Kategori arşivi: Genel Sağlık

Sağlıklı Beslenme!

Sağlıklı Beslenme iyi bir sabah kahvaltısı ile başlar. Ben yıllardır sabah kahvaltılarımı dikkat etmişimdir. Sabah kalktıktan sonra ilk işim kahvaltı yapmaktır. Artık yaşlı sınıfındayız. Yaşım 71… İleri yaşlarda kahvaltı daha da önem kazanmaktadır. Ağır kahvaltılardan uzak durmalıyız.

Sizlere sabah kahvaltılarımdan bahsetmek istiyorum. Mümkün olduğunca doğal beslenmeye çalışırım, öyle de yapıyorum. 9 yıldır köyde yaşıyorum. Genellikle kendi kahvaltımı kendim hazırlarım. Evin bahçesinde 150-200 metrekarelik bir hobi bahçesi var. Sağolsun rahmetli ağabeyimin hanımı yengem her türlü ihtiyacımız olan mevsimlik sebzeyi o bahçede yetiştirir. Nane, maydanoz, dereotu, yeşil biber, roka.. İki domatesin kabuklarını soyar, derince bir tabak içinde yukarıdaki yeşilliklerden bir kısmını bir doğrama tahtası üstünde (bol su ile yıkadıktan sonra) kıyar, taze çökelek peynir (onları da kendi ineklerimizden elde ederiz) 8-10 tane zeytin ve zeytin yağı ilavesi ile karıştırırım. Bazen de içine 1 adet kaynamış yumurta ilave derim. Bir ince dilim fırın ekmeği ile yerim. Yanında bir bardak çay ile sabah kahvaltımı yapmış olurum.

Arada bir yengemin yaptığı börülceli tahrana çorbası sabah kahvaltım olur. Bu sıcak çorba içerisine havanda dövülmüş peksimet konulursa çok da keyifle kaşıklayacağınız bir çorba olur.

Allah’a-şükür mide problemin yoktur, bugüne kadar da olmadı. Acıdan, turşudan, tuzdan aşırı şekerli gıdalardan uzak dururum. Eskilerimiz hep söyler, insanın kendi doktoru kendisidir. Şayet yediklerinizi, içtiklerinizi dikkat ederseniz rahatsızlık sorunlarını kısmen halletmiş olursunuz.

Sağlıklı günler dilerim.

Saygılar ve sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter : abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: blog.milliyet.com.tr/cansever

Şahsi Blog: Abdurrahman Balcılar Blog Sayfas

 

Sağlığıma yavaş yavaş kavuşuyorum!

 

9 Ekim’den bu yana neredeyse bir aydır klavyeden ve sosyal medyadan uzak kaldım. En önemlisi sağlığıma kavuşma yolundayım. Yaz boyunca sağlığımı etkileyen bel omurlarımdaki daralma nedeniyle rahatsızdım. Sonunda karar verdim ve ağır bir ameliyat geçirdim. Belden omuza kadar omur kemiklerime platin takıldı. 5 saatlik bir operasyon yapıldı. 6 gün yoğun bakımda olmak üzere 15 gün Ayın Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma Hastanesi Nöroşirurji servisinde yattım. Doktorum zor bir ameliyat olacağını ve iyileşme sürecinin iki ay olduğunu söyledi. Allah’ın izniyle iyiye gidiyor ve iyileşiyorum.

Hastanede kaldığım süre zarfında doktorum Yrd.Doç.Dr. Abdullah Topçu’ya ve ekibine ayrıca teşekkür ederim. Hastasına değer veren işinin erbabı bir doktor olduğunu söylemek isterim.

Ayrıca geçen süre zarfında tarafıma twitter’dan, facebook’tan, Messenger’dan ve blok sayfamdan geçmiş olsun mesajları gönderen Blogger arkadaşlara, bizzat telefonla arayan tüm dost ve arkadaşlara içten teşekkür ederim.

İnsanın sağlına kavuşması, mavi gökyüzüne bakıp, temiz havayı ciğerlerine çekmesi ne güzel şey…

Sağlığım elverdiği sürece yazmaya devam edeceğim.

