Kategori arşivi: Magazin

Çağatay Ulusoy’dan Basına, “Zamanı gelince konuşuruz”,

21 Mayıs ’13

Kategori
Magazin

 

Çağatay Ulusoy'dan Basına, "Zamanı gelince konuşuruz",

Geçtiğimiz hafta Yeniköy Yelken Restaurant’ ta, Burak Sağyaşar, Hatice Şendil ve İsmail Filiz ile balık yiyen Çağatay Ulusoy, Magazin basını tarafından görüntülendi. Rol arkadaşlarıyla yeni dizisi, “Aşk Hikayesi” hakkında sohbet ettiler. Öyle görülüyor ki dizimizde bu oyuncular da olacak. Serenay Sarıkaya Çağatay’ın partneri önceden belliydi. Artık yavaş yavaş kadro ve ekip ortaya çıkıyor. Yönetmen Ali Bilgin, Senarist Ece Yörenç ve bir Ay Yapım projesi. Yapımcı malumunuz Kerem Çatay.
Yeni duyumlara göre, dizimiz Aydın’ın tatil cennetlerinden Didim sahillerinde çekilecekmiş. En azından ilk bölümleri burada motor diyecek.
Çağatay Ulusoy artık kendini toparlamış durumda. Yemek çıkışı bütün Restaurant çalışanlarının ellerini sıkıp, neşeli tavırlar sergileyen Ulusoy, son derece keyifli olduğu, moralinin yükseldiği gözlerden kaçmadı. Basın mensuplarının ısrarlı sorularını sadece tebessümle karşılayan Çağatay, iki kelime söylemekle yetindi. “İyi akşamlar arkadaşlar, zamanı gelince konuşuruz” Dedi.
Afferim Çağatay, benim de gözüme girdin. Sen artık dizinin ilk bölümlerinde, azmi performansını sergileyecek, sonra alnı açık olarak basının karşısına geçeceksin. Eski imajını da kısa zamanda yakalayacak, sevenlerini ve fanlarını kendini affettireceksin. Doğru yoldasın. Ben kendi adıma Çağatay Ulusoy için şu güne kadar kötü konuşanı duymadım. Bilakis övgü dolu yazıları çok okudum ve dinledim. Geçtiğimiz günlerde bir TV programına çıkan Armağan Çağlayan dedi ki, “Çağatay dünyadaki ender insanlardandır, çok mütevazidir. Onun için sette kapris yapmayan tek ünlü diyebilirim, sıfır kapris”. Dedi.
Berberi Şükrü Dudu; “ Çağatay çok iyi biri, insanlığını çok seviyorum. İlk günden bugüne hiç bozulmadı, Çağatay gerçekten adam gibi adam”. Demiş bir röportajında.
Çağatay’ın ne kadar mükemmel bir adam olduğunu her ağızdan duymak da ayrı bir keyif sevenleri ve fanların için.
Bir Atasözümüz vardır. “Yörük at, yemini kendi arttırır” diye. Sen de kendi itibarını kendin arttıracak, sanatınla, üstün performansınla eski günlerine tekrar döneceğine inanıyorum.
“Aşk Hikayesi”nde yolun açık olsun Çağatay. Eylül ayını iple çekiyor, fanların, sevenlerin ve izleyicilerin.
Sizlerin de yolu ve gönlü açık olsun değerli okuyucularım.
Saygılar,
Abdurrahman Balcılar

 

Serenay Sarıkaya’nın yeni dizisiyle ilgili hırsı;

13 Mayıs ’13

Kategori
Magazin
Serenay Sarıkaya'nın yeni dizisiyle ilgili hırsı;

Her iki partner bir arada,


Serenay SarıkayaÇağatay ulusoy ile yeni çekecekleri “Aşk Hikâyesi” dizisiyle ilgili oldukça iddialı. Tam bir bıçak gibi bilenmiş durumda.  Sarıkaya, geçtiğimiz akşam bir mekanda, arkadaşlarıyla yaklaşık üç saat kalıp sohbet etmiş. Çıkışta gazetecilerlerin sorularına cevap veren Serenay Sarıkaya, çok heyecanlı olduğunu, sezona iddialı başlangıç yapmak istediğini belitmiş. “Aslında beklemekten yoruldum ama güzel bir iş için beklemek de güzel, sabrettiğime değecek” demiş.  MedyanınDibi haberine göre, Eylül ayında yayına girecek dizi için yaz aylarını çalışarak geçirecekmiş.

