Yazar arşivleri: abdurrahman balcılar

Çağatay Ulusoy Hakan: Muhafız 4.Sezon Final Bölümü Yayınlanıyor!

İlk Türk Netflix dizisi The Protector (Hakan: Muhafız) ile adını dünyaya duyuran ünlü oyuncumuz Çağatay Ulusoy son bir ay içinde TRT 1’de yayınlanacağı söylenen Barbaros dizisi ile adından sıkça söz ediliyor. TRT 1 çok önem verip, büyük bir bütçe ayırdığı Osmanlı Denizcilik tarihinde Barbaros Hayrettin Paşa’nın ağabeyi Oruç Reis karakterine canlandıracak.

Hal böyle olunca Netflix İnternet sitesinde 3 sezonu ekranlara gelen, Hakan: Muhafız dizisinin de sonuçlanması gerekir. Bu konuda titiz davranan Netflix The Protector’ün son final bölümü olan 4.sezonun yayınını öne aldı. Bu yıl sonundan önce, hatta 2021 Mart aylarında beklenen bölüm önümüzdeki Temmuz ayı içinde yayınlanacağı dizinin Netflix’in İngiltere programında Temmuz ayına konulması dünya genelinde Ulusoy hayranlarını heyecanlandırdı.

Hakan: Muhafız’ın ilk sezonu çekimleri Mart 2018 başlamıştı. İlk sezon 10 bölümü 14 Aralık 2018 tarihinde yayınlanmış, arkasından çekilen 2.sezon 8 bölüm (26 Nisan 2019) tarihinde yayınlanmıştır. 6 Mart 2020 tarihinde 3.Sezon 7 bölüm yayınlanmış, geriye sadece final bölümünün yayını kalmıştır.

Çağatay Ulusoy, Hazar Ergüçlü, Funda Eryiğit, Taner Ölmez, Okan Yalabık ve Burçin Terzioğlu gibi ünlü isimleri bir araya getiren Netflix dizisi Hakan: Muhafız’ın 4.sezon final bölümünün yayınlanması heyecanla bekleniyor.

Son olarak bu dizide Çağatay Ulusoy, yüzyıllar önce yaşamış Muhafız kardeşi “Harun” karakterini de oynamış, uzun bir çalışmanın sonucu saçları kazınmadan makyajla, kazınmış gibi kel haline sokulmuştur. Birebir Harun Balmumu heykeli yapılarak, Grand Pera Alışveriş Merkezinde ziyarete açılmıştır.

Hakan: Muhafız’ın 4.sezon-Final bölümün 9 Temmuz’da Netflix’te yayınlanması ile ilk Türk Netflix dizisi sona ermiş olacak.
Ve Çağatay Ulusoy’u tarihi bir dönem televizyon dizisi ile 2-3 sezon ekranlarda göreceğiz.
Keyifli Seyirler
Abdurrahman Balcılar

Çağatay Ulusoy sevenlerine iyi haber.

 BaKFN12CcAI6iFr[1]

Çağatay Ulusoy, bugünkü uyuşturucu davasının 2.ci duruşmasına katılmıştır.  İlk duruşması 28 Kasım 2013 de görülmüştü.

Bugünkü ikinci duruşmaya siyah takım elbise, beyaz gömlek ve kravatlı olarak gelmiştir.

Duruşma anında mahkeme heyetine bakmayıp, yere bakarak dinlemiş.

Çağlayan’daki Adalet Sarayı’ndaki mahkemede görülen davada tutuklu sanıkların yanında, tutuksuz yargılanan Çağatay Ulusoy, Gizem karaca, Yusuf Akgün ve Cenk Eren katılmıştır.

Deniz Uğur ifade vermiş. Ben Çağatay Ulusoy’dan uyuşturucu istemedim demiştir. Diğer Tanık Nancy İpekoğlu da, “Çağatay Ulusoy’u tanıyorum, Çağatay’ın uyuşturucu kullandığını bilmiyorum. Ben Çağatay’ın kimseye uyuşturucu verdiğini görmedim. Ben de kimseye uyuşturucu temin etmedim” diye ifade vermiştir.

Mahkeme, bundan sonraki celseyi 15 Nisana ertelemiştir.

Avukat Şeyda Çağatay Ulusoy’un duruşmalardan muaf tutulmasını istemiş, mahkeme bundan sonraki duruşmalara Çağatay Ulusoy, Gizem Karaca ve Yusuf Akgün katılmamalarını kabul edilmiş, ayrıca yurtdışına çıkış yasaklarını da kaldırılmıştır.

