Bu sıralama bence hiç değişmemeli. Paran var, sağlığın yok, huzurun yok. Para ile hastalığını tedavi ettirebilirsin. Ama huzuru para ile satın alamazsın.

Ülkemizin ünlü zenginlerinden (rahmetli) Vehbi Koç’ un bir kitabında okumuştum. İşaret parmağı ile bir işareti yapmış, “Evin varsa bir sıfır koymalısın varlıklar hanene. İşin varsa bir sıfır daha koymalısın. İş seninse üç sıfır daha koymalısın, İşin iyi gidiyorsa üç sıfır daha, Araban varsa bir sıfır, Yazlığın varsa bir sıfır daha. Daha sıralanabilir sıfırlar hanesi… O baştaki  bir sensin, senin sağlığın, o zaman bütün sıfırlar anlamı bir değere ulaşır. Sen yoksan, sıfırın hiçbir değeri yoktur. Sonuç yine sıfırdır.

Sağlıklı bir yaşam için;

1- İyi bir sabah kahvaltısı,

2- Sıkça sabah sporu,

3- Düzenli uyku,

4- Vücut temizliği,

5- Çağımızın hastalığı stresten uzak kalmak.

Yukarıda sıraladıklarımı uygulamak sizin elinizde. Unutmayın, insanların huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşam sürdürmeleri için sağlık önemlidir. Sağlıklı olmayan bir insan, yaşamdan tad alamaz. Geç de olsa öğrendiğim, hayat felsefem.

Önce sağlık,

Sonra huzur,

Sonra para diyorum.

Allah her üçünün de, hepinize eksikliğini göstermesin.

Tekrar, herşeyin başı sağlık diyorum. Tüm okuyucularıma sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Sevgiler, saygılar.

Abdurrahman Balcılar