Kategori arşivi: Genel

Fatih Harbiye / Pelin’i öldüren aşk mı? Hırs mı?

Tv.Programları:

Show Tv.de yer alan Peyami Safa’nın romanından aktarılan aşk ve drama dizisi “Fatih Harbiye”, Macit – Neriman aşkı ile devam ediyor. Neriman Macit’in tutkulu aşkını dilinde hayır dese da gönlünden bir türlü sokup atamıyor. Şinasi, Neriman’a emri vaki yaptı, nişan yüzüklerini masaya koydu ama bu bölümde hayır cevabını duyamadık.

Dizinin reytingleri bilhassa AB’de iyi, 2.sırada yer almış. Total’de 6.sırada olduğunu gördük.

Macit, geçen bölüm bir karar almış, bu kararını anne ve babasının karşısına geçerek açıklamıştı. “Kimsenin üzülmesini istemiyorum, Pelinle evlenmeyeceğim, ondan ayrılıyorum.” Bu karar babasının sert tepkisine neden olur. Pelin ile evleneceksin o kadar diyen babasına, asla diye karşılık verir. Bu evliliği unutun, sevmediğim biri ile evlenmeyeceğim. Ben Neriman’ı seviyorum. Bu evlilik oyununu senin için kabul ettim ben, artık dayanamıyorum. Aile şerefimiz için elimden geleni yaptım, artık kendim için yaşayacağım. Yoksulluğa her şeye razıyım,der ve çeker gider.

Ekran Alıntısı.PNG 34.1

Macit, Pelin’i arar derhal konuşmak istediğini söyler. Pelin ile buluşurlar. Pelin, Macit’in bakışlarından anlamışcasına çok kötü şeyler olacağını tahmin eder. Macit, nefes alamıyorum, ben Neriman’ı seviyorum. Parmağındaki yüzüğü çıkartır, Pelin’in avucuna koyar. pelin, Macit ben seni seviyorum, yapma bunu bana…

Ekran Alıntısı.PNG 34.4

Macit, bu işi zorlaştırma, bu bir oyundu, bunu ikimiz de biliyoruz. Görüşürüz der ve gider. Pelin beklemediği bu ani hareket karşısında ne yapacağını bilmez, şok yaşar. Sinirinden gülmekle ağlamak arası bir hal alır.

Macit’in tutkulu aşkı ile baba baskısı arasında kalan Neriman, yemeden içmeden kesilmiş, hastalanmış ve hastaneye kaldırılmıştı. Hastane odasını boşaltan doktora, Neriman can dostu Fahriye’nin içeride kalmasını istemişti.

O gece hastanede kalan Neriman’ın başında eski sevgilisi Şinasi kalır. Neriman’ın baygın olduğunu duymadığı zannederek, onu hala sevdiğini, asla bırakmayacağını fısıldar. Elini tutar, okşar. Seni yalnız bıraktığım için özür dilerim. Bu sırada göz yaşlarını tutmaz.

Ekran Alıntısı.PNG 34.2

Şinasi, eli Neriman’ın ellerinde ilk aşkım  sensin, son aşkım da sen olacaksın der ve onu alnından öper. Neriman, Şinasi’nin sözlerini duymuştur. Şinasi dışarı çıktığında ağlar. Halbuki Macit, onun durumu hakkında hastaneden bilgi almaktadır.

Ekran Alıntısı.PNG 34.5

Gülter Hanım, ağabeyi Faiz Beye, abi Neriman’ı istemediği bir yere götüremezsin der ve elindeki bileti alır yırtar. Senin kızınsa, benim de canım ciğerim. Faiz Bey ben ne yaptıysan onun için yaptım. Neriman’ı sormadan yapma abi. Faiz Bey, Peki…

Pelin evde elinde Macit’in yüzüğü, kendi yüzüklerini de çıkartır. Uyku hapı içer ve intihara teşebbüs eder. Olanları bir türlü içine sindirememiştir. Duygu, Pelin’i odasında baygın bulur, derhal hastaneye kaldırılır.

Pelin kendini bilmez yoğun bakıma kaldırılır. Macit’e Pelin’in intihar ettiğini Onur haber verir.

Neriman’ı Şinasi Hastaneden çıkartır, eve getirir. Fahriye’ye de sen bu gün izinlisin, Neriman’ın başında kal, der. Neriman, gözlerim Macit’i arada ama, başımda Şinasi’yi gördüm. Macit, Neriman’ı arar. Pelin ile ayrıldıklarını, yüzüğü çıkardığını söyler. Bitti artık, Neriman keşke senin söylediğin kadar kolay olsa. Macit, hemen koşa koşa bana geliyorsun.

Şinasi işe döner, Rüya sana bomba gibi haberlerim var. Dört yeni sözleşme imzaladık der ve dosyayı önüne koyar. Şinasi, Neriman’ı düşünüyordur. Rüya’nın söylediklerini duymaz bile. Rüya, söylediklerini anlamadığını fark eder. O sıra gelen Cihan, Şinasi’ye Neriman’ı sorar. Rüya, ben bu sözleşmeler için bütün bir hafta uğraştım, bir teşekkür bile yok diyerek bozuşur. Şinasi açıkça, şu anda Neriman’dan başka bir şey düşünemiyorum. Kağıtlardan daha değerli deyip, dosyayı yere atar. Rüya, alır çantasını gider. Cihan sen ne yaptın, şu kalbini kırdığın kız var ya, senin geleceğin.

Hastanede Macit sıkıntılı anlar yaşar. Annesi, babası, Pelin’in annesi ve babası da oradadır. İntihar sebebi olarak Macit’i suçlarlar. Onur, sen burada durma, git der.

Doktor, Pelin hakkında hiç de iyi haber vermez. Durum ciddiyetini koruyor, her şeye hazırlıklı olun. Duygu, Macit’i suçlar. Fahriye, Neriman’a Duygu’yu aramasını Pelin hakkında bilgi almasını ister.

Aslı,nın kaynanası Kader hanım paralarını bulmuş, kimseye söylememişti. Aslı, kendisini hırsızlıkla suçlamıştı. Ben hırsız değilim diyerek Kader Hanım’a tepkisini gösterir. Kocası İsmail de Kader Hanıma çıkışır. Emre de annesine kuşkuyla bakar. Kader Hanım hırla evden çıkar. Nezahat’ın nişanlısı Asım Beyin evlerinin yerini öğrenir.