Bu olumlu haberler Çağatay Ulusoy ve sevenleri için çok güzel gelişmelerdir.  Artık bundan sonra mahkeme salonu stresi yaşamayacaktır. Sadece rol gereği mahkeme solanlarına gelmesi dileğimizdir.

Twitter’ da okuduğum Özkan Tamirak’ın Çağatay Ulusoy ve Gizem Karaca gibi genç neslin en sevdiği oyuculardan toplum yararına olan organizasyonlarda mutlaka destek istenmeli fikrini destekliyorum.

Çağatay Ulusoy için artık bundan sonra tek bir hedefi var, oyunculuk. Sanatını dizi sektörü ve sinema dünyasında kendisini kabul ettirmek bu kara lekeyi unutturmak olmalıdır.

Bu olay Çağatay Ulusoy için çok kötü bir tecrübe olmuştur. Dersini almış, tabiri yerindeyse “Bir musibet bin nasihatten iyidir” Atasözünü hiç unutmamalı. Bundan sonra kendisini, kendinden daha da çok seven milyonlarca sevenlerinin sevgisine layık olmaya çalışmalıdır.

Medcezir gibi inadına çok sevilen bir dizinin vazgeçilmez oyuncusudur.

Kendisini sevenlerinin vereceği hazzı, hiçbir madde veremez.

Bu bilinçle, bundan sonra yolunun açık, başarılı olması onu sevenlerin en büyük temennisidir. Unutma iyi günde, kötü günde milyonlarca sevenin hep yanında.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Çağatay Ulusoy nereye koşuyor? – 3

 

Kategori
Magazin

447199-3-4-87eb0


İlk Çağatay Ulusoy nereye koşuyor? Yazımı, Haziran sonunda “Adını Feriha Koydum” dizisi final yapmasından sonra 14 Temmuz 2012 içinde yazdım. Milliyet Blog’da 14 Ocak 2013 tarihinde yayınlandı. (http://balcilar-blog.com/?p=283) Tıkla oku.

İkincisini 3 Mayıs 2013’de yazdım ve Milliyet Blog’da yayınlandı. (http://balcilar-blog.com/?p=381) Tıkla oku.

Şimdi de üçüncüsünü kaleme aldım.

Çağatay Ulusoy buralara kolay gelmedi. 2010 yılında, Best Model yarışmasıyla birinci olup, 2011 Ocak ayında yayınlanmaya başlayan “Adını Feriha Koydum”  dizisinde “Emir” karakteri rolü onun büyük şansıydı. Best Model yarışmasına girmeden önce içinde oyuncu olama hevesi varmış ki, Arka Sokaklar ve Recep İvedik filmlerinde çok kısa figüranlık yapmış. İki sezon devam eden “Adını Feriha koydum” dizisinde Hazal Kaya gibi birisiyle oynaması, aralarındaki saf ve temiz dizi aşkı nedeniyle milyonların gözünde fenomen oldular. Daha sonra Hazal Kaya’nın diziden ayrılması ile tek başına yürümek zorunda kaldı. “Emir’in Yolu” dizisinin finalsiz sona ermesi büyük şanssızlığı oldu.

adini-feriha-koydum-emirin-yolu

2013 başlarında başına gelen kötü olaydan sonra kendisini toparladı. Ay Yapım’dan Kerem Çatay’ın The O.C. Amerikan dizisinin Türkçe versiyonunda oynama teklifi ona büyük ikramiye oldu. 2013 Mart ayında Serenay Sarıkaya rol arkadaşı olarak belirlendi. Ece Yörenç ile birlikte konuşup yeni sezon planlamasını yaptılar.

Çok çalıştı, çok da özverili davrandı. Medcezir yeni sezonda onun ödülü oldu. Bu dizi için on bir kilo verdi. Saçlarını uzattı, modelini değiştirdi. Feriha dizisindeki o havalı zengin Emir karakterinden sonra, Medcezir’de fakir, babasız büyümüş bir kenar mahalle genci iken, aniden karşısına çıkan Zengin insanların, bir Avukatın himayesine ve Serez ailesine katıldı.

medcezir

 

Medcezir’de çok güzel iş çıkarttı. Seranay Sarıkaya ile kimyası tuttu, inanılmaz bir uyum sağladılar. 20 bölüm çekilip Star Tv. ekranlarında seyrettiğimiz Medcezir, Cuma gecelerinin AB grubunda, yayınlandığı ilk günden itibaren her bölümü değişmez birincisi oldu. Barış Falay, Mine Tugay, Can Gürzap, Taner Ölmez, Hazar Ergüçlü, Şebnem Dönmez ve Murat Aygen gibi güçlü oyuncularla çalışması Çağatay’ın büyük şansıydı.