Ay Yapım’dan başarılı yönetmen, Ali Bilgindizinin yönetmenliğini yapacak.  20 Dakika dizisi final yapmasıyla çekim hazırlıklarına başlayacak. O.C. Amerikan versiyonundan Türkçeleştirilecek dizide, Serenay Sarıkaya ile Çağatay Ulusoy,  iki aşığı canlandıracaklar.  Dizinin senaristi Ece Yörenç, o da oldukça iddialı. Ağustos ayında motor diyecek çekimler,  Eylül başından itibaren Fox TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.

Serenay Sarıkaya, son olarak oynadığı Lale Devri dizisinden intihar ederek ayrılan, güzel oyuncu epey zamandır dinlenmede. Sesinin de güzel olduğu söylenen Sarıkaya, yeni dizisinde bize aşk nameleri içeren şarklılar da söyler umarım. Henüz 22 yaşında, yaşına göre biraz olgun kadın görüntüsü taşısa da, güzelliği ve seksi görüntüsü ona avantaj sağlayacaktır. Kendisi seksi olmak istemediğini, yaptığı işle öne çıkmak istediğini belirtse de, güzel kız diyorum. Bazıları tarafından Merilyn Monreo’a benzetilen Seranay, Merilyn kadar etkiliyebilecek mi izleyiciyi, izleyip göreceğiz.

Çağatay Ulusoy’da Emir’in Yolu dizisinden finalsiz ayrılması, Ocak ayından bu tarafa beklemede olması, onu da hırslandırmış durumda. Ben kendi adıma, İki hırslı oyuncudan süper bir iş çıkacağı kanısındayım.

Adı şimdilik farklı bir açıklama gelmediğine göre “Aşk Hikâyesi” olacak.

Serenay Sarıkaya ve Çağatay Ulusoy’ un bu dizisi, önümüzdeki sezon “Number One” olmaya aday bir yapım bence. Reytinglerde başa güreşecektir.

Her ikisine de başarılar diliyorum “Aşk Hikâyesi” de.

Sizlerin de güzel bir hikâyeniz olması dileklerimle.

Saygılar, sevgiler, Değerli okuyucularım.

Abdurrahman Balcılar

Not: Görseller internetten alınmıştır.

 

Twitter’da “Çağatay” çılgınlığı devam ediyor

5 Mayıs ’13

Kategori
Magazin

 

Twitter'da "Çağatay" çılgınlığı devam ediyor

Dün akşam Twitter’da tam bir Çağatay Ulusoyçılgınlığı vardı. Fanları 45 dakika Dünya gündeminde  (WTT) kaldılar. Türkiye gündeminde bir saatten fazla kalarak TT (Trending Topic) yaptılar. Konu, Çağatay Ulusoy’un bir reklam filminde yer alması istekleriydi. (çağatayBirReklamFilmi) başlıklı twitler binlerce seveni ve fanları tarafından atıldı.

Amaçları dört aydır ekranlarda görünmeyen Çağatay Ulusoy’u bir reklam filminde oynatmak.  Yeni dizisi ancak Eylül başında ekrana gelecek. Bu nedenle, bir reklam filmiyle yaz aylarında ekranda görmek istiyorlar.

Bu reklam filmi, bir giyim, şampuan, traş losyonu, parfüm reklamı olabilir. “Çağatay Ulusoy” ismi zaten bir marka Türkiye gündeminde. Bu reklamı verecek ürün firması bu imtiyazı da almış olacak. Dolayısıyla satışlarında patlama yapacak. Burada Çağatay’ın cebi de dolacak. Fanları ve sevenleri için hangi kanal olduğu önemli değil. Her kanalda bu reklamla, her gün, her saat, Çağatay’ı izleyecek. Ve de özlemlerini giderecekler.