Ekran Alıntısı.PNG 34.6

Asım Beyin yaşlı annesine bir güzel doldurur. Zehra Hanımın küçük kızı Aslı gelini olduğunu, neler çektiğini , kendisini merdivenden yuvarladıklarını, 2 ay kırıklar içinde yattığını söyler. Nezahat da seni tekerlekli arabanı iter, ölümüne sebep olur. Asım beyin annesinin tansiyonu fırlar, oğlu gelir acil hastaneye kaldırılır.

Fahriye, Neriman’a kapat gözlerini sadece Macit’ odaklan, sen bu adamı seviyor musun? Sevmiyor musun? Neriman, seviyorum. Der. Fahriye aşkını sahip çık canım.

Ekran Alıntısı.PNG 34.7

Neriman ile Fahriye sahilde Macit’i beklerler. Macit, hastaneden bir türlü ayrılıp da söz verdiği Neriman’a gelemez. Neriman bekler gitmeye kara verirler. Dolmuşa bindikleri sırada Macit gelir, dolmuştan indirir. Neriman Macit’a özlemle sarılır. Macit geç kaldım, Neriman tam zamanında geldin. Neriman bu işin içinden nasıl çıkacağız diye sorar. Macit, her zaman yaptığımız yapacağız. Macit, geri döneceğim söz veriyorum der ve tekrar hastaneye gider.

Şinasi, annesi ve ablasına müjde vermek ister. Annesi Rüya hakkında zannederler, çok sevinirler. Şinasi, ben kararımı verdim, yarın akşam Neriman’ı istememeye gidiyoruz. Annesi ve kardeşi Nezahat çok şaşırırlar. Annesi tepki gösterir, o kızla evlenemezsin. Şinasi, abla Neriman’lara haber vermeyi unutmayın. Annesi, o kızı bu eve sokmam ben. Şinasi, o zaman ben giderim.

Şinasi’in annesi Zehra Hanım, Gülter Hanıma Neriman’ı istemeye geleceklerini söyler. Gülter Hanım bu haberi pek beğenmez. Neriman’ın haberi var mı diye sorar.

Ekran Alıntısı.PNG 34.10

Şahika, Neriman’a Pelin’in intihar ettiğini söyler. Gülter Hanım, senin yüzünden mi intihar mı etti. Sen Macit ile hala gizli, gizli, görüşüyor musun, der. O kız senin öz dayının kızı. O parmağından çıkan yüzük senin parmağına takılınca mutlu mu olacaksın?

Cihan ile Şinasi bir yerde oturup kafa çekerler. Şinasi tekrar Neriman’a kavuşma mutluluğunu yaşar. Cihan peki Rüya ne olacak kardeşim diye sorar.

Rüya, Şinasi’nin evine gelir. Nezahat ve annesi karşılar. O sırada Gülter Hanım, Zehra Hanımı arar, buyurun gelin der. Ama kararı Neriman verecektir. Rüya bu isteme olayını duyar ve evden hızla ayrılır.

Duygu Macit’e hesap sorar, neden bunu yaptın Macit? Pelin’in canını yakmak istediğin için seni asla af etmeyeceğim. O seni seviyordu.

Macit, Neriman’ın kapısına gelir. Pelin’in intiharı haberini söylemek için gelmiştir. Macit, bizim hiç suçumuz yok, güçlü ol, der ve gider.

Gülter Hanım, Neriman’a haberi verir. Seni Şinasi’ye istemeye geliyorlar. Neriman çok şaşırır. Baban kararı sana bırak diye de ekler. Neriman, söyle gelmesinler. Gülter, ben söyleyemem, zaten kararı sen vereceksin. Şahika, hayırlı olsun Neriman diyerek lafa karışır. Şahika eğer Pelin ölürse, Pelin’in ailesi seni Pelin’in yanına gömer. Neriman, tekrar Duygu’yu arar. Pelin’in durumunu sorar. Doktor hiçbir değişiklik yok diye cevap verir.

Ekran Alıntısı.PNG 34.11

Pelin’in annesi Feyza Hanım ile babası perişandır. Macit’e karşı öfke doludurlar.

Ekran Alıntısı.PNG 34.12

Kader Hanım, Aslı’nın dolabında tutuğu günlüğü bulur, okur. Bu evde yaşayan herkesten nefret ediyorum lafı kanına dokunur. Oğlu Emre ve kocası İsmail Beye gösterir. Aslı elinden defteri alamaz. Emre çok ser çıkar. Aslı’yı yere itekler. Kader hanım, koynumuzda yılan besliyor muşuz görün, der.

Ekran Alıntısı.PNG 34.13

Rüya, okulun kapısında Neriman’a hayırlı olsun Şinasi seni istemeye geliyormuş, der. Neriman benim hiç suçum yok. Rüya, hani siz sadece arkadaştınız diye sorar? Aranızda hiçbir şey olamazdı. Rüya, Neriman sen sadece beni değil sen, kendini de kandırıyorsun, döner yazıhaneye çıkar.

Şahika, Neriman baban Pelin’in Macit’in aşkı yüzünden intihar ettiğini haberi var mı? diye sorar. Sonra da yok diye kendi cevabını verir. Gülter Hanım, baban seninle konuşmak istiyor. Faiz Bey kızı ile konuşur, kızım kendi kararını ver, o gözlere iyi bak, o gözler de cevabın senden geldiğine inansın.

Şinasi, damat gibi giyinir. Zehra Hanım, şimdiden damat olmuşsun, der. Anne yüzükleri de aldım. Bu akşam yüzükleri de takarız. Nişan çiçekleri ve şekerlerini alıp, Faiz Beyin evine kız istemeye giderler.

Ekran Alıntısı.PNG 34.8

Macit, tekrar Neriman’ı arar, yanına gelmek istiyorum, dışarı bak, der. Macit, seni görmeden hiç bir yere gitmeyeceğim. Kapıya gel. Macit kapıya gelir. Neriman, Macit lütfen git.

Ekran Alıntısı.PNG 34.14

Şinasi, annesi ve kardeşi Nezahat ile gelirler. Zehra Hanım kızı bir türlü isteyemez. Boğazı tıkanır, su verirler. Kahveler yapılır. Bu sırada Neriman bir daha Duygu’ya Pelin’i sorar. Hiç bir değişiklik yok haberi alır. Feyza Hanım, Neriman kızımın ölüm haberini bekliyor, diyerek fırlar çıkar.  Şoförü ile Şinasi beyin evine gelir.

Ekran Alıntısı.PNG 34.15

Faiz Bey kararı kızıma bıraktım. Neriman, Şinasi ile bir ömür boyu birlikte olmayı kabul ediyor musun? Neriman, babacığım deyince, Neriman bu cevabı bana değil Şinasi’ye vereceksin. Tam bu sırada kapı çalar. Gelen Feyza Hanımdır. Hızla üst kata çıkar. İçerideki herkes şaşırır.  Feyza Hanım, sen her şeyi bu nişan yüzüğü için yaptın, al işte sana yüzük der ve yüzüğü parmağına takar. Başardın sonunda… ve 34.bölüm burada sona erer.