İnsanları, yaşamayı seviyorum.

Saygılar ve sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: blog.milliyet.com.tr/cansever

Blog: Abdurrahman Balcılar Blog Sayfası

 

Her Şeyin Başı Sağlık Demiştim, Ben şimdi onu arıyorum!

14 Mart 2013 Tarihinde, Tıp Bayramı nedeniyle “Her Başı Sağlık” başlığı altında bir blog yazısı yazmış, sağlığımızın önemini değinmiştim.

Sağlıklı yaşam kurallarını kısaca anlatmıştım.

Sağlıklı bir yaşam için;

1- İyi bir sabah kahvaltısı,

2- Sıkça sabah sporu,

3- Düzenli uyku,

4- Vücut temizliği,

5- Çağımızın hastalığı stresten uzak kalmak.

Ben sabah sporunu önem veren bir kişi olmama rağmen son 4 ayda belimden rahatsızlandım. MR çektirdim, doktorlar ameliyattan başka tedavi olmadığını söyledi. Bu nedenle yarın Aydın Adnan Menderes Üniversite Hastanesi Nöroşirurji servisine yatacağım. 11 Ekim günü bel omurlarımdan zor bir ameliyat geçireceğim. Omurlar temizlenecek, düzeltilecek ve platin takılacak. Yrd.Doç.Dr.Abdullah Topçu ile Yrd.Doç.Dr.Zahir Kızılay bu ameliyatı birlikte yapacaklar.

Bu nedenle tahminen iki ay iyileşme sürecim boyunca yazılarıma devem edemeyeceğim. Allah şifa verip iyileştikten sonra kaldığım yerden devam edeceğim.

Allah bütün hastalarımıza şifa versin, doktorlarımızın elleri dert görmesin.

Bütün dostlarım, okuyucularımdan ricam dualarınızı eksik etmeyin.

Saygılar ve sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: blog.milliyet.com.tr/cansever

Blog: Abdurrahman Balcılar Blog Sayfası

Kaliteli Yaşamak İçin…

family banner

Şu kocaman Dünyada kısacık hayatımızı kaliteli yaşamak için yapmamız gerekenler aslında çok basit. Yeter ki uygulayalım.

Üç kelime başlığı altında sıralamışlar:

 

AZALTIN :

Yediğiniz yemeği, yemeğinizin tuzunu…

Çayın şekerini, kullandığınız eşyaları…

Harcadığınız parayı, boşa geçen zamanı…

Gözyaşlarını, kafaya taktıklarınızı…

Kıyafetlerinizi, kuruntularınızı…

Bilgisayar başında harcadığınız süreyi…

Telefonla konuştuğunuz süreyi…

İnsanlardan beklentilerinizi, televizyon izlemeyi azaltın.

 

BIRAKIN :

Şikayet etmeyi, çekingenliği…

Rezil olma korkusunu, mazeret üretmeyi…

Başkaları için yaşamayı, yapamam düşüncesini…

Olumsuz düşünmeyi, olumsuz kelimeleri…

Surat asmayı, ön yargıyı…

Herkesi eleştirmeyi, herkesi düzeltmeyi çalışmaya bırakın.

 

ÇOĞALTIN :

Gülümsemeyi, sevmeyi…

Olumlu düşünmeyi, dua etmeyi…

Şükretmeyi, ayaklarınızın toprağa temasını…

Renkli giyinmeyi, sizi iyi hissettiren müzikleri…

İçtiğiniz su miktarını, çocuklarla geçirdiğiniz vakti…

Teşekkür etmeyi, selam vermeyi…

Özür dilemeyi, mazur görmeyi…

Alttan almayı, sevginizi hak edene vermeyi…

İstikrarınızı, hayal kurmayı…

Güzel söz söylemeyi, kitap okumayı çoğaltın.

 

Okuduğunuz sözler çok anlamlı, hiç birini yanlış diye atamazsınız.  Kaliteli yaşamak için kural çok basit, yeter ki uygulayın.

 

Kaliteli bir yaşam dilerim.