Artık reklamlarda zaping yapılmaz. Çağatay Ulusoy uğruna seyredilir olur. Bakalım hangi ürün firması elini çabuk tutup Çağatay Ulusoy ile anlaşacak.

Hep birlikte bekleyip göreceğiz.

Saygılar, sevgiler herkese.

Abdurrahman Balcılar

 

 

Çağatay Ulusoy nereye koşuyor? – 2

03 Mayıs ’13

Kategori
Magazin

413758-3-4-f18e9

“Birinci Çağatay Ulusoy nereye koşuyor” Blog yazımı 14 temmuz 2012 de yazdım. Milliyet Blog’ da 14 Ocak 2013 de yayınlandı.  Çağatay’ın başarı öyküsünü anlatmıştım o yazımda. O günden bu yana neredeyse bir yıl oluyor. Çağatay Ulusoy “Emir’in Yolu” da oynadı. Dizi başarılı olsa da, Hazal fanlarının olumsuz baskısı ve Show Tv. in ekonomik sıkıntıları nedeniyle, dizi yarıda kaldı, finalsiz bitti.

Ocak ayında, Çağatay’ın başına gelen o nahoş olaydan bu yana 3 ay geçti. Ünlü oyuncu sessiz kaldı. Fanları ve sevenleri bu üç ay içinde twitter de yaptıkları TT lerle Çağatay Ulusoy’u hep gündemde tuttular. Magazin basınında hemen her gün bahsedilir oldu.

Önümüzdeki sezon için Ay Yapım ile, yeni bir dizide oynamak için prensipte anlaştı. Şimdilik adı “Aşk Hikayesi” olacak dizide, Serenay Sarıkaya ile 2013 Eylül’de sevenleriyle buluşacak.

Yaz aylarında çekeceği sinema filmiyle ilgili onlarca teklif geldi.  Henüz hiç biri kesinlik kazanmış değil.  Bir Med Yapım projesi olan İsmet İnönü hayatı ile ilgili filmden bir ses çıkmadı veya vazgeçildi.

Yönetmenliğini Orçun Benli’nin senaristliğini de Orçun Benli’yle birlikte Şükrü Üçpınar ve Alptekin Öztürk’ ün yapacağı “Gülyabani” adlı korku filmiyle ilgili sessizlik sürüyor. Orçun Benli’nin bir yıldır planladığı bu filmde Çağatay Ulusoy’u oynatmak istiyormuş. Ama henüz Çağatay Ulusoy’ la anlaşma sağlanamamış. Filmde Deniz Uğur da oynayacakmış. Çağatay fanlarının devamlı Orçun Benli’ i cep telefonundan aramaları nedeniyle, Sayın Benli cep telefonunu değiştirmek zorunda kalmış. Birlikte göreceğiz sonu tatlıya bağlanacak mı?.

Çağatay Ulusoy fanları ve sevenleri merak ettikleri konu; Çağatay hala niye suskun. Şoku hala atlatamadı mı? Bir hafta önce sabah yürüyüşünde resmini çeken basın mensuplarına “Tadım kaçtı” diyen,  barda korumaları aracılıyla basına, resim alınmaması için, ikaz eden Çağatay nereye koşuyor? Niye bir mini basın toplantısı yapmıyor. Niye sevenleri için resim vermiyor. Ben anlamış değilim. Kendisini çok iyi tanıyorum. Nasıl bir kişiliği olduğunu, mütevaziliğini, en azından kasıntı olmadığını biliyorum. Sevenlerinden, Ülkenin her yerinden, hatta Azerbaycan’dan, Yunanistan’dan mailler alıyorum. Bana soruyorlar ne oldu diye? Ben de bilemiyorum. İnternetten takip ediyorum sizler gibi. Kendisini görmüş, konuşmuş değilim.