Ekran Alıntısı.PNG 34.16

Koliba Film’in bu güzel dizisinde Pelin bu intihardan sonra ölecek mi? Neriman, Şinasi’in gözünün içine bakarak hayır diyecek mi? Gönlü Macit’e olduğu için mutlaka hayır diyecek. Şinasi, bir çift nişan yüzüğünü peşin aldı ama, galiba ortada kaldı. Kader Hanım, Nezahat’ın kısmetinin önüne de taş koydu. Asım Bey ne yapacak? Pelin’i intihara sürükleyen aşk mı? Hırsı mı? Haftaya hep birlikte göreceğiz.

İyi seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller internetten, dizifilm.com’dan ve tarafımdan diziden alınmıştır.

Abdullah Gül, Başbakan olur mu?

11 Nisan ’14

Kategori
Siyaset
Abdullah Gül, Başbakan olur mu?

Pek siyaset konuşmak, yazmak istemesem de, bugün ben de yazayım dedim. Düşüncelerimi okuyucularımızla paylaşmak istedim.

Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, görev süresi doldurdu ve koltuğunu bırakacak. Başbakan Recep Tayip Erdoğan ile dün olağan görüşmesini yaptılar. Mutlaka Cumhurbaşkanlığı seçim konusunu görüşmüşlerdir.

İki eski dost ve partili anlaşırlar mı? Bilemem ama, benim tanıdığım Sayın Abdullah Gül, attan inip eşeğe binmez. Zaten etik de olmaz. Ben böyle düşünüyorum. Gene parantez içinde belirteyim, günümüz politikalarda her şey olabiliyor.

Konuşulan formül belli… 10 Ağustos’taki Cumhurbaşkanlığı secime Recep Tayip Erdoğan girerse ve de seçilirse, AKP’nin başına ve başbakanlığa Abdullah Gül geçeceği konuşuluyor. Anayasamıza göre başbakanın Millet Vekili olması gerekir. Formül de belli. Tek milletvekili olan Bayburt ili var. Mevcut AKP milletvekili, Bünyamin Özbek istifa edecek, tekrar milletvekili seçimi yapılacak, Abdullah Gül bu ilden milletvekili seçilecek. Ya seçilemezse? 30 Mart seçimlerine göre AKP’nin oyları % 46 mutlaka seçilir. Cumhurbaşkanı olan Erdoğan, Gül’ü başbakan olarak atar sorun hal olur.

Diğer bir formül Abdullah Gül tekrar Cumhurbaşkanlığı seçimlerine girer, AKP de tüzüğünü değiştirir, Recep Tayip Erdoğan görevine devam eder, 2015 seçimlerinde partisinin başında olur, bir dönem daha devam eder.

Başka bir olasılık, Recep Tayip Erdoğan illa cumhurbaşkanı seçimlerine ben gireceğim derse, Abdullah Gül ‘de başbakan olmayı kabul etmez ise, emekliye ayrılır, köşesine çekilir.

İlk turda Cumhurbaşkanı seçilir mi? %50,01 oy alırsa seçilir. Yoksa en yüksek oy alacak iki kişi 24 Ağustos da tekrar seçime girecekler.

Halkın oylarıyla seçilen bir Cumhurbaşkanı yetkili olmak isteyecek, yarı başkanlık istemi tartışıldı ama, şimdilik kabul görmedi. Bu da ayrı bir sorun.

Bütün bu senaryolar önümüzdeki Mayıs ayında netleşeceğini düşünüyorum. 1989 yılındaki rahmetli Turgut Özal’ın uyguladığı formülü de (güdümlü başbakan) çoğunluğun desteklemeyeceğini zannediyorum.

Başa dönersek, Sayın Abdullah Gül ya tekrar Cumhurbaşkanı olur, ya da emekli. Attan inip, eşeğe binmez!

Netice ne olursa olsun, Halkımız Türkiye Cumhuriyeti’nin 12.ci Cumhurbaşkanını seçecek, Memleketimiz ve Milletimiz için hayırlısı olsun.

 

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Zeki Müren / Hayat bazen tatlıdır.

23 Şubat ’14

Kategori
Anılar
Zeki Müren / Hayat bazen tatlıdır.

Genellikle haftanın 3 günü sabah erkenden doğa yürüyüşüne çıkarım. Dostum biricik köpeğim “Can” ile birlikte olur bu yürüyüşlerim. Golden Retriever cinsi olan “Can” 8 yıldır benimle birlikte.

Kulaklığımı takar radyo dinlerim. Haber, yorum ve her telden müzik olur. Bu sabah bir şarkı ki beni benden aldı gitti, ta ki 50 yıl öncesine. Zaman tünelinde adeta kayboldum. RahmetliZeki Müren’ in “Hayat bazen tatlıdır, sevenler kanatlıdır” şarkısı çaldı. O kadar duygulandım ki, sormayın gitsin.

1963 Yılı yaz ayları. O yıllar Germencik’ de Ortaokulda okuyorum. Yazlık sinemada Zeki Müren – Belgin Doruk’un başrolü oynadığı “Hayat Bazen Tatlıdır” sinema filmi oynuyor. O yıllar filmler siyah beyazdı. Zeki Müren bu şarkıyı söylüyor, yanlış hatırlamıyorsam bir gelincik tarlasında, kırmızı açmış gelincikler arasında, film aniden renkliye geçiyor. Kısmen renkli bir film idi. Ben o zaman 14 yaşında, çocukluktan yeni çıkan bir gencim. O renkli sahneler bende o kadar derin bir iz bırakmış ki, hala unutamıyorum.

Konuyu tam hatırlamıyorum, drama bir müzikal bir filmdi. Sanat güneşi Zeki Müren bu filmi 1962 yılında çevirmiş. Demek ki 30 yaş civarında sanatının zirvesindeymiş.

Klasik Türk müziğinin en büyük isimlerinden biri olan Rahmetli Zeki Müren’in hala boşluğu doldurulmuş değil.

İşte radyoda çalan “Hayat bazen tatlıdır, sevenler kanarlıdır” bende geçmiş anılarımı böyle canlandırdı, sevgili dostlar.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

 

Kültür Mirasımızı korumalıyız / Dağyeni Köyü’nde Celal Bayar evi,

21 Ekim ’13

Kategori
Kültür Turizmi
Kültür Mirasımızı korumalıyız / Dağyeni Köyü'nde Celal Bayar evi,

Haziran 1919’da Galip Hoca’ın Dağyeni Köyünde kaldığı ev.