Çağatay Ulusoy’un başarısı, oldukça iyi niyetli olması, yönetmenine kapris yapmaması ile övgüye layıkmış. Set arkadaşları, Barış Faray, dizide kötü rol arkadaşları Metin Akdülger ve Ali Aksöz Çağatay’dan övgü ile bahsetmektedirler.

Çağatay Ulusoy 2011 yazında Anadolu Kartalları Sinema filminde “Üsteğmen Ahmet Onur” karakterini Engin Altan Düzyatan, Hande Subaşı ve Özge Özpirinççi ile oynadı. Çok da başarılı oldu. Önümüzdeki yaz aylarında bir sinema filmi çevirmesi hedeflerinden biri olmalı. Bu filmi Hazal Kaya ile oynaması muhtemel. Geçen hafa Kenan Erçetingöz’ün “Yüz Yüze” programına katılan Hazal kaya, bu soruya “Niye olmasın, Çağatay’la oynamam bir durumu yok” cevabı vererek, oynayabileceği sinyalini vermişti. Geçen yıl onlarca sinema film teklifini “Medcezir” dizi hazırlıkları nedeniyle olumlu cevap verememişti. Artık bu yaz olmaması için bir neden yok. Kaliteli bir sinema filminde oynamak hedeflerinden biri olmalı diyorum.

Çağatay Ulusoy, set aralarında şimdilerde en büyük merakı kamera arkasına geçmekmiş. Böylece hem merakını gideriyor, hem de kafasını dinlendiriyor herhalde. 2012 yılının son aylarında “Emir’in Yolu” dizi çekimleri set aralarında, biraz da o zamanki stres nedeniyle bir kenara çekilir, arka arkaya sigara ve çay içermiş. Keyifli geçen Medcezir çekimleri set aralarında kendisini böyle dinlendiriyor olmalı. Dizi aşkı Mira (Serenay Sarıkaya) da hemen yanı başında duruyor. Ne dersiniz bu kamera merakı ileriki yıllarda yönetmenliğe bir adım olabilir mi? Hayırlı olsun diyelim.

Çağatay Ulusoy, oldukça iyi niyetli mütevazi bir kişiliğe sahip bir insan. Sevenleri onunla fotoğraf çektirmek, fotoğraflarını imzalatmak için set aralarında etrafını sarıyorlarmış. Onları kıramayıp, poz veriyor, hele küçük çocuk sevgisi bambaşka, onlarla da fotoğraf çekilmek, onu da mutlu ediyormuş. Aşağıdaki resimde 3 çocuk ile çektirdiği fotoğrafta, çocukların mutlu olduğu kadar, aynı mutluluk ifadesi Çağatay’ın yüzünde de görüyoruz .

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Çağatay Ulusoy, Feriha dizisinin ilk bölümlerinde olduğu gibi, çekingen, robot gibi kamera karşısında duran biri değil. Kendisini çok geliştirdi. Oyunculuğu mükemmel. Tek başına bir diziyi izlettirebilecek gücü var, bunu Feriha dizisinde yakışıklılığı ile yapıyordu. Şimdi çok ama çok çalışıyor. Çok da sağlam oynuyor. Bana göre Çağatay Ulusoy geleceğin yıldızı.

Medcezir dizisi en az üç sezon devam edeceğini tahmin ediyorum. Şayet olumsuz bir hata kaza olmaz ise. Beni korkutan Serenay Sarıkaya ile olan özel hayatları ile işlerini karıştırmaları. Şayet özel hayatlarındaki bir kavga, küslük iş hayatlarını etkileyecektir. Bu durumu hep yazılarımda belirtmiştim. Aşk ile işi karıştırmamak lazım. Yoksa yazık olur, süper iyi giden Medcezir dizisine.

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Bu sezon başı olmasına rağmen ilk ödülünü aldı. Sezonun en iyi erkek dizi oyuncusu ödülü. 2014 Yılı içinde çok daha ödüle layık görülecek ve alacağını tahmin ediyorum. Ayrıca, oynadığı Medcezir, “En iyi drama dizisi” ödülünü almıştır.