Sevgili Çağatay, senin koştuğun yol belli. O yol başarı yolu olmalı. Milyonlarca sevenin ve Fanların için, sen en doğrusunu yapmalısın. Daha önceki yazımda söylediğimi tekrarlıyorum. “Başarı senin göbek adın olacak”.

Koş Çağatay koş, önce sevenlerin için, sonra kendin için koş. Yolun açık olsun.

Saygılar, sevgiler, değerli okuyucularım.

Abdurrahman Balcılar

 

Çağatay Ulusoy, hiç tadın kaçmasın,

22 Nisan ’13

Kategori
Magazin

 

Çağatay Ulusoy, hiç tadın kaçmasın

Yeni dizisi için sabah yürüyüşü,


Çağatay Ulusoy, Yeniköy sahillerinde arkadaşı Can Yurtsevdi ile yürüyüş yaparken gazetecilere yakalanmış. Basın mensuplarının fotoğraf çekmesini gören Çağatay, ters yöne doğru yürümeye başlamış. Gazetecilerin sorularına “Tadım kaçtı, hiç keyfim yok, ben gidiyorum” deyip gitmiş.

Takvim gazetesinde Ufuk Özcan’ın haberine göre, geçtiğimiz akşam İstinye’de La Boom isimli mekanda görülür. Kalabalık arkadaş grubuyla ile eğlenen Ulusoy’un yanında ‘mafya filmlerinden’ çıkmış gibi duran korumaları varmış. Mekandakilerin korkulu gözlerle bakmasına aldırış etmeyen Ulusoy, gayet  keyifli görünüyormuş. Kapıda gazetecilerin olduğunu öğrenen Çağatay Ulusoy kendisi yerine yanında korumalık yapan arkadaşlarını gönderip fotoğraf çekildiği anda, gazetecilerin hepsini döveceklerini, hem de fotoğraf makinelerini el koyacaklarını söyletmiş.

Sevgili Çağatay, 1 Nisan’da sevenlerin sana bir mektup göndermişti. Okumadın herhalde. Gerekli dersleri almamışsın. Unutma, basın mensupları (yazılı-görsel) sevenlerinle aranda köprüdür. Ters düşmemelisin. Bir tek tebessüm eden resmini iletmeleri, fanlarını ve sevenlerine, ne kadar mutlu kıldığını sen çok iyi biliyorsun. Ne oldu şöhret omuzlarını mı çökertti. Eğer taşıyamazsan, çok acı çekersin. “Tadım kaçtı, hiç keyfim yok” diyorsun. Yanında Can Yurtsevdi ile görüntülenmen mi hoşuna gitmedi. O kötü olayda arkadaş kurbanı dediler. O değilse, çıkar mertçe söylersin. Seni öyle tanıdı sevenlerin. Ay Yapım ortalıkta gözükme diyebilir. Dizi hakkında açıklama yapma. Ama sevenlerine iki kelime ve bir kare resmi çok görme. Onlar getirdi seni buralara…

Yürüyüş sonrası Rumeli Hisarında bir kebapçıda görüntülenen mutlu resimlerin, bir çok sevenini sevinçlerinden ağlatmış.  Starlife’ın yayınlanan kısa çekim görüntülerinde pek mutlu görünüyordun.

Korumalar, kimi kimden koruyorlar. Sen korunmaya muhtaç mısın. “Adını Feriha Koydum” setlerinde hep o halkın içindeydin. Sen eğlenirken görüntülenecek resimlerin fanlarını ve sevenlerini ziyadesiyle mutlu eder. Ben kendi adıma döveriz-fotoğraf makinelerini kırarız sözlerinin senin ağzından çıkmadığını gibi, hatta bu kelimeleri de, senin bilgin dışında söylendiğini düşünüyorum. Benim bildiğim Çağatay, sevecendir, alçak gönüllüğü ve mütevaziliği ile tanınır.

Sevgili Çağatay, artık kozanı kır. Geçmişe mazi denir. Çok yakında yeni dizinle sen gene sevenlerinin karşısında olacaksın. O eski mutlu günlerini tekrar ziyadesiyle yaşayacaksın. Fanların senin için twitter’da her hafta TT yapıyorlar. Niye, unutulmaman için, senin moralinin düzelmesi için.  Hep söylediğim o mert ve dik duruşunu devam ettir. Unutma, başarı senin göbek adın olacak.