Saygılar ve sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: blog.milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilarblog.com

 

Not: Bu sözler 21 Haziran 2015 tarihinde Güneş Kişisel Gelişim Merkezi tarafından internette yayınlanmıştır.

İnsan sağlığı pamuk ipliğine bağlı!

turkiyenin-kalp-sagligi-haritasi-cikarildi

Pazar sabahı günlük yürüyüşü yaptım. Sabah kahvaltsını da yaptıktan sonra tansiyon hastası olduğum için, tansiyon ilacımı alırken birden başımın döndüğünü hisssettim. Hemen yatağın kenarına oturdum. Baş dönmem devam ediyordu. Oturduğum yerden yatağın üstüne uzandım.  Sıkıntım devam ediyordu. Ani soğuk terleme başladı, bir tuhaflık olduğunu fark etmiştim. Göğsümde ağrı hissetmiyor, ama başım dönüyor, miğdemde acayip bir bulantı ve kusma isteği vardı. Kalp krizi geçirdiğimi anladım. Bizimkiler incir bahçesinde oldukları için, hemen cep telefonunu çevirdim, yan evde amca oğlum Üzeyir’e telefon ettim. Numarasını çok zor buldum ve çevirdim. Yetiş galiba kalp krizi geçiriyorum, dedim. İçimde kusma isteği vardı. Yattığım yerden kalktım, kalkmamla birlikte yere düştüm. Çıkış kapıısını çarpmışım. Kapı eşiğinden hole ağız dolusu kustum. Aklıma  sabah kahvatısından sonra zehirlenmiş olabileceğim geldi. Zehirlenecek bi şeyler de yememiştim.

Amcaoğlu ambulans çağırmış, ambulans gelmişti. Yürüyecek durumde değildim, sedye ile ambülansa kadar götürdüler. Gelen ambulans doktoru ve hemşire ilk müdahaleyi yaptılar. Bende hiper tansiyon olmasına rağmen, tansiyonum çok düşmüş. 11-5’e inmiş. Hemen serum taktılar. Aydın Devlet Hastanesi acil servisine götürdüler. Ama ben de bu süre içinde öğürme ve kusma isteği devan etti. Acil serviste hemen Ekg çekildi. Kardiyol doktör kalp krizi geçirdiğinmi söyledi. Hemen anjio yapmamız lazım dedi, izin istedi. Sağlığım için kabul ettim. Ameliyathanede kasıktan lokal uyuşturarak damardan girip, anjiygrafik işlemler yapıldı. Uyanık olmama rağmen hiç bir şey hissetmedim. O kısım tamponlandı, sıkıca sarıldı, üstüne en az beş kg.lık kum torpası kondu. Haraket etmemem, en az 6 saat kalcakmış.

Kardiyoloji servisinde odaya yatırıldım. Sırt üstü altı saat yattım. Sonra o kum torbasını aldılar. Kardiyolji doktorunun söylediğine göre, kalplarında genişleme, kalp kapağı ve damarlarında kireçlenme olduğunu söyledi. Çok önemli olmadığını, damarlarda tıkanıklık bulunmadığını söyledi. Kan alındı testler yapıldı. Pazartesi sabah doktor iyi olduğumu görünce ve bir dolu ilaç yazarak taburcu etti.

Bu anlattığım olaydan sonra insan hayatının pamuk ipliğine bağlı olduğu gördüm ve hissettim. İlerleyen yaşlarda kalp krizlerleri insanı oldürmezmiş ama bu bir uyarı. Yaşım 66 Allah ne ömür verdiyse onu yaşayacağız. Hastanelerimiz ve de çalışanları görevlerini çok güzel yapıyorlar. Burada kardiyologi uzmanı doktorum Nurtaç Özer!e ve kardiyolisi servisi çalışanlarına teşükkürü bir borç bilirim. Allah düşürmesin, eksikliğini de göstermesin.