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Çağatay Ulusoy nereye koşuyor?

Hedef belli zirve. Henüz o tepeye çıkmış değil. Böyle giderse o da olacak gibi duruyor. Yeter ki şöhret başını döndürüp, yanlışlar yapmasın, adımlarını sağlam bassın.

Koş, Çağatay koş, yolun açık olsun. Sendeki bu performansı izleyenlerin gördükçe hep yanında ve arkanda olacaklar.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/Cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller internetten,Twitter Medcezir sayfasından alınmıştır.

 

 

 

 

Beni Böyle Sev / Eda Hanım, Ayşem’den Allah’ın emriyle babasını istiyor!

 

TV Programları
Beni Böyle Sev / Eda Hanım, Ayşem’den Allah’ın emriyle babasını istiyor!

TRT 1.in Üniversite Gençlik dizisi “Beni Böyle Sev” geçtiğimiz akşam eğlenceli 45.bölümü ile ekranlarımızdaydı. Eda Hanım, Nail Ustaya olan aşkının bitmeyeceğini hissetti. Nail Beyin gönlünün kilidini Ayşem ile açabileceğini anladı. Nail Beyi kızı Ayşem’den Allah’ın emri ile istedi. Ama Ayşem’ in verdim gitti diyecek mi, yoksa düşünelim mi diyecek, cevabı haftaya kaldı.

Beni Böyle Sev’in reytingleri göz atarsak, AB’de geçen haftaya göre 4 basamak yükselerek 14.sırada, Total’de bir basamak yükselerek 24.sırada olduğunu gördük.

Image preview

Geçen bölüm, Ayşem’in kız bebeğinin gelişini kutlama, lokantada hazır yemekler sipariş iptali olunca, parti yapılması karar verilir. Eda Hala da parti masraflarını karşılar. O akşam herkes oradadır. Ayşem ile çok sevdiği kocası çimen göz Ömer baş masada otururlar. Ayşem kocasını öyle çok kıskanmaktadır ki, kendinden başkasının ona Çimen göz demesini bile dayanamaz.

Seda, sanki Furkan’a inat Burak ile gelir yemeğe. Reyhan, Fahriye ve Fahriye’nin artık takipçisi olmaktan çıkan, hayranı olan Feridun da gelir. Haluk Bey, oğlu Deniz ve okuldan iki kız arkadaşı da katılır. Bir de davetsiz misafir gelir, Reha Beyin jurnalcısı Akif Bey de gelir. Eda Hanım bu bir aile yemeği dese de, ben de ailedenim deyip, masaya ilişir. Reha Beye mesaj geçer. Herkes havaya girer, oynarlar. Reha Bey de karısı Nadide Hanım ile çıkar gelir. Süsleme pembe balonları görünce, kız kardeşi Eda’ ın kızı bebeği şerefine verildiğini zannederler.

Image preview

Aynı masada Seda ile oturmak, Furkan’ı çok rahatsız eder. Annesi, Safiye’de oğlunu bir yandan fıştaklar. Furkan, bir ara masayı terk etmeyi bile düşünür.

Ömer, babasını ve annesini kibarca göndermek ister. Biz yanılmışız, oğlumuz değil kızımız olacakmış diyerek açıklama yapar.

Haluk Bey, iki kat üste yeni daire kiralar, eşyalar yerleştirirler. Ömer de onlara yardım eder. Fahriye de kek yapıp gelirler. Beraber çay içerler. Reyhan, Nezih’in anıları ile baş başa kafayı kırmak üzeredir.

Seda’ya Furkan gelir, konuşmamız lazım. Seda, konuşacak bir şey yok, deyip Furkan’ı göndermek ister. 5 dakika konuşmak ister. Sensiz yapamıyorum, sana ihtiyacım var dese de ikna edemez. Furkan bir şans daha istese de, Seda bitti artık, istemiyorum seni.  Tam o sırada Burak gelir. Seda, Furkan gidiyordu zaten deyip, gönderir.

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Ömer, o gece işten eve geç döner. İşinin çok güzel geçtiğini söyler. Ayşem, düğünde güzel kızlar var mıydı? Onların fotoğraflarını çektin mi? Kocasına kıskançlık yapar. Ömer, işi şakaya vurur, karısına sarılır.