Saygılar, sevgiler herkese.

Abdurrahman Balcılar

 

 

Çağatay Ulusoy’ a sevenlerinden açık mektup;

 

01 Nisan ’13

Kategori
Magazin
Çağatay Ulusoy' a sevenlerinden açık mektup

Sevgili Çağatay Ulusoy, sana olan sevgi ve ilgiyi ben de, gıpta etmeye başladım. Ne kadar çok sevenlerin, fanların varmış. Seninle ilgili yazdığım, blog yazılarım soluksuz okunuyor. Çok seviliyorsun. Böyle Talih kuşu, her kulun başına konmaz.

Biliyorum, sen “Adını Feriha Koydum” dizisinin 2. Sezonunda yakaladın bu şansı. Allah vergisi fiziğinle, azmin ve yeteneklerinle geldin bir yerlere. İzleyicin gözünde bir fenomen oldun.

Sevenlerinden istek ve ricalar alıyorum. “ Emir’in Yolu” finali niye çekilmedi? Hazal Kaya ile niçin, yeni bir dizide oynamıyorlar?.  Ben bu sorulara cevap verecek konumda değilim. Ancak Blog yazılarımda dile getirebilirim.

Yeni çekilecek diziyle ilgili, Ay Yapımın senaristi Sayın Ece Yörenç’ in açıklamaları doğrultusunda yazdığım, “Çağatay Ulusoy, yeni bir aşk hikayesi ile ekranlara dönüyor” blog yazım, bir ayda 20 binin üstünde okuyucu tarafından okundu. Bu demek ki, herkes seni ekranlarda göreceği günü sabırsızlıkla bekliyor. İnşallah Eylül ayında o gün gelecek.

Sevenleriniz iki aydır, suskun kalmanız konusunda sizi eleştiriyor. Mail ve Twitter kullanmadığınızı biliyorum.  Kullanmayışınızı, saygı da duyuyorum.  Siz bence en doğrusunu yapıyorsunuz. Kendinizi ne zaman hazır hissedersen o zaman çıkarsın basın karşısına. Ocak ayı içindeki, o talihsiz olaydan sonra kendinizi toparlamanız için zaman lazım. Keşke o uyuşturucu olayı, yaşanmasaydı. Hal bu ki, o bir gram uyuşturucunun keyfini, sevenlerinizin ilgisi ve sevgisi fazlasıyla yaşatıyordu size. Niye ihtiyaç duyduğunuzu anlamış değilim.  Sizin başınıza gelen her kütü olay, sevenlerinizi en az sizin kadar üzüyor. Bunu unutmayın.

Yaz tatilinde yaşamış olduğunuz şezlong olayındaki, bir kare resmin başınıza neler açtığını, bir röportajınızda dinlemiştim. O tür resimlerin altı istenildiği gibi doldurulabilir.  “Anadolu Kartalları”ndaki rol arkadaşınız, İsmail Filiz’in kız arkadaşı ile, Bodrum’da oynadığınız tavla resimlerinin, altına neler yazıldı, neler çizildi. Hep söylerim, bir musibet, bin nasihate bedeldir. Gene bir röportajınızda izlemiştim, “ Asla show dünyasından birisiyle bir ilişki yaşamam” diyorsunuz. Büyük konuşmamak lazım.  Bin düşünüp, bir laf etmelisin. Niye olmasın ki, her horoz kendi çöplüğünde bulur eşini. Hatırlasanıza sevenleriniz, Hazal Kaya ile dizi aşkınızın, gerçek hayatta da olmasını çok istiyorlardı. Büyük lokma yut, büyük laf etme derler. Hayatta her şey olabilir.

Sevgili Çağatay, sizi, sevenleriniz getirdi buralara, Parlayan bir yıldız yaptı. Düşünsenize, kuyruklu yıldız gibi de kaydırabilirler. Yapımcılar seyircisi olan, sevilen, reytingi olan oyuncuya iş verir. Sektörde örnekleri çoktur.