Burada daha önceleri de abnlattığım rahmetli iş adamı Vehbi Koç’un sağlık konusunda anlattığı bir anısını aktarmak istiyorum. Vehbi Koç işaret parmağı ile, bir işareti yapmış. “Evin varsa bir sıfır koyacaksın varlıklar hanesine. İşin varsa bir sıfır daha koymalısın. İş seninse üç sıfır daha koymalısın. İşin iyi gidiyorsa üç sıfır daha. Araban varsa bir sıfır, yazlığın varsa bir sıfır daha. Daha sıfırlanabilir sıfırlar hanesi… O baştaki bir senin sağlığın, o zaman bütün sıfırlar anlamı bir değere ulaşır. Sen yoksan, o sağdaki sıfırların hiç bir değeri yoktur. Sonuç yine sıfırdır.

Bu olay bana bir defa daha gösterdi, her şeyin başı sağlık.

Hekese sağlıkl bir yaşam diliyorum.  Ve de o sağlığımızn kıymetini bilelim.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Mail : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever
Not: Görsel İnternetten alınmıştır.

14 Mart Tıp Bayramı,

14 Mart ’14

Kategori
Özel Günler
14 Mart Tıp Bayramı,

Bugün 14 Mart Tıp Bayramı, tüm sağlıkçılarımıza kutlu olsun. İnsan sağlığı günümüzde her şeyden önemlidir. Evet, paradan da önemli diyorum. Geçen yıl önemini yazmıştım, bugün tekrarlamak istemiyorum. İsteyenler linki tıklayıp o yazıyı ( http://blog.milliyet.com.tr/herseyin-basi-saglik-/Blog/?BlogNo=406853  ) okuyabilirler.

Ben Tıbbın ve Tıp  Bayramı’nın Tarihçesinden kısaca bahsetmek istiyorum.

“Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane –i Amire” adlı tıp okulunun açılış tarihi olan 14 Mart 1827, ülkemizde modern tıp eğitiminin başlangıcı olarak kabul ediliyor.

14 Mart Tıp Bayramı, ilk kez 1. Dünya Savaşı sonunda, İstanbul’un işgal edildiği günlerde, yabancı işgal kuvvetlerine karşı tıp öğrencilerinin bir tepkisi olarak 1919 yılında katlanmış. Günümüze kadar gelen bu 14 Mart kutlamaları, artık içinde bulunduğu haftayı da kapsayacak şekilde, “Sağlık Haftası” olarak kutlanmaktadır.

Tıbbın ilk insanla birlikte başladığı söylense de, genelde kabul görmüş olan ilk tıp büyüğü Aesculapius’dur. Kendisinden ilk kes İlyada’da Homeros bahsetmiştir. Akslepios, Zeus tarafından tıp tanrısı olarak ilan edilmiştir. Tıp ambleminde yer alan yılan figürü, Asklepios ve onun asasından alınmıştır. Grekçe’de “Askalabos” sözcüğü yılan anlamına gelirmiş. Asklepios şifa veren gücünü de yılandan aldığı söylenmektedir.

Mitolojide yaşadığı bilinen ve tıbbın babası olarak kabul edilen, Hipokrat olmuştur. M.Ö. 460-450 yılları arasında Kos adasında doğan ve babası doktor olan Hipokrat tıbba katkıları ve getirdiği felsefe Dünya tıp çevrelerince hala kabul görür. Bu nedenle birçok ülkede mezun olurken “Hipokrat Andı” adı altında meslek yemini edilir.

Osmanlı Tıbbını kişiler değil de olaylar yön vermiş. 15-16 yüzyıllara kadar İslam tıbbının etkisi altında kalmıştır. 14. Yüzyılda İtalya’da başlayan Rönesans, 17. Yüzyıldan itibaren kendini göstermiştir. Osmanlıda dil bilenlerin sayısı az olması ve tıp kitaplarının İtalyanca, Latince ve Almanca yazılması nedeniyle yenilikleri takip edememişlerdir.

III.Selim zamanında yeni tıp eğitimi veren, bir Tıphane açılması düşünülmüş, Teşrih (anatomi) yasağından dolayı ulemadan çekinen III.Selim buna cesaret edememiş, Rumlara tıp fakültesi kurmaları için izin vermiştir. 1805 yılında o dönemin hekimbaşı 21 yaşında, ilk hekimbaşılığını yapan Mustafa Behçet Efendi’ymiş. 53 Yaşına geldiğinde Mustafa Behçet Efendi, zamanın Padişahı II. Mahmut, ilk tıp okulunun açılmasını izin vermiştir.