AydınGermencikDağyeni Köyünde 3.cü Cumhurbaşkanımız Celal Bayar’ın bundan 94 yıl önce, 1919 Milli Mücadele yıllarında kaldığı ev mevcut. (Daha önceki Blog yazılarımın birinde tanıtmıştım.) Kıymet bilir köylü bu evi yıkmamış, avlusuna kendine yeni bir ev yapmış. Şu an ev virane durumda. Taş duvar yapı olması nedeniyle ev sapasağlam ayakta. Ev 2 katlı. Alt ana girişten sonra tahta merdiven üst kat sofaya çıkılıyor. Sağda ve solda iki oda, Rahmetli Celal Bayar, o zamanki takma adı ile “Galip Hoca” bu odaların birinde 15 güne yakın kalmıştır. O zaman düşman işgali nedeniyle burada, Yunan askerinden saklanmış. Bu nedenle köye namaz hocası olarak geldi demişler ve Galip Hoca lakabını takmışlar.

Bu ev hala sapa sağlam ayakta. Geçen yıllar onu eskitmemiş. O günden bu güne tam 94 yıl geçmiş. Bina yapı olarak belki de 120 yıllık.

Bu kültür mirasımızı kurumak adına, Kültür Bakanlık yetkililerinden ilgi bekliyor. Duyumlarıma göre, sahibi tadilat yapamaz, yıkamaz diye, Köy Muhtarlığına bir yazı gönderilmiş. Daha sonra bir haber çıkmamış. Bu bina birazcık tadilatla, o günkü gibi aslına uygun bir Restorasyon ile Kültür Mirasımız olarak yıllarca saklanabilir ve Turizme kazandırılabilir.

Ben buradan ilgili Bakanlık yetkililerine sesleniyorum. Biraz ilgi ve alaka lütfen. Rahmetli Celal Bayar’ı geri getiremezsiniz amma, onun anılarıyla dolu olan bu evi Türk Turizmine kazandırabilirsiniz. Kendi anılarında anlatımına göre, o zaman bu Vatan nasıl kurtulur, ben Ankara’ya nasıl giderim hesaplarını yapmıştır bu büyük insan.

Kısaca Celal Bayar:

1883 yılında Bursa’nın Gemlik ilçesinin Umurbey köyünde doğdu. İlk ve orta öğretiminden sonra memuriyet yaşamına atıldı. Adalet, reji ve bankacılık alanlarında memuriyet görevlerinde bulundu. 1908 yılında İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra ittihat ve Terakki çalışmalarına katıldı. Bu cemiyetin İzmir Şubesi Genel Sekreterliğini yaptı.

12 Ocak 1920’de toplanan son Osmanlı Mebusan Meclisi’ne Saruhan Sancağı Milletvekili olarak katıldı. Milli Mücadele sırasında Batı Anadolu’da etkinlik gösterdi. 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgalinden sonra Tire üzerinden Aydın, Germencik’e geçti. Bu sırada Dağyeni köyünde 15 gün saklandı. Sonra Aydın üzerinden Denizli ve Ankara’ya ulaştı.  Daha sonra Birinci Büyük Millet Meclisi’nde Bursa Milletvekili olarak görev aldı.  1921’de İktisat Bakanı oldu. Lozan Barış Konferası’na danışman göreviyle katıldı. 1923seçimlerinden sonra İkinci Büyük Millet Meclisi’ne İzmir Milletvekili olarak girdi.

1924 yılında iş Bankası’nın kurulmasında önemli rol oynadı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundaki savaşım çabalarında politikacı ve iktisatçı kimliği ile parladı. 1937-1939 yılları arasında Başbakanlık yaptı. Daha sonra siyasi yaşamını İzmir Milletvekili olarak sürdürdü.

Çok Partili siyasi yaşama geçilmesi üzerine 1946 yılında arkadaşları ile birlikte Demokrat Parti’yi kurdu ve başbakanlığa getirildi. Partisinin 1950 seçimlerini kazanmasından sonra aynı yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce Türkiye’nin üçüncü Cumhurbaşkanı seçildi. (22 Mayıs 1950) 10 yıl boyunca sürdürdüğü bu görevinden 27 Mayıs harekâtı ile 1960 yılında uzaklaştırıldı. Yassıada Mahkemesi tarafından idama mahkum edildi. (15 Eylül 1961) Cezası daha sonra müebbet hapse çevrildi. Yassıada’dan Kayseri Bölge Cezaevi’ne nakledilen Bayar, 7 Kasım 1964’de rahatsızlığı nedeniyle serbest bırakıldı.

1903 yılında Reşide Hanımla evlenen ve üç çocuğu olan Celal Bayar, 22 Ağustos 1986 gününde İstanbul’da vefat etti.

Bu büyük Devlet adamına saygıyla anarken, Kültür Miraslarımızı sahip çıkmak adına, ilgili bakanlığın ilgi ve alakasını bekliyoruz.

Saygılar, Sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Fatih Harbiye / Neriman & Macit, Çiftlikte büyük Aşk!

Show Tv.in aşk ve drama dizisi “Fatih Harbiye” dün akşam 23.cü bölümüyle ekranlarımızdaydı.

Reytinglerde ilk 10.da yer bulan dizimiz, AB’de 4.sırada, Total’de 9.sırada yer almış.

Geçen bölümde kapıya kadar gelen Macit, kapıda Neriman’ı kucağında bulmuş, neden geldin sorusuna, seni seviyorum demeye geldim cevabını vermiş, birbirimize direnmeyelim deyip alnından öperek gitmiştir.

Rüya, sözleşmeyi imzalatmak için Şinasi’nin evine kadar getirir. Müstakbel kayınvalidesi ile tanışır, elini öper. Şinasi ile beraber kahvaltıya giderler. Rüya, Müzik atölyesi açmak için, Şinasi’ye ortaklık teklif eder.

Aslı’nın çilesi bitmez, kendisinin de söylediği gibi Kader Hanımın hizmetçisidir. Hamile olduğunu bakmadan köle gibi kullanır gelinini. Anacı Emre’de annesinden yanadır. Kader Hanımın dolduruşlarına gelir, Aslı’nın üzerine gider.

Neriman’ın atölye çıkışında Macit, bir demet kırmızı gül ile kapıda karşılar. Macit, Neriman o kadar güzelsin ki, çiçekleri bile soldurursun, lafı Neriman’ı ziyadesiyle memnun eder. Beraber çiftliğe gitmeye karar verirler. Macit, Neriman’a at binmeyi teklif eder, ben bilmem dese de ısrar eder.