Bütün bu yazdıklarım, “Baba nasihatı” gibi oldu ama, olsun ben sizin babanız yaşındayım. Ayrıca bütün bunlar sevenlerinizin isteği ve arzusu.

Çağatay, sen geleceğin yıldızısın. Başarılı olacaksın, arkanda on binlerce sevenin var. Yolun açık , her şeyin gönlünce olsun, yeter ki sen mert ve dik duruşunu davam ettir.  Sevenlerin seninle…

Not: Dilerim, sevenlerinizin isteği doğrultusunda , yazdığım mektubu, birileri vesile olur da okursun.  (Ha unutma bu bir “1 Nisan şakası” değil.)

Tüm okuyucularıma Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

 

Çağatay Ulusoy’un paranoyak videosu.

11 Şubat ’13

Kategori
Magazin

 

Çağatay Ulusoy'un paranoyak videosu

Çağatay Ulusoy’un best model yarışmasına girmeden önceki yıllarda, Özgür Özer tarafından senaryosu , kurgusu ve çekimi yapılmış kısa metraj paranoyak adlı, bir deneme filmi yayınlandı. Bu deneme filminde  Çağatay sigara içerken, panik atak ruh hali görüntüleri var. Her oyunculuk meraklısının yapabileceği türden bir deneme filmi. Dün sosyal medyada, twitterda  bir damla suda fırtınalar kopartıldı. “Olay, olay Çağatay’ın paranoyak görüntüleri” yada “Çağatay Ulusoy’un şok görüntüleri ortaya çıktı” diye başlıklarla duyuruldu. Enteresan olan Çağatay’ın bu görüntüleri sanki bir esrarkeş gibi olması.

Çağatay içici olmak suçlamasıyla soruşturmadan yeni çıkmışken, böyle görüntülerin ortaya çıkartılması hiç hoş değil. Üstelik bu görüntüler bir sene öncede internette vardı. Ben görmüştüm. Sadece ne tesadüf ki, deneme çekimi olan bu video, son suçlamaları destekler nitelikte olması. Magazin basınımızın bu videoyu ilk defa çıkmış gibi, ortaya atması son derece yanlış ve etik değil.

Tüm sevenleri, fanları ona destek çıkmışken, bu tür sansansyonel  videonun ortaya çıkartısı, Çağatay’da yaptığı tahrifatı düşünmek bile istemiyorum. Her insan hata yapabilir. O da  kabul etti hatasını. Sorgulama dönüşünde yakınları aracılığle, mesaj iletti. “Evdeyim, sizin destek ve dualarınızla ayakta kaldım. Benim her şeyimsiniz. Her şey için teşekkür ederim. Saygılar” diye.

Magazin basınımız zamanlaması yanlış sadece. Ailesinin, yakınlarının desteği yanında basının da destek olası gerektiğini düşünüyorum. Çağatay Ulusoy’un 2 yıllık geçmişiyle geldiği yerler, geleceğinin aynası. Ben kendi adıma daha çok başarılı olacağını düşünüyorum. Bazılarınız sen Çağatay’ın hamisimisin diyebilir. Değil, sadece ona, kötü zamanlarında destek  olunmasını düşünen bir yazarım.

Meyva veren ağaç taşlanır. Diliyorum bu olayla Çağatay Ulusoy yıkılmıyacak. Her zaman olduğu gibi, dik duracak, Ay yapımla, yeni projelerde kendini daha ilerilere taşıyacaktır.

Sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Çağatay Ulusoy Anne evinde Ptt…

07 Şubat ’13

Kategori
Magazin

 

 401052-3-4-fe574

Çağatay Ulusoy anne-baba evinde akşamları PTT yapıyor. Hepiniz bilirsiniz ptt ne demek. Pijama, terlik, televizyon. Eskiden yılbaşı akşamları televizyonun başına geçilirdi. Esprisiydi ptt.