Reyhan çok garip davranışları devam eder, zamanı durdurmak için saatleri buzluğa koyar. Öyle ki, evin içinde uyur-gezer gibi dolaşır. Fahriye, çok sabır gösterir. Ama arkadaşıdır, çaresizdir. Seda, ablamın bir arkadaşı var, ona götürelim der. Ertesi gün o doktora gider, Doktor Reyhan kadar, hasta biri ki 8,5 dakika geç kaldın der. Doktor kendince kişilik testlerine tabi tutar. Doktor grup terapisine katılmasını ister.

Lokantada işler kesattır. Safiye, sabahları çay ve Safiye’nin böreği ile kahvaltı verilecektir. O sıra, Ayşem gelir, annesinin fotoğrafını getirir, mutfağa asarlar. Amacı, babasının annesini hatırlaması sağlamak, Eda Hanım ile evlenmesini engellemektir.

Haluk Bey ile oğlu Deniz devamlı çatışma halindedir. Oğlunun gitar çalmasından her bir şeyine karışır. Devamlı kavga ederler.

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Seda, Furkan’a yaptıklarından pişmandır. Burak ile konuşurlar, Furkan ile geçmişini anlatır. Burak, Furkan’ın kaba saba, nobran biri, çok farklı dünyaları olduğunu söyler. Burak, ağzındaki baklayı çıkartır, Furkan’ın cesaretinin on da biri bende olsaydı, senden hoşlandığımı ve bir an bile seni düşünmeden edemediğimi söylerdim, der. Seda, çok şaşırır. Burak, ben sabırla bekliyorum, o senin için doğru adam değil der.

Nail bey, iki ateş arasındadır. Bir taraftan Safiye, diğer taraftan kızı Ayşem laf çarptırırlar. O ara Seda gelir. Furkan ile konuşmak istemektedir. Safiye, Furkan evde, kimse tarafında da rahatsız edilmek istemiyor, diyerek Seda’nın önüne taş koyar. Eda, otur çay içelim dese de gider. Ayşem, lafa atılır. Ben şuraya yazıyorum, Seda Furkan’ı sorduysa onlar barışacaklardır, der.

Fahriye, Reyhan geç kalıyoruz, Haluk Beylere çıkacağız. Reyhan gelmek istemez. Haluk Bey gizemli bir misafir olan, önce valizini gönderen Mashar’ı beklemektedir. Ömer, o da senin gibi acayip bir adam herhalde, der. Haluk Bey bu laflara bozulur. Fahriye, arkasından Seda gelir.

Burak, bir işler çevirmektedir. Telefon eder, buluşmamız lazım Taner, yeni bir hamle başlatacağız, aynı yerde bekliyorum der. Daha sonra, Taner gelir, Seda’nın kafasını karıştırmamız lazım. Taner ödeme işini sorar. Burak’ın niyeti belli, Taner’i başına musallat ederek, kurtarıcısı kahraman olmak istemektedir. Böylece Seda’nın gönlünü kazanacaktır.

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Fahriye ile Seda gizemli misafir ile tanışamadan Haluk beyden dönerler. Gizemli misafir, “Mashar” karakteri olarak katılacak olan resimde görülen Umut Kurt’tur.

Ayşem, bu defa annesinin bir el emeği göz nuru bir çerçeveyi babasına götürürken yolda Eda Hanım ile karşılaşırlar. Eda Hanım ben de sana geliyordum der. Dönüp evde konuşurlar. Eda hanım, Ayşem’e babasını anlatır ve ben babana gönül verdim Ayşem, eğer sen izin verirsen, ben de babanın gönlüne talibim, der. Ayşem, içinden “Bir yaşıma daha girdim, benden ciddi, ciddi, babamı istemeye gelmiş, bir çikolatası ile çiçeği eksik”  diyerek içinden geçirir. Eda Hanım lafı toparlar, ben istiyorum, Nail Beyin de istediğini tavırlarından anlıyorum. Ama şunu anladım ki, bu işin olmazsa olmazı senin rızan.  Ve sorar, Ayşem, bize rızan var mı? Ayşem ne diyeceğini bilemez bakar kalır. 45. Bölüm de burada biter.

Ayşem’in cevabı haftaya kaldı, verdim gitti diyecek mi?

Keyifli seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Not: Görseller internetten alınmıştır

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Adını Kalbime Yazdım / Töre emri, bir namus cinayeti daha!

Fidan Hanım ağa, oğlu Halil ile görüşürler. Nasır’ın Kadir’e bulaşmasından endişe etmektedirler. Kadir’in karısı Zilan daha önceleri, Nasır’ın sevgilisiymiş. Nasır’ın köydeki evinde oğlu Ensar ile karısı onu akşam yemeğine beklemektedirler. Nasır, oğluna hiç sevgi göstermez, onunla yemek bile yemez. Karısına, oğlanın ve kendi eşyalarını topla, Pehlivan Konağına gideceğiz, der. O konak dedemin, Halil kadar benim de hakkım var.
Kadir, Celil’e talimat verir, Diyar’ın mutlaka bulunmasını ister, “Kendi elimle keseceğim cezasını”. Der.
Nasır, oğlu ve karısı Sultan ile Halil ağanın konağına gelir. Halil anamın elini öpmeye mi geldiniz sorusuna, temelli geldik, burada kalacağız, der. Fidan, hoş geldiniz diyerek buyur eder. Halil ile Nasır tartışırlar.
Diyar, Emin Ali uyurken belinden anahtarı alır, evden kaçar. Tam kapıdan çıkarken tıkırtıya uyanan, Emin Ali Diyar’ın peşine düşer. Diyar, yengesi Dicle’ye mesaj atar, yerini bildirir, yardım ister. Dicle, Emin Ali Diyar ile evlenirse konağa gelirse, ömür boyu başıma bela olacak. Diyar’ da öldürürlerse, ben de kahrımdan öleceğim.


Emin Ali, yolda Diyarı yakalar, başını tabancaya dayar, konuşmasını istemez. O sırada yoldan geçen at arabalı köylüler, gideceğiniz yere götürelim derler. Arabadaki kadınlardan biri, Diyar’ı tanır. Köye dönüşte soruşturur, Kadir’e telefon eder.
Leyla, konağa Fidan Hanıma gider, Dicle için konuşur. Onu Kadir ile zorla evlendiremeyeceklerini söyler. Fidan Hanım, sen bizim işlere karışma, sana ne ve bizden uzak dur der ve gönderir.
Emin Ali, Dicle’yi arar, ona dokunma derse de o artık benim karım der. İçer şarabı, Diyar’ı zorla beraber olur.


Dicle, “Bir günah işlemek zorundayım” diye not yazar, odasına bırakır. Eline bir ip alır, sana yaşamak haram Dicle, öl de kurtul diyerek kendini asacağı bir yer arar. Emine Kalfa, Dicle kendini asmış diyerek yaygara kopartır, hemen hastaneye götürürler.
Mecbure, kızı Zilan için Kureşa’dan izin alır, babasına ziyarete gideceğiz diyerek Konaktan çıkarlar. Zilan, Nasır ile konuşmaya gider. Zilan, Nasır ile konuşur, ben senin yanındayım, yazılı bir mektup verir, amcaoğlunu kimin öldürdüğü sırrı yazıyordur. Halil’den de, Bozbeyler’den de İntikamını al der.
Ceylan, Kadir ile vedalaşır. Annesine gidecektir. Kadir, gitme dese de söz dinlemez. Kat görevlisi telefon aramasını Kadir’e getirir. Kardeşi Diyar’ın sıkıntıda olabileceğini ve yerini bildirir. Kadir, gitmem lazım diyerek hemen çıkar.


Halil, Sağlık Ocağına Leyla’nın yanına nasılsın diye uğrar. Konuşurken tam o sırada Dicle baygın halde içeri getirilir.
Kadir, Diyar ile Emin Ali’nin köyde kaldığı eve gelir. Çeker tabancasını, bir tekme ile kapıyı açar. Bir kafa darbesiyle, Emin Ali’yi yere indirir. Diyar, abi yapma der, suratına tükürür ve tabancayı alnına dayar. Bir töre cinayeti işlenmek üzere… Tabanca parladı mı? Diyar, töre cinayetine kurban mı gidecek. Önümüzdeki bölümde göreceğiz.


Seyhan Yavaş’ın ayrılmasından sonra dizinin yükü, Kadir Ağa, (Erkam Aydar) ve Halil Ağa’nın (Tolga Güleç) üstüne bindi. İlerleyen bölümlerde bu ikilinin performanslarında ne gibi bir artış olacak hep beraber göreceğiz.
İyi seyirler.
Saygılar, sevgiler.
Abdurrahman Balcılar
Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Face : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: balcilar-blog.com
Not: Görseller internetten ve Dizifilm.com’ dan alınmıştır.

Medcezir, ödül toplamaya başladı!

BfImNtWCIAApe4K[1]

Star Tv. yayınlanan “Medcezir” ilk ödülünü aldı. Bilkent Televizyon ödülleri dalında verilen, bu yıl 2.si düzenlenen 14 kategoride dağıtılan ödüllerden, “En iyi Drama dizisi” dalında birinci olmuş, ödüle layık görülmüştür.


Bu yıl ikicisi düzenlenen, Bilkent Üniversitesinin öğrencileri tarafından seçilmiştir. Medcezir, 2013 yılının son dört ayında dizinin her yönüyle performansı övgüye değerdi. Her Cuma akşamı AB kategorisinde birinciliği hiçbir diziye bırakmamıştır.
Geçtiğimiz günlerde Bilkent Televizyon ödülleri tertip komitesi, Medcezir setine ziyaret etmiş ve ödül Plaketini vermiştir. Bu başarıda, başta Çağatay Ulusoy, Serenay Sarıkaya, Barış Falay, Mine Tugay, Taner Ölmez, Hazar Ergüçlü, Şebnem Dönmez, Murat Aygen ve Can Gürzap’ın payı çok büyüktür. Ayrıca alt kadrolarda oynayan, diğer oyuncuların da katkısını küçümsememek lazım.


Ay Yapım’ın bu sevilen dizisi “medcezir” 2014 yılında ödüle doymayacağı tahmin ediyorum. Ayrıca, 2014 yılında Çağatay Ulusoy (En iyi erkek oyuncu), Serenay Sarıkaya (En iyi kadın oyuncu), Barış Falay, Taner Ölmez (En iyi yardımcı erkek oyuncu)ve Hazar Ergüçlü (En iyi kadın yardımcı oyuncu) dallarında ayrı, ayrı, ödül almalarını bekliyorum.
Saygılar, sevgiler.
Abdurrahman Balcılar
Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar
Mail : ab.balcilar@hotmail.com
Blog: milliyet.com.tr/cansever
Not: Görseller internetten alınmıştır.

Fatih Harbiye / 20.Bölüm, Aşktan uzağı yalnızlık…

Show Tv.in aşk ve drama dizisi Fatih Harbiye 20.bölümüyle ekranlarımıza geldi geçtiğimiz akşam. Neriman, Macit aşkı bir küskün bir barışık devam ediyor. Sevilen dizinin reytingleri de şimdilik iyi gidiyor. AB’de geçen haftaya göre bir basamak yükselerek 6.sırada, Total’de 2 basamak yükselerek 9.sırada yer aldı.

Geçen bölüm Neriman’la “Defne” krizi yaşanmış, Macit çok sinirlenmiş, benden şüphe edeni yanımda istemiyorum demiş, Neriman’ı terk etmişti. Fahriye telefon eder, ne yaptın Neriman. Her şeyi berbat ettim, cevabı alır. Neriman, Macit’e telefon eder, cevap alamaz.

Neriman, Macit’in işyerine gider. Odasına girer, konuşurlar. Bir kere tuttuğum eli gerçekten bırakmamak, sen bıraktın der ve Neriman bir netice alamadan gider.

Neriman, evde halası, babası ile problemler yaşar, Şahika ve Fahriye ile Macit’e olan aşkını tartışırlar. Neriman artık Macit’in araması beklemektedir.

Macit eve gelir annesine hesap sorar, ne öğrenmek istiyorsun? Neriman’a ne söyledin. Sen ne söylediğimi öğrenmişsin zaten. Neriman’a ilk aşkın olduğunu söylemişsin. Anne, bu defa çok ileriye gittin. Aramızı açmaya çalışmak, başka bir şey. İnci Hanım; Her şeyi senin iyiliğin için yapıyorum. Macit; Yapma o zaman anne, bize dokunma lütfen. Hayatta bir defa bile gerçekten aşık olmamışsın. Bunlar bir anneye söylenebilecek en ağır laflar. Sonra da çıkar, gider.

Özgür’ü arar, bir lokantada buluşurlar. Konu gene aşktır. Daha sonra iş konuşurlar, Hindistan’dan kumaş örnekleri getirir. Macit, pelin’e fabrika için kumaşlar bulundu müjdesini verir. Hep beraber kutlama yemeğine çıkarlar.

Şinasi cephesinde durum farklı değildir. Bir tarafta Rüya, diğer tarafta annesi Zehra Hanım. Olanlardan dolayı, annesinin yüzüne bakamamaktadır. Daha sonra annesine, o diploma gelecek diye söz verir.

Neriman, İnci Hanımın atölyesine gider, İnci hanım pek iyi karşılamaz. Soyut bir kavram çalışmasını ister, çabuk bitir erken çıkacağım der. Acele resmi yapar, sırtını dönmüş bir erkek, bir kadın resmi. İnci hanım, bu çalışmayı bir isim verseydin. Neriman, “Aşktan uzağı yalnızlık” ismini verir. Neriman, çıkıştan sonra Şahika’yı arar, Macit’i sorar. Macit’in yemeğe gittiği yeri öğrenir.

Pelin, Duygu, Özgür, Onur ve Macit’in iş yemeğinde olduğu lokantaya Neriman da gider. Neriman’ın gelişini Pelin çok bozulur. Neriman, Macit hemen benimle geliyorsun der ve elini uzatır. Macit, hayır Neriman hemen olmaz der ve kalkar elini tutar. Özgür’den imzayı almış, işi bağlamıştır. Dışarı çıkarlar, hoşça kal der, arabasına biner. Neriman da arsızlıkla seni aşkımı inandıracağım, der ve arabaya yanına oturur.

Çıkışta Onur, Pelin’e ben seni seviyorum der ve bu halde araba kullanmamasını ister. Pelin, Onur’u tersler, haddini bil.

Macit arabayı boğaz manzaralı kıyıya çeker, arabadan inerler. Neriman, ne eksiz ne fazla, içimden tüm geçenleri sana anlatacağım der ve her şeyi anlatır. Sevgililerin birbirlerine söyleyeceği, en uzun cümleyi birbirlerine söylerler “Seni seviyorum”. Tekrar barışırlar, sıkıca birbirlerine sarılırlar.

Cihan, Şahika saplantısından kurtulamamaktadır. Az konuşalım der ve dükkana girerler. Cihan, senin benimle derdin ne diye sorar? Ben senin için kan akıttım der. Şahika, bıçağı alır, avucunda sıkar, eli kesilir, kan akıtır. Cihan, ne diyeceğini bilemez. Sadece, Şahika, Şahika… Der.

Emre, annesine karımı, Aslı’yı istiyorum diye baskı yapar, evi terk eder. Kader Hanım, kocası ile konuşur. Akşam, Zehra Hanımın evine Aslı’yı almaya giderler.

Macit, Neriman’ı müzikli bir yere yemeğe getirir. Neriman, Şahika’yı arar, idare etmesini akşam geç kalacağını söyler. Macit ile Neriman kadehleri tokuştururlar, sonra da Macit Neriman’ı dansa kaldırır. Neriman mutluluktan uçuyordur. İnanamaz. Ya… Rüyaysa der.

Şahika, pastasını alır Fahriye’ye gider. Fahriye, Şahika’ya Cihan’ın bıçaklanması olayının hesabını sorar. Olayı çözer, kaçtığın eski sevgilin miydi diye sorar. Şahika çok sinirlenir.

Şinasi, patronu, Rüya ve Cihan o akşam hep beraber yemeğe çıkarlar. Yemek sonunda, Rüya, Şinasi ile Cihan’ı mahalleye ben bırakayım, der ve arabaya binerler.

Macit, güzel geçen gece sonunda Neriman’ı evine götürür. Ne tesadüf ki mahallede aynı köşede bir tarafta Macit ve Neriman, diğer tarafta Şinasi, Cihan ve Rüya da arabadan inerler yolları kesişir. Karşılıklı sessiz bakışmalarla bu bölüm de burada biter.

Neriman’ın alttan alması ve aşkını gururunun üstende tutması nedeniyle, Macit’le tekrar aralarını düzetmiş oldu. Aşkın her şeyden üstün olduğunu bir daha gösterdi. Yoksa resimde yaptığı gibi aşktan uzaklaşmanın yalnızlık olduğunu gayet iyi biliyordu.

Sizlerin de kaybedilmeyen, yaşanacak aşklarınız olması dileklerimle.

 

Keyifli seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Blog: balcilar-blog.com

Not: Görseller internetten ve dizifilm.com’dan alınmıştır.