Pelin, şirketin kreasyonlarının tanıtım çekimlerine katılır. Poz, poz, değişik kıyafetlerle fotoğrafları çekilir.

Nezahat’a kısmet çıkar, evlenmiş boşanmış bir çocuklu bir itfaiyeci. Evi ve arabası varmış, ama Nezahat istemez.

Selim, ortağı Kerim beye hisse devirlerinin Macit ile Pelin’in nikah defterlerini imzalaması ile tamamlanmasını ister.

Macit, çiftlikte mutfağa girer kendi elleri ile yemek yapar. Neriman mutfakta iş yapan erkek görmediğinden yadırgar. Ama hamarat olması da hoşuna gider.

Macit, şömineye odun ateşi ile canlandırır. Neriman, Şopen’den bir parça seçer, birlikte dans ederler. Macit, dansın yorgunluğunu Neriman’ın dizlerine yatarak giderir. Bu büyük aşk, sevgililer günü olması nedeniyle Macit’ten Neriman’a bir kolye ile taçlandırılır. Macit, aşkımız ölene kadar bu kolyeyi göğsünde taşı olur mu? Eğer bir gün ayrılırsak bu kolyeyi birbirinden ayırma, bırak öyle kalsın.  Güneş ve ay gibi. Neriman, sonsuza kadar hep burada kalacak. Macit, Sevgililer günün kutlu olsun Aşk, seni seviyorum. Neriman’dan cevap, seni seviyorum.

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Nihat’ın adamları sokakta Şinasi ile Cihan’ı sıkıştırırlar. İkiye karşı en az on kişi. Mahalle esnafı da sopalarla etraflarını çevirirler. Nihat’ın adamları bakarlar ki pabuç pahalı, bırakır giderler. Cihan, bunu saymıyoruz Nihat Beyi de bekliyoruz.

Gülfer Hanım, Şahika’nın gece geç kalmasından endişelenir. Neriman arar, geç geleceğim der. Saat sabahın 4’ü olur gelmez. Faiz Bey de merak eder. Şahika, Cihan ile birlikte geçirmiştir sevgililer gününü. Cihan, kıyısından yakaladık sevgililer gününü diye espri yapar. Faiz Beyin sert kurallarını isyan eden Şahika kapıdan geri gider. Annesi peşinden koşar, diz üstü yığılır kalır. Şahika’nın çocukluğunda babasının kaçırdığı günleri hatırlar. Ben seni bıraktım, sen beni bırakma diye yalvarır. Şahika geri döner, annesini yerden kaldırır, tekrar eve dönerler.

Duygu, Özgür ile yemeğe çıkar. Birlikteliklerini kutlamak için şampanya içerler.

İnci Hanım, oğlu Macit ile konuşmak ister, Macit senin de sevgililer günün kutlu olsun der, çıkar.

Selim Bey kızı Duygu’yu arar, bir paket getirir, bunu Neriman’a verebilir misin der. Duygu sorar, ne bu? “Hatıralar” diye cevap verir.

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Neriman, Şahikaya söylediklerinden dolayı pişman mısın baba? Faiz Bey, hayır, değilim. Şahika evden gidiyordu. Faiz Bey, her şeyin herkes için bir bedeli vardır, kalan da, giden de bu bedeli razı olur. Peki, annem ailesini terk ettiği zaman sen de bir bedel ödedin mi baba? Faiz Bey, bi daha tek kelime edersen Neriman… Kapı çalar, Duygu babasının verdiği paket ile kapıdadır. Babam bunu sana vermemi istedi. Neriman sorar, bu ne? “Annen ve ailesi, senin ailen Neriman”. Neriman paketi alır ve bölüm burada sona erer.

Peyami Safa’nın romanından aktarılan, Koliba Film’in bu güzel yapımı herkesin keyifle izlediği bir dizi. Emeği geçenlerin eline sağlık. Oyuncu kadrosunun da emeğine sağlık, diyorum.

Keyifli seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller internetten ve dizifilm.com’dan alınmıştır.

Beni Böyle Sev / Eda Hanım, Ayşem’den Allah’ın emriyle babasını istiyor!

 

TV Programları
Beni Böyle Sev / Eda Hanım, Ayşem’den Allah’ın emriyle babasını istiyor!

TRT 1.in Üniversite Gençlik dizisi “Beni Böyle Sev” geçtiğimiz akşam eğlenceli 45.bölümü ile ekranlarımızdaydı. Eda Hanım, Nail Ustaya olan aşkının bitmeyeceğini hissetti. Nail Beyin gönlünün kilidini Ayşem ile açabileceğini anladı. Nail Beyi kızı Ayşem’den Allah’ın emri ile istedi. Ama Ayşem’ in verdim gitti diyecek mi, yoksa düşünelim mi diyecek, cevabı haftaya kaldı.

Beni Böyle Sev’in reytingleri göz atarsak, AB’de geçen haftaya göre 4 basamak yükselerek 14.sırada, Total’de bir basamak yükselerek 24.sırada olduğunu gördük.

Image preview

Geçen bölüm, Ayşem’in kız bebeğinin gelişini kutlama, lokantada hazır yemekler sipariş iptali olunca, parti yapılması karar verilir. Eda Hala da parti masraflarını karşılar. O akşam herkes oradadır. Ayşem ile çok sevdiği kocası çimen göz Ömer baş masada otururlar. Ayşem kocasını öyle çok kıskanmaktadır ki, kendinden başkasının ona Çimen göz demesini bile dayanamaz.

Seda, sanki Furkan’a inat Burak ile gelir yemeğe. Reyhan, Fahriye ve Fahriye’nin artık takipçisi olmaktan çıkan, hayranı olan Feridun da gelir. Haluk Bey, oğlu Deniz ve okuldan iki kız arkadaşı da katılır. Bir de davetsiz misafir gelir, Reha Beyin jurnalcısı Akif Bey de gelir. Eda Hanım bu bir aile yemeği dese de, ben de ailedenim deyip, masaya ilişir. Reha Beye mesaj geçer. Herkes havaya girer, oynarlar. Reha Bey de karısı Nadide Hanım ile çıkar gelir. Süsleme pembe balonları görünce, kız kardeşi Eda’ ın kızı bebeği şerefine verildiğini zannederler.

Image preview

Aynı masada Seda ile oturmak, Furkan’ı çok rahatsız eder. Annesi, Safiye’de oğlunu bir yandan fıştaklar. Furkan, bir ara masayı terk etmeyi bile düşünür.