Çağatay Ulusuy, Bebek’teki bekar evini kapatmış, Avcılar’daki annesinin yanına taşınmıştı. Geçtiğimiz pazartesi akşamı da oturmuştu annesinin sofrasına. Bir hafta geçmiş çabuk alışmıştı. Her akşam sevdiği yemeklerden yapıyordu annesi oğluna. O akşam da en sevdiği karnıyarık yapmıştı.  Bütün aile eski günlerde olduğu gibi oturdular akşam yemeği sofrasına. Yüzler gülüyordu. Refiye Hanım oğlunu uzun uzun baktı; oğlum bundan sonra ne istersen ben yaparım, yeter ki, sen ye… Çağatay; “ Anne ellerine sağlık, özlemişim yemeklerini, yeter ki sen sağol. Daha çok yiyeceğim yemeklerini.”  Dedi. Sofradan kalktılar.

Çağatay, rahat eşofmanlarını giymişti. Televizyonun karşısındaki  koltuğa rahatça oturdu. Karadayı dizisi başlıyordu. Ve seyretmeğe başladı. Bu arada annesi çayları demlemişti. İkram etti oğluna. Çağatay sıcak çayını yudumluyor, tatlı tatlı gülümsüyordu. Bir hafta önce yaşadıklarını, o anları unutmuştu. Keyifliydi, huzurluydu. Cep telefonu çalıyordu ara ara. Cevap vermek istemiyordu. Karadayı dizinden kopmak da istemiyordu. Annesini arayanlara, sevenlerine, çok iyi olduğunu, bundan sonra onların sevğilerine daha da layık olacağını, iletmesini söyledi. Rafiye hanım tamam oğlum sen bak keyfine diye gülerek cevep verdi.

Karadayı, reklam arasına girmişti. Annesi cep telefonunu Çağatay’a uzattı. Arayan Ay yapım’ın patronu, Kerem Çatay beydi.  “Alo, Çağatay, nasılsın oğlum. Keyfin nasıl ? var mı benden istediğin bi şey. Önümüzdeki günlerde çok güzel işler yapacağız seninle, ”Çağatay: Sağol abi, daha ne isteye birim ki. Arkamda olman yeter benim için. Çok teşekkür  ederim abi. İyi akşamlar diliyorum. Görüşmek üzere”  Dedi ve telefonu kapattı. İçine huzur dolmuştu. Feriha dizisi setlerindeki güzel günler geldi aklına. Gözleri parladı. Biraz da duygulandı.

Dizi bitmiş, gece yarısı olmuştu. Annesi Refiye hanım oğlunun yanına oturdu. Sıkıca sarıldı oğluna. ‘Canım, ciğerim,  Çağatay’ım, bilsen neler yaşadım, 4 gün, 3 gece boyunca.’ Dedi. Yanaklarından öptü, öptü. Öylece kaç dakika kaldılar bilemiyorum. Çağatay ‘anne ben yatayım’ dedi. Yatak odasına geçti.

Başına yastığa koydu, ama hemen uyuyamadı. Sağa döndü, sola döndü. Nezarette geçirdiği kötü geceler geldi aklına. Ben ne yaptım,  dedi. yaptığı, yapmadığı şeyler geçti aklından film şeridi gibi. Annesiyle yaptığı konuşmaları düşündü. Annesine verdiği sözleri bir defa daha tekrarladı fısıldayarak. “Başıma gelen bu son olaylar, aklımı başıma almam gerektirdiği konusunda bana ders oldu. Bundan sonra hayatımı dikkat edeceğim. Hatta arkadaşlarımı da yeniden gözden geçireceğim.”  Kendisi çok seven izleyicilerini, fanlarını düşündü. Onlara gelecekteki  başarıları ile af ettireceğini günleri düşündü. Öylece uyuya kaldı.

Annesi Refiye hanım sessizce kapıya açtı oğlunun uyuyup, uyumadığı bakmıştı. Uyuduğunu gördü, parmaklarının ucuna basarak yaklaştı. Saçlarını okşadı. Bir daha yanaklarından öptü. Şükür Allahıma diye mırıldandı. Sesizce odadan çıktı.

Not: Yukarıda okuduğunuz blog yazım, tamamen bir kurgu olup, Çağatay, fanları ve sevenlerinin hoşgörüsüne sığınarak, sürçü lisan ettiysem affola.

Sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Çağatay Ulusoy nereye koşuyor ?

14 Ocak ’13

Kategori
Magazin

Çağatay Ulusoy nereye koşuyor ?Çağatay Ulusoy Anadolu Kartalların,da.


Adını Feriha Koydum  dizisindeki Emir karakteriyle, Türk seyirciyle tanışan Çağatay Ulusoy  inanılmaz bir başarıya imza attı. Bu başarıda öncelikle, tatlı tebessümü, güzel bebek yüzü ve yakışıklığının önemi büyüktür. 20 yaş altı  genç kızlarımız onda aradıkları erkek modelini gördü. Sevdi, beğendi, diziyi  reytinglerin en üst sıralarına taşıdı. Anne ve babalar onu kendi oğulları gibi bağırlarına bastı. Dizide ki emir karakteri ile kendi Çağatay karakteri  bir noktada örtüştü. Medya ya verdiği röportajlarda mütevaziliğı ile dikkatleri çekti. Kendi de ifade ettiği gibi, diğer bazı ünlü oyuncular gibi olamadığını, üsten bakamadığını söylüyor. Bunu da kendi mahalle kültürüne bağlıyor. Havalı Emir rolünün verdiği güven ile başarılı oldu. Hayran kitlesi günden güne arttı. Milyonları geçti.

Best  model yarışmasından birinci olması, Adını Feriha Koydum dizisindeki emir rolünü getirdi. Oyuncu eğitimi olmamasına rağmen kendini çabuk geliştirdi. Burada azminin ve hırsının önemi büyük olsa gerek. Bir de bayan partneri Feriha rolündeki Hazal Kaya’nın bu işin kariyerini yapmış olması, Çağatay için büyük şanstı. Hazal’dan destek görmesi, uyumlu bir çift olmalarını sağladı. Kendine güven geldi. Dizinin 13.ü bölümünde kendi sesini kullanmaya başladı.

Haziran 2011 de dizi sezon finalini yapmış, Çağatay ünlü, beğenilen bir oyuncu olmuştu. Menajeri Selin Boronkay gibi tecrübeli biri olması Çağatay’ın önünü açtı. 2011 Temmuz’unda “Anadolu Kartalları” filminde başrol kaptı. Havacı genç Ahmet Onur üsteğmen rolüyle başarı kazandı. Film sinema dalında küçümsenmeyecek gişe rekorları kırdı.

Adını Feriha Koydum  dizisinin 2012 2.senesinde, Emir karakterindeki başarısıyla, Çağatay Ulusoy fenomen oldu. Çekimlerdeki setlere girip çıkmada genç kızların yoğun ilgisi nedeniyle zorluk çekiyordu. Zaman zaman özel koruma tutmak zorunda kaldılar.

Kış aylarında Haziran’da dizinin final yapacağı oyuncular arasında konuşulmaya başladı. Yapımcı firma da sessiz kaldı. Haziran başı Yapımcı reytinglere bakarak dizinin sezon finali yapmayacağını, Eylül 2012 de 3.sezon devam edeceği açıklamasını yaptı. Hazal Kaya’da başka bir dizi için el sıkıştığından 3.sezon olmayacak. Bu konuda  partnersiz kalan Çağatay Ulusoy’dan hiç ses çıkmadı. Şüphesiz Çağatay’ın başarısında Hazal’ın payı çok büyük. Önümüzdeki sezon dizi devamı nasıl olacağı yapımcıların elinde…

Çağatay Ulusoy uzun maraton koşusunu 3.sezonda davam ettirecektir. Ancak arkasındaki izleyici desteği çok mühim.

Bu da olacak gibi gözüküyor… Yolun açık olsun Çağatay.

Saygılar, sevgiler

Abdurrahman Balcılar