Böylece ilk tıp okulu 14 Mart 1827’de açılmıştır. 14 Mart 1827 Çarşamba günü Şehzadebaşı’ndaki, Tulumbacıbaşı Konağında kurulmuş. Tıp tarihimizde 14 Mart yerini almış ve 14 Mart 1919 tarihinden bu yana kutlanmaya başlanmıştır.

1933 yılında değişik yerlerde faaliyet gösteren Tıp mektebi, İstanbul Üniversitesi’ne dahil olmuştur. Daha sonra da Ankara Tıp Fakültesi, 1954’te Ege Tıp Fakültesi kurulmuş bugünlere gelinmiştir.

Bu vesile ile Ülkemizdeki bütün Sağlık Çalışanlarının ve Doktorlarımızın Tıp Bayramını kutlar, çalışmalarında başarılar dilerim.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Herşeyin başı sağlık,

14 Mart ’13

Kategori
Genel Sağlık
Herşeyin başı sağlık,

Bugün 14 Mart Tıp Bayramı. Tüm Tıp camiasına kutlu olsun diyorum. Ben doktor değilim ama, sağlık üzerine tecrübelerime dayanarak birkaç laf etmek istiyorum.

İnsan hayatı o kadar çok uzun değil. İnsan ömrünü uzatmak, ömrüne ömür katmak istiyorsa, anahtarı kendi elinde. Birinci kural; sağlığına dikkat edeceksin. Yediğinden, içtiğinden, giyiminden ruh sağlığına kadar herşeyden sorumlusun. Hastalanırsan tabii ki (Allah eksik etmesin) doktorlarımız var. Bugün ülkemizdeki, tıp doktorları, hastaneler, tüm sağlık personeli insan sağlığı için çalışıyor. Sağ olsun, var olsunlar.

Ben konuyu biraz genelleştirmek istiyorum. İyi bir yaşam sürmek için, herşeyin başı önce, vücut sağlığımız diyorum. İkincisi ruh (huzur) sağlığımız, sonra üçüncüsü para gelmeli. Bu sıralama bence hiç değişmemeli. Paran var, sağlığın yok, huzurun yok. Para ile hastalığını tedavi ettirebilirsin. Ama huzuru para ile satın alamazsın.

Ülkemizin ünlü zenginlerinden (rahmetli) Vehbi Koç’ un bir kitabında okumuştum. İşaret parmağı ile bir işareti yapmış, “Evin varsa bir sıfır koymalısın varlıklar hanene. İşin varsa bir sıfır daha koymalısın. İş seninse üç sıfır daha koymalısın, İşin iyi gidiyorsa üç sıfır daha, Araban varsa bir sıfır, Yazlığın varsa bir sıfır daha. Daha sıralanabilir sıfırlar hanesi… O baştaki  bir sensin, senin sağlığın, o zaman bütün sıfırlar anlamı bir değere ulaşır. Sen yoksan, sıfırın hiçbir değeri yoktur. Sonuç yine sıfırdır.

Sağlıklı bir yaşam için;

1- İyi bir sabah kahvaltısı,

2- Sıkça sabah sporu,

3- Düzenli uyku,

4- Vücut temizliği,

5- Çağımızın hastalığı stresten uzak kalmak.

Yukarıda sıraladıklarımı uygulamak sizin elinizde. Unutmayın, insanların huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşam sürdürmeleri için sağlık önemlidir. Sağlıklı olmayan bir insan, yaşamdan tad alamaz. Geç de olsa öğrendiğim, hayat felsefem.

Önce sağlık,

Sonra huzur,

Sonra para diyorum.

Allah her üçünün de, hepinize eksikliğini göstermesin.

Tekrar, herşeyin başı sağlık diyorum. Tüm okuyucularıma sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Sevgiler, saygılar.

Abdurrahman Balcılar