Ömer, babasını ve annesini kibarca göndermek ister. Biz yanılmışız, oğlumuz değil kızımız olacakmış diyerek açıklama yapar.

Haluk Bey, iki kat üste yeni daire kiralar, eşyalar yerleştirirler. Ömer de onlara yardım eder. Fahriye de kek yapıp gelirler. Beraber çay içerler. Reyhan, Nezih’in anıları ile baş başa kafayı kırmak üzeredir.

Seda’ya Furkan gelir, konuşmamız lazım. Seda, konuşacak bir şey yok, deyip Furkan’ı göndermek ister. 5 dakika konuşmak ister. Sensiz yapamıyorum, sana ihtiyacım var dese de ikna edemez. Furkan bir şans daha istese de, Seda bitti artık, istemiyorum seni.  Tam o sırada Burak gelir. Seda, Furkan gidiyordu zaten deyip, gönderir.

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Ömer, o gece işten eve geç döner. İşinin çok güzel geçtiğini söyler. Ayşem, düğünde güzel kızlar var mıydı? Onların fotoğraflarını çektin mi? Kocasına kıskançlık yapar. Ömer, işi şakaya vurur, karısına sarılır.

Reyhan çok garip davranışları devam eder, zamanı durdurmak için saatleri buzluğa koyar. Öyle ki, evin içinde uyur-gezer gibi dolaşır. Fahriye, çok sabır gösterir. Ama arkadaşıdır, çaresizdir. Seda, ablamın bir arkadaşı var, ona götürelim der. Ertesi gün o doktora gider, Doktor Reyhan kadar, hasta biri ki 8,5 dakika geç kaldın der. Doktor kendince kişilik testlerine tabi tutar. Doktor grup terapisine katılmasını ister.

Lokantada işler kesattır. Safiye, sabahları çay ve Safiye’nin böreği ile kahvaltı verilecektir. O sıra, Ayşem gelir, annesinin fotoğrafını getirir, mutfağa asarlar. Amacı, babasının annesini hatırlaması sağlamak, Eda Hanım ile evlenmesini engellemektir.

Haluk Bey ile oğlu Deniz devamlı çatışma halindedir. Oğlunun gitar çalmasından her bir şeyine karışır. Devamlı kavga ederler.

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Seda, Furkan’a yaptıklarından pişmandır. Burak ile konuşurlar, Furkan ile geçmişini anlatır. Burak, Furkan’ın kaba saba, nobran biri, çok farklı dünyaları olduğunu söyler. Burak, ağzındaki baklayı çıkartır, Furkan’ın cesaretinin on da biri bende olsaydı, senden hoşlandığımı ve bir an bile seni düşünmeden edemediğimi söylerdim, der. Seda, çok şaşırır. Burak, ben sabırla bekliyorum, o senin için doğru adam değil der.

Nail bey, iki ateş arasındadır. Bir taraftan Safiye, diğer taraftan kızı Ayşem laf çarptırırlar. O ara Seda gelir. Furkan ile konuşmak istemektedir. Safiye, Furkan evde, kimse tarafında da rahatsız edilmek istemiyor, diyerek Seda’nın önüne taş koyar. Eda, otur çay içelim dese de gider. Ayşem, lafa atılır. Ben şuraya yazıyorum, Seda Furkan’ı sorduysa onlar barışacaklardır, der.

Fahriye, Reyhan geç kalıyoruz, Haluk Beylere çıkacağız. Reyhan gelmek istemez. Haluk Bey gizemli bir misafir olan, önce valizini gönderen Mashar’ı beklemektedir. Ömer, o da senin gibi acayip bir adam herhalde, der. Haluk Bey bu laflara bozulur. Fahriye, arkasından Seda gelir.

Burak, bir işler çevirmektedir. Telefon eder, buluşmamız lazım Taner, yeni bir hamle başlatacağız, aynı yerde bekliyorum der. Daha sonra, Taner gelir, Seda’nın kafasını karıştırmamız lazım. Taner ödeme işini sorar. Burak’ın niyeti belli, Taner’i başına musallat ederek, kurtarıcısı kahraman olmak istemektedir. Böylece Seda’nın gönlünü kazanacaktır.

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Fahriye ile Seda gizemli misafir ile tanışamadan Haluk beyden dönerler. Gizemli misafir, “Mashar” karakteri olarak katılacak olan resimde görülen Umut Kurt’tur.

Ayşem, bu defa annesinin bir el emeği göz nuru bir çerçeveyi babasına götürürken yolda Eda Hanım ile karşılaşırlar. Eda Hanım ben de sana geliyordum der. Dönüp evde konuşurlar. Eda hanım, Ayşem’e babasını anlatır ve ben babana gönül verdim Ayşem, eğer sen izin verirsen, ben de babanın gönlüne talibim, der. Ayşem, içinden “Bir yaşıma daha girdim, benden ciddi, ciddi, babamı istemeye gelmiş, bir çikolatası ile çiçeği eksik”  diyerek içinden geçirir. Eda Hanım lafı toparlar, ben istiyorum, Nail Beyin de istediğini tavırlarından anlıyorum. Ama şunu anladım ki, bu işin olmazsa olmazı senin rızan.  Ve sorar, Ayşem, bize rızan var mı? Ayşem ne diyeceğini bilemez bakar kalır. 45. Bölüm de burada biter.

Ayşem’in cevabı haftaya kaldı, verdim gitti diyecek mi?

Keyifli seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Not: Görseller internetten alınmıştır

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Adını Kalbime Yazdım / Töre emri, bir namus cinayeti daha!

Fidan Hanım ağa, oğlu Halil ile görüşürler. Nasır’ın Kadir’e bulaşmasından endişe etmektedirler. Kadir’in karısı Zilan daha önceleri, Nasır’ın sevgilisiymiş. Nasır’ın köydeki evinde oğlu Ensar ile karısı onu akşam yemeğine beklemektedirler. Nasır, oğluna hiç sevgi göstermez, onunla yemek bile yemez. Karısına, oğlanın ve kendi eşyalarını topla, Pehlivan Konağına gideceğiz, der. O konak dedemin, Halil kadar benim de hakkım var.
Kadir, Celil’e talimat verir, Diyar’ın mutlaka bulunmasını ister, “Kendi elimle keseceğim cezasını”. Der.
Nasır, oğlu ve karısı Sultan ile Halil ağanın konağına gelir. Halil anamın elini öpmeye mi geldiniz sorusuna, temelli geldik, burada kalacağız, der. Fidan, hoş geldiniz diyerek buyur eder. Halil ile Nasır tartışırlar.
Diyar, Emin Ali uyurken belinden anahtarı alır, evden kaçar. Tam kapıdan çıkarken tıkırtıya uyanan, Emin Ali Diyar’ın peşine düşer. Diyar, yengesi Dicle’ye mesaj atar, yerini bildirir, yardım ister. Dicle, Emin Ali Diyar ile evlenirse konağa gelirse, ömür boyu başıma bela olacak. Diyar’ da öldürürlerse, ben de kahrımdan öleceğim.


Emin Ali, yolda Diyarı yakalar, başını tabancaya dayar, konuşmasını istemez. O sırada yoldan geçen at arabalı köylüler, gideceğiniz yere götürelim derler. Arabadaki kadınlardan biri, Diyar’ı tanır. Köye dönüşte soruşturur, Kadir’e telefon eder.
Leyla, konağa Fidan Hanıma gider, Dicle için konuşur. Onu Kadir ile zorla evlendiremeyeceklerini söyler. Fidan Hanım, sen bizim işlere karışma, sana ne ve bizden uzak dur der ve gönderir.
Emin Ali, Dicle’yi arar, ona dokunma derse de o artık benim karım der. İçer şarabı, Diyar’ı zorla beraber olur.


Dicle, “Bir günah işlemek zorundayım” diye not yazar, odasına bırakır. Eline bir ip alır, sana yaşamak haram Dicle, öl de kurtul diyerek kendini asacağı bir yer arar. Emine Kalfa, Dicle kendini asmış diyerek yaygara kopartır, hemen hastaneye götürürler.
Mecbure, kızı Zilan için Kureşa’dan izin alır, babasına ziyarete gideceğiz diyerek Konaktan çıkarlar. Zilan, Nasır ile konuşmaya gider. Zilan, Nasır ile konuşur, ben senin yanındayım, yazılı bir mektup verir, amcaoğlunu kimin öldürdüğü sırrı yazıyordur. Halil’den de, Bozbeyler’den de İntikamını al der.
Ceylan, Kadir ile vedalaşır. Annesine gidecektir. Kadir, gitme dese de söz dinlemez. Kat görevlisi telefon aramasını Kadir’e getirir. Kardeşi Diyar’ın sıkıntıda olabileceğini ve yerini bildirir. Kadir, gitmem lazım diyerek hemen çıkar.


Halil, Sağlık Ocağına Leyla’nın yanına nasılsın diye uğrar. Konuşurken tam o sırada Dicle baygın halde içeri getirilir.
Kadir, Diyar ile Emin Ali’nin köyde kaldığı eve gelir. Çeker tabancasını, bir tekme ile kapıyı açar. Bir kafa darbesiyle, Emin Ali’yi yere indirir. Diyar, abi yapma der, suratına tükürür ve tabancayı alnına dayar. Bir töre cinayeti işlenmek üzere… Tabanca parladı mı? Diyar, töre cinayetine kurban mı gidecek. Önümüzdeki bölümde göreceğiz.


Seyhan Yavaş’ın ayrılmasından sonra dizinin yükü, Kadir Ağa, (Erkam Aydar) ve Halil Ağa’nın (Tolga Güleç) üstüne bindi. İlerleyen bölümlerde bu ikilinin performanslarında ne gibi bir artış olacak hep beraber göreceğiz.
İyi seyirler.
Saygılar, sevgiler.
Abdurrahman Balcılar
Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Face : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: balcilar-blog.com
Not: Görseller internetten ve Dizifilm.com’ dan alınmıştır.

Medcezir, ödül toplamaya başladı!

BfImNtWCIAApe4K[1]

Star Tv. yayınlanan “Medcezir” ilk ödülünü aldı. Bilkent Televizyon ödülleri dalında verilen, bu yıl 2.si düzenlenen 14 kategoride dağıtılan ödüllerden, “En iyi Drama dizisi” dalında birinci olmuş, ödüle layık görülmüştür.


Bu yıl ikicisi düzenlenen, Bilkent Üniversitesinin öğrencileri tarafından seçilmiştir. Medcezir, 2013 yılının son dört ayında dizinin her yönüyle performansı övgüye değerdi. Her Cuma akşamı AB kategorisinde birinciliği hiçbir diziye bırakmamıştır.
Geçtiğimiz günlerde Bilkent Televizyon ödülleri tertip komitesi, Medcezir setine ziyaret etmiş ve ödül Plaketini vermiştir. Bu başarıda, başta Çağatay Ulusoy, Serenay Sarıkaya, Barış Falay, Mine Tugay, Taner Ölmez, Hazar Ergüçlü, Şebnem Dönmez, Murat Aygen ve Can Gürzap’ın payı çok büyüktür. Ayrıca alt kadrolarda oynayan, diğer oyuncuların da katkısını küçümsememek lazım.


Ay Yapım’ın bu sevilen dizisi “medcezir” 2014 yılında ödüle doymayacağı tahmin ediyorum. Ayrıca, 2014 yılında Çağatay Ulusoy (En iyi erkek oyuncu), Serenay Sarıkaya (En iyi kadın oyuncu), Barış Falay, Taner Ölmez (En iyi yardımcı erkek oyuncu)ve Hazar Ergüçlü (En iyi kadın yardımcı oyuncu) dallarında ayrı, ayrı, ödül almalarını bekliyorum.
Saygılar, sevgiler.
Abdurrahman Balcılar
Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Mail : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever
Not: Görseller internetten alınmıştır.

Beyne zarar veren yanlışlar.

26 Ocak ’14

Kategori
Pratik Bilgiler
Beyne zarar veren yanlışlar.

Sabah ilk işim tarafıma gelen maillerimi okumaktır. Faydalı bulduklarımı okur, önemsizleri silerim. Yararlı gördüklerimi, ders çıkartılacakları da arkadaşlarıma paslarım. Hem biz yetişkinlerin ve çocuklarımız için faydalı bilgileri içermesi nedeniyle okurlarımızla da paylaşmak istedim.

Beyine zarar veren yanlışlar:

1.Kahvaltı etmek. Kahvaltı etmeyen kişiler, düşük bir kan seviyesine sahip olur. Bu durum beyin için yetersiz besin tedarik edilmesine ve sonunda beyin dejenerasyonuna yol açar.

2.Aşırı ısınma. Beyin arterlerinin sertleşmesine neden olarak, zihin gücünün azalmasına yol açar.

3.Sigara içmek. Çoklu beyin büzülmesine neden olur ve Alzheimer hastalığına yol açabilir.

4.Yüksek şeker tüketimi. Çok fazla şeker proteinlerin ve besinlerin emilmesini durdurur ve dengesizbeslenmeye neden olur ve beynin gelişmesine engel olabilir.

5.Hava kirlenmesi. Beyin vücudumuzda en çok oksijen tüketen organdır. Kirli havanın teneffüs edilmesi, beyne giden oksijeni azaltır ve beynin veriminde düşüş yaratır.

6.Uyku yetersizliği. Uyku beynimizin dinlenmesini sağlar. Uykudan uzun vadeli yoksunluk beyin hücrelerinin ölmesini hızlandırır.

7.Uyurken fazla örtmek. Kafayı örterek uyumak, karbondioksit konsantrasyonunu arttırır ve beyne hasar veren etkilere yol açabilir.

8.Hastalık sırasında beyin çalıştırmak. Hasta iken çok çalışmak veya öğrenmek beyin etkenliğinin azalmasına yol açabilir ve ayrıca beyne hasar verebilir.

9.Uyarıcı düşüncelerde eksiklik. Düşünmek beyin jimnastiği için en iyi yoldur, beyni uyaran düşüncelerin eksikliği beyin daralmasına yol yol açabilir. Çapraz bulmaca ve Sudoku iyi egzersiz sağlar.

10. Az konuşmak. Zihinsel sohbetler beynin etkinliğini geliştirir.

Altında bu yazıyı tüm sevdiklerinize ve dostlarınıza mutlaka gönderiniz notu vardı.

Ben daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla, Blog yazımda paylaşmak istedim.

Yukarıdaki tavsiyelere uyun. Beyniniz bir ömür boyu size hep lazım. Unutmayın bilgisayarların hard diski ne ise sizin de hard diskiniz beyninizdir.

Yazımı Rene Descartes’in ünlü sözüyle son vermek istiyorum.

“Düşünüyorum, öyleyse varım.”

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Kredi Kartı kullanımda nelere dikkat edilmeli!

10 Ocak ’14

Kategori
Ekonomi – Finans
Kredi Kartı kullanımda nelere dikkat edilmeli!

Kredi kartı kullanımı günümüzün vazgeçilmezi olmuş. Ülkemizde milyonlarca kişi bugün kredi kartı kullanmaktadır. İnsanlar cebindeki nakit parayı sarf etmekte biraz daha sıkıdırlar. Cüzdandaki kredi kartını kullanmak, paradan çok daha cazip gelir. Sanki kartı o ödemeyecekmiş gibi. Bu nedenle kart kullanmak çok yaygınlaşmıştır. Zaten bankalar da kart kullanımı teşvik etmektedir.

Şayet kart kullanma da işi abartırsanız sıkıntı çekeceğiniz doğaldır. Bugün ülkemizde 700 bin kişi kartlarını ödeyemez durumdadır. 2013 yılında 450 bin kişi kredi kartlarını ödeyememiştir. 2013 yılının ağustos ayına göre 8 aylık devrede ödenmeyen kart toplamı 81 milyar lira civarındadır.

Bu nedenlerden dolayı BDDK Kredi kartlarının kullanımıyla ilgili birtakım sınırlamalar getirmiştir. Henüz taslak halinde olan tasarı önümüzdeki günlerde yasallaşacaktır.  Yeni tasarı, taksit sayılarında sınırlandırmalar getiriliyor. Tasarıya göre genel taksit sayısı 9 ay olurken, elektronik, kuyumculuk ve iletişimde taksit sayısı 6, beyaz eşya ve mobilyada 12 ile sınırlandırılıyor. Gıda ve akaryakıtta taksit yok. Burada hedef biraz da halkımızı tasarrufa yönlendirmek.  Bu tasarı ay sonuna kadar kanunlaşacak.

Diğer taraftan BDDK’ ın “Banka Kredi Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmenlikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmenlik”, Resmi Gazete’de yayımlandı.

İlk defa kredi kartı sahibi olacak bir gerçek kişinin tüm kart ve kart çıkaran kuruluşlardan temin ettiği kredi kartları için tanınacak toplam kredi kartı limiti, ilk yıl için, ilgilinin aylık ortalama ne gelirinin iki katını, ikinci ve sonraki yıllar için ise 4 katını aşamayacak. Ayrıca asgari ödeme tutarlarında da değişiklik yapıldı. Kredi kart limiti 15 bin liraya kadar olanlarda harcama tutarının % 25’den % 30 çıkartıldı. 15 bin liradan yüksek limitli kartlarda, harcamanın %30’dan, 35’e çıkartılmış. Bu şartlar kart sahiplerine, bir yazı ile bildirilecek ve kredi kartı sözleşmelerinde bu husus belirtilecekmiş. Bin liranın üzerindeki kart limitleri, aylık ve yıllık gelir düzeyleri kart hamili tarafından beyan edilen bilgiler dahilinde tespit edilecek. Kart halinin kredi ödeme performansı, varlık ve yükümlülükleri, sosyal statüsü, eğitim düzeyi, yaşı ve benzeri ödeme gücüne göre tespit edilecektir.

Kart limitlerinin, gelirinin 4 katını aşması durumunda limit artışı yapılmayacaktır.  Bir takvim yılı içinde asgari ödeme tutarını üç kez ödemeyenlere, bir daha nakit kullanımı yaptırılmayacaktır. Borcun tamamı kapatılıncaya kadar, nakit kullanımı ve kart kullanıma tamamen kapatılacaktır.

Kredi kartları ile ilgili bu bilgileri verdikten sonra kullanıcılara nacizane önerilerim:

  1. Ödeme gücünüzün dışında yüksek limitli kredi kartı almayın.
  2. Sadece bir, azami iki kredi kartına sahip olun.
  3. Aylık kart harcamalarınızı, aylık geliriniz %35’ ini geçirmeyin.
  4. Nasıl olsa öderim deyip de, kartınızı çok uzun vadeli taksitlendirme yaptırmayın.
  5. Daha sonraki yapacağınız taksitlendirmelerde önceden gelen taksit tutarlarını hesaba katınız.
  6. Kesinlikle şahsi kredi kartlarınızı arkadaşını, akrabanız dahi olsa kullandırmayın. Ödenmemesi hainde sorumluluk kesinlikle kart sahibine size aittir.
  7. Kredi kartı ile alışverişlerde, vade farkı koydurarak taksitli alışverişlerden kesinlikle kaçınınız.
  8. Son söz, kredi kartı ile bedava alışveriş yaptığınızı sanmayınız kredi kartı bir ödeme aracıdır. Bedava gibi alır, ödeme gücünüzü aşarsanız, malesef siz de kredi kartı mağdurlarından biri olursunuz.

Unutmayın borç yiyen kendi kesesinden yer